Adana BAM, 5. HD., E. 2019/651 K. 2020/982 T. 11.11.2020

İlgili madde: TMK Madde 406

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :

ADANA 6. SULH HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ :

23/01/2019

NUMARASI :

2018/995 Esas 2019/128Karar

DAVACILAR:

1- K1-TC:N1

2-K2-N2

VEKİLLERİ:

Av. K3- A1

KISITLIADAYI:

K4 – N3 – A2

VEKİLİ:

Av. K5- A3

DAVANIN KONUSU :

Vesayet–kısıtlama ve yasal danışman atanması
İSTİNAF YOLUNA

BAŞVURAN DAVACILAR:

1-K1-TC:N1 – A4

2-K2-N2
VEKİLİ
:

Av. K3- A1

TALEP KONUSU :

Mahkeme Kararının Kaldırılması

İSTİNAF KARAR TARİHİ :

11/11/2020

KARAR YAZIM TARİHİ :

11/11/2020
Adana 6. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 23/01/2019 tarih ve 2018/995 Esas 2019/128 sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davacılar vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan esas incelemesinde;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE :

Kısıtlı adayı K4’nün 80 yaşında tansiyon, şeker ve yaşı gereği demans hastası olup hak ve menfaatlerini koruyamayacak durumda olduğunu, kısıtlı adayı K4’nün kısıtlanarak hak ve menfaatlerini korumak üzere mahkemece uygun görülecek birisinin vasi olarak atanmasını talep ve dava ettiği, davacı K2’nün vekili olarak Adana 1.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2018/1000 Esas sayılı dosyasında açtığı dava ile de K4’nün 80 yaşında çok hasta olup yaşı itibariyle tek başına hareket edemediğini belirterek mahkemenin tayin ve tespit edeceği bir kişinin kayyım ya da yasal danışman olarak atanmasını talep etmiştir.

Adana 1.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2018/1000 Esas sayılı dosyasının HMK 166.maddesi gereğince bu dosya ile birleştirilmesine karar verilmiştir.

CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:

Açılan davaların reddine karar verilmesini, aynı konularda daha önce de dava açılıp reddedildiğini, müvekkilinin mağduriyeti nedeniyle 1.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2018/1000 Esas sayılı dosyasında verilen tedbir kararının da kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI :

İlk derece mahkemesince; kısıtlı adayı olan K4’nün kısıtlanması, kendisine yasal danışman ya da kayyım atanması taleplerinin reddine karar verildiği görülmüştür.

DAVACILAR VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Mahkemece, dosyaya sunulan delillerin toplanmadığını, tanık deliline dayanıldığı halde tanıkların dinlenilmediğini, banka kayıtlarının getirtilmediğini, müvekkilinin adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, bir kişinin mal varlığında 5 yılda hiçbir artış olmaması, gelirlerinde sürekli azalma olması, bankalardan tüm paraların çekilmesi, yılın büyük bölümünde yurt dışında yaşayan ve ehliyeti olmayan kısıtlı adayının lüks araç alması gibi durumlar, mal varlığının kısıtlı aleyhine olacak şekilde kötü yönetildiğinin açık kanıtlar iken, mal varlığının iyi yönetildiği gerekçesinin dayanaksız olduğunu belirtip, öncelikle kısıtlı adayının mal varlığının eksilmesinin önüne geçilmesi için dava sonuçlanıncaya kadar taşınmazlar üzerine devirlerinin engellenmesi için tedbir kararı verilmesine, istinaf taleplerinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER :

Yazılı beyanlar ve tüm dosya kapsamı.

DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:

Asıl ve birleşen dava, vesayet–kısıtlama ve yasal danışman atanması istemlerine ilişkindir.

Vasi adayı vekili, müvekkilinin annesi olan kısıtlı adayının 80 yaşında olduğunu, şeker, tansiyon ve yaşı gereği demans hastası olduğunu, sağlık sorunları nedeniyle kendi işini göremeyecek durumda ve sürekli bakıma muhtaç olduğunu, kısıtlı adayı adına kayıtlı pek çok taşınmaz bulunduğunu, büyük çoğunluğunun kiraya verildiğini, kısıtlı adayının yaşı, hastalıkları ve okuma yazma bilmemesi nedeniyle kandırılma ihtimalinin yüksek olduğunu iddia ederek, kısıtlı adayına vasi atanmasını talep etmiştir.

