Adana BAM, 2. HD., E. 2019/117 K. 2020/1680 T. 11.11.2020

İlgili maddeler: TMK Madde 169, TMK Madde 330

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: SAMANDAĞ 2. ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ
TARİHİ
: 15/11/2018
NUMARASI
: 2017/98 E 2018/350K
DAVACI
:K1-TC.NO: -N1 A1
VEKİLİ
: Av. K2 A2
DAVALI
:K3-TC.NO: -N2 A3
VEKİLİ
: Av. K4 A4
DAVA KONUSU
: Boşanma
KARAR TARİHİ
: 11/11/2020
KARAR YAZMA TARİHİ
:11/11/2020
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, davalı kadın vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TALEP
:

Davacı erkek vekili dava dilekçesinde özet ile; tarafların 2003 yılında evlendiklerini, evlilikten üç müşterek çocukları olduğunu, davalının evlilik yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davacının bunları zamanla aşmaya çalıştığını, ancak davalının tutum ve davranışları ile durumun aşılmaz hal aldığını, davacının daha evvel Samandağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/418-2014/27 esas karar sayılı dosyasında açmış olduğu boşanma davasının reddedildiğini, kararın 08/04/2014 tarihinde kesinleşmiş olduğunu, geçen zaman zarfında tarafların hiçbir şekilde bir araya gelmediklerini, yasanın aradığı koşulların oluşmuş olması sebebiyle tarafların TMK 166/son maddesi uyarınca boşanmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA :

Davalı kadın vekili cevap süresinden sonra sunduğu beyan dilekçesinde özet ile;dava dilekçesinde yer alan iddiaların asılsız olduğunu, taraflar arasındaki anlaşmazlığın aynı apartmanda ikamet eden davacının ailesinden kaynaklandığını, taraflar arasında bir anlaşmazlık bulunmadığını, davacının evin ve davalının ihtiyaçlarını karşılamadığını, üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, Samandağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılan davanın davacının kusurlu olması sebebiyle ispatlanamadığından reddedildiğini, öncelikle davanın reddine karar verilmesini, aksi halde ise müşterek çocukların velayetlerinin müvekkiline verilerek K5 için aylık 500,00.TL, K6 için aylık 400,00.TL, K7 için aylık 350,00.TL tedbir nafakasına hükmedilmesini, kararla birlikte iştirak nafakası olarak devamını, davalı için aylık 500,00.TL yoksulluk nafakasına hükmedilmesini, ayrıca davalı lehine 200.000,00.TL maddi, 300.000,00.TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ve beyan etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

Samandağ 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi’nin 15/11/2018 tarih, 2017/98 Esas ve 2018/350 Karar sayılı ilamında özet ile; davacı erkek tarafından,TMK.’nun 166/4 maddesi uyarınca açılan boşanma davasının kabulü ile tarafların TMK.’nun 166/4 maddesi uyarınca boşanmalarına, tarafların müşterek çocukları, 01/06/2004 d.lu K5, 25/01/2007 d.lu K6 ve 19/08/2008 d.lu K7’nin velayet haklarının davalı anneye verilmesine, müşterek çocuklar ile baba arasında görüş günü kurulmasına, müşterek çocuklar için dava tarihinden aylık 150,00.’şerTL olmak üzere toplam 450,00.TL tedbir nafakasının kararın kesinleşmesine kadar devamına, davalı kadının yoksulluk, iştirak nafakaları ile maddi ve manevi tazimat talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı lehine, davalı aleyhine yargılama gider ve vekalet ücretine karar verildiği anlaşılmıştır.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davalı kadın vekili istinaf dilekçesinde özet ile; İlk Derece Mahkemesince verilen karar ve karar gerekçesinin hatalı, usul ve yasaya aykırı olduğunu, TMK.’nun 166/4 maddesi şartlarının oluşmadığını, tanıkların yasal üç yıllık süre içerisinde zaman zaman bir araya geldiklerini beyan ettikleri, davacı erkeğin iddialarının gerçeği yansıtmadığın, müşterek çocuklar için takdir edilen nafakanın yetersiz olduğunu, boşanmaya neden olan olaylarda kadının kusurlu olmadığını, kadın lehine nafaka, maddi ve manevi tazminata karar verilmemesinin hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istinaf kanun yolu ile talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE

GEREKÇE :

HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

Dava, erkek tarafından, evlilik birliğinin, yasal 3 yıllık süre içerisinde yeniden kurulamaması nedenine dayalı, TMK’nun 166/son maddesince açılan boşanma davasına ilişkindir.

Tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; tarafların, 08/08/2003 tarihinde resmi olarak evlendikleri, bu evliliklerinden, 01/06/2004 d.lu K5, 25/01/2007 d.lu K6 ve 19/08/2008 d.lu K7isimli üç müşterek çocuklarının olduğu, davacı erkek tarafından, evlilik birliğinin, yasal 3 yıllık süre içerisinde yeniden kurulamaması nedenine dayalı, TMK.’nun 166/son maddesince uyarınca; “Samandağ 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi’nin 2012/418 Esas ve 2014/27 Karar sayılı, 28/01/2014 tarihinde verilen 08/04/2014 tarihinde kesinleşen ilamı ile kadın hakkında boşanma davası açıldığı, açılan davanın red ile sonuçlandığı, kararın kesinleşmesinden itibaren yasal 3 yıllık süre geçmesine rağmen evlilik birliğinin yeniden kurulamadığı” vakıalarına dayanılarak boşanma ve müşterek çocukların velayet haklarının kendisine verilmesinin talep edildiği, dava dilekçesinin usulüne uygun olarak davalı kadına tebligat kanunun 21/1 maddesi uyarınca 24/04/2017 tarihinde tebliğ edildiği, davalı kadının yasal iki haftalık cevap süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadığı, yasal iki haftalık sürenin 08/05/2017 tarihinde dolduğu, davalı kadın tarafınca, Salı günü 09/05/2017 tarihinde yazılı beyanda bulunarak; açılan davanın reddine, boşanmaya karar verildiği takdirde müşterek çocukların velayet haklarının anneye verilmesine, kadın için aylık 500,00.TL, müşterek çocuklar K5 için aylık 500,00.TL, K6 için aylık 400,00.TL ve K7 için aylık 350,00.TL nafakanın kararın kesinleşmesine kadar tedbir, kararın kesinleşmesinden sonra kadın için yoksulluk, müşterek çocuklar için iştirak nafakası olarak, kadın lehine boşanma nedeni ile 200.000,00.TL maddi, 300.000,00.TL manevi tazminatın erkekten alınarak, kadına ödenmesinin talep edildiği, İlk Derece Mahkemesince yaptırılan ekonomik-sosyal araştırmaya göre, davacı erkeğin; F1 Turizmde aylık 1.200,00.TL ücret ile çalıştığı, baba evinde kaldığı, kira ödemediği, mal varlığının olmadığı, davalı kadının da; ev hanımı olduğu, geliri ve mal varlığının olmadığı, komşuların ve Kaymakamlık yardımı ile geçindiği, davacı erkeğin babası evinde kira vermeden oturduğunun belirlendiği, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, İlk Derece Mahkemesi kararının özeti bölümünde açıklandığı üzere, davacı erkeğin boşanma davasının kabulüne karar verildiği, verilen kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğ edildiği, davacı erkeğin istinaf kanun yoluna başvurmadığı, davalı kadının, yasal istinaf başvuru süresi içersinde istinaf dilekçesi özeti bölümünde açıklandığı üzere; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.

TMK.’nun 166/son maddesi gereğince ” Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak üç yıl geçmesi halinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir.”

