Adana BAM, 1. HD., E. 2020/943 K. 2020/1388 T. 24.12.2020

İlgili madde: TMK Madde 588

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :

ADANA 10. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ :

11/03/2020

NUMARASI :

2019/409 Esas, 2020/53Karar

DAVACILAR:1-

K1- N1 A1

2-
K2- N2 A2

VEKİLLERİ:Av.

K3- [N3] UETS
Av.
K4- [N4] UETS

DAVALI :ADANAMALİYEHAZİNESİ

– A3

VEKİLİ:Av.K5

– A4
DAVA
NIN KONUSU
:

Tapu
İptali
Ve Tescil
(Muris
Muvazaası
Nedeniyle)

DAVA TARİHİ :

16/03/2019

DAİRE KARAR TARİHİ :

24/12/2020

KARAR YAZIM TARİHİ :

25/12/2020
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, davalı Hazine vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK’nın 352 ve devamı maddeleri uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili ilk derece mahkemesine vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle;

Müvekkillerinin murisi, K6’in gaipliğine Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/510 E. 2016/455 Karar numarasıyla karar verildiğini ve aynı kararda mirasçısı olmadığı gerekçesiyle Adana İli Seyhan İlçesi A5 Mahallesi 993 Ada 40, 62, 63 Parsellere kain taşınmazın murise ait hissesinin tapusunun iptali ile Maliye Hazinesi adına tesciline karar verildiğini, Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/510 E. 2016/455 Karar sayılı kararın yanlış olduğunu, zira söz konusu mahkeme tarafından gaipliğine karar verilen kişinin mirasçısı olup olmadığı yeterince incelenip araştırılmadığını, muris K6’in müvekillerinden K1’un babaannesinin annesi; diğer müvekkili K2’in büyükbabasının anneannesi olup müvekkillerinin uzun süreden beri İstanbul’da yaşadığından dava dışı muris K6’ün iş bu dava konusu taşınmazlarından yeni haberdar olmuşlarsa da yasal haklarının teslimi için 07/11/2018 tarihli Adana 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nde 2018/1220 esas numarasıyla K6’in mirasçılarını gösterir hasımlı veraset ilamı davası açıldığını, söz konusu Maliye Hazinesi hasım gösterilerek açılan veraset ilamı talepli davada yapılan bilirkişi incelemesinde görüleceği üzere, K6’in mirası iki pay olarak kabul edilerek bu paylar müvekkilleri arasında eşit olarak bölünmüş mirasın bir payının müvekkili K1’a, diğer payı ise K2’e ait olduğu kabul edildiğini, bu nedenlerle müvekkillerinin murisi K6 adına kayıtlıyken Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/510 E. 2016/455 numaralı kararıyla Maliye Hazinesi adına tapuya tescili yapılan Adana İli Seyhan İlçesi A5 Mahallesi 993 Ada 40, 62, 63 Parsellere kain taşınmazın Maliye Hazinesi tapu kaydının iptaline ve K6 mirasçıları, müvekkillerim, K1 ve K2 adına miras payları oranında tesciline iş bu tescil talebimiz kabul edilmez ise müvekkillere isabet edecek taşınmazlardaki miras payları oranında dava tarihindeki değerinin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tazmin edilerek müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı Maliye Hazinesi vekili ilk derece mahkemesine vermiş cevap dilekçesinde özetle;

Davacı vekili tarafından açılan davayı kabul etmediklerini, Adana 1.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2004/2025 Esas, 2004/2307 Karar sayılı kararı ile K7 kızı K6’e kayyım tayin edildiğini, aradan 10 yıl geçtiğinden hak düşürücü ve zamanaşımı yönünden davanın reddinin gerektiğini, ayrıca K7 kızı K6 ile K6’in aynı kişi olup olmadığının belli olmadığını bu nedenle dava ve taraf ehliyetleri yönünden de davanın reddini gerektiğini beyan etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda;

Dava, tapu iptal ve tesciline, bu talep kabul edilmez ise tazminat istemine yöneliktir.

İş bu davanın mülkiyet hakkına dayanması sebebiyle davalı tarafın hak düşürücü ve zamanaşımı süresi itirazlarına itibar edilmemiştir.

