T.C.
ADANA
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: MERSİN 6. AİLE MAHKEMESİ
DAVACI
:K1-TC.NO: N1-A1
VEKİLİ
: Av. K2- A2
DAVALI
:K3-TC.NO: -N2-A3
VEKİLLERİ
: Av. K4-[N3] UETS
Av. K5-A4
DAVANIN KONUSU
: Velayetin Kaldırılması
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava; Velayetin kaldırılması talebine ilişkindir.
Tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; davalı ile davaya konu müşterek çocuğun babası K6’in 24/07/2000 tarihinde resmi olarak evlendikleri, bu evliliklerinden davaya konu 28/01/2005 doğumlu K7 isimli çocuklarının olduğu, anne ve babanın Gaziantep 1. Aile Mahkemesi’nin 2007/978 Esas 2008/3053 Karar sayılı 12/05/2008 tarihinde kesinleşen ilamı ile boşanmalarına, davaya konu müşterek çocuğun velayet hakkının anneye verilmesine karar verildiği, babanın 11/07/2008 tarihinde öldüğü, davacı teyze tarafından istinafa konu kararın davasının açıldığı anlaşılmış, davacı vekili dava dilekçesinde özetle; “müvekkilinin yeğeni, davalının öz oğlu olan K7’in babasının vefatı üzerine davalı annesinin K8 isimli kişi ile evlendiği, birlikte yaşamaya başladığı, K7’in ve ablasının üvey babasının kötü muamelesine maruz kalmaya başladığı, üvey babanın her seferinde çocuklara kötü davranıp dövdüğü, kendi çocuklarına en ufak bir şey olduğunda bunu bahane ederek K7 ve ablası K9’ye kötü davrandığı, üvey baba K8’ün bu davranışına dayanamayan çocuklar K7 ve K9’nin sömestr tatilini geçirmek üzere Mersin’e teyzeleri olan davacının yanına geldikleri, teyzelerine yaşadıklarını anlattıkları, tatil bitiminde Antep’e dönen çocukların bu sefer daha çok şiddete maruz kaldığı, bakımlarının üstlenilmediği, anne tarafından velayet yükümlülüklerinin yerine getirilmediği, adeta çocuklara eziyet edildiği, üvey baba K8’ün üvey kızı K9’e 26/02/2019 tarihinde cinsel saldırıda bulunduğu, K9’nin bu durumu annesine anlattığı, annesinin bu konuda hiçbir şey yapmadığı, bu konuda Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulduğu, üvey babanın davranışlarına katlanamayan K7 ve K9’nin müvekkilini aradıkları ve müvekkilinin çocukların istemi üzerine Mersin’e getirdiği, davalı ile üvey baba K8’ün evliliklerinin sorunlu olduğu sürekli kavga ettikleri, tarafların bıçaklı kavga ederken müşterek çocuğu K9’nin kavgayı engellemek için müdahalede bulunduğu, bunun üzerine sol kolununun kapının camı arasında kalarak yaralanmasına sebebiyet verildiği, karşı tarafça ileri sürülen iddiaların doğru olmadığı” iddia ve vakıalarını ileri sürerek davaya konu 28/01/2005 doğumlu K7’ın velayet hakkının davalı anneden kaldırılmasına karar verilmesinin talep ve dava edildiği, dava dilekçesinin ve duruşma gününün usulüne uygun olarak 21/11/2019 tarihinde davalıya tebliği edildiği, davalı tarafından 27/11/2019 tarihinde süresinde cevap dilekçesi sunulduğu, davalı cevap dilekçesinde özetle;”davacı tarafın iddilarının hukuki dayanaktan yoksun olduğu, çocuğa vasi atanması için Sulh Hukuk Mahkemesi’nin yetkili ve görevli olduğu, davacı tarafın iddialarının soyut olduğu, çocuğuna gereken özeni ve bakımı gösterdiği, şimdiye kadar çocuğuna en ufak bir kötü muamelesinin olmadığı, davacının kendisi ve eşinin çocuklarına kötü muamele yaptığı yönündeki iddiaları ile ilgili savcılığa başvurduğu ancak yapılan başvuruların kovuşturmaya yer olmadığı kararı ile sonuçlandığı, çocuğuna gereken eğitim ve imkanı sağladığı, çocuğun F1 Kolejinde öğrenim gördüğü, davacının çocuklarını çalıştırarak onların gelirini kullandığı, davacının ahlaki zafiyeti olduğundan çocuklarının başlarına kötü bir durum gelmesinden korktuğu” vakıalarını ileri sürerek davanın reddini talep ettiği; Mersin 6. Aile Mahkemesi’nin 26/11/2020 tarih, 2019/647 Esas 2020/741 Karar sayılı ilamında özetle;açılan davanın kabulü ile 28/01/2005 doğumlu küçük K7’ın velayet hakkının anneden kaldırılmasına, küçüğe vasi tayini için ihbarda bulunulmasına, davacı lehine, davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine karar verildiği, verilen kararın taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davacı tarafça İstinaf Kanun Yoluna başvurulmadığı, yasal süresi içerisince davalı tarafça istinaf kanın yoluna başvurulduğu, davalı vekili istinaf dilekçesinde özet ile;İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, annenin çocuğuna ilgili bir anne olduğunu, çocuğun teyze yanına gidene kadar annesi ile bir probleminin olmadığını, davacı teyzenin çocuğu olumsuz yönde etkilediğini, çocuğun uzmanlara teyzesinin olumsuz etkisinde kalarak beyanda bulunduğunu, bir çocuğa annesinden daha iyi kimsenin bakamayacağını, davacının, davaya konu küçüğü yanına alarak çalıştırdığını, davalının, oğlunu okutmak istediğini, oğluna düşkün olduğunu, çocuğun teyzesi yanında özgür olacağını düşünerek hareket ettiğini, belirterek, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesinin istinaf kanun yolu ile talep edildiği anlaşılmıştır.
4721 sayılı TMK’nun 348. m.sine göre, ana ve babanın çocuğa yeterli ilgi göstermemesi veya ona karşı yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklaması, deneyimsizliği, hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri sebeplerden biri ile velayet görevini gereği gibi yerine getirememesi velayetin kaldırılması nedenleridir.
Taraflarca sunulan, İlk Derece Mahkemesince toplanan tüm delillere ve davalı vekili tarafından gösterilen istinaf nedenlerine göre yapılan incelemede; davacı tarafça gösterilen, İlk Derece Mahkemesince toplanan tüm deliller ve İlk Derece Mahkemesince verilen karar, ileri sürülen vakıalar, dosyaya toplanan tüm bilgi ve belgeler, alınan SİR raporu, davalının istinaf nedenleri birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu küçüğün 28/01/2005 doğumlu olduğu, anne babanın boşanmalarına, müşterek çocuğun velayet hakkının anneye verilmesine karar verildiği, babanın 11/07/2008 tarihinde öldüğü, küçüğün teyzesi tarafından annenin velayet görevlerini kötüye kullandığı, yerine getirmediği gerekçesiyle annedeki velayet hakkının kaldırılmasını talep eder dava açıldığı, belirlenen bu duruma göre açılan davanın, davacı teyze tarafından anneye karşı açılmış velayetin kaldırılmasına ilişkin bir dava olduğu, ilk derece mahkemesince davaya konu küçüğe yasal temsilci atanmadan yargılamaya devam olunarak dava hakkında karar verildiği, davalı tarafından verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Tüm bu durumlar dikkate alındığında, “Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesine” göre, çocukları ilgilendiren davalarda, iç hukuk gereğince, çocuklarla velayet sorumluluğuna sahip kişiler arasında çıkar çatışmasının söz konusu olması halinde çocukların, adli merci önündeki kendisini ilgilendiren davalarda bir temsilci atanmasını ön sorun olarak gördüğü (Söz m. 4), işbu davada, davalı anne ile davaya konu küçük çocuk arasında menfaat çatışmasının olduğu, Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesinin 4. ve 9. maddeleri ve Türk Medeni Kanununun 426/2. maddesi gereğince çocuğu davada temsil etmek üzere kayyım atanması için vesayet makamına ihbarda bulunulması, açılan davanın sonucunun beklenilmesi, çocuğu temsilen kayyımın davaya katılımının sağlanarak, gösterdiği takdirde delilleri toplanılıp sonucu uyarınca bir karar verilmesinin gerekirken, ilk derece mahkemesince bu eksiklik tamamlanmadan davanın esası hakkında karar verilmesinin toplanan delillere, müşterek çocuğun üstün yararına, usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşıldığından, davalının ilk derece mahkemesince verilen karara karşı istinaf başvurusunun usulden kabulü ile; dosyanın esası incelenmeksizin 6100 sayılı HMK.’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine oybirliği ile karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-
Davalı vekilinin, Mersin 6. Aile Mahkemesinin 26/11/2020 tarih, 2019/647 Esas 2020/741 Karar sayılı davanın kabulüne ilişkin kararına yönelik istinaf başvurusunun
USULDEN
KABULÜ ile; Mersin 6. Aile Mahkemesinin 26/11/2020 tarih, 2019/647 Esas 2020/741 Karar sayılı kararının esası incelenmeksizin, 6100 sayılı HMK.’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince tüm sonuçları ile birlikte ortadan
KALDIRILMASINA,
2-
Davanın yeniden görülmesi için dava dosyasının
İlk Derece Mahkemesine
GÖNDERİLMESİNE,
3-
Davalı tarafından, yatırılan 59,30TL istinaf karar harcının davalının istinaf başvurusunun usulden kabulüne karar verildiğinden, talep halinde kendisine iadesine,
4-
Davalı tarafından, yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
5-
Kararın HMK 359/4 maddesi gereği İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğe çıkarılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca
KESİN olmak üzere
OY BİRLİĞİYLE karar verildi. 17/11/2021
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe