Adana BAM, 4. HD., E. 2018/648 K. 2018/725 T. 29.6.2018

İlgili madde: TMK Madde 999

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN

DAVACILAR : 1- K1 – N1

2- K2 – N2

VEKİLİ : Av. K3 – A1

DAVALI : 1- HATAY BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI – Hatay Merkez/ HATAY

VEKİLLERİ : Av. K4 – A2

DAVALI : 2- ANTAKYA BELEDİYE BAŞKANLIĞI – Hatay Merkez Merkez/ HATAY

VEKİLİ : Av. K5 – A3

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Kamulaştırmasız El Koymadan Kaynaklanan)

Hatay 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/196 Esas 2018/17 karar sayılı dosyasında verilen 13/02/2018 tarihli karara karşı davalı Hatay Büyükşehir Belediyesi vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Tarafların iddia ve savunmalarının özeti;

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle;

Davacıların hissedar olduğu Hatay ili Antakya ilçesi A4 Mah.1447 parselsayılı taşınmazın davalı belediye tarafından haksız olarak kullanıldığını, davacıların ciddi bir zarara uğradığını, bu nedenle davanın kabulü ile şimdilik 10.000,00 TL kamulaştırmasız el atma bedelinin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenilmesini talep ve dava etmiştir.

D avalı Antakya Belediyesi vekili, dava konusu taşınmazın Hatay Büyükşehir Belediyesi yetki alanında olduğunu, bu nedenle davanın reddini talep etmiştir.

Davalı Hatay Büyükşehir Belediyesi vekili, davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi Kararı:

Yapılan yargılama neticesinde,
-Antakya Belediye Başkanlığı hakkında açılan davanın husumet nedeniyle usulden reddine,
-Davacıların davasının Hatay Büyükşehir Belediyesi yönünden kabulü ile; Hatay ili Antakya ilçesi Serinyol A5 Mahallesinde kain 197 ada 2 parselin davacıların hissesi olan 110,00 m²’lik kısmının kamulaştırmasız el atma bedelinin davacılar K2 ve K1 için ayrı ayrı 86.071,47’er TL üzerinden toplam 172.142,95 TL olarak tespitine ve kamulaştırmasız el atma bedelinin dava tarihi olan 11.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hatay Büyükşehir Belediyesindenalınarak davacılara verilmesine,
-Hatay ili Antakya ilçesi Serinyol A5 Mahallesinde kain 197 ada 2 parsel numaralı taşınmazın davalı Hatay Büyükşehir Belediyesi tarafından kamulaştırmasız olarak el atılarak fiilen yol olarak kullanılan fen bilirkişisinin 20.04.2017 tarihli rapor ve krokisinde (A) harfiyle gösterilen 110,00 m2’lik kısmının davacılar adlarına olan tapu kaydının iptali ile, Türk Medeni Kanunun 999.maddesi uyarınca yol olarak terkinine, artan hissenin davacılar uhdesinde bırakılmasına karar verildiği görülmüştür.

İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:

Davalı Hatay Büyükşehir Belediyesi vekili istinaf dilekçesinde özetle;

Dava konusu taşınmazın arsa vasfında olmayıp tarla niteliğinde olduğunu, taşınmazın arsa bedeli olarak hesaplanan m2 bedeli rayiç değerlere göre oldukça yüksek olup, ortaklık payı düşülmeden yapılan hesaplama da arsanın gerçek değerinden çok daha üstünde olduğunu, belirlenen kamulaştırma bedelinin çok yüksek olduğunu, bilirkişi heyetinin m2 birim fiyatı 5.000,00 TL olan bir taşınmazı emsal olarak aldıklarını, bilirkişi heyetinin bu kadar yüksek satış değeri olan taşınmazı emsal kabul etmesinin yanlış olduğunu, emsal ile dava konusu taşınmaz arasında kıyaslama yapılmadığını belirterek, yerel mahkeme kararının bozulmasına, yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine ve tehiri icra taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davacılar vekili istinaf dilekçesine karşı verdiği cevap dilekçesinde özetle;

Yerel mahkeme kararının onanmasına, davalı Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın istinaf ve tehir-i icra taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:

Hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmaz, arsa vasfında kabul edilerek taşınmaza değer biçilmiştir. Mahkemece öncelikle dava konusu taşınmazın niteliği doğru tespit edildikten sonra tespit edilen niteliğine göre Kamulaştırma Kanunu’ nun 11.maddesine göre değer tespitinin yapılması gerekir.

