TBK Madde 289 Elden bağışlama

Özet 1 fıkra · ~1 dk okuma

TBK 289, elden bağışlamada sözleşme, bağışlayanın bir taşınırını bağışlanana teslim etmesiyle kurulur.

Resmi Metin

Elden bağışlama

Madde 289- Elden bağışlama, bağışlayanın bir taşınırını bağışlanana teslim etmesiyle kurulmuş olur.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

TBK m.289, elden bağışlamayı bağışlayanın bir taşınırını bağışlanana teslim etmesiyle kurulmuş sayar; ivazsız bir kazandırma olması yönüyle, karşılıklı edim değişimi içeren trampadan (TBK m.282) ayrılır. Ayırt edici pratik nokta şekildir: yazılı geçerlilik şartına bağlı bağışlama sözü vermenin (TBK m.288) aksine, elden bağışlama herhangi bir şekle tabi değildir; sözleşme teslimle birlikte anında kurulur ve ifa edilir. Konusu yalnızca taşınır olabilir; taşınmaz veya taşınmaz üzerindeki ayni hak elden değil, resmî şekilde (TBK m.288/2) bağışlanır. Şekle aykırı bir bağışlama sözü bağışlayanca fiilen yerine getirildiğinde de elden bağışlama hükmündedir (TBK m.288/3). Bağışlayanın fiil ehliyeti ve tasarruf yetkisi (TBK m.286), bağışlananın kabul ehliyeti (TBK m.287) aranır. Sık hata, TBK m.288’deki şekilli bağışlama sözünü şekilsiz elden bağışlamayla karıştırmaktır. Teslimin gerçekleştiği, maddi vakıa olarak her türlü delille ispatlanabilir.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 289. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 237 nci maddesinin birinci fıkrasını karşılamaktadır.

Tasarının tek fıkradan oluşan 288 inci maddesinde, elden bağışlamanın kurulması düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 237 nci maddesinin kenar başlığında kullanılan “C. Şekli / I. Elden bağışlama” şeklindeki ibareler yerine, bağışlama sözü verme şeklinin, Tasarının 287 nci maddesinde düzenlendiği göz önünde tutularak, Tasarının 288 inci maddesinde “II. Elden bağışlama” ibaresi kullanılmıştır.

818 sayılı Borçlar Kanununun 237 nci maddesinin ikinci ve son fıkraları, tanımda taşınır sözcüğüne yer verildiği ve taşınmazlar tanım dışı bırakıldığı için, Tasarının 288 inci maddesine alınmamıştır.

Sistematik yapısı ile metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.289 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E. 2024/4663 K. 2024/5834 Bozma

Elden bağışlama yalnızca taşınırlar bakımından söz konusudur ve taşınırın bağışlanana teslimiyle kurulur; taşınır mal, alacak ve hakların zilyetliğinin devri geçerlilik şekline bağlanmadığından bunların bağış amacıyla bedelsiz devri geçerlidir; ancak mülkiyetin geçişi resmî şekle bağlanan sicile kayıtlı araçlar bu kuralın dışındadır.

Detaylı özeti gör

Davacılar, mirasbırakanlarının Kadıköy-Pendik hattında çalışan ticari minibüsünü 30.12.2003 tarihinde oğlu olan davalıya satış göstererek devrettiğini, aracın sonradan dava dışı bir kişiye, ondan da 20.08.2008 tarihinde diğer davalıya geçtiğini, mirasbırakanın 21.03.2008 tarihinde öldüğünü ileri sürerek sicil kaydının iptalini, olmazsa bedeli, olmazsa tenkisi istemişlerdir. Yerel mahkeme son malik yönünden davayı reddetmiş, oğul yönünden tenkis ve ecrimisil isteklerini kısmen kabul etmiştir. Karar Dairece iki kez bozulmuş, mahkeme direnmiş, Hukuk Genel Kurulu 31.01.2024 tarihinde ortada gerçek bir direnme bulunmadığını belirterek dosyayı Daireye göndermiştir. Daire, temlike konu edilenin trafiğe kayıtlı ticari araç olduğunu, bu nedenle 1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının uygulanmayacağını, TBK'nın 19. maddesi çerçevesinde muvazaa araştırması yapılması ve tenkis hesabında terekedeki tüm aktif ve pasifin gözetilmesi gerektiğini belirterek kararı bozmuştur.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E. 2013/18769 K. 2014/7396 Bozma

Taşınmazlar şekil şartına bağlı olmaksızın elden bağışlanamaz; buna karşılık taşınır mal, alacak ve haklarda bağışlama için özel bir biçim öngörülmemiş olup bağış, kısa elden teslim, zilyetliğin havalesi veya hükmen teslim yollarıyla da gerçekleştirilebilir; mülkiyetin geçişi resmî şekle bağlanan sicile kayıtlı araçlar bu kuralın dışındadır.

Detaylı özeti gör

Davacılar, miras bırakanın ticari minibüsünü 23.12.2003 tarihinde davalı oğluna satış göstererek devrettiğini, aracın 27.04.2006 ve 20.08.2008 tarihlerinde başka kişilere aktarıldığını, bu temliklerin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı olduğunu belirterek trafik kaydının iptalini, olmazsa miras payları oranında bedel, tenkis ve ecrimisil istemiştir. Miras bırakan 21.03.2008 tarihinde ölmüştür. Yerel mahkeme, birleşen davanın davalısının muvazaayı bilebilecek konumda bulunduğu ispatlanamadığından o yönden davayı reddetmiş, tenkis ve ecrimisil isteklerini kısmen kabul etmiştir. Daire ilk bozmasında aracın bağışını geçerli saymışsa da, karar düzeltme üzerine, trafiğe kayıtlı aracın mülkiyetinin 2918 sayılı Kanun'un 20/d maddesi uyarınca resmi şekle bağlandığını, bu nedenle 1.4.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının uygulanamayacağını, TBK'nın 19. maddesi çerçevesinde muvazaa araştırması yapılması gerektiğini belirterek önceki bozmayı ortadan kaldırmış ve hükmü bozmuştur.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E. 2013/17542 K. 2014/3526

Taşınırın elden bağışlanması şekle bağlı olmayıp bağışlayanın o şeyi bağışlanana teslim etmesiyle kurulur; görünürdeki satışın altına gizlenen sözleşme bir taşınırın bağışlanmasına ilişkinse şekilden yoksunluk söz konusu olmadığından gizli sözleşme geçerlidir, mülkiyet teslimle bağışlanana geçer ve koşulları varsa yalnızca tenkis hükümleri uygulanır.

Detaylı özeti gör

Davacılar, miras bırakanın taşınmazlarını ara malik kullanmak suretiyle ikinci eşi olan davalıya, bir kısım bağımsız bölümü de onun kardeşine devrettiğini ileri sürerek muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat ve tenkis istemiştir. Uyuşmazlığın bir bölümü de murise ait otomobilin davalıya temlikine ilişkindir. Yerel mahkeme, taşınmazlar ve otomobil yönünden muvazaayı sabit görerek davayı kısmen kabul etmiş, iki davalı bakımından husumetten, birleştirilen davada ise ispatlanamadığı gerekçesiyle reddetmiştir. Daire, taşınmazlara ilişkin kabulü onamış; otomobil yönünden ise görünürdeki satışın altındaki gizli sözleşmenin bir taşınırın bağışlanmasına ilişkin olduğunu, bunun şekle bağlı olmadığını ve mal elden bağışlanmakla mülkiyetin bağışlanana geçtiğini belirtmiştir. Davacıların dava dilekçesinde tenkis talebi de bulunduğundan otomobil bakımından tenkis koşullarının araştırılması gerektiği gerekçesiyle hükmü bu yönden bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!