Yargıtay 8.CD E.2023/3368 K.2025/7707

İlgili madde: TK Madde 14

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2016/134 Esas, 2016/171 Karar

SUÇ : Parada sahtecilik

HÜKÜM: Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında Yargıtay bozma ilamı üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, sanığın 28.01.2016 tarihinde askere gittiği ve 03.02.2017 tarihinde terhis olduğu,gerekçeli kararın ikamet adresinde aynı konutta oturduğu annesine tebliğ edildiği tarih olan 22.12.2016 tarihinde sanığın askerde olduğu, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 14. maddesine göre erata yapılacak tebligatın kıta kumandanı ve müessese amiri gibi en yakın üste yapılacağının düzenlendiği bu nedenle yapılan tebligatın usulsüz olduğunun anlaşılması karşısında, temyiz ve eski hale getirme taleplerinin öğrenme üzerine ve süresinde olduğunun kabulü ile temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Yargıtay Bozma İlamı

1. Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.04.2014 tarihli ve 2014/29 Esas, 2014/50 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 197/1, 62, 52/1-2 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.

2. Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.04.2014 tarihli ve 2014/29 Esas, 2014/50 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 28.03.2016 tarihli ve 2015/11739 Esas, 2016/4015 Karar sayılı ilamı ile ”…sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 20.10.2013 tarihinde içerisinde bulunduğu aracın sahte para olayına karıştığı ihbarı sonrası yanında …, … adlı şahıslar olduğu halde yakalanan sanığın parada sahtecilik suçunun niteliği itibariyle temadi eden suçlardan olması dikkate alınarak mükerrer cezalandırmanın önlenmesi bakımından mahkemece bahsi geçen olay ile ilgili açılmış bir dava ve sanık hakkında aynı suçtan verilmiş bir hüküm bulunup bulunmadığı araştırıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması, kabul ve uygulamaya göre de; sanık hakkında alt sınırdan tayin edildiğinin belirtilmesine karşın, hürriyeti bağlayıcı ceza yanında tayin olunan adli para cezasına esas alınan birim gün sayısının alt sınırın üstünde belirlenmesi suretiyle çelişkiye düşülmesi, 5237 sayılı sayılı Kanun’un 53. maddesindeki hak yoksunluklarının; Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı gözetilerek yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmasının yasaya aykırı bulunması,” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

B. Yargıtay Bozma İlamından Sonraki Yargılama Süreci
Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.11.2016 tarihli ve 2016/134 Esas, 2016/171 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 197/1, 62, 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri

1. Sanığın Temyiz İstemi
Mahkeme kararının tebliğ edildiği tarihte askerde olduğu için tebliğ işleminin usulsüz olduğuna, eski hale getirme talebinde bulunduğuna, ele geçirilen paraların sahte olmadığına, suçun üst sınırının 5 yıldan fazla olması nedeniyle kendisine zorunlu müdafi atanmamasının müdafi yardımından faydalanma hakkının ihlali niteliğinde olduğuna kurulduğuna ilişkindir.

2. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Mahkeme kararının tebliğ edildiği tarihte sanığın askerde olması nedeniyle tebliğ işleminin usulsüz olduğuna, eski hale getirme talebinde bulunduğuna, sanığın atılı suçu işlemediğine, şüpheden sanığın yararlanması gerektiğine, mağdurun oğlunun ifadelerine dayalı karar verildiğine, üst arama tutanağında sanığın üzerinde herhangi bir suç eşyası veya suç unsura rastlanılmadığına, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ve resen gözetilecek sebeplere ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre,sanığın olay günü şikayetçi …’nın işlettiği bakkal dükkanına geldiği, 1 adet 100,00 TL’lik banknotu şikayetçi ve şikayetçinin oğlu olan tanık H.K’ya vererek sigara aldığı ve 91,00 TL para üstü aldığı, şikayetçi ve tanığın bu 100,00 TL’nin sahte olduğunu anlaması üzerine kolluk birimlerine haber verdiği ve sanığın bu haliyle sahte parayı tedavüle koyduğu iddiasına ilişkin olarak,

1. Yargıtay bozma ilamı sanık lehine olsa dahi, bozmadan sonra yapılan yargılamada yerel mahkemece sanığa duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilip, duruşmadan haberdar olmalarının sağlanması gerekmekte olup, somut olayda, sanığın Yargıtay bozma ilamı ve duruşma gününü bildirir davetiyenin tebliğ edildiği tarihte askerde olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 307/2. maddesi uyarınca sanığa duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda duruşmaya devam edilerek karar verileceğine dair meşruhat içeren tebligatın sanığa duruşma gününü bildirir şekilde 7201 sayılı Tebligat Kanunun 14. maddesine uygun olarak sanığa tebliğ edilip duruşmadan haberdar edilmeden ve usulsüz tebligata rağmen sanığın dinlenmesinden vazgeçilerek hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,

2. Yargıtay bozma ilamı sonrasında askerde olduğu için duruşmalarda bulunamayan, yargılama sürecinde tutanaklara yansıyan olumsuz bir davranışı ve suç tarihinde adli sicil kaydında daha önce herhangi bir kesinleşmiş mahkumiyeti bulunmayan sanık hakkında kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları irdelendikten sonra yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunun değerlendirilmesi ve sonucuna göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 51/1. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunda bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden ” duruşmadaki hal ve hareketleri, suç işleme konusundaki eğilimi ” şeklindeki yetersiz ve dosya kapsamına uymayan gerekçe ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 51. maddesinde düzenlenen erteleme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.11.2016 tarihli ve 2016/134 Esas, 2016/171 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.10.2025 tarihinde karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 13 Eylül 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!