TBK Madde 599 Kefaletin sona ermesi: Kefaletten dönme

Özet 2 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 599, gelecekte doğacak bir borca kefalette borçlunun mali durumu kefalet sözleşmesinden sonra önemli ölçüde bozulmuş ya da kefilin iyiniyetle varsaydığından çok daha kötü olduğu ortaya çıkmışsa, kefil borç doğmadığı sürece alacaklıya yazılı bildirimde bulunarak kefaletten her zaman dönebilir; ancak alacaklının kefalete güvenmesi yüzünden uğradığı zararı gidermekle yükümlüdür.

Resmi Metin

Kefaletten dönme

Madde 599- (1) Gelecekte doğacak bir borca kefalette, borçlunun borcun doğumundan önceki mali durumu, kefalet sözleşmesinin yapılmasından sonra önemli ölçüde bozulmuşsa veya mali durumunun, kefalet sırasında kefilin iyiniyetle varsaydığından çok daha kötü olduğu ortaya çıkmışsa, kefil alacaklıya yazılı bir bildirimde bulunarak, borç doğmadığı sürece her zaman kefalet sözleşmesinden dönebilir.

(2) Kefil, alacaklının kefalete güvenmesi sebebiyle uğradığı zararı gidermekle yükümlüdür.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bir tanıdığınız için “ileride alacağı krediye kefil olurum” dediniz, ama henüz para çekilmedi, borç doğmadı. Bu arada borçlunun maddi durumu sözleşmeden sonra ciddi biçimde sarsıldıysa ya da kefil olurken dürüstçe sandığınızdan çok daha kötü olduğu ortaya çıktıysa, TBK m.599 size bir çıkış kapısı tanır: alacaklıya yazılı bir bildirim göndererek kefaletten dönebilirsiniz. Bunu istediğiniz gibi değil, yalnızca borç henüz doğmamışken ve sadece ileride doğacak borca dayanan kefalette kullanabilirsiniz; çoktan kullandırılmış, yani mevcut bir borçta bu hak işlemez. Ayrıca bedavaya kurtulmazsınız: alacaklı sizin kefaletinize güvenerek bir zarara katlandıysa, onun bu güven zararını (uğradığı menfi zararı) gidermeniz gerekir. Pratikte önemli olan zamanlamadır; borç doğar doğmaz bu kapı kapanır. Yani TBK m.599, her maddi sıkıntıda otomatik devreye giren genel bir cayma değil, dar ve sıkı koşullara bağlı özel bir haktır; tereddütte hemen yazılı bildirim ve kanıtlanabilir delil hazırlayın.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 599. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununda yer verilmeyen, “II. Kefaletten dönme” kenar başlıklı yeni bir maddedir.

Tasarının iki fıkradan oluşan 599 uncu maddesinde, kefaletten dönme düzenlenmektedir.

Maddenin birinci fıkrasında, gelecekte doğacak bir borca kefalette, borçlunun borcun doğumundan önceki mali durumunun, kefalet sözleşmesinin yapılmasından sonra önemli ölçüde bozulması veya mali durumunun kefalet sırasında kefilin iyiniyetle varsaydığından çok daha kötü olduğunun ortaya çıkması halinde, kefilin alacaklıya yazılı bir bildirimde bulunarak, borç doğmadığı sürece her zaman kefalet sözleşmesinden dönebileceği belirtilmiştir.

Maddenin ikinci fıkrasında, kefilin, kefaletten dönmesi sonucunda, alacaklının kefalete güvenmesi sebebiyle uğradığı zararı gidermekle yükümlü olacağı hükme bağlanmıştır.

Maddenin düzenlenmesinde, kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 510 uncu maddesi göz önünde tutulmuştur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.599 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay HGK E. 2017/3128 K. 2021/1224 Direnme Bozuldu

Kefaletten dönme kanunda özel olarak düzenlenmiş sınırlı bir imkândır ve ancak koşulları gerçekleştiğinde sonuç doğurur; kefaletten vazgeçme beyanında bulunulduğu sırada cari hesap ilişkisinde bakiye borç bulunmaması, tek taraflı irade beyanı ile kefaletin geri alınması hakkını kefile tek başına vermez.

Detaylı özeti gör

Davacı, davalı banka ile dava dışı bir kişi arasındaki 100.000 TL limitli genel kredi sözleşmesini kefil sıfatıyla imzalamış, ayrıca kendisine ait mesken üzerinde banka lehine 10.03.2009 tarihli resmi senetle, asıl borçlunun asaleten veya kefaleten doğmuş ve doğacak tüm borçlarını kapsayan 200.000 TL bedelli üst sınır ipoteği kurulmuştu. Asıl borçlu, kullandığı 50.000 TL krediyi 10.03.2011 tarihinde ödeyip kapattı. Banka dava dışı bir şirketle 28.09.2011 tarihli kredi sözleşmesi imzaladı ve bu krediye asıl borçlu müteselsil kefil oldu; davacı 03.10.2011 tarihli ihtarnameyle kefillikten vazgeçtiğini bildirdi. Şirketin borcu ödenmeyince 70.445,19 TL için ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip başlatıldı. Davacının menfi tespit davasını yerel mahkeme kabul etti; Özel Daire ipotek senedindeki taahhüdün davacıyı bağladığı gerekçesiyle bozdu, mahkeme direndi. Hukuk Genel Kurulu, takibin kefaletten değil ipotekten kaynaklandığını belirterek direnme kararını oy çokluğuyla bozdu.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.599 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2025/1952 K. 2025/1709 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Kefil hakkındaki ihtiyati hacze itirazda, soyut bir beyanla kefaletten dönülemeyeceği; dönme hakkının ancak sözleşmeden sonra borçlunun mali durumunun önemli ölçüde bozulmasıyla doğacağı, koşulların bulunmadığı ve şirket ortaklığından ayrılmanın kefaleti sona erdirmediği kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmesini kefil sıfatıyla imzalayan kişi hakkında verilen ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın reddine ilişkindir. İlk derece mahkemesi ek kararla itirazları reddetmiştir. Daire, kredi sözleşmesi, kefalet sözleşmesi ve hesap kat ihtarını birlikte değerlendirerek yaklaşık ispat şartının gerçekleştiğini; kefaletten dönme koşullarının bulunmadığını, şirket ortaklığından ayrılmanın kefaleti sona erdirmediğini, kredi hesabının kat edilmesiyle alacağın muaccel hale geldiğini ve asıl borçlu şirket hakkındaki konkordato kararının kefil yönünden ihtiyati hacze engel oluşturmadığını belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2019/2063 K. 2021/1202 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Süresiz kredi sözleşmesi kefillerinin TBK m.599'a dayanan cayma bildiriminden sonra sisteme yüklenen faturaların cayma tarihinden önce düzenlendiği saptanarak, borcun cayma öncesinde doğduğu ve kefaletten dönmenin sonuç doğurmadığı kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Genel kredi sözleşmesinin müşterek borçlu ve müteselsil kefilleri, asıl borçlu şirketteki paylarını devrettikten sonra bankaya ihtarname göndererek kefaletten döndüklerini bildirmiş ve sonraki kredi kullandırımından borçlu olmadıklarının tespitini istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı reddetmiştir. Daire, TBK m.599'un kefaletten dönmeyi borçlunun mali durumunun önemli ölçüde bozulması koşuluna ve borcun henüz doğmamış olmasına bağladığını, ödemesi yapılan faturaların cayma bildiriminden önce düzenlenip asıl borçlunun ticari defterlerine kaydedildiğini, süresiz kredi sözleşmesindeki cari hesap ilişkisinin sona ermediğini belirterek kefalet sorumluluğunun devam ettiği sonucuna varmış ve istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2018/902 K. 2019/237 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Ortaklıktan ayrılarak asıl borçlunun mali durumunu izleme imkanı kalmayan kefil bakımından, TBK m.599'daki dönme koşulları aranarak kefaletten caymayı alacaklının muvafakatine bağlamanın kefile ölçüsüz külfet yükleyeceği ve bildirim tarihinde caymanın gerçekleştiği kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, genel kredi ve teminat sözleşmesine müteselsil kefil olan kişilerin, şirket ortaklığından ayrılıp noter yoluyla kefaletten cayma bildiriminde bulunmalarından sonra asıl borçluya kullandırılan kredilerden sorumlu olup olmadıklarına ve buna dayalı takibe itirazın iptaline ilişkindir. İlk derece mahkemesi, kefaletten tek taraflı vazgeçmenin mümkün olmadığı gerekçesiyle davayı kısmen kabul etmiştir. Daire, cayma bildiriminin bankaya ulaştığı tarihte kefillerin borcunun bulunmadığını, bankanın cayma iradesine karşı çıkmadan aynı sözleşmeye dayanarak yeni kredi kullandırmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ve kefillere orantısız bir külfet yüklendiğini belirterek istinaf başvurusunu kabul etmiş, kararı kaldırıp davayı reddetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!