TBK Madde 318 Kiracının borçları: Ayıpları kiraya verene bildirme borcu

Özet 1 fıkra · ~1 dk okuma

TBK 318, kiracı, kendisinin gidermekle yükümlü olmadığı ayıpları kiraya verene gecikmeksizin bildirmekle yükümlüdür; bu bildirimi yapmazsa, bundan doğan zarardan sorumlu olur.

Resmi Metin

Ayıpları kiraya verene bildirme borcu

Madde 318- Kiracı, kendisinin gidermekle yükümlü olmadığı ayıpları kiraya verene gecikmeksizin bildirmekle yükümlüdür; aksi takdirde bundan doğan zarardan sorumludur.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Burada esas çatışma, kiracının fark ettiği ya da fark etmesi gereken bir ayıbı sessizce taşıması durumunda ortaya çıkar. Kiracı, gidermesi kendisine ait olmayan ayıbı zamanında haber vermezse, gecikme yüzünden büyüyen zarardan kendisi sorumlu tutulabilir; örneğin küçük bir su sızıntısının zamanında bildirilmemesi sonucu genişleyen tahribat. Pratikte kiraya verenin tipik savunması budur. Bildirimin yazılı ve tarihli yapılması (e-posta, ihtarname, kayıtlı mesaj) ispat açısından kritiktir; sözlü bildirim sonradan inkar edilince kiracı zorda kalır.

Sık yapılan hata, bildirim borcunu ayıba bağlı seçimlik haklarla (ayıbın giderilmesi, kira indirimi, koşulları varsa fesih) karıştırmaktır; bildirim bu hakların önünü açan ön adımdır, kendisi bir yaptırım değildir. Ayıp rejimi m.304-308 ile birlikte okunmalı, küçük ve olağan bakım kapsamındaki kusurların zaten kiracıya ait olabileceği gözden kaçırılmamalıdır.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 318. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 256 ncı maddesinin son fıkrasını karşılamaktadır.

Tasarının tek fıkradan oluşan 317 nci maddesinde, kiracının ayıpları kiraya verene bildirme borcu düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 256 ncı maddesinin kenar başlığında kullanılan “I. Borca muvafık surette takayyüt” şeklindeki ibare, Tasarıda “IV. Ayıpları kiraya verene bildirme borcu” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 256 ncı maddesinin son fıkrasında kullanılan “… yahut üçüncü bir şahıs kiralananın üzerinde bir hak iddia ettiği takdirde” şeklindeki ibareye, Tasarının zapttan sorumluluğa ilişkin 308 inci maddesinde, “kiracının bildirimi üzerine” şeklinde yer verildiği için, Tasarının 317 nci maddesine alınmamıştır.

Maddenin düzenlenmesinde, kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 257g maddesi göz önünde tutulmuştur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.318 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2022/7888 K. 2023/468 Bozma

Kiracı, kendisinin gidermekle yükümlü olmadığı ayıpları kiraya verene gecikmeksizin bildirmekle yükümlüdür; ayıbı öğrenir öğrenmez bildirmeyen kiracı, bu gecikme yüzünden büyüyen zarar bakımından kusurlu sayılır ve uğradığı zararın tamamının kiraya verence giderilmesini isteyemez.

Detaylı özeti gör

Davacı kiracı, 22.03.2013-31.12.2013 dönemi için bir otelin bodrum katındaki hamam ve spa merkezini kiraladığını, üst kattaki kapalı havuzun faaliyete geçmesiyle tavandan su sızıntısı başladığını, uyarılara rağmen önlem alınmadığını ve delil tespitinde elektronik cihazlarda 31.611,02 Euro, demirbaş eşyada 3.750 TL zarar belirlendiğini ileri sürerek tazminat istemiştir. Davalı kiraya veren, kiralananın fiziki şartları görülerek kiralandığını ve ayıba dair ihtar bulunmadığını savunmuştur. Mahkeme davayı önce ayıp ihbarının yapılmaması nedeniyle reddetmiş, Daire kiralananın sonradan ayıplı hale gelmesi halinde kiraya verenin kusurunun araştırılması gerektiği gerekçesiyle bozmuştur. Bozmaya uyularak yapılan yargılamada davacının zararını ve miktarını ispat edemediği, ayıbı tespit edilir edilmez bildirmeyerek zararın artmasında kusurlu olduğu kabul edilip dava yeniden reddedilmiş; Daire hükmü onamış, 07.03.2023 tarihinde karar düzeltme istemini de reddetmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2017/3227 K. 2018/6292 Bozma