Bakanlar Kurulunun, Yargıtayca kısmen benimsenen 28/02/1983 ve 1983/6122 sayılı kararı uyarınca, belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde kalan bir taşınmazın arsa niteliğinde kabulü için, uygulama imar planı (genelde 1/1000 ölçekli) ile iskan sahası olarak ayrılmış yerlerde bulunması esastır. Aynı karara göre, imar planında yer almayan bir taşınmazın, arsa sayılabilmesi için ise, belediye veya mücavir alan sınırları içinde olmakla beraber belediye hizmetlerinden (belediyece meskun olduğu için veya meskun hale getirileceği için sunulan yol, su, elektrik, ulaşım, çöp toplama, kanalizasyon, aydınlatma vs.) yararlanan ve meskun yerler arasında bulunması gerekir. Taşınmaz belediye nazım imar planı (1/5000 ve daha büyük ölçekli) içinde ise, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 17/04/1998 ve 1996/3-1998-1 sayılı kararı uyarınca, bu plan kapsamına alındığı tarih ve plandaki konumu, alt yapı hizmetlerinden yararlanma ve ulaşım olanakları, belediye merkezine uzaklığı, kullanım biçimi itibariyle iskan amacına yönelik yapılaşma olasılıkları da değerlendirilmek üzere araştırılmalıdır.

Dava konusu taşınmazın tapu kaydı incelendiğinde Hatay ili Antakya ilçesi Serinyol A5 Mahallesi 192 ada 7 parsel 1456,74 m2 olarak tarla vasfı ile davacılar adına 1/2’şer hisseli olarak tapuya kayıtlı olduğu görülmüştür.

Antakya Belediye Başkanlığı’nın yazı cevabına göre dava konusu taşınmazın 1/1000’lik uygulama imar planı içinde olduğu, yerleşim yerleri ve meskun alanda yer aldığı, imar parseli olmadığı, İmar Kanunu 15, 16 ve 18. maddeleri uyarınca yapılmış işlem bulunup bulunmadığının tapu müdürlüğünden sorulması gerektiği, yol genişliğinin 22 metre olması sebebiyle Büyükşehir Belediyesinin sorumluluk alanı içerisinde bulunduğunun bildirildiği görülmüştür.

İlgili kurumdan dava konusu taşınmaza el atma tarihinin tespiti için yazı yazılmış olup alınan yazı cevapları ve dinlenen tanık beyanına göre taşınmazın kenarında önceden ince bir yol bulunduğu, bu yolun 1988 yılında Büyükşehir Belediyesi tarafından yapıldığı tespit edilmiştir.

Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre taşınmaz arsa vasfında kabul edilerek A6 Mahallesi 427 parsel sayılı tarlanın 1/5 hissesinin 22/04/2011 tarihinde 450.000,00 TL bedel ile m2’si 5000 TL’den satışı emsal alınmış, emsal bu satışın dava tarihinde TÜİK endeksi uygulanarak m2’si 8.686,06 TL tespit edilmiş, dava konusu taşınmazın 5 kat daha az değerli olduğu kabul edilerek emsalin 1/6’sı fiyatında olacağı 1.447,67 TL/m2 fiyat tespiti yapılarak el atılan 110 m2’lik alanın bedeli ve neyin üzerinden hesaplandığı anlaşılamayan 12.899,25 TL ilave değer azalışı eklenerek kamulaştırmasız el atma bedelinin tespitinin yapıldığı, mahkemece bu bedele göre karar verildiği görülmüştür.

HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede;

Davalı Antakya Belediye Başkanlığı hakkında açılan davanın yapılan bu yolun Hatay Büyükşehir Belediyesinin sorumluluğunda olması sebebiyle husumet nedeniyle açılan davanın reddine karar verilmesi, dava konusu taşınmaza el atma tarihinin 1988 tarihi kabul edilerek taşınmazın imar planında olması sebebiyle arsa olarak değerlendirilip emsal kıyaslaması yapılmak suretiyle bedel tespiti yöntemi dairemizce doğru bulunmuştur.

1-Dava konusu taşınmazın Antakya Serinyol A5 Mahallesi 192 ada 7 parsel sayılı taşınmaz olmasına rağmen dava konusu taşınmazla ilgisi bulunmayan 197 ada 2 parsel sayılı taşınmazla ilgili tespit ve tescil hükmünün kurulduğu, tapuya da bu parselle ilgili şerh tesis ettirilmesi,

2-Bilirkişi raporu ile değer azalışı adında bir bedel tespit edilerek kamulaştırmasız el atma bedeline ilave edildiği, ancak bu bedelin nerenin değer azalışına ilişkin olduğunun anlaşılamadığı,

3-Dava konusu taşınmaza emsal alınan taşınmazın, taşınmazla fiziksel yakınlığı bulunmadığı gibi davalı parselden 5 kat daha değerli olması sebebiyle uygun emsal olamayacağı,

4-Mahkemenin kabulü doğrultusunda yapılan inceleme neticesinde ise, emsal alınan A6 427 parsel sayılı taşınmazın tedavüllü tapu kaydı, emsal satışa ait akit tablosu, imar durumu ve vergi rayiç kıymet bedelinin tespitine ilişkin yazı cevaplarının dosya içerisinde olmadığı, raporun denetlenemediği,

5-Davacıların yolun sorumluluğunun hangi belediyede olduğunu bilmelerinin mümkün olmaması sebebiyle haksız olarak Antakya Belediye Başkanlığı lehine vekalet ücretine karar verilmiş olması,
Sebepleri ile mahkemenin kamulaştırmasız el atma bedelinin tespitine ilişkin hükme esas aldığı raporun karar vermeye yeterli ve elverişli olmadığı, yapılan inceleme ve araştırmaların eksik olduğu anlaşılmış olup,
Mahkemece yapılacak iş;

Taraflara dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre değer biçilmesi için yeniden oluşturularak bilirkişi kurulu marifeti ile keşif yapılıp dava konusu taşınmaz ile bilirkişi raporunda somut emsal olarak alınan taşınmazların belediye binası, hükümet konağı, adliye ile merkezi yerler ve birbirlerine olan uzaklıkları şehir haritası üzerinde fen bilirkişisine işaretlettirildikten sonra, dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibari ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut emsal kabul edilen taşınmazların ise bilirkişilerce değerlendirmeye esas alınan satış tarihi itibari ile fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parselleri mi yoksa imar planına dahil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parselleri olduklarının ve taşınmazın bulunduğu mahallede düzenleme ortaklık payı kesintisinin ilgili belediye imar müdürlüğü ile tapu müdürlüğünden sorulup vergi değerleri de karşılaştırılmak suretiyle değer biçilip alınacak bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması gerektiği,

1-Kamulaştırma bedelinin tespiti için bilirkişi raporunda somut emsal olarak alınan taşınmazın tapu kaydı ve değerlendirmeye esas satışın akit tablosu ve satış senetlerinin temini ile dosyaya eklenmesi,

2-Bilirkişi raporunda somut emsal alınan taşınmazın satış tarihi itibariyle; dava konusu taşınmazın ise dava tarihi itibari ile imar uygulaması sonucu oluşan imar parseli olup olmadığının ve imar uygulaması görmüşse İmar Kanunu md.18 uyarınca (DOP) düzenleme ortaklık payının düşülüp düşülmediğinin düşüldüyse DOP oranına ayrıca İmar Kanunu 15. 16. maddeleri uyarıca rızai terk işlemine tabi tutulup tutulmadığına rızai terk işlemi varsa terk edilen miktara ilişkin bilgi ve belgelerin örneklerinin tapu müdürlüğü ve belediye başkanlığından ayrı ayrı istenmesi,

3-Bilirkişi raporunda somut emsal alınan parsel ile dava konusutaşınmazın bulunduğu cadde, sokak itibariyle Belediyenin Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından re’sen belirlenen dava tarihindeki emlak vergisine esas asgari m² değerlerinin belediye başkanlığından istenmesi,

4- Emsal alınan taşınmazın satış tarihi itibari ile, dava konusu taşınmazın dava tarihi itibariyle, kesinleşmiş 1/1000 ölçekli uygulama imar planı içinde bulunup bulunmadığı, bu tarih itibariyle kesinleşmiş imar planı içinde olmadığının anlaşılması halinde, belediye veya mücavir alan sınırları içinde olmakla beraber, belediye ve altyapı hizmetlerinden (yol, su, elektrik, çöp toplama, kanalizasyon, aydınlatma vd. gibi) yararlanıp yararlanmadığı, özellikle etrafının meskûn olup olmadığı, taşınmaz belediye nazım imar planı içinde ise Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 17.04.1998 gün ve 1996/3-1998/1 sayılı kararı uyarınca bu plan kapsamına alındığı tarih ve plandaki konumu, hangi amaçla plan kapsamına alındığı, yerleşim merkezlerine uzaklığı, altyapı hizmetlerinden yararlanma ve ulaşım olanakları, kullanma biçimi itibariyle iskan amacına yönelik yapılaşma olasılıkları vs. hususlarının belediye başkanlığından istenmesi,

5-Dava konusu taşınmazın yol yapılmak suretiyle el atılması sebebiyle yolun yapımından önceki (1988 yılı) ve sonraki imar durumlarının ayrı ayrı sorularak yol geçirilmesi sebebiyle imar durumunda değişiklik olup olmadığının, el atılan kısımdan geriye kalan alanda inşaat kısıtlaması bulunup bulunmadığının Antakya Belediye Başkanlığı ve Hatay Büyükşehir Belediye Başkanlığından ayrı ayrı sorulması, geriye kalan kısım ile ilgili değer azalışının bu veriler baz alınarak değerlendirilmesi,
Tüm bu belgeler getirtildikten sonra dosyanın yeni bilirkişi heyetine tevdi için keşif yapılarak yukarıdaki değerlendirmeler göz önünde bulundurularak taşınmaz bedelinin tespitinin gerektiği,
Tüm bu anlatılanlar ışığında mahkemece alınan bilirkişi raporları ile yapılan araştırmalar hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. Kamulaştırma bedelinin tespit ve tescil davasındaki en önemli delilin Kamulaştırma Kanunu’nun 11.ve 12. maddelerindeki kriterlere uygun, hükme elverişli ve denetime açık rapor alınması olduğu, mahkemece alınan bilirkişi raporu ve araştırmanın hüküm kurmaya elverişli ve yeterli olmadığı, bu nedenle HMK’nın 353/1-a-6. bendine göre davanın esasıyla ilgili olarak gereken delilin usulünce toplanmadığı anlaşıldığından, açıklanan nedenlere dayalı davalı Hatay Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekilinin istinaf taleplerinin kabulüyle kararın kaldırılarak dosyanın mahalline gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere

1-Davalı Hatay Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekilinin istinaf talebinin
KABULÜ ile,
HMK’nın 353/1-a-6 maddesi gereğince Hatay 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/196 esas 2018/17 karar ve 13/02/2018 tarihli kararının
KALDIRILMASINA
,

2-Dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine,

3-Davalı Hatay Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından peşin olarak yatırılan 2.939,77 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,

4-Taraflarca yapılan yargılama giderinin yeniden yargılama yapacak ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine,

5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

6-HMK’nın 359/3. maddesi gereğince tebliğ işlemlerinin yapılması için dosyanın mahkemesine iadesine,
Dair; dosya üzerinden tarafların yokluğunda oy birliğiyle
KESİN olmak üzere karar verildi. 29/06/2018

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaş — Avukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!