T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
DAVACI : K1- N1
VEKİLİ :
Av.
K2
DAVALI : K3-
VEKİLİ :
Av.
K4
DAVANIN KONUSU : Tapu İptali Ve Tescil (Önalım Hakkından Kaynaklanan)
Düziçi Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.04.2019 tarih 2016/548 Esas 2019/147 kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Davacının Düziçi İlçesi, A4 Köyü, 567 Parsel numaralı taşınmazın hissedarlarından olduğunu, bu taşınmazın 1/2 hissesine sahip olan K5’in Düziçi Tapu Müdürlüğünün 01/09/2016 tarih ve 3882 yevmiye numaralı işlemi ile taşınmazdaki hissesini davalı K3’e 10.000,00 TL bedel karşılığında sattığını, davacının şufa hakkını kullandığını, hissenin davacıya bilgi verilmeden satıldığını, bu nedenlerle davacı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkilinin adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davayı kabul etmediklerini, dava konusu taşınmazda hissedarlar arasında rızai ve fiili taksim yapıldığını, şufa hakkının kullanılmasının yasal olarak mümkün olmadığını, davacının fiili taksim ile yıllardır paydaş kardeşi ile ayrı ayrı kullandığı bölüm için açtığı davanın MK.2. Maddesinde düzenlenen iyi niyet kuralı ile bağdaşmadığını ve hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğunu, davacının şufa davası açma hakkını olmadığını, bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
Yerel Mahkeme yaptığı yargılama neticesinde; Taşınmazda fiili taksimin mevcut olduğu kanaatine varıldığı ve bu durumda davacının ön alım hakkını kullanmasının TMK’nın 2. Maddesi gereğince dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığı anlaşıldığından
,
Davanın REDDİNE dair karar verildiği görülmüştür.
Kararı davacı vekili istinaf etmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı ve kardeşi K5’in Düziçi İlçesi, A4 Köyünde bulunan 567 parselin 1/2’şer hisseli malikleri olduklarını, taşınmazda hiç yer kullanmayan davacının, davaya konu hisseyi davalıya satılmasından önce taşınmazı ölçtürdüğünü ve kardeşinden kendisinin yerinin belirlenerek ayrılmasını istediğini, taşınmaz paylaşılmadan hissesini satarak taşınmazın tümünü alıcıya devretmeyi kendisi için daha uygun gören K5 taşınmazdaki hissesini davalı K3’e satarak hissedarlıktan çıktığını, müvekkilin davalıya dava açtığını, yerel mahkemece alınan raporun hatalı olduğunu, davaya konu taşınmaz üzerinde fiili taksimin olmadığının görüldüğünü belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava Önalım hakkına dayanan tapu iptali tescil davasıdır.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu taşınmazın Osmaniye İli, Düziçi İlçesi, A4 Köyü 567 parselde tapuya kayıtlı 20000 m²’lik taşınmaz olduğu 1/2 hissesinin davacı K1, 1/2 hissesinin de kardeşi K5 adına kayıtlı iken davalıya 01.09.2016 tarihinde 10000 TL bedel ile satıldığı, davacı tarafından süresi içerisinde önalım hakkını kullanmak için dava açıldığı görülmüştür.
Dairemizce HMK’nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere yapılan inceleme neticesinde;
Önalım hakkı; paylı mülkiyete tabi taşınmazlarda payın 3. kişiye satılması halinde diğer paydaşlara o payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak, paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve payın 3. kişiye satılması ile kullanılabilir hale gelir.
Türk Medeni Kanunun 734. maddesi uyarınca önalım hakkı sahibi adına payın tesciline karar verilmeden önce satış bedeli ile alıcıya düşen tapu giderlerini hakim tarafından belirlenen süre içinde hakimin belirleyeceği yere nakden yatırmakla yükümlüdür.
Davalının payın devrine ilişkin resmi senetle yapılan satış akdinin tarafı olduğundan kendi muvazaasına dayanamayacağından gerçek satış bedelinin tapuda gösterilen bedelden daha fazla olduğu yönündeki bedelde muvazaa savunması dinlenemez. Bu nedenle davalının resmi senette ödemiş olduğu gösterilen satış bedeli ile tapu harç ve masraflarından oluşan önalım bedelini ödemek suretiyle davacıya önalım hakkı kullandırılabilir.
