T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: MERSİN 3. AİLE MAHKEMESİ
TARİHİ
: 20/09/2018
NUMARASI
: 2017/429 E 2018/691K
DAVACI
:K1-TC.NO:N1 A1
VEKİLİ
: Av. K2 A2
DAVALI
:K3-TC.NO:N2 A3
VEKİLİ
: Av. K4 A4
DAVA KONUSU
: Tedbir Nafakası
İSTİNAF KAYIT TARİHİ
: 03/12/2018
KARAR TARİHİ
: 07/05/2019
KARAR YAZMA TARİHİ
:07/05/2019
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, taraflarca istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özet ile; tarafların 30 yıldır evli olduklarını, müşterek iki çocukları bulunduğunu, davalının müvekkiline uyguladığı maddi manevi şiddet nedeniyle şikayet nedeniyle 23 Temmuz 2016 tarihinde evden uzaklaştırıldığını, daha sonra da evi terk ettiğini ve Ankara’da kızının yanında kaldığını, alınan uzaklaştırma kararını bahane ederek 1 yıl önce evi tamamen terk ettiğini, müvekkilinin ev hanımı olup sağlık sorunları nedeniyle halihazırda çalışamadığını, komşuların yardımı ile geçimini sağlamaya çalıştığını, davalının imam olup aylık 2.500,00-3.000,00.L emekli maaşı aldığını, müvekkilinin şu an boşanma davası açmadığını, müvekkilinin maddi yönden mağdur durumda bulunduğunu belirterek aylık 1.200,00.TL tedbir nafakasına hükmedilmesini talep ve dava etmiş ve adli müzaharet talebinde bulunmuştur.
SAVUNMA :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özet ile; davacının iddialarının doğru olmadığını, yanında olup bakımını yaptığını iddia ettiği müşterek çocuğunun 25 yaşında olduğunu, eğitimini tamamladığını, meslek sahibi olduğunu, bu çocuk için nafaka isteyemeceğini, daha sonra da bu çocuğun askerde olup eğitimini tamamladığını itiraf ettiğini, sağlık sorunları nedeni ile çalışamadığını iddia etmiş ise de, X1 isimli firmaya ait ürünleri satarak gelir elde ettiğinide yine beyan ederek geliri bulunduğunun ispat edildiğini, diğer yandan davacının şehirlerarası otobüs firmasında hosteslik yaptığınıda itiraf ettiğini, ancak sigortasız çalıştığını, zaten eşinden dolayı sağlık güvencesininde olduğunu, gelirini gizlemek amacı ile sigortasız çalıştığını, davacının nasıl bir yaşantı sürdüğü ve çalışma hayatına ilişkin net bilgilerin delil olarak sunulan Mersin 6.Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/486 esas sayılı dosyasında da mevcut olduğunu,müvekilinin oğlunun 23/07/2016 tarihinde saldırısına maruz kaldığını ve oğlu tarafından boğazı sıkıldığını, müvekkilinin bu arbededen kurtulmak amacı ile oğlunun karnını ısırdığını, bu olay nedeni ile Mersin 13.Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/498 esas sayılı dosyasında basit yaralama suçundan kamu davası açıldığını, daha sonra müvekkilinin şikayetinden vazgeçtiğini, ancak oğlunun babası hakkındaki şikayetinden vazgeçmediğini, müvekkili tarafından iddia edildiği gibi davacıya herhangi bir şiddet uygulanmadığını, Mersin 4.Aile Mahkemesinin 2016/540 esas sayılı dosyasındaki davacının cevap dilekçesinde de yine müvekkili tarafından şiddete maruz kalmadığını davclının beyan ettiğini, her davanın açıldığı tarihten önceki olaylara göre değerlendirmeye tabi tutulduğunu, dava açıldıktan sonra meydana gelen olayların ancak yeni bir davanın konusu olabileceğini, bildirilen Mersin C.Başsavcılığının 2017/51235 soruşturma sayılı evrakının, SMS ve mesaj kayıtları ile uzaklaştırma kararının bu davanın konusu olamayacağını, Mersin 4.Aile Mahkemesinin 2016/540 esas sayılı dosyasında görülen boşanma davasında davacının müvekkili hakkında psikolojik tedavi gördüğünü, çabuk öfkelenip kızdığını ve saldırganlaştığını beyan ettiğini, müvekkilinin bu rahatsızlığını bilerek müvekkilini sürekli tahrik ettiğini, bu tahrikler sonucu mesajların çekildiğini, uzaklaştırma kararınında soyut iddialara dayandığını, Mersin 6.Asliye Ceza Mahkemesi dosyasında K5 isimli şahsın hazırlıkta verdiği 03/04/2017 tarihli beyanında davacı K1’ı 13 yıldır tanıdığını ve birlikte yaşadıklarını dile getirdiğini, her ne kadar şikayet dilekçesi bir alacak verecek meselesi olarak dillendirilse de aslında bir gönül ilişkisi meselesi olduğunu, müvekkilinin 21 yaşından itibaren kanındaki lityum eksikliği nedeniyle bipolar affektif bozukluk hastalığı bulunduğunu ve sürekli ilaç kullanmak zorunda kaldığını, ilaçların düzenli kullanılması halinde müvekkilinin normal yaşamına devam edebildiğini, davacının iddialarını kabul etmediklerini, eldeki davanın 2017 tarihinde açıldığını ve müvekkilinin Temmuz-Ağustos aylarını kapsar şekilde nafaka ödediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mersin 3. Aile Mahkemesi’nin 20/09/2018 tarih,2017/429 Esas ve 2018/691 Karar sayılı ilamında özet ile; davacının tedbir nafakasına ilişkin davasının reddine, davacı lehine tedbiren takdir edilen aylık 500,00.TL tedbir nafakasının karar tarihi olan 20/09/2018 tarihinden itibaren kaldırılmasına, yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına, davacı aleyhine, davalı lehine vekalet ücretine karar verildiği anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı kadın vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının, davalının 30 yıllık eşi olduğunu, 2 müşterek ergin çocuklarının olduğu, davalının, davacıya uyguladığı şiddet nedeni ile evden uzaklaştırıldığını, 23/07/2016 tarihinden beri Ankara kızının yanında kaldığını, uzaklaştırma kararını bahane ederek, yaklaşık 1 yıl önce evi tamamen terkettiğini, davacı kadının, ev hanımı olduğunu, sağlık sorunları nedeni ile çalışmadığını, komşuların yarıdımı ile yaşamını sürdürdüğünü, davalı erkeğin, evlilik boyunca eşine fiziksel ve cinsel anlamda şiddet uyguladığını, telefon ile ağır hakaretlerde bulunduğunu, küfürler ettiğini, ayrılık döneminde davacının bir ara otobüs firmasında hosteslik yaptığını, iki hafta sonra yaşından dolayı işten çıkarıldığını, 22/02/2018 tarihinde dinlenen tanıkların görgüye dayalı bilgilerinin olmadığı, tanık K6’ın beyanlarının iftiradan ibaret olduğunu, davalı erkeğin en ufak tartışmada davacı kadına ve oğluna şiddet uygulamaktan çekinmediğini, tarafların birlikte yaşadığı dönemde, davacı kadının eşini sevdiği için her zorluğa katlandığını, namusu ile yaşadığını, davalının sadakat yükümlülüğünü ihlal iddiasının zaman aşımına uğradığını, cevap ve cevaba cevap dilekçesinde bahsetmediğini belirterek, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak, talepleri gibi karar verilmesini istinaf kanun yolu ile talep etmiştir.
Davalı erkek vekili istinaf dilekçesinde özetle; açılan davanın, tedbir nafakasına ilişkin oldğunu, kadının, yargılama sırasında tedbiren tedbir nafakası talep ettiğini, mahkemece 22/11/2017 tarihli ara kararı ile 22/06/2017 tarihinde geçerli olmak üzere kadın için aylık 500,00.TL tedbir nafakasının, davalı erkekten alınarak, davacı kadına verilmesine karar verildiği, bu durumun davanın mahiyeti dikkate alındığında, usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemenin tedbir nafakası takdir edilirken, boşanma davası gibi değerlendirme yapıldığını, yargılama neticesinde davacı kadının, tedbir nafakası davasının reddine karar verildiğini, ancak yargılama sırasında dava tarihinden geçerli olmak üzere takdir edilen aylık 500,00.TL tedbiren tedbir nafakasının karar tarihi itibari ile kaldırıldığını, bu durumun hatalı olduğunu, nafakanın dava tarihi itibari ile kaldırılması gerektiğini, kadının, sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğini, ayrı yaşamakta haklı olmadığını, bu durumu ispat edemediğini belirterek, ara kararda takdir edilen tedbiren tedbir nafakasının dava tarihinden itibaren tümden ortadan kaldırılmasını istinaf kanun yolu ile talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE
GEREKÇE :
HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava, davacı kadın tarafından , davalı eş aleyhine açılan tedbir nafakası davasına ilişkindir.
Tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde;tarafların 13/08/1987 tarihinde resmi olarak evlendikleri, bu evliliklerinden iki ergin müşterek çocuklarının olduğu, davacı kadının, ayrı yaşamada haklı olduğu, davalı eşin ekonomik yönden kendisine bakmadığı gerekçesi ile tedbir nafakası talep ettiği, davalı erkeğin, süresinde verdiği cevap dilekçesinde iddiaları kabul etmeyerek, açılan davanın reddini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince yaptırılan ekonomik-sosyal araştırmaya, kadının, ev hanımı olduğu, çalışmadığı, gelirinin ve mal varlığının olmadığı, kendi evinde kaldığı, kira vermediği, erkeğin; emekli imam olduğu, aylık 2.350,00.TL emekli maaşı olduğu, kızının yanında kaldığı, evinin olduğu, mobiletinin olduğunun belirtildiği, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, İlk Derece Mahkemesi kararının özeti bölümünde açıklandığı üzere, kadının, tedbir nafakası davasının reddine, kadın için tedbiren yargılama sırasında takdir edilen tedbir nafakasının karar tarihi itibaren kaldırılmasına, karar verildiği, verilen kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğ edildiği, tarafların, yasal istinaf başvuru süresi içersinde istinaf dilekçesi özeti bölümünde açıklandığı üzere, kadının; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, ayrı yaşamakta haklı olduğu, talebi doğrultusunda nafakaya karar verilmesi, erkeğin; davanın mahiyeti gereği, yargılama sırasında kadın için dava tarihinden, karar tarihine kadar takdir edilen tedbir nafakasının usul ve yasaya aykırı olduğu, kadının ayrı yaşamakta haklı olmadığı gerekçesi ile istinaf kanun yoluna başvurdukları anlaşılmıştır.
TMK.’nun 197. Maddesinde;” Eşlerden biri ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir. Birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hakim eşlerden birinin istemi üzerine birinin diğerine yapacağı parasal katkıya, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve eşlerin mallarının yönetimine ilişkin önlemleri alır….” hükmü düzenlenmiştir. Buna göre; tedbir nafakasına hükmedilebilmesi için davacı kadının ayrı yaşamakta haklı olduğunu ispat etmesi gerekir.
Taraflarca sunulan, İlk Derece Mahkemesince toplanan tüm delillere ve taraflarca gösterilen istinaf nedenlerine göre yapılan incelemede; davacı kadının, davalı eşinden tedbir nafakası talep ettiği, davalı erkeğin iddiaları kabul etmeyerek, açılan davanın reddni talep ettiği, toplanan delilere göre, tarafların 2016 yılından itibaren ayrı yaşadıkları, davacı kadının, davalı eşe ait evde oturduğu,davacı kadının istinaf başvurusunun incelenemesinde; davacı kadının, uzun zamandır hayatın olağan akışına aykırı şekilde ve ayrı saatlerde
K5 isimli başka bir erkek ile mesajlaştığı, görüştüğü, savcılık hazırlık dosyasında da bu şahsın da, davacı kadın ile ilişkisi olduğunu doğruladığı, bu durumun , tarafların ayrı yaşamaya başlamadan önce başladığı, bu hali ile davacı kadının gösterdiği tüm deliler ile ayrı yaşamakta ve davasında haklı olduğunu ispat edemediği, davacı kadının, İlk Derece Mahkemesice tedbir nafakası davasının reddine ilişkin verilen karara karşı istinaf başvurusunun, İlk Derece Mahkemesince redde ilişkin verilen kararın usul ve yasaya, TMK’nun 197. Maddesine uygun olduğu anlaşıldığından, 6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince kadının istinaf başvurusunun esastan reddine karar karar verilmesi gerektiği, davalı erkeğin, istinaf başvurusunun incelenmesinde; davacı kadın tarafından açılan davanın evlilik birliği devam ederken ayrı yaşamada haklı olduğu iddia ederek, davalı eşten tedbir nafakası talebine ilişkin olduğu, bu nafakaya karar verilebilmesi için kadının ayrı yaşamada haklı olduğunu ispat etmesi gerektiği, toplanan delillere göre, kadının, başka erkek ile mesajlaşıp