T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :
MERSİN 7. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ :
08/10/2020
NUMARASI :
2020/137 Esas, 2020/201Karar
DAVACI:
K1 – N1- A1
DAVALI
:
NÜFUS MÜDÜRLÜĞÜ – Akdeniz/ MERSİN
DAVANIN KONUSU :
Soyisim Tashihi
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, davalı Nüfus Müdürlüğü temsilcisi tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK’nın 352 ve devamı maddeleri uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı ilk derece mahkemesine verdiği dava dilekçesinde özetle; öz babası ile görüşmediğini, sorunları olduğundan dolayı annesinin soyadını kullanmak istediğini belirterek “K2” olarak geçen soyadının “K3” olarak değiştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; davacı K1’in, nüfus kütüğüne evlilik içi doğumdan baba soyadı olan K2 soyadı ile tescil edildiğini, annesinin ikinci evliliğinden olan K3 soyadını almak için soyadı değişikliğine ilişkin olarak dava açtığını, davacının babası ile çok uzun zamandır görüşmediğini, aralarında baba-kız ilişkisinin mevcut olmadığını, bu hususun tanık beyanlarından da anlaşıldığını, davacının öz babasının soyadını kullanmak istemediğini, davacı yönünden soyadı değiştirilmesi talebi için haklı neden bulunduğunu gerekçe olarak belirtip davanın kabulüne yönelik karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İstinaf yoluna başvuran davalı Nüfus Müdürlüğü temsilcisi istinaf dilekçesinde özetle;
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 282. maddesinin “Çocuk ile ana arasında soybağı doğumla kurulur. Çocuk ile baba arasında soybağı, ana ile evlilik, tanıma veya hâkim hükmüyle kurulur. Soybağı ayrıca evlât edinme yoluyla da kurulur” hükmünde 20/05/2020 tarihinde yayınlanan Nüfus Mevzuatının Uygulamasına İlişkin Açıklamanın Evlilik Birliği İçerisinde Doğan Çocuklar Başlıklı 3.1.maddesi “Evlilik birliği içinde veya herhangi bir nedenle evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün içinde Türk Vatandaşı babadan olan ve veya Türk Vatandaşı anadan doğan çocuk, doğumdan itibaren Türk vatandaşlığını kazanır. Yapılan bildirim üzerine babanın soyadını alır ve aile kütüklerinde baba hanesine tescil edilir” hükmünde olduğunu, soyadının düzeltilmesine karar verilen N1 T.C. kimlik numaralı K1’in nüfus kütüklerine evlilik içi doğumdan baba soyadı olan “K2” soyadı ile tescil edildiğini, değiştirilmesini talep ettiği “K3” soyadının ise annesinin bekarlık soyadı olduğunun tespit edildiğini, davacının “K2” olan soyadının, 2525 sayılı soyadı kanununun 3. maddesine aykırı adlardan olmayıp, imla- yazım hatası bulunan ve genel ahlaka uygun olmayan, toplum tarafından gülünç karşılanan adlardan da olmadığını, ayrıca nüfus mevzuatında, evlilik birliği içerisinde doğan çocukların, annelerinin bekarlık soyadlarını kullanması ile ilgili herhangi bir düzenlemenin de bulunmadığını, bu nedenle davacının bu davayı açmasında haklı nedeni ve hukuki yararı bulunmadığını ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER ve GEREKÇE:
Taraflar arasındaki dava, Soyisim Tashihi istemine ilişkindir.
4721 sayılı TMK.nın 27. maddesinde; adın değiştirilmesinin, ancak haklı sebeplere dayanılarak hakimden istenebileceği, değişikliğin nüfus siciline kayıt ve ilan olunacağı, adın değişmekle kişisel durumda değişme olmayacağı, bu değişiklikten zarar görenlerin, bunu öğrendiği günden başlayarak bir yıl içinde değiştirme kararının kaldırılmasını dava edebileceği hükme bağlanmıştır.
Hangi hallerin haklı sebep teşkil ettiği konusu her bir davadaki özel koşullara göre mahkemece belirlenecektir. Bu belirleme yapılırken objektif koşullardan çok değiştirme isteminde bulunanın mahkemeye sunacağı özel nedenlerin dikkate alınması gerekir.
Bu özel ve kişiye özgü nedenler; istemde bulunanın kişiliği, sosyal statüsü, aile ilişkileri de gözönünde bulundurularak hakim tarafından değerlendirilmelidir. Ad ve soyadı kişiliğin ayrılmaz bir öğesidir. Kişi bununla anılır ve tanımlanır.