Kiracının ayıp bildirimini yapmamış olması tek başına davanın reddini gerektirmez; bu hüküm kiralananın ayıplı olması hâlinde uygulanır ve kiraya verenin kiralananı kullanıma elverişli durumda bulundurma borcunu ihlalden doğan kusuru ayrıca araştırılarak, bildirimdeki gecikme müterafik kusur çerçevesinde değerlendirilir.

Detaylı özeti gör

Davacı, 22.03.2013 ile 31.12.2013 tarihleri arası geçerli sözleşmeyle otel bünyesindeki hamam ve spa merkezini kiralamış; üst katta bulunan kapalı havuzun faaliyete geçmesiyle tavandan su sızıntısı başladığını, şifahi uyarılara rağmen tedbir alınmadığını, damlamalar nedeniyle demirbaş eşya ile elektronik cihazların zarar gördüğünü ileri sürmüştür. Delil tespitindeki bilirkişi raporlarında cihazlara ilişkin zarar 31.611,02 Euro, demirbaş eşyaya ilişkin zarar 3.750 TL olarak belirlenmiş; davalı ise ayıba dair bir ihtar bulunmadığını savunmuştur. Yerel mahkeme, TBK'nin 318. maddesindeki bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmediği gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Daire, kiracının kiralananın sonradan ayıplı hale gelmesine dayandığını, kiraya verenin TBK'nin 301. maddesindeki yükümlülüğü ihlalden doğan kusurunun araştırılıp zararın müterafik kusur çerçevesinde belirlenmesi gerektiğini belirterek kararı bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2017/2713 K. 2018/2947 Bozma

Kiralanana yaptığı tamirat giderini kira bedelinden mahsup etmek isteyen kiracı, gidermekle yükümlü olmadığı ayıbı kiraya verene önceden bildirdiğini ve kiraya verenin uygun süre içinde tamiratı yapmadığını kanıtlamak zorundadır; bildirim yükümlülüğünü yerine getirdiğini ispat edemeyen kiracı, yaptığı masrafı kira alacağından düşemez.

Detaylı özeti gör

Davacı kiraya veren, davalı kiracıyla arasındaki 01.07.2007 başlangıç tarihli aylık 400 TL bedelli süresiz kira sözleşmesine dayanarak 05.12.2013 tarihinde icra takibi başlatmış, 01.06.2013 ile 01.11.2013 arasındaki altı aylık toplam 2.400 TL kira bedelini istemiş, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatını talep etmiştir. Davalı, kiralanana 2.200 TL masraf yaptığına dair fatura sunarak borcu bulunmadığını savunmuştur. Yerel mahkeme davayı kısmen kabul etmiş, tamirat masrafını kira alacağından düşerek takibin 200 TL asıl alacak üzerinden devamına ve kabul edilen alacağın yüzde 20 si oranında icra inkar tazminatına hükmetmiştir. Daire, davalının temyizini kesinlik sınırı nedeniyle reddetmiş; TBK 318 ve 306 uyarınca ayıbın kiraya verene bildirildiğini ve uygun sürede giderilmediğini ispat edemeyen kiracının masrafı mahsup edemeyeceğini belirterek hükmü davacı yararına bozmuştur.

Yargıtay (Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi E. 2014/11245 K. 2014/14669 Bozma

Kiralananda sonradan ortaya çıkan bozukluğun kiraya verene süresinde bildirilmemesi, zararın artmasında kiracının payı bulunup bulunmadığı yönünden ayrıca değerlendirilir; zamanında bildirim yapılsaydı zararın daha küçük kalıp kalmayacağı araştırılmadan, meydana gelen zararın tamamından kiraya vereni sorumlu tutmak doğru olmaz.

Detaylı özeti gör

Davacı, davalıya ait iki depoyu 01.12.2009 başlangıç tarihli belirsiz süreli sözleşmeyle kiralayıp İtalya'dan ithal ettiği soya fasulyesini burada stoklamış; sözleşmenin 12. maddesi ürünün uygun şartlarda muhafazası için gerekli tedbirleri alma görevini kiraya verene yüklemiştir. Şubat 2010'daki fırtınada kırılan çatı eternitlerinden sızan yağmur suları ile izolasyon yetersizliği sonucu 189 ton ve 107 ton ürün ekonomik değerini yitirmiş, davacı 29.06.2010 tarihinde tespit yaptırıp 313.806 TL zararının şimdilik 110.620 TL'sini istemiştir. Yerel mahkeme, izolasyon eksikliğini baştan var olan gizli ayıp sayarak davayı kabul etmiştir. Daire ise bilirkişinin ıslanan ürüne geç müdahale edildiği yönündeki saptamasını vurgulayarak, çatı hasarının süresinde bildirilmesi halinde zararın daha az olup olmayacağının ve zarara etki eden her unsurun payının TBK'nın 52. maddesi çerçevesinde belirlenmesi gerektiğini belirtip hükmü bozmuştur.

Yargıtay (Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi E. 2013/125 K. 2013/12087 Bozma

Kiracı, kendisinin gidermekle yükümlü olmadığı ayıpları kiraya verene gecikmeksizin bildirmekle yükümlüdür; kiralananda eskiyen malzemeleri kiraya verene başvurmaksızın kendiliğinden değiştiren kiracı, bu yenileme nedeniyle kira ilişkisinin sonunda söz konusu malzemeleri söküp alma hakkı kazanmaz, kiralananı teslim aldığı şekliyle iade eder.

Detaylı özeti gör

Davacı, kendisine ait iş yerini 01.04.2008 başlangıç tarihli bir yıl süreli sözleşmeyle lahmacuncu dükkânı olarak davalı kiracıya kiralamıştır. Kiracı bitişik iki parseli de kiralayarak yerleri bir bütün hâlinde kullanmakta iken, komşu parselleri satın alan davalı şirketin inşaat yapacağını bildirmesi üzerine 15.07.2008 tarihinde o parselleri boşaltmış; yıkım sırasında şirketin dozeri davacıya ait yapının duvarlarını ve çatısını da yıkmış, bunun üzerine kiracı kapı, pencere ve camdan oluşan camekânı sökerek almıştır. Davacı elatmanın önlenmesi, eski hâle iade ve 31.772 TL tazminat istemiş; mahkeme 8.890,18 TL tazminatın davalı şirketten tahsiline, kiracı hakkındaki davanın ise malzemelerin ekonomik ömrünü tamamladığı gerekçesiyle reddine karar vermiştir. Daire, bilirkişi raporunda 2.178,51 TL olarak belirlenen camekân bedeli yönünden kiracı hakkındaki davanın da kabulü gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.318 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 5. Hukuk Dairesi E. 2018/1158 K. 2019/1249 Düzelterek Esastan Red

Kiralanandaki izolasyon eksikliğine dayanarak iş yerini boşaltan kiracının, kendisinin gidermekle yükümlü olmadığı ayıbı kiraya verene bildirdiğini ispatlayamadığı; bildirim kanıtlanmadıkça ayıba dayanan erken tahliyenin haklı sayılmayacağı kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: İş yeri kirasında kiracı ve müteselsil kefil aleyhine, boş kalan iki aylık kira bedeli, ödenmeyen aidat ve merdivenin eski hale getirilme bedeli istenmiştir. İlk derece mahkemesi davayı kabul edip ıslahla belirlenen değeri aşan tutara hükmetmiştir. Daire, kiracının sel sonrası izolasyon eksikliğine dayanan savunmasını, ayıbın bildirildiği ve giderilmesi için uygun süre verildiği kanıtlanmadığından yerinde bulmamış; merdiven değişikliği için yazılı rıza alındığının da ispatlanmadığını, aidattan kiracının sorumlu olduğunu belirtmiştir. Buna karşılık talep sonucunun aşılmasını HMK 26/1'e aykırı bularak kararı kaldırmış ve davayı ıslahla belirlenen tutar üzerinden kabul etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!