Taraf beyanları, mahkeme kararları, tapu kaydı, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında
; Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/510 Esas, 2016/455 Karar sayılı kararı ile her ne kadar davacıların murisi, K6’in gaipliğine karar verilmiş ve aynı kararda mirasçısı olmadığı gerekçesiyle Adana İli Seyhan İlçesi A5 Mahallesi 993 Ada 40, 62, 63 Parsellere kain taşınmazın murise ait hissesinin tapusunun iptali ile Maliye Hazinesi adına tesciline karar verilmiş ise de iş bu karar ile K6’in mirasçılarının ayrıntılı olarak araştırılmadığı, zira muris K6’in davacılardan K1’un babaannesinin annesi; diğer davacı K2’in büyükbabasının anneannesi olduğu, mahkememizce itibar edilen nüfus bilirkişisinin raporu ile de bu durumun sabit olduğu, dolayısıyla Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/510 Esas, 2016/455 Karar sayılı karar ile verilen gaiplik ve tapu iptali tescil kararının yanlış olduğu, bu karar ile davacıların haklarının çiğnendiği, dolayısıyla iş bu davanın haklı olarak açıldığı anlaşılmakla davacı vekili tarafından açılan davanın kabulüne, yönelik karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:

İstinaf yoluna başvuran davalı Maliye Hazinesi vekili dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Somut olarak iş bu dava da K7 kızı K6’e kayyım atanması ve kayyım atanmanın 10 yıl sonunda hisselerinin Hazine geçirilmesi TMK gereği yasal bir zorunluluk ve de K7 kızı K6 lehine bir uygulama olduğunu, dolayısıyla; iş bu dava da yasal hasım olmamız ve gaibin mallarını idare etmemizin K7 kızı K6 lehine olması sebebiyle aleyhimize 144.730,23 TL vekalet ücretine ve 2.574,95 TL yargılama giderine hükmedilmesinin haksız ve hukuksuz olduğunu, K7 kızı K6 ile K6’nin aynı kişi olduğuna dair Mahkeme dosyasında ve bilirkişi raporunda hiç bir delil/belge bulunmadığını, Adana 4. Sulh Hukuk Mahkemesinden alınan veraset ilamı K6’e ait veraset ilamı olup, bıı kişinin K7 kızı K6 olduğunu ispatlamayacağını, Mahkemece araştırma yapılarak taşınmazların kullanıcıların tespit edilmesi ve kullanıcıların Mahkemede tanık olarak dinlenilerek taşınmazı kimden kiraladıkları, K7 kızı K6’ün mirasçılarını tanıyıp tanımadıkları mutlaka sorgulanması gerektiğini, ayrıca davacı tarafından açılan davanın süresinde açılmamış olup, hak düşürücü süre ve zaman aşımı yönünden davanın reddinin gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER ve GEREKÇE:

HMK’nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; TMK’nın588.maddesinde; “ Sağ olup olmadığı bilinmeyen bir kimsenin malvarlığı veya ona düşen miras payı on yıl resmen yönetilirse ya da malvarlığı böyle yönetilenin yüz yaşını dolduracağı süre geçerse, Hazinenin istemi üzerine o kimsenin gaipliğine karar verilir. Gaiplik kararı verilebilmesi için gerekli ilan süresinde hiçbir hak sahibi ortaya çıkmazsa, aksine hüküm bulunmadıkça, gaibin mirası Devlete geçer. Devlet, gaibe veya üstün hak sahiplerine karşı, aynen gaibin mirasını teslim alanlar gibi geri vermekle yükümlüdür.” düzenlemesine yer verilmiştir.

Somut olayda; Davacılar vekili müvekkillerinin murisi, K6’in gaipliğine Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/510 E. 2016/455 Karar numarasıyla karar verildiğini ve aynı kararda mirasçısı olmadığı gerekçesiyle Adana İli Seyhan İlçesi A5 Mahallesi 993 Ada 40, 62, 63 Parsellere kain taşınmazın murise ait hissesinin tapusunun iptali ile Maliye Hazinesi adına tesciline karar verildiğini, kararın yanlış olduğunu, zira söz konusu mahkeme tarafından gaipliğine karar verilen kişinin mirasçısı olup olmadığı, yeterince incelenip araştırılmadığını, muris K6’in müvekillerinden K1’un babaannesinin annesi; diğer müvekkili K2’in büyükbabasının anneannesi olduğunu, Adana 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nde 2018/1220 Esas numarasıyla K6’in mirasçılarını gösterir hasımlı veraset ilamı davası açıldığını, söz konusu Maliye Hazinesi hasım gösterilerek açılan veraset ilamı talepli davada yapılan bilirkişi incelemesinde 2 paydan 1 payın müvekkili K1’a, diğer payı ise K2’e ait olduğu kabul edildiğini, bu nedenlerle Maliye Hazinesi adına tapuya tescili yapılan Adana İli, Seyhan İlçesi, A5 Mahallesi, 993 Ada, 40, 62, 63 Parsellere kain taşınmazın Maliye Hazinesi tapu kaydının iptaline ve K6 mirasçıları, müvekkillerim, K1 ve K2 adına miras payları oranında tesciline karar verilmesini talep ve dava etmişler, davalı Maliye Hazinesi vekili açılan davayı kabul etmediklerini, Adana 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2004/2025 Esas, 2004/2307 Karar sayılı kararı ile K7 kızı K6’e kayyım tayin edildiğini, aradan 10 yıl geçtiğinden hak düşürücü ve zamanaşımı yönünden davanın reddinin gerektiğini, ayrıca K7 kızı K6 ile K6’in aynı kişi olup olmadığının belli olmadığını bu nedenle dava ve taraf ehliyetleri yönünden de davanın reddini gerektiğini beyan etmiş, mahkemece Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/510 Esas, 2016/455 Karar sayılı kararı ile her ne kadar davacıların murisi, K6’in gaipliğine karar verilmiş ve aynı kararda mirasçısı olmadığı gerekçesiyle Adana İli, Seyhan İlçesi, A5 Mahallesi, 993 Ada, 40, 62, 63 Parsellere kain taşınmazın murise ait hissesinin tapusunun iptali ile Maliye Hazinesi adına tesciline karar verilmiş ise de iş bu karar ile K6’in mirasçılarının ayrıntılı olarak araştırılmadığı, zira muris K6’in davacılardan K1’un babaannesinin annesi; diğer davacı K2’in büyükbabasının anneannesi olduğu, mahkememizce itibar edilen nüfus bilirkişisinin raporu ile de bu durumun sabit olduğu, dolayısıyla Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/510 Esas, 2016/455 Karar sayılı karar ile verilen gaiplik ve tapu iptali tescil kararının yanlış olduğu, bu karar ile davacıların haklarının çiğnendiği, dolayısıyla iş bu davanın haklı olarak açıldığı anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiştir.

Davalı vekili, istinaf yoluna başvurmuştur.

Dava, Türk Medeni Kanun’u 588.maddesine göre hazine adına tesciline karar verilen taşınmaz maliki olanının mirasçıları davacıların hayatta olduğundan bahisle aynı maddeye dayalı tapu iptali ve tescil davasıdır.

Gaiplik kararı verildiği taktirde, ölüme bağlı haklar, o kişi ölmüş gibi kullanılır. (TMK. 35/1) Hakkında gaiplik kararı verilen kişinin (gaibin) mirası, gaiplik kararının hüküm doğurduğu anda açılır. Ve gaibin mirası da, mirasın açıldığı anda mirasçılarına intikal eder.

Hakkında gaiplik kararı verilmesi istenen kişinin öldüğü tarih resmen belli veya tespit edilmişse, gaiplik istemi düşer. Başka bir ifade ölü kişi hakkında gaiplik kararı verilemez. (TMK. m.34) Gaip kişiye ait taşınmazın Türk Medeni Kanunu’nun 588. (743 sayılı TKM’nin 530.) maddesi gereğince Devlet’e intikali için, o kişi hakkında gaiplik kararı alınmış olması ve gaibin de yasal mirasçısının bulunmaması gerekir.

Dosyanın incelenmesinden; taşınmazların malikinin Adana 1.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2004/2025 Esas, 2004/2307 Karar sayılı kararı ile K7 kızı K6’e belirtilen ilam ile3561 sayılı yasaya göre malikin aramalara rağmen bulunmadığı gerekçesi ile Adana Defterdarlığı’nın kayyım tayin edildiği,
Davaya konu taşınmazın kayyımla idare süresi bittikten sonra Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/510 E. 2016/455 Karar numarasıyla Adana İli, Seyhan İlçesi, A5 Mahallesi, 993 Ada 40, 62, 63 Parsellere kain taşınmazın maliki belli olmadığından gaipliğine, dava konusu taşınmazın mülkiyetinin hazine adına tesciline karar verildiği, tapusunun iptali ile Maliye Hazinesi adına tesciline karar verildiği,
Davacıların Adana 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nde 2018/1220 esas numarasıyla K6’in mirasçılarını gösterir hasımlı veraset ilamı davası açıldığını, söz konusu Maliye Hazinesi hasım gösterilerek açılan veraset ilamı talepli davada yapılan bilirkişi incelemesinde görüleceği üzere, K6’in mirası iki pay olarak kabul edilerek bu paylar müvekkilleri arasında eşit olarak bölünmüş mirasın bir payının müvekkili K1’a, diğer payı ise K2’e ait olduğu kabul edildiğinin belirtildiğinin bildirildiği,
Dava dosyası içeriğine göre, Adana 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2004/2025 Esas, 2004/2307 Karar sayılı kararı ile K7 kızı K6’e belirtilen ilam ile3561 sayılı yasaya göre malikin aramalara rağmen bulunmadığı gerekçesi ile Adana Defterdarlığının kayyım tayin edildiği ancak bu dosyanın görülen dosya içerisine celp edilip dosyadaki deliller incelenerek değerlendirilmediği,
Yine Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/510 E. 2016/455 Karar numarasıyla Adana İli, Seyhan İlçesi, A5 Mahallesi, 993 Ada 40, 62, 63 Parsellere kain taşınmazın maliki belli olmadığından gaipliğine, dava konusu taşınmazın mülkiyetinin hazine adına tesciline karar verildiği, tapusunun iptali ile Maliye Hazinesi adına tesciline karar verildiği, bu dosyanın celp edilip incelenmediği, Gönderilen dosyanın dava ile ilgisinin olmadığı,
Davacıların Adana 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nde 2018/1220 esas numarasıyla K6’in mirasçılarını gösterir hasımlı veraset ilamı almak için dava açıldığını, söz konusu Maliye Hazinesi hasım gösterilerek açılan veraset ilamı talepli davada yapılan bilirkişi incelemesinde görüleceği üzere, K6’in mirası iki pay olarak kabul edilerek bu paylar müvekkilleri arasında eşit olarak bölünmüş mirasın bir payının müvekkili K1’a, diğer payı ise K2’e ait olduğu kabul edildiğinin belirtildiğinin bildirildiği, mirasçılık belgesinin verilmesine ilişkin kararın kesinleşip kesinleşmediği, celp edilip incelenmediği,
Dava konusu Adana İli, Seyhan İlçesi, A5 Mahallesi, 993 Ada, 40, 62, 63 Parsellere kain taşınmazların tedavüllü kayıtlarının getirtilmediği, dosyadaki tapu suretlerinin okunaklı olmadığı,
