TBK Madde 597 Kefil ile borçlu ilişkisi: c. Kefilin bildirim yükü
TBK 597, borcu tamamen veya kısmen ödeyen kefil durumu asıl borçluya bildirmek zorundadır; bu bildirimi yapmaz ve ödemeyi bilmeyen ya da bilmesi gerekmeyen borçlu da alacaklıya ifada bulunursa kefil borçluya karşı rücu hakkını kaybeder, ancak kefilin alacaklıya karşı sebepsiz zenginleşmeden doğan dava hakkı saklı kalır.
Resmi Metin
c. Kefilin bildirim yükü
Madde 597- (1) Borcu tamamen veya kısmen ödeyen kefil, durumu borçluya bildirmek zorundadır.
(2) Kefil, bu bildirimde bulunmazsa ve ödemeyi bilmeyen veya bilmesi gerekmeyen borçlu da alacaklıya ifada bulunursa, rücu hakkını kaybeder.
(3) Kefilin, alacaklıya karşı sebepsiz zenginleşmeden doğan dava hakkı saklıdır.
↪ Bu kanunda başka maddeye git
Avukat Yorumu
Kefil olarak borcu kapattığınızda iş bitmiş sayılmaz; asıl borçluya haber vermek de sizin yükümlülüğünüz. Çünkü borçlu sizin ödeme yaptığınızı bilmiyorsa, alacaklı kendisine başvurduğunda iyiniyetle parayı bir kez daha verebilir. Yani aynı borç iki kez tahsil edilmiş olur. İşte tam bu noktada kanun riski size yüklüyor: bildirim yapmamışsanız ve durumdan habersiz kalması mazur görülen borçlu da ödemişse, harcadığınız parayı ondan geri isteme, yani borçluya rücu etme imkânınız ortadan kalkar. Elinizde kalan tek silah, çifte tahsille haksız yere zenginleşen alacaklıya karşı sebepsiz zenginleşme davası açmaktır; bu hakkınız korunur. Pratik tavsiye: ödediğiniz gün borçluya yazılı, ispatlanabilir bir bildirim gönderin. Dikkat, buradaki yük kefilin yükü olup, alacaklının ayrı bildirim ödevleriyle (TBK m.594) karıştırılmamalıdır.
Gerekçe
Türk Borçlar Kanunu’nun 597. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:
818 sayılı Borçlar Kanununun 498 inci maddesini karşılamaktadır.
Tasarının üç fıkradan oluşan 597 nci maddesinde, kefilin alacaklıya yaptığı ödemeyi borçluya bildirme yükü düzenlenmektedir.
818 sayılı Borçlar Kanununun 498 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “3. Kefilin tediyeyi ihbar borcu” şeklindeki ibare, Tasarıda “c. Kefilin bildirim yükü” şeklinde değiştirilmiştir.
818 sayılı Borçlar Kanununun 498 inci maddesi tek fıkradan oluştuğu halde, bu fıkranın iki cümlesinin farklı konulara ilişkin olduğu göz önünde tutularak, Tasarının 597 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları olarak kaleme alınmıştır.
Maddenin birinci fıkrasında, kefilin bildirim yükü, 818 sayılı Borçlar Kanununa göre, daha açık bir biçimde belirtilmiştir.
Maddenin son fıkrasında, 818 sayılı Borçlar Kanununun 498 inci maddesinden farklı olarak, kefilin alacaklıya karşı sebepsiz zenginleşmeden doğan dava hakkı saklı tutulmuştur. Bu farklılığın sebebi, kefilin alacaklıya yaptığı ödemeyi asıl borçluya bildirme yükünü ihmal ettiği için, asıl borçlu tarafından aynı borcun ikinci kez ifa edilmesi sonucunda sebepsiz zenginleşen alacaklıya karşı, ödediği miktarı geri istemekle karşı karşıya bırakılması gereken kişinin asıl borçlu değil, kefil olduğunun kabul edilmesidir.
Maddenin düzenlenmesinde, kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 508 inci maddesi göz önünde tutulmuştur.