konuşması dikkate alındığında, ayrı yaşamakta haklı olduğunu ispat edemediği, kadın lehine, 22/11/2017 tarihinde ara kararı ile dava tarihi olan 22/06/2017 tarihinden geçerli olmak üzere aylık 500,00.TL tedbir nafakasının davalı erkekten alınarak, davacı kadına verilmesine ilişkin ara karar ile karar verildiği, İlk Derece Mahkemesince esasla birlikte verilen kararda ise, kadın için takdir edilen bu nafakanın karar tarihi olan 20/09/2018 tarihinden itibaren kaldırılmasına ilişkin hükmün, kadının, ayrı yaşamakta haklı olduğunu ispat edemediği dikkate alındığında, tadir edilen nafakanın, takdir edildiği tarihten itibaren tümden ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmesi nedeni ile usul ve yasaya, hakkaniyet ilkesine aykırı olduğu, bu neden ile davalı erkeğin bu yöndeki istinaf başvurusunda haklı olduğu, davalı erkeğin bu yöndeki istinaf başvursunun kabulü ile, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda 2. no’lu hüküm fıkrasının tüm sonuçları ile ortadan kaldırılmasına, bu konuda 6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-2 maddesi de dikkate alınarak yeniden düzenleme yapılması gerektiğinden, İlk Derece Mahkemesince, 22/11/2017 tarihinde ara kararı ile dava tarihi olan 22/06/2017 tarihinden geçerli olmak üzere aylık 500,00.TL tedbir nafakasının davalı erkekten alınarak, kadına verilmesine ilişkin düzenlenin, düzenleme tarihi olan 22/11/2017 tarihinden itibaren ortadan kaldırılmasına oy birliği ile karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-
Davacı kadın vekilinin, Mersin 3. Aile Mahkemesi’nin 20/09/2018 tarih,2017/429 Esas ve 2018/691 Karar sayılı ilamına ilişkin isti naf başvurusunun
6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince
ESASTAN REDDİNE,
2-
Davalı erkek vekilinin, Mersin 3. Aile Mahkemesi’nin 20/09/2018 tarih,2017/429 Esas ve 2018/691 Karar sayılı ilamında,
“davacı lehine tedbiren takdir edilen aylık 500,00.TL tedbir nafakasının karar tarihi olan 20/09/2018 tarihinden itibaren kaldırılmasına” ilişkin
2 no’lu hüküm fıkrası yönünden istinaf başvurusunun
KABÜLÜ ile İlk Derece Mahkemesinin, kararının
2 no’lu hüküm fıkrasına ilişkin olarak tüm sonuçları ile ORTAN KALDIRILMASINA,
6100 sayılı HMK.’nun 353/1-b-2 maddesi gereğince bu konuda yeniden düzenleme yapılması gerektiğinden; a-
İlk Derece Mahkemesince, 22/11/2017 tarihinde ara kararı ile dava tarihi olan 22/06/2017 tarihinden geçerli olmak üzere aylık 500,00.TL tedbir nafakasının davalı erkekten alınarak, kadına verilmesine ilişkin düzenlemenin, düzenleme tarihi olan 22/11/2017 tarihinden itibaren tüm sonuçları ile ortadan kaldırılmasına,
3
–
Davacı kadının yargılama için Adli Yardımdan faydalandığından, istinaf tarihi itibari ile alınması gerekli, 98,10.TL istinaf başvuru harcı ile karar tarihi itibari ile alınması gereken 44,40.TL karar ilam harcının, istinaf başvurusunun reddine karar verildiğinden, davacıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına,
4-
Davalı erkek tarafından, istinaf nedeni ile yatırılan 35,90.TL karar ilam harcının, davalı erkeğin istinaf başvurusunun kabulüne karar verildiğinden, davacıya iadesine,
5-
Davalı erkeğin istinaf başvurusu nedeni ile yapmış olduğu, 98,10.TL istinaf başvuru harcı, 1 adet E-tebligat gideri 4,50.TL, dosyanın gidiş-dönüş masrafı 48,00.TL olmak üzere toplam 150,60.TL yargılama giderinin davacı kadından alınarak, davalı erkeğe ödenmesine,
6-
İstinaf incelmesi duruşmalı yapılmadığından takdiren davalı erkek lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-
Kararın, HMK 359-(3) maddesi gereği taraflara tebliğe çıkarılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK.’nun 362/1-a maddesi uyarınca
OY BİRLİĞİ ile KESİN olarak karar verildi.07/05/2019
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe