TBK Madde 643 Adi ortaklık: Kazanç ve zararın paylaşımı

Özet 2 fıkra · ~1 dk okuma

TBK 643, adi ortaklığın tasfiyesinde kazanç ve zararın ortaklar arasında paylaşımını düzenler: ortaklığın borçları ödenip her ortağın ortaklığa verdiği avanslar, ortaklık için yaptığı giderler ve koyduğu katılım payı kendisine geri verildikten sonra bir şey artarsa bu kazanç ortaklar arasında paylaşılır; borçlar, giderler ve avanslar ödendikten sonra kalan varlık, ortakların koydukları katılım paylarının geri verilmesine yetmezse zarar ortaklar arasında paylaşılır.

Resmi Metin

Kazanç ve zararın paylaşımı

Madde 643- (1) Ortaklığın borçları ödendikten ve ortaklardan her birinin ortaklığa verdiği avanslar ile ortaklık için yaptığı giderler ve koymuş olduğu katılım payı geri verildikten sonra bir şey artarsa, bu kazanç, ortaklar arasında paylaşılır.

(2) Ortaklığın, borçlar, giderler ve avanslar ödendikten sonra kalan varlığı, ortakların koydukları katılım paylarının geri verilmesine yetmezse, zarar ortaklar arasında paylaşılır.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu hüküm, adi ortaklığın tasfiyesinin son halkasını düzenler; sıra kritiktir ve atlanırsa hesap yanlış kurulur. Önce ortaklığın dış borçları ödenir; ardından her ortağın ortaklığa verdiği avanslar, ortaklık için yaptığı giderler ve koyduğu katılım payı geri verilir; ancak bundan sonra bir şey artarsa kazanç olarak ortaklar arasında paylaşılır. Sık yapılan hata, ortakların katılım payını kâr sanıp doğrudan bölüşmeye kalkmaktır; oysa katılım payı önce iade edilecek bir kalemdir, kazanç yalnızca ondan artan kısımdır. Kalan varlık katılım paylarını karşılamaya yetmezse, aradaki eksik zarar olarak ortaklara yüklenir. Paylaşım oranı TBK m.623’e tabidir: sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça kazanç ve zarar eşit bölüşülür, kâr ve zarar oranı ayrı ayrı belirlenmemişse tek oran her ikisine uygulanır. Bir de ortaklığın tüzel kişiliği olmadığından, dışa karşı borçlarda ortakların TBK m.638 uyarınca müteselsil sorumlu kaldığını, bu iç paylaşımın alacaklıya karşı ileri sürülemeyeceğini hatırda tutmak gerekir.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 643. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 539 uncu maddesini karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 643 üncü maddesinde, adi ortaklığın sona ermesinde kazanç ve zararın paylaşımı düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 539 uncu maddesinin kenar başlığında kullanılan “2. Fazlanın taksimi ve noksanlar” şeklindeki ibare, Tasarıda “2. Kazanç ve zararın paylaşımı” şeklinde değiştirilmiştir. Kenar başlıktaki “paylaşım” ile maddenin birinci ve ikinci fıkralarının sonundaki “…paylaşılır.” sözcükleri, ortaklardan her birine, kazançtan veya zarardan, Tasarının 623 üncü maddesinde öngörülen esaslar çerçevesinde düşecek payı ifade etmek üzere kullanılmıştır.

Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.643 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2023/4606 K. 2024/3107 Bozma

Adi ortaklığın tasfiyesinde, ortaklık borçları ödendikten ve ortakların verdiği avanslar, yaptığı giderler ile koydukları katılım payları geri verildikten sonra kalan tutar kazanç veya zarar olarak ortaklar arasında paylaşılır; tasfiye alacağı bu esasa göre belirlenmelidir.

Detaylı özeti gör

Davacı şirket ile davalı, 06.02.2008'de doğal gaz basınç düşürme ve ölçüm istasyonları üretiminde ortak çalışıp elde edilecek kazancı paylaşmak üzere anlaşmış (adi ortaklık); davacı, ödeme yapılmaması nedeniyle 10.08.2009 ihtarıyla işbirliğini feshederek malzeme harcaması ile kazanç payının tahsilini istemiş, bu dava itirazın iptali davasıyla birleştirilerek görülmüştür. Ticaret Mahkemesi, tasfiye memuru raporlarına göre ortaklığın zarar ettiğini kabul etmesine rağmen davalı ortağın davacıdan 234.740,12 TL alacaklı olduğunun tespitine karar vermiştir. Yargıtay, ortaklık zarar ettiğinde davacı ortağın katılım/kazanç payları ile giderlerini isteyemeyeceğini, ayrıca davalının böyle bir talebi bulunmadığından tespit hükmünün taleple bağlılık ilkesine (HMK m.26) de aykırı olduğunu belirterek kararı davalı/birleşen davacı yararına usulden bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2023/4362 K. 2024/2586 Onama

Adi ortaklıkta kâr payı, ancak ortaklığın konusunu oluşturan iş tamamlanıp sözleşmede öngörülen yönteme göre dağıtılabilir bir kâr doğduğunda paylaşılabilir; iş henüz bitirilmemişse kâr payı istenemez.

Detaylı özeti gör

Davacı müteahhit şirket ile davalı şirket, 03.08.2013 tarihli "devir ve ortaklık sözleşmesi" ile davacının %20 payla ve gizli ortak sıfatıyla katıldığı, kâr ve zararın %75'i davalıya %25'i davacıya ait olacak bir adi ortaklık kurmuştur. Davacı, davalının sözleşmeye aykırı davrandığını ve muvazaalı işlemlerle işi bitiremeyeceğini ileri sürerek, ortaklık tasfiye edilmeden mahrum kaldığı kârın tespitini ve belirlenecek alacağın faiziyle tahsilini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi davayı reddetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, sözleşmeye göre davacının kârının iş bitiminde brüt kâr üzerinden belirleneceğini, oysa ortaklığın konusunu oluşturan işin henüz bitirilmemiş olduğunu tespit ederek yerel mahkeme kararını ONAMIŞTIR.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2022/7267 K. 2023/2173 Bozma

Ortakların adi ortaklık için verdiklerini ileri sürdükleri avanslar ile yaptıkları masraflar, ortaklığın tasfiye hesabında TBK m.643 uyarınca dikkate alınmalıdır.

Detaylı özeti gör

Davacı; davalı ve dava dışı bir ortakla eşit paylı olarak taşınmaz alıp satarak kazanç sağlamak amacıyla adi ortaklık kurulduğunu, ortaklığa ait taşınmazların davalı tarafından 900.000 TL bedelle üçüncü kişiye satılmasına rağmen kendisine pay ödenmediğini ve dava dışı ortağın payını kendisine devretmesiyle ortaklıkta 2/3 oranında hak sahibi olduğunu ileri sürerek tasfiye payı alacağının tahsilini istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi ise davanın kabulüne hükmetmiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, davalı ortağın muvafakati bulunmadan yapılan pay devrine geçerlilik tanınamayacağını ve adi ortaklığa karşı açılan davanın ortakların tümüne yöneltilmesi gerektiğini belirterek; dava dışı ortak davaya dahil edilip taraf teşkili sağlanmadan eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle hüküm kurulmasını usul ve yasaya aykırı bulmuş, kararı davalı yararına bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2017/16587 K. 2018/4361 Bozma

Adi ortaklıkta ortaklar arasındaki kazanç ve zararın paylaşımı uyuşmazlığı, TBK m.643'te belirtilen sıra ve yöntem (önce borçlar, avanslar ve katılım payları ödenip artan varlık paylaşılır) izlenerek çözümlenmelidir.

Detaylı özeti gör

Davacılar, 2000 yılında Bayındırlık Bakanlığınca ihale edilen deprem konutları işini davalılarla kurdukları adi ortaklık çerçevesinde yarı yarıya yürütmek üzere anlaştıklarını, işi tamamlayıp 28.2.2002'de kesin kabulün yapıldığını, ancak işten önemli bir zarar doğduğunu ileri sürerek zararın yarısından davalıları sorumlu tutmuş ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 300.000 TL istemiş; davalılar aralarında ortaklık bulunmadığını ve zamanaşımını savunmuş, birleşen davada ise ortaklığın terk edildiği öne sürülmüştür. Yerel mahkeme asıl davayı kısmen kabul, birleşen davayı reddetmiştir. Yargıtay, taraflar arasında adi ortaklığın varlığının ispatlandığını ve uyuşmazlığın ortaklığın tasfiyesindeki sıra ve yönteme göre çözülmesi gerektiğini belirterek, mahkemenin özellikle TBK m.643'ü dikkate almadan eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle hüküm kurmasını hatalı bulmuş ve kararı davacı yararına bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2016/4130 K. 2017/5423 Bozma

Adi ortaklığın tasfiyesinde ortağın kâr payı TBK m.643'e uygun hesaplanmalı; ortaklık borçları ödendikten, avanslar ve katılım payları geri verildikten sonra kalan kazanç ortaklar arasında paylaşılır. Buna aykırı kâr payı hesabı hükme esas alınamaz.

Detaylı özeti gör

Davacı, Eskişehir İl Özel İdaresi'nden 20 yıllığına kiraladığı termal oteli, davalı şirketle imzaladığı 12.11.2004 tarihli adi ortaklık sözleşmesi uyarınca 17.11.2004-31.12.2007 arasında davalıya işlettirmiş; davalının gerçek ciroyu (2005'te vergiye 100.000 TL bildirdiği halde fişlere göre 465.000 TL) gizleyerek üç yıllık kâr payını ödemediğini ileri sürerek asıl ve birleşen davada kâr payı alacağının tahsilini istemiştir. Davalı, işletmenin taraflarca birlikte yürütüldüğünü, hesapların iki ayda bir kurulca denetlendiğini ve davacının payına düşen kârı aldığını savunmuştur. Mahkeme asıl ve birleşen davayı kısmen kabul etmiş; Yargıtay ise hükme esas alınan bilirkişi raporunda kâr payının, toplam gelirden gider düşülüp davacının başlangıçtaki sermaye payı eklendikten sonra kalanın yarısı biçiminde hesaplanmasını TBK m.643'e aykırı görmüş ve bu ile diğer nedenlerle hükmü taraflar yararına bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.643 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2019/406 K. 2020/807 Kısmen Kabul

Taşınmaz alımı için kurulan adi ortaklıkta, katılım payından fazlasını ödeyen ortağın bu fazlalığı TBK 643 uyarınca eksik ödeyen ortaklardan isteyebileceği; buna karşılık tasfiye payı yerine fazla ödenen katılım payının güncellenmiş alım gücünün istenemeyeceği belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Taşınmaz satın almak amacıyla ortak hesap açan üç kişi arasındaki adi ortaklıkta, payından fazlasını yatıran ortak fazla ödemesinin güncellenmiş değerinin diğer ortaklardan tahsilini istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiştir. Daire, ortaklığın amacının gerçekleştiğini, parasının kalmadığını ve üçüncü kişilere borcu bulunmadığını, bu nedenle tasfiye görevlisi atanmasına gerek olmadığını, fazla ödemenin tahsilinin uygun çözüm olduğunu ancak denkleştirici adalet uygulanarak güncelleme yapılamayacağını belirtmiştir. Davacı ile bir davalının başvurusu esastan reddedilmiş, faiz ve vekalet ücreti yönünden haklı bulunan diğer davalının başvurusu kabul edilerek karar kaldırılmış ve yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2019/413 K. 2020/720 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Tasfiyenin son aşamasında, oluşan değerden önce ortaklığın borçları ödenip her ortağın verdiği avanslar, yaptığı giderler ve katılım payı geri verildikten sonra artan kazancın ya da doğan zararın ortaklara paylaştırılacağı bir son bilanço düzenlenmesi gerektiği belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Adi ortaklık sözleşmesinin feshine dayanan alacak davasında davacı ortak, işletme için yaptığı masrafların ödenmesini ve kâr payını istemiş; ilk derece mahkemesi davayı kısmen kabul ederek alacağa hükmetmiştir. Daire, sözleşmenin içeriğine göre taraflar arasında adi ortaklık ilişkisi bulunduğunu ve ortaklığın fiilen sona erdiğini, bir ortağın ortaklık için yaptığı masrafları istemesinin ortaklığın feshi ve tasfiyesini de kapsadığını belirtmiştir. Buna göre tasfiye görevlisi atanarak ortaklığın malvarlığının belirlenmesi, nakde çevrilmesi ve borçlar ile katılım payları geri verildikten sonra artan kazanç ya da zararın paylaştırılacağı son bilançoya göre hüküm kurulması gerektiğini saptayarak, eksik inceleme nedeniyle her iki tarafın istinaf başvurusunu kabul edip kararı kaldırmış ve dosyayı ilk derece mahkemesine göndermiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!