Dosyadaki dava konusu taşınmazların malik hanesinde 40 ve 60 parsellerde 4 kişi, 63 parselde 3 kişinin daha tapuda malik olduğu anlaşılmakla, tapu Müdürlüğüne husumet yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme ve tespit davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir. Tapudaki ve nüfustaki düzeltme yapılması istenen yada aynı kişi olduğu söylenen dava konusu taşınmazların tapu kayıtları (ilk tesis ve tedavülleriyle) ve kadastro tutanakları (tespit ve tescile esas alınan tüm dayanak belgeleriyle) ayrıca taşınmazlar kadastrodan sonra edinilmişse buna ilişkin tüm belgeler ile birlikte getirtilmelidir. Nüfus Müdürlüğünden, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarında malik olarak görünen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişi veya kişilerin nüfus kayıtlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalı, mevcut ise bu kişi veya kişiler duruşmaya çağrılarak dava konusu taşınmazlarda mülkiyet hakkı iddiaları bulunup bulunmadığı kendilerinden sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişilerin nüfus kayıtları, tapu kayıtları ve dayanakları ile bağlantı kurulacak şekilde incelenmelidir. Taşınmazın bulunduğu yerleşim yerinde zabıta aracılığı ile kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi veya kişilerin bulunup bulunmadığı da diğer hissedarlardan sorulmak taşınmazların kullanıcılarının ve zilyetlerinin, mevcut durumları araştırılmalıdır. Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise mahallinde keşif yapılarak; tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri taşınmaz başında dinlenmelidir. Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir. O halde mahkemece tarafların delilleri yaşlı ve yansız yerel bilirkişiler ve hayatta olan kadastro tespit bilirkişileri huzuruyla taşınmaz başında yeniden keşif yapılarak çekişmeli yerin kadastro tespitinin yapıldığı tarihinden önce kime ait olduğu, zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp, kadastro tesbit tarihine kadar kimden kime ne şekilde intikal ettiği, kimlerin zilyetliğinde bulunduğu duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmeli, komşu parsellerin kadastro tespit tutanakları ve var ise kadastro sırasında uygulanan dayanak vergi ve tapu kayıtları bulundukları yerlerden getirtilip, oluşacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır.

Mahkemece değinilen şekilde araştırma, inceleme ve uygulama yapılması ve hak sahipliğinin tereddüde yer bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturulması gerekirken eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması eksik araştırma ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru olmadığı, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olup, istinaf nedenleri yerinde görüldüğünden 6100 Sayılı HMK’nın 353/1-a-6 bendi uyarınca kararın kaldırılması gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M :

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-
Adana 10. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 11/03/2020 tarih ve 2019/409 Esas, 2020/53 Karar sayılı kararına karşı, davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun, 6100 Sayılı HMK’nın
353/1-a-6 bendi uyarınca KABULÜNE,

2-
İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının
ORTADAN KALDIRILMASINA,

3-
Davanın yeniden görülmesi için
DOSYANIN MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,

4-
İstinaf yoluna başvuran taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda değerlendirilmesine,

5-
Kararın yerel mahkemece taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, HMK’nın 353/1-a maddesi uyarınca
KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi.24/12/2020

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!