Taraflarca sunulan, İlk Derece Mahkemesince toplanan tüm delillere ve davalı kadın tarafından gösterilen istinaf nedenlerine göre yapılan incelemede; taraflarca gösterilen, İlk Derece Mahkemesince toplanan tüm deliller ve İlk Derece Mahkemesince verilen karar, taraflarca ileri sürülen vakıalar, dosyaya toplanan tüm bilgi ve belgeler ve davalı kadının istinaf nedenleri birlikte değerlendirildiğinde; davacı erkek tarafından, red ile sonuçlanan boşanma davasından sonra yasal 3 yıllık süre içerisinde evlilik birliğinin yeniden kurulamadığı gerekçesi ile boşanma talep edildiği, davalı kadının yasal iki haftalık cevap süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadığı, cevap süresinden sonra yazılı beyanda bulunarak davanın reddine karar verilmesinin, boşanmaya karar verildiği takdirde müşterek çocukların velayet haklarının kendisine verilerek boşanmanın fer’ilerine ilişkin talepte bulunulduğu, ayrıca delil bildirdiği, İlk Derece Mahkemesince, yasal iki haftalık cevap süresi içerisinde açılan dava hakkında cevap dilekçesi sunmayan davalı kadının, bildirmiş olduğu delillerin toplanması, tanıklarının dinlenmesinin usul ve yasaya uygun düşmediği, hatalı olduğu, Hukuk Genel Kurulu’nun 20.04.2016 tarih 2014/695 Esas ve 2016/522 Karar sayılı ilamının da bu yönde olduğu, davacı erkek tarafından gösterilen ve toplanan tüm delillere göre; davacı erkek tarafından açılan ve Samandağ 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi’nin 2012/418 Esas ve 2014/27 Karar sayılı, 28/01/2014 tarihinde verilen 08/04/2014 tarihinde kesinleşen boşanma davasının red kararından sonra tarafların TMK.’nun 166/4 maddesinde düzenlenen yasal üç yıllık süre içerisinde evlilik birliğinin sürdürmek için tekrar bir araya gelmedikleri, evlilik birliğinin kurulamadığı, davacı erkeğin gösterdiği deliller ile davasını ispat ettiği, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamanın, boşanmaya ilişkin karar ve karar gerekçesinin, kadın tarafından yasal iki haftalık cevap süresi içerisinde açılan dava hakkında cevap verilmemesi dikkate alındığında, kadın tarafından süresinde yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminat talebi hakkında karar verilmemesine ilişkin karar ve karar gerekçesinin, müşterek çocuklar için dava tarihinden, kararın kesinleşmesine kadar takdir edilen tedbir nafakası ve miktarlarının, toplanan tüm delillere usul ve yasaya, hakkaniyet ilkesine 166/4,169,4 maddelerin uygun olduğu anlaşıldığından, davalı kadının, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda; davacı erkek tarafından açılan boşanma davasının kabulüne, müşterek çocuklar için takdir edilen tedbir nafakası miktarına, yoksulluk nafakası ile boşanma nedeni ile talep edilen maddi ve manevi tazminat talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK.’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesinin gerektiği
, davalı kadının, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda; lehine tedbir nafakası takdir edilememesine, müşterek çocuklar için iştirak nafakası takdir edilememesine yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde ise; boşanma davası açılmak ile ayrı yaşama hakkı elde eden sabit geliri ve mal varlığı olmadığı anlaşılan davalı kadına talep olmasa dahi TMK.’nun 169 maddesi uyarınca uygun miktarda tedbir nafakası takdir edilmemesinin, yaşları itibari ile velayet hakkı anneye verilen müşterek çocukların babanın ekonomik desteğine ihtiyaçlarının olması, babanın bu yönde sorumluluğunun olması, süresinde davalı kadın tarafından talep edilmese bile res’en çocukların ekonomik yönden korunması gerektiği ilkesi de dikkate alınarak müşterek çocuklar lehine tarafların ekonomik ve sosyal durumları, gelir seviyeleri ve yaşantıları dikkate alınarak uygun miktarda iştirak nafakası takdir edilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, davalı kadının, lehine tedbir nafakası takdir edilememesi, müşterek çocuklar için iştirak nafakası takdir edilmemesi yönü ile istinaf başvurusunda haklı olduğu anlaşıldığından, davalı kadının, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda; lehine tedbir nafakası ve müşterek çocuklar için iştirak nafakası takdir edilmemesine yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararda 6 no’lu hüküm fıkrasında “iştirak nafakası” hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılarak 6100 sayılı HMK.’nun 353/1-b-2 maddesi de dikkate alınarak; tarafların ekonomik ve sosyal durumları, gelir seviyeleri ve yaşantıları dikkate alınarak, TMK.’nun 169. maddesi uyarınca dava tarihi olan 12/04/2017 tarihinden, verilen kararın kesinleşmesine kadar geçerli olmak üzere davalı kadın lehine aylık takdiren 200,00.TL tedbir niteliğindeki nafakanın, davacı erkekten alınarak, davalı kadına ödenmesine, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, gelir seviyeleri ve yaşantıları dikkate alınarak, TMK.’nun 182/2,328/1,330/1 maddeleri uyarınca, velayet hakkı anneye verilen müşterek çocuklar 01/06/2004 d.lu K5, 25/01/2007 d.lu K6 ve 19/08/2008 d.lu K7 için boşanma kararın kesinleşmesinden itibaren ayrı ayrı aylık takdiren 250,00.’erTL iştirak nafakasının davacı erkekten alınarak, davalı kadına ödenmesine oy birliği ile karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM
:

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-
Davalı kadınvekilinin, Samandağ 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi’nin 15/11/2018 tarih, 2017/98 Esas ve 2018/350 Karar sayılı ilamında
,
” davacı erkek tarafından TMK.’nun 166/son maddesi uyarınca açılan boşanma davasının kabulüne, müşterek çocuklar için takdir edilen tedbir nafakası miktarına, yoksulluk nafakası ile boşanma nedeni ile talep edilen maddi ve manevi tazminat talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına” yönelik verilen kararlar yönü ile istinaf başvurusunun
6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince
ESASTAN REDDİNE,
2

Davalı kadınvekilinin, Samandağ 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi’nin 15/11/2018 tarih, 2017/98 Esas ve 2018/350 Karar sayılı ilamında,
“davalı lehine tedbir nafakası ve müşterek çocuklar için iştirak nafakası takdir edilmemesine” yönelik istinaf başvurusunun
KABULÜ ile,Samandağ 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi’nin 15/11/2018 tarih, 2017/98 Esas ve 2018/350 Karar sayılı ilamının
6 no’lu hüküm fıkrasında
“iştirak nafakası” hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin hüküm fıkrasının ortadan
KALDIRILMASINA,
6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca bu konuda yeniden düzenleme yapılması gerektiğinden;

a)

Tarafların ekonomik ve sosyal durumları, gelir seviyeleri ve yaşantıları dikkate alınarak, TMK.’nun 169. maddesi uyarınca dava tarihi olan
12/04/2017 tarihinden, verilen kararın kesinleşmesine kadar geçerli olmak üzere davalı kadın lehine aylık takdiren
200,00.TL tedbir niteliğindeki nafakanın, davacı erkekten alınarak, davalı kadına ödenmesine,

b)

Tarafların ekonomik ve sosyal durumları, gelir seviyeleri ve yaşantıları dikkate alınarak, TMK.’nun 182/2,328/1,330/1 maddeleri uyarınca, velayet hakkı anneye verilen müşterek çocuklar 01/06/2004 d.lu K5, 25/01/2007 d.lu K6 ve 19/08/2008 d.lu K7 için boşanma kararın kesinleşmesinden itibaren ayrı ayrı aylık takdiren
250,00.’erTL iştirak nafakasının davacı erkekten alınarak, davalı kadına ödenmesine,

3-
Davalı kadının, istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar verildiğinden, davalı kadından peşin alınan 35,90.TL karar ilam harcının, karar kesinleştiğinde davalı tarafa iadesine,

4-
Davalı kadının, istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar verildiğinden, davalı kadın tarafından istinaf başvurusu nedeni ile yapıldığı anlaşılan 98,10.TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 47,38.TL dosya gidiş-dönüş ücreti, 14,00.TL 1 adet tebligat gideri olmak üzere toplam 159,48.TL istinaf yargılama giderinin davacı erkekten alınarak, davalı kadına ödenmesine,

5-
Davalı tarafından, istinaf başvurusu nedeni ile yatırılan avanstan kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, kendisine iadesine,

6-
İstinaf incelmesi duruşmalı yapılmadığından takdiren davalı kadın lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK.’nun m. 353/1-b-1 bendiyle, aynı kanunun 361-(1) maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere
OY BİRLİĞİYLE karar verildi. 11/11/2020

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!