Ad veya soyadı niteliği gereği onu taşıyan kişi tarafından benimsendiğinde anlam taşır.
Adını benimsemeyen kişiliği ile özdeşleşmeyen kimsenin, adını değiştirmek istemesi en doğal hakkıdır. Böyle bir durumda, ad değiştirme istemlerini içeren davalarda davacının tercih ve arzusunun ön planda tutulması ve öncelikle dikkate alınması gerekir.
Türk Medeni Kanununun öngördüğü “haklı neden” bu kapsam içinde değerlendirildiğinde hakimin bu konudaki takdiri ileri sürülen nedenin ve yeni alınmak istenen ad veya soyadının toplum değerlerine ve kanunun buyurucu kurallarına ters düşmeyen, özellikle başkalarına veya çevreye zarar vermeyen, incitmeyen nitelikte bulunduğunun tespiti gerekir.
Türk Medeni Kanununun 27. maddesi hükmüne göre soyadının değiştirilmesi ancak haklı nedenlere dayanılarak hakimden istenilebilir. Aile içi huzursuzluklar ve kırgınlıklar, kişinin yıllardır taşıdığı ve bilinip tanındığı soyadının değiştirilmesi haklı neden olamaz.
(Bknz. Yargıtay 18. Hukuk Dairesi’nin 2010/10667 Esas, 2010/14984 Karar sayılı ilamı, Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 2017/6499 Esas, 2017/11305 Karar sayılı ilamı)
Somut olayda; davacı öz babası ile görüşmediğini, sorunları olduğundan dolayı annesinin soyadını kullanmak istediğini belirterek “K2” olarak geçen soyadının “K3” olarak değiştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Nüfus kayıt örneğinin tetkikinden; davacının annesi K4 ile babası K5’in 11/06/2004 tarihinde boşandıkları, davacının annesi K4’in kızlık soyadının Külte olduğu, boşanma sorasında 23/01/2004 tarihinde K6 ile evlenerek “K3” soyadını aldığı, davacının babası ile görüşmediğini ve aralarında sorunlar olduğunu belirterek annesinin yeni eşi K6’in soyadı olan “K3” soyadını almak istediği anlaşılmaktadır.
Türk Medeni Kanununun 27. maddesi hükmüne göre soyadının değiştirilmesi ancak haklı nedenlere dayanılarak hakimden istenilebilir.
Aile içi huzursuzluklar ve kırgınlıklar, kişinin yıllardır taşıdığı ve bilinip tanındığı soyadının değiştirilmesi haklı neden olamaz.
Yukarıda belirtilen Yargıtay kararı içerikleri ve dosyaya yansıyan bilgi ve beyanlar dikkate alındığında davacının soyadını değiştirmesini gerektirir şekilde haklı bir nedenin olmadığı ortadadır. Kaldı ki soyadını taşımak istediği üvey babası ile annesinin boşanması durumunda annesinin soyadı değişeceğinden annesi ile aynı soyadını taşımayacaktır.
Mahkemece davacının soyadının değiştirilmesi için haklı nedenin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun değildir.
6100 Sayılı HMK’nın 353/1-b-2 maddesinde; yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzeltilerek yeniden esas hakkında duruşma yapılmadan karar verilebileceği düzenlenmiştir.
Bu nedenlerle davalı idare temsilcisinin istinaf başvurusunun, 6100 Sayılı HMK. nın 353/1-b-2 bendi uyarınca, kabul edilip kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-
Davalı idare temsilcisinin istinaf başvurusunun, 6100 Sayılı HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca
KABULÜNE, Mersin 7.
Asliye
Hukuk Mahkemesi’nin 08/10/2020 tarih ve 20
20/137 Esas,
20
20/201
Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, yerine aşağıdaki hükmün tesisine:
a)
Davanın
REDDİNE,
b)
Alınması gereken
59,30 TL harçtan peşin alınan
54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye
4,90 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
c)
Yapılanyargılama giderinin davacı üzerinden bırakılmasına,
d)
Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
2-
İstinaf eden davalı idare harçtan muaf olduğundan harca ilişkin karar verilmesine yer olmadığına,
3
–
Kararın yerel mahkemece taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, HMK’nın 362/1-d maddesi uyarınca,
KESİN olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.28/06/2021
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe