Adana BAM, 2. HD., E. 2021/60 K. 2021/2055 T. 22.11.2021

İlgili madde: TMK Madde 426

T.C.

ADANA
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ADANA 5. AİLE MAHKEMESİ
DAVACI
:K1-TC.NO: N1-A1
VEKİLİ
: Av. K2-[N2] UETS
DAVALI
:K3-TC.NO: -N3
VEKİLİ
: Av. K4-A3
DAVANIN KONUSU
: Velayetin Kaldırılması
KARAR TARİHİ
: 22/11/2021
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

Dava; Velayetin kaldırılması talebine ilişkindir.

Tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; tarafların, 25/03/2015 tarihinde resmi olarak evlendikleri, bu evliliklerinden 25/08/2016 d.lu
K5 isminde bir müşterek çocuklarının olduğu,Adana 3. Aile Mahkemesinin 2017/556 Esas 2018/548 Karar sayılı 10/09/2018 tarihinde kesinleşen ilamı ile TMK nun 166/1-2 maddesi uyarınca boşanmalarına, müşterek çocuğun velayet haklarının davalı babaya verilmesine karar verildiği, davacı anne tarafından istinafa konu kararın davasının açıldığı ve davacı vekili dava dilekçesinde özet ile; “tarafların Adana 3 Aile Mahkemesinin 2017/556-548 Esas ve Karar sayılı ilamı ile boşandıkları, müşterek çocuk K5’nin velayetinin davalı babaya verildiği, davalı babanın işsiz ve şiddet eğilimli olduğu, şu anda cezaevinde olup kısıtlı olduğu, velayet hakkı kanunen kullanamadığı, müşterek çocuğun 3 yaşında olup annesinin sevgisine ihtiyacı bulunduğu, çocuğun ortada kaldığı, çocuğun kötü ortamda bulunduğunu duydukları
” iddia vakıalarını ileri sürerek müşterek çocuk K5’nin velayet hakkının davalı babadan alınarak, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı nezdinde koruma altına alınmasına ve çocuğa vasi tayin edilmesine karar verilmesinin talep ve dava edildiği, dava dilekçesinin ve duruşma gününün usulüne uygun olarak 13/07/2019 tarihinde davalı tarafa tebliği edildiği, davalı vekili tarafından yasal süresinde surnulan 09/07/2019 havale tarihli cevap dilekçesinde özet ile;”açılan davanın haksız olup tarafların davacının eşini aldatması nedeniyle boşandıkları, bu durumun eşinin sevgilisi tarafından kabul edilmesi nedeni ile haksız tahrik ile davalının suç işlediği, davacının çocuğunun geleceğini ve sağlığını düşünmediği, çocuğun baba sevgisi ile büyüdüğü, ihtiyaçlarının da davalının ailesi tarafından karşılandığı” vakıalarını ileri sürerek davanın reddini karar verilmesinin talep edildiği, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ile Adana 5. Aile Mahkemesi’nin 08/10/2020 tarih, 2019/318 Esas 2020/510 Karar sayılı ilamında özet ile;davanın reddine karar verildiği, davalı lehine, davacı aleyhine yargılama gideri vevekalet ücretine karar verildiği, verilen kararın taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalı tarafça İstinaf Kanun Yoluna başvurulmadığı, yasal süresi içerisince davacı tarafça istinaf kanın yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özet ile; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemenin gerekçesinin aksine, annenin küçüğe karşı özlem içinde olduğu, anne ile baba arasında yaşanan olaylar nedeni ile taraflar arasında husumet oluştuğu, davacı annenin ekonomik özgürlünün olmadığı, müşterek çocuk için iyi olanın talep edilerek koruma altına alınmasının davacı anne tarafından talep edildiğini, annenin müşterek çocuğu istemediğine ilişkin bir beyanın dava dosyasında olmadığını, davanın reddine ilişkin mahkeme karar gerekçesinin hatalı usul ve yasaya aykırı olduğunu, alınan uzman raporunun yetersiz ve müşterek çocuk aleyhine olduğunu, bilimsellikten uzak olduğunu, belirterek, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak, talep gibi davanın kabulüne karar verilmesini istinaf kanun yolu ile talep edildiği anlaşılmıştır.
4721 sayılı TMK’nun 348. m.sine göre, ana ve babanın çocuğa yeterli ilgi göstermemesi veya ona karşı yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklaması, deneyimsizliği, hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri sebeplerden biri ile velayet görevini gereği gibi yerine getirememesi velayetin kaldırılması nedenleridir.

TMK.’nun 349 maddesine göre; “Velâyete sahip ana veya babanın yeniden evlenmesi, velâyetin kaldırılmasını gerektirmez. Ancak, çocuğun menfaati gerektirdiğinde velâyet sahibi değiştirilebileceği gibi, durum ve koşullara göre velâyet kaldırılarak çocuğa vasi de atanabilir.”

Taraflarca sunulan, İlk Derece Mahkemesince toplanan tüm delillere ve davacı vekili tarafından gösterilen istinaf nedenlerine göre yapılan incelemede; davacı tarafça gösterilen, İlk Derece Mahkemesince toplanan tüm deliller ve İlk Derece Mahkemesince verilen karar, ileri sürülen vakıalar, dosyaya toplanan tüm bilgi ve belgeler, alınan SİR raporu, davalının istinaf nedenleri birlikte değerlendirildiğinde; davacı ile davalının resmi evli iken Adana 3. Aile Mahkemesinin 2017/556 Esas 2018/548 Karar sayılı 10/09/2018 tarihinde kesinleşen ilamı ile TMK nun 166/1-2 maddesi uyarınca boşanmalarına, müşterek çocuğun velayet haklarının davalı babaya verildiği, davacı anne tarafından tarafından 25/08/2016 d.lu K5’nin velayet hakkının davalı babadan kaldırılmasının, küçüğün devletçe koruma alınmasının ve küçüğe yasal temsilci atanmasının dava konusu edildiği, davalı baba tarafından açılan davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verildiği, davacı tarafın yasal İstinaf Başvuru süresi içerisinde verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile istinaf kanun yoluna başvurduğu, açılan davanınvelayetin davalı babadan kaldırılmasına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava, davacı anne tarafından babaya karşı açılmış velayetin kaldırılmasına ilişkin bir dava olup, “Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesine” göre, çocukları ilgilendiren davalarda, iç hukuk gereğince, çocuklarla velayet sorumluluğuna sahip kişiler arasında çıkar çatışmasının söz konusu olması halinde çocukların, adli merci önündeki kendisini ilgilendiren davalarda bir temsilci atanmasını ön sorun olarak gördüğü (Söz m. 4), işbu davada, davalı baba ile davaya konu küçük çocuk arasında menfaat çatışmasının olduğu, Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesinin 4. ve 9. maddeleri ve Türk Medeni Kanununun 426/2. maddesi gereğince çocuğu davada temsil etmek üzere kayyım atanması için vesayet makamına ihbarda bulunulması, açılan davanın sonucunun beklenilmesi, çocuğu temsilen kayyımın davaya katılımının sağlanarak, gösterdiği takdirde delilleri toplanılıp sonucu uyarınca bir karar verilmesinin gerektiği, kayyum atanmasına ilişkin yön üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşıldığından, dosyanın esası incelenmeksizin 6100 sayılı HMK.’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine oybirliği ile karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM
:

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-
Davacı vekilinin, istinaf başvurusunun
USULDEN
KABULÜ ile, Adana 5. Aile Mahkemesi’nin 08/10/2020 tarih, 2019/318 Esas 2020/510 Karar sayılı kararının esası incelenmeksizin, 6100 sayılı HMK.’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince tüm sonuçları ile birlikte ortadan
KALDIRILMASINA,

2-
Davanın yeniden görülmesi için dava dosyasının
İlk Derece Mahkemesine
GÖNDERİLMESİNE,

3-
Davacı tarafından yatırılan 54,40TL istinaf karar harcının davacının istinaf başvurusunun usulden kabulüne karar verildiğinden, talep halinde kendisine iadesine,

4-
Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,

5-
İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

6-
Kararın HMK 359/4 maddesi gereği İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğe çıkarılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca
KESİN olmak üzere
OY BİRLİĞİYLE karar verildi. 22/11/2021

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!