Birleşen davada davacı vekili, müvekkilinin annesi olan kısıtlı adayının küçük oğlu K6’ın etkisi ve yönlendirmesi altında olduğunu, taşınmazlarından elde ettiği kira gelirinin tamamını oğlu K6’a verdiğini, K6’ın kısıtlı adayından aldığı vekâletname ile istediği gibi tasarrufta bulunduğunu, kısıtlı adayının tüm malvarlığını kaybetme tehlikesinin bulunduğunu, K6’ın çevresine kısıtlı adayı annesinin tüm mal varlığını satacağını söylediğini, kısıtlı adayı adına kayıtlı yirmiden fazla taşınmaz bulunduğunu, kısıtlı adayının daha önce bir taşınmazını sattığını ve bedelini oğlu K6’ın isteği ile diğer kardeşler K6, K7 ve K8 arasında pay ettiğini iddia ederek, kısıtlı adayına kayyım ya da yasal temsilci atanmasını talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince, birleşen dosyada alınan 24/07/2018 tarihli sağlık kurulu raporunda kısıtlı adayının vesayet altına alınmasının gerekmediği, medeni haklarını kullanabildiği, mahkemece dinlenmesinde fayda bulunduğunun tespit edildiği; eldeki asıl ve birleşen davalardan önce görülen Adana 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2018/933 E. sayılı dosyasında alınan 10/09/2012 ve 29/09/2015 tarihli sağlık kurulu raporlarında da aynı tespitlerin yer aldığı, sözü edilen dosyada yapılan kolluk araştırmaları ve keşif sonucunda kısıtlı adayının malvarlığını iyi bir şekilde yönettiğinin tespit edildiği, dosyada kısıtlı adayının malvarlığını kötü yönettiğine dair delil bulunmadığı, kısıtlı adayının okuma yazma bilmemesinin ve malvarlığının çokluğunun tek başına fiil ehliyetinin kısıtlanmasını gerektirmediği, kısıtlı adayının duruşmaya katılarak kısıtlanmayı kabul etmediğini beyan ettiği, duruşmada kısıtlanmayı gerektirir bir durumunun bulunmadığının gözlemlendiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş, asıl ve birleşen davalardaki vasi adayları vekilince karar istinaf edilmiştir.

TMK’nın 405. Maddesinde “Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her ergin kısıtlanır.”

Aynı kanunun 406. maddesinde “Savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehdit eden her ergin kısıtlanır.” şeklinde düzenleme mevcuttur.

Kısıtlı adayı hakkında Adana Dr. Ekrem Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi’nden alınan 24/07/2018 tarihli sağlık kurulu raporunda vasi tayininin gerekmediğinin belirtildiği anlaşılmaktadır.

Kısıtlı adayının TMK’nın 405. maddesi kapsamında vesayet altına alınmasını gerektirir akıl hastalığı, akıl zayıflığı veya ağır hastalığının bulunmadığının, akli dengesinin akıllıca yaşam sürmesi için yeterliği olduğunun, kendi işlerini görecek güce sahip olduğunun ve sürekli yardıma muhtaç olmadığının tespit edilmesine, mahkemece kısıtlı adayının sağlık kurulu raporundaki tespitlere uygun olmayan bir hal içerisinde olduğuna dair gözleminin bulunmamasına, aynı şekilde bu yönde dosya kapsamında bilgi ve belge de bulunmamasına;

Yine TMK’nın 406. maddesi kapsamında kısıtlı adayının malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açacak şekilde taşınmaz mal sattığının ya da başkaca işlem ve tasarrufunun bulunduğunun kanıtlanamamasına göre; asıl ve birleşen davanın reddine ilişkin verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:

Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-
Asıl ve birleşen davada vasi adayları vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 md.si gereğince
ESASTAN REDDİNE,

2-
Davanın niteliği itibariyle harç alınmasına yer olmadığına,

3-
İstinaf yargılama giderlerinin, istinafa başvuranlar üzerinde bırakılmasına,

4-
Kararın tebliği vb. işlemlerin 6100 Sayılı HMK’nın 359/3 md. uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 362/1-b maddesi gereğince
KESİN olarak oybirliği ile karar verildi.
11/11/2020

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!