Önalım davasına konu olan payın ilişkin bulunduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak kendi aralarında taksim edilerek her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken bunlardan biri kendisinin kullandığı yerin ve bu yere tekabül eden payın bir üçüncü şahsa satarsa satıcı zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış nedeniyle önalım hakkını kullanması TMK’nın 2.maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ile bağdaşmaz.Kötü niyet iddiası 14.02.1951 tarih ve 17/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca; davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemecede kendiliğinden nazara alınması gerekir. Bu gibi halde savunmanın genişletilmesi söz konusu değildir. Eylemli paylaşmanın varlığı halinde davanın reddi gerekir.
Somut olayda, davacı ve 1/2 davalı adına tapuya kayıtlı olan taşınmaz başında keşif yapılmış olup dinlenen tanık ve bilirkişi beyanları ve fen bilirkişi raporuna göre davacının dava ve satıştan önce taşınmaz üzerinde herhangi bir kullanımının bulunmadığı, tarafların taşınmaz sınırlarının tam olarak bilmemeleri sebebiyle kendi aralarında paylaşım yaptıkları düşüncesi ile 567 parsel sayılı taşınmazın tamamının satış yapan K5’e bırakılmış olduğu, davacının bu alanda herhangi bir kullanımının olmadığı, davacının kullandığı ve A harfi ile gösterilen yerin ise 816 sayılı Orman parseli içerisinde kaldığı, davacının 567 parsel içerisinde kendi kullanımına esas olmak üzere ölçüm yaptırması neticesinde fen bilirkişi ek raporunda B harfi ile gösterilen 7671,97 m²’lik kısmı kullanmak üzere ayırdığı, taraflar arasında anlaşmazlık çıkınca 1/2 hissenin davalıya satıldığı görülmüştür. Bu değerlendirmelerde gözönünde bulundurulduğunda taşınmazın bir kısmının ölçtürmenin yasanın tanıdığı anlamda fiili taksim ve kullanım kabul edilemeyeceği, davacının dava konusu parsel sınırları içerisinde satıştan önce herhangi bir kullanımının olmadığı, bu sebeple önalım hakkının doğduğu kabul edilmiştir.
Tüm bu anlatılanlar ışığında mahkemece alınan bilirkişi raporları ile yapılan araştırmalar hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olup, mahkemece davanın reddine ilişkin verilen kararın dosya kapsamına uygun olmadığı görüldüğünden davacı yararına önalım hakkının doğduğu değerlendirilerek önalım bedelinin de davacı tarafından mahkeme veznesine yatırılmış olduğu görüldüğünden HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yapılan yargılamada herhangi bir eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf taleplerinin kabul edilerek kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-
Davacı tarafın istinaf başvurusunun
KABULÜ ile, Düziçi Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.04.2019 tarih 2016/548 Esas 2019/147 Karar sayılı kararının HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca
KALDIRILMASINA,
2-Davanın KABULÜNE,
3
-Dava konusu Osmaniye İli, Düziçi İlçesi, A4 Köyü 567 parsel sayılı taşınmazın davalı K3 adına tapuya kayıtlı 1/2 hissesinin tapu kaydının yasal ön alım hakkı nedeniyle
İPTALİNE, davacı T.C.Kimlik No: N1 no lu K1 adına
TAPUYA KAYIT VE TESCİLİNE,
4
–
Hüküm özetinin İİK 28. Maddesi gereğince taşınmazın bağlı olduğu Düziçi Tapu Müdürlüğüne gönderilmesine, (İlk Derece Mahkemesince yazılmasına)
5-
Davacı tarafından depo edilen 10.200,00
–
TL ön alım bedelinin karar kesinleştiğinde davalıya ödenmesine , fazla yatırılan bakiye önalım bedelinin davacıya iadesine,
6
-Alınması gerekli 696,76 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7-
Davacı tarafından yatırılan 170,78 TL harcın talep halinde yatıran tarafa iadesine,
8-
Davacı tarafından yapılan yargılama gideri 804,90 TL ‘nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9
-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince 3.400,00 TLvekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10
-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili taraflara iadesine,
11
-Davacı tarafından yatırılan 44,40 TL istinaf karar harcının talep halinde davacı tarafa iadesine,
12
-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
13
-HMK nın 359/3. maddesi gereğince tebliğ işlemlerinin yapılması için dosyanın mahkemesine iadesine,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu tarafların yokluğunda oy birliğiyle
KESİN olmak üzere karar verildi.05/06/2020
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe