T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: MERSİN 6. AİLE MAHKEMESİ
DAVACI-K.DAVALI
:K1-TC.NO: -N1 A1
VEKİLİ
: Av. K2 A2
DAVALI-K.DAVACI
:K3-TC.NO: -N2 A3
VEKİLİ
: Av. K4-A4
DAVA KONUSU
: Boşanma -Boşanma
KARAR YAZMA TARİHİ
:15/12/2020
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava, taraflarca karşılıklı olarak, karşı eşin kusurlu davranışları ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı, TMK’nun 166/1-2 maddesi uyarınca açılan boşanma davalarına ilişikindir.
Tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; tarafların, 16/02/2011 tarihinde resmi olarak evlendikleri, bu evliliklerinden müşterek çocuklarının olmadığı, taraflarca karşılıklı olarak, karşı eşin kusurlu davranışları ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı, TMK’nun 166/1-2 maddesi uyarınca, davacı-karşı davalı kadın vekilinin; “aşırı kıskanç olma, sık sık şiddet uygulama, hakaretler ve küfürler etme, eski eş ile görüşme, barışmayı isteme, 13/12/2015 tarihinde kadını şiddet uygulayarak evden atma, eve almama, dışarıda kalan kadının ısınmak için kapı önünde ateş yakması, erkeğin korku ile polisi araması olayın karakola intikal etmesi, erkeğin alkol bağımlısı olması, eski eş ile sık sık telefon ile görüşmesi, ileri sürülen karşı iddia ve vakıların doğru olmadığı” vakıalarını ileri sürerek boşanma, dava tarihinden kararın kesinleşmesine kadar tedbir nafakası, boşanma kararın kesinleşmesinden itibaren yoksulluk nafakası olarak aylık 1.000,00.TL nafaka ile boşanma nedeni ile 50.000,00.’erTL maddi ve manevi tazminata karar verilmesinin talep edildiği, davalı-karşı davacı erkek vekilinin cevap ve karşı dava dilekçesi ile; “kadın tarafından ileri sürülen iddia ve vakıaların doğru olmadığı, evlilik tarihinden itibaren huzursuzluk çıkartma, evi çok kez terk etme, hakaretler etme, eski eşi ile görüşme iddiasının gerçek dışı olması, tazminat almak için ileri sürülemesi, evden atılma iddiasının anlatıldığı gibi olmaması, ateşin ısınmak için yakılmayıp, evi ve eşi yakmak için yakılması, “sen öleceksin, paran bana kalacak” deme, kadının eline av tüfeğini alarak intihar edeceği şekilde bağırması, kadının silahın elinden alınması nedeni ile “senide evi de yakacağım” diyerek evden kaçarak dışarı çıkması, elinde kesici alet (tahra) ile gelip kapıyı kırmaya çalışma, benzin dökerek evi yakmaya çalışma, seni öldüreceğim diyerek tehdit etme, olayın üzerine polis ekiplerinin gelmesi, karşı dava ile de; evlilikten sonra üzerine taşınmaz yapılması isteme, komşulara, erkeğin kendisine bakmadığı yönünde söylemede bulunma, erkeği küçük düşürme, üzerine taşınmaz yapıldığı takdirde o zaman yaşatırım deme, 2014 yılında maddi konular nedeni ile ev ve eşyalara zarar verme, “senin mallarından hak alamayacakmışım, gidersem buraları yakmadan gitmem” deme, kadının annesinin orta yolu bulmak için çaba göstermemesi, orta yol için gelenleri evden kovması, kadının evi yakmaya çalışması, evi ve erkeği yakmak için tehdit etmesi” vakıalarını ileri sürerek kadın tarafından açılan boşanma davasının ve taleplerinin reddine, karşı boşanma dava ile boşanma, erkek lehine boşanma nedeni ile 90.000,00.TL manevi tazminata karar verilmesinin talep edildiği, İlk Derece Mahkemesince yaptırılan ekonomik-sosyal araştırmaya göre, davacı-karşı davalı kadının; ev hanımı olduğu, geliri ve mal varlığının olmadığı, annesinin emekli maaşı ile geçindiği, anne evinde kaldığı, kira ödemediği, davalı-karşı davacı erkeğin de; Bağ-kur emeklisi olduğu, aylık 1.100,00.TL emekli maaşı aldığı, evinin olduğu, kira ödemediği, bankada 20.000,00.TL vadeli hesabının olduğu, 3,5 dönüm zeytin bahçesi, 16 dönüm tarlası, 2011 model
X1 marka aracının olduğunun belirlendiği, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; taraflarca karışılıklı olarak TMK.’nun 166/1-2 maddesi uyarınca açılan boşanma davalarının kabulü ile tarafların eşit kusurlu kabul edilerek TMK.’nun 166/1 maddesi uyarınca boşanmalarına, davacı-karşı davalı kadın için aylık 300,00.TL nafakanın, dava tarihinden kararın kesinleşmesine kadar tedbir, boşanma kararının kesinleşmesinden sonra yoksulluk nafakası olarak erkekten alınarak, kadına ödenmesine, davacı-karşı davalı kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine, davalı-karşı davacı erkeğin manevi tazminat talebinin reddine karar verildiği, verilen kararın taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, yasa iki haftalık istinaf süresi içerisinde, davacı-karşı davalı kadının, ”
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda; belirlenen kusur durumunun, erkeğin karşı boşanma davasının kabulünün, kadın lehine takdir edilen nafaka miktarının yetersiz olması, maddi ve manevi tazminat talebinin reddi yönlerinden usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, talep doğrultusunda erkeğin boşanma davasının reddine, talepleri gibi karar verilmesi” davalı-karşı davacı erkeğin de; “İlk Derece Mahkemesince verilen kararda; belirlenen kusur durumunun, kadının boşanma davasının kabulünün, kadın lehine takdir edilen nafaka takdir edilmesinin, erkeğin maddi ve manevi tazminat talebinin reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, talep doğrultusunda kadının boşanma ve fer’ilerine ilişkin davasının reddine, erkeğin boşanma davasında talep gibi maddi ve manevi tazminata karar verilmesi” yönlerinden istinaf kanun yoluna başvurdukları anlaşılmıştır.
TMK.’nun 166/1-2 maddesi gereğince “Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir.
Yukarıdaki fıkrada belirtilen hallerde, davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.”
Taraflarca sunulan, İlk Derece Mahkemesince toplanan tüm delillere ve taraf vekilleri tarafından gösterilen istinaf nedenlerine göre yapılan incelemede; taraflarca karşı eşin kusurlu davranışları ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı TMK.’nun 166/1-2 maddesi uyarınca boşanma ve fer’ilerine ilişkin talepte bulunarak boşanma davası açtıkları, her iki tarafından karşı iddiaları kabul etmeyerek, karşı açılan davanın reddine, kendi dava ve talepleri doğrultusunda boşanmalarına karar verilmesini talep ettikleri, taraflarca gösterilen, İlk Derece Mahkemesince toplanan tüm deliller ve İlk Derece Mahkemesince verilen karar, taraflarca ileri sürülen vakıalar, dosyaya toplanan tüm bilgi ve belgeler ve tarafların istinaf nedenleri birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında anlaşmazlık olduğu, zaman zaman kavga ettikleri, evlilik birliği içerisinde davalı-karşı davacı erkeğin; kadına süreklilik arz eder şekilde şiddet uyguladığı, alkol kullandığı, davacı-karşı davalı kadının da; erkeğe, ev eşyası fırlattığı, eşyalara zarar verdiği, müşterek konutu yakmaya çalıştığı, taraflar arasında yaşanan olumsuz bu olaylar nedeni ile taraflar arasındaki evlilik birliğinin her iki taraf içinde temelinden sarsıldığı, tespit edilen bu durumlara göre; boşanmaya neden olan olaylarda tarafların eşit ortak kusurlu oldukları, İlk Derece Mahkemesince, yapılan yargılamanın, belirlenen kusur durumunun, taraflarca TMK.’nun 166/1-2 maddesi uyarınca karşılıklı olarak açılan boşanma davalarının kabulü ile tarafların TMK.’nun 166/1 maddesi uyarınca boşanmalarına ilişkin karar ve karar gerekçesinin, belirlenen kusur durumu, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, gelir seviyeleri ve yaşantıları, geliri ve mal varlığı olmadığı anlaşılan davacı-karşı davalı kadın için dava tarihinden boşanma kararının kesinleşmesine kadar TMK.’nun 169 maddesi uyarınca takdir edilen tedbir nafakası ile boşanma kararının kesinleşmesinden sonra TMK.’nun 175 maddesi uyarınca takdir edilen yoksulluk nafakası ve miktarlarının, boşanmaya neden olan olaylarda her iki tarafında eşit ortak kusurlu olması nedeni ile kadın tarafından TMK.’nun 174/1-2 maddesi uyarınca talep edilen maddi ve manevi tazminat ile erkek tarafından TMK.’nun 174/2 maddesi uyarınca talep edilen manevi tazminatın reddine ilişkin karar ve karar gerekçesinin, toplanan tüm delillere, usul ve yasaya, nafaka miktarları yönünde hakkaniyet ilkesine, TMK’nun 166/1, 169,175,174,4 maddelerin uygun olduğu anlaşıldığından, davacı-karşı davalı kadının; İlk Derece Mahkemesince verilen kararda, belirlenen kusur durumuna, davalı-karşı davacı erkeğin karşı boşanma davasının kabulüne, kadın lehine takdir edilen tedbir-yoksulluk nafakası miktarlarının yetersiz olması, maddi ve manevi tazminat talebinin reddi, davalı-karşı davacı erkeğin de; İlk Derece Mahkemesince verilen kararda, belirlenen kusur durumuna, kadının boşanma davasının kabulü, kadın lehine takdir edilen tedbir ve yoksulluk nafakası ile boşanma nedeni ile talep ettiği manevi tazminat talebinin reddi yönlerinden istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK.’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine oy birliği ile karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-
Davacı-karşı davalı kadın vekilinin, Mersin 6. Aile Mahkemesi’nin 24/10/2018 tarih, 2015/817 Esas ve 2018/795 Karar sayılı kararın da;
” belirlenen kusur durumuna, davalı-karşı davacı erkeğin karşı boşanma davasının kabulüne, kadın lehine takdir edilen tedbir-yoksulluk nafakası miktarlarının yetersiz olması, maddi ve manevi tazminat talebinin reddi”
, yönlerinden isti naf başvurusunun
6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince
ESASTAN REDDİNE,
2-
Davalı-karşı davacı erkek vekilinin, Mersin 6. Aile Mahkemesi’nin 24/10/2018 tarih, 2015/817 Esas ve 2018/795 Karar sayılı kararın da,
” belirlenen kusur durumuna, davacı-karşı davalı kadının boşanma davasının kabulü, kadın lehine takdir edilen tedbir ve yoksulluk nafakası ile boşanma nedeni ile talep ettiği manevi tazminat talebinin reddi” yönlerinden isti naf başvurusunun
6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince
ESASTAN REDDİNE,
3
–
Tarafların, İstinaf başvurusu nedeni ile istinaf karar tarihi itibari ile alınması gerekli 54,40.’arTL istinaf karar ilam harcından peşin alınan 44,40.’arTL harcın mahsubu ile kalan 10,00.’arTL harcın, taraflardan alınarak Hazineye İrad kaydına,
4
–
Taraflar tarafından, istinaf başvuruları nedeni ile yapılan yargılama giderlerinin, tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar verildiğinden kendi üzerlerinde bırakılmasına,
5-
Taraflar tarafından, istinaf nedeniyle yatırmış oldukları gider avansından kullanılmayan kısmın, karar kesinleştiğinde kendilerine iadesine,
6-
İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından takdiren taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-
Kararın, HMK 359-(3) maddesi gereği taraflara tebliğe çıkarılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK.’nun m. 353/1-b-1 bendiyle, aynı kanunun 361-(1) maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere
OY BİRLİĞİYLE karar verildi. 15/12/2020
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe