MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/970 E., 2024/2141 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 24. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/9 E., 2022/99 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle: kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin yazılı belge karşılığında davalılara 980.000,00TL’yi emanet olarak bıraktığını, davalıların talep etmesine rağmen müvekkiline parasını iade etmemesi üzerine davalılar hakkında ilamsız icra takibi başlattığını, davalıların borca haksız olarak itiraz ettiğini, davalı …’ın Bakırköy 11.Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/317 sayılı dosyasının 27.12.2016 tarihli duruşmasında belgedeki imzanın kendisine ait olduğunu parayı müvekkilinin getirdiğini kabul ettiğini ileri sürerek davalıların İstanbul 8.İcra Dairesi 2016/43918 sayılı dosyasındaki itirazının iptaline alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili, takibe dayanak belgede tarih ile bedelin kimden alındığının yazılı olmadığını borcun varlığını ispata yeterli olmadığını, şirketin kaşesi bulunmadığı için şirket adına alınmış bir paranın bulunmadığını, ceza davasındaki beyanların davacının alacaklı olduğunun ispatı olamayacağını, müvekkilinin ceza yargılaması sırasında beyanlarının tutanağa yanlış geçirildiğini, bunu fark ettiği zaman 04.01.2017 tarihli dilekçesiyle hatalı beyanının düzeltilmesini talep ettiğini, dilekçesinde levent tarafına gösterilerek parayı getiren kişinin o olup olmadığı sorulduğunda müvekkilinin hatırlamadığını söylemesine rağmen tutanağa parayı getiren kişinin huzurdaki sanık … olduğu şeklinde yazılmasını kabul etmediğini bildirdiğini, bunun dışında müvekkilinin baskı heyecan ve endişe altında beyanda bulunduğunu, müvekkilinin davacıdan para almadığını, müvekkilinin parayı kimden nasıl aldığına ilişkin kayıtların mahkemeye sunulacağını savunarak davanın reddine, kötüniyet tazminatına karar verilmesini ve davacı hakkında disiplin cezasına hükmedilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla “6561-980.000 TL, alındı” yazılı kağıt ile birlikte Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/317 Esas sayılı dosyanın 27/12/2016 tarihli duruşmasında davalının tanık olarak verdiği ifadesinde takibe konu belgedeki imzanın kendisine ait olduğu, iş bu belgeyi kendisinin düzenlediği, belgeye konu paranın kendisine davacı …’un getirdiği, kendisine verilen paranın şirketin kasasına koyduğunu kabul etmesinin kendisini bağladığı gerekçesiyle davanın kabulüne davalı tarafların İstanbul 8. İcra Müdürlüğünün 2016/43918 Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile, takibin kaldığı yerden devamına, asıl alacak miktarının takip tarihinden itibaren değişik oranlarda yasal faiz uygulanmasına, itiraza konu alacağın %20’si oranında hesaplanan 196.000,00 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla Kural olarak ceza mahkemesinin beraat kararları hukuk hakimi yönünden bağlayıcı değilse de; ceza mahkemesinde tespiti yapılan maddi vakıaların hukuk hakimi yönünden delil olarak değerlendirilmesi mümkündür. Davacı … ile davalı …’in (aynı zamanda diğer davalı şirket temsilcisi) Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2016/317 Esas sayılı ceza dosyasında yargılandıkları, davalı …’in ceza mahkemesinde de davacının parayı getirdiğini, parayı ceza davası sanıklarından ..’nun bıraktırdığını ve nota … numarasını ..’in yazdırdığını, daha sonra da parayı ..’e teslim ettiğini ileri sürmüştür. Ceza Mahkemesinde … tarafından bu davaya konu paranın hile ve dolandırıcılıkla kendisinden alınarak geri verilmediğinin ileri sürülerek şikayette bulunulduğu ve mahkemece beraat kararı verildiği anlaşılıyorsa da; ceza mahkemesince hileli davranışların ispatlanamadığı, davalıya teslim edilen paranın iadesi gereken emaneten teslim edilen bir para olmadığı hukuka aykırı amaçlarla teslim edildiğine ve eksik borca işaret edilerek dolandırıcılıktan beraat kararı verildiği, bu durumda dosyaya yansıyan ceza davasındaki ifade, beyanlar ve tespitler ile tüm dosya kapsamı, teslim belgesi dikkate alındığında, davacı tarafça davalıya paranın teslim edildiği anlaşılıyorsa da, saklama sözleşmesi ile davalıya verildiğinin ispatlanamadığı, davalının parayı dava dışı ..’in bıraktırdığını ve parayı ..’e ödediğini savunduğu, paranın geri alınmak üzere emaneten bırakıldığının davacı tarafça ispatı gerektiği, kesinleşmiş ceza mahkemesi karar gerekçesinden mahkemenin bu parayı ceza davasına konu suç ile ilişkilendirerek, eksik borç hükümlerine atıf yaparak beraat kararı verdiği gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, davalının verdiği teslim belgesinin değerlendirilmediğini bu belgenin saklama sözleşmesini ispatladığını, davalının müvekkilinden aldığı parayı dava dışı ..e verdiği yönündeki iddiasını kanıtlayamadığını, ilgili ceza davasındaki beyanların da davalının iddialarını desteklemediğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık taraflar arasında saklama sözleşmesinin bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Temyiz olunan karardaki gerekçeye göre ve Bakırköy 11.Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/3 17… /327 karar sayılı dosyasında davacının yapılan sorgusunda kokain almak amacıyla sanık ..in söylediği 980.000,00 TL parayı onun talimatıyla ..’deki davalı …’a verdiğini ve karşılığında anlaşmalarına göre düzenlenen belgeyi aldığını, ancak sanığın diğer sanıklarla beraber hareket ederek bir senaryo ile kendisini dolandırdıklarını ve kokaini alamadığını beyan etmesi karşısında paranın hukuka aykırı bir amaçla verildiğinin sabit olduğu ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 81.maddesi gereği geri istenemeyeceği anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz itirazının reddi ile usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe