Adana BAM, 9. HD., E. 2021/631 K. 2021/1579 T. 28.12.2021

İlgili TBK madde: TBK Madde 592

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN

TARİH : 09/11/2020

DAVACI:K1-T.C.N1-A1

VEKİLİ:Av.K6- A2

DAVALI:SF2ESNAFVESANATKARLARKREDİVEKEFALETKOOPERATİFİ- Ss F3 Kooperatifi Erzin/ HATAY

VEKİLİ:Av.K2- A3

DAVA
:Alacak (TBK’nun 592.maddesi uyarınca)

İSTİNAF KARARININ
Erzin 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 09/11/2020 tarih, 2019/3 Esas, 2020/235 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;

İDDİA VE SAVUNMANIN ÖZETİ :

Davacı vekili dava dilekçesi ile; K3’ın F3 Kooperatifinden kredi çekmek için dolmuş hatlı minibüsüne alacaklı lehine ipotek tesis ettirdiğini, 1. Kefil K4’in arsasına da yine alacaklı lehine ipotek tesis ettirdiğini, davacının da bu güvencelere binaen borçlunun 2. kefil olma önerisini kabul ettiğini ve kefil olduğunu, asıl borçlunun birkaç ay sonra kooperatif başkanıyla anlaşarak usulsüz bir şekilde minibüsü üzerindeki ipoteği yine kooperatif başkanı marifetiyle kaldırttığını ve aracı beklemeksizin 3. bir şahsa sattığını, asıl borçlunun kredi taksitlerini ödememesi nedeniyle de davacı aleyhine icra takibi başlatıldığını, icra takibi baskısı ile dosya borcunu ödeyen davacının ödemiş olduğu kısmın istirdadına, ödeme tarihinden itibaren işlemiş faizlerinin davalıdan tahsili, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davalı kooperatifin alacaklı sıfatına sahip olmadığını, kooperatifin doğrudan doğruya kredi kullandırma yetkisi olmadığını, kooperatifin üyelerinin F1 Bankası’ndan çektiği kredilere aracılık ettiğini ve kefalet verdiğini, kredi ödenmeyince kooperatifin borcu ödediğini ve bunu teminen ipotek ve şahsi teminat aldığını, K3’ın kullandığı kredi için hem K3’a ait aracın rehin alındığını hem de diğer kefil K4’e ait taşınmazın rehin alındığını, Dörtyol İcra Müdürlüğü’nün 2017/1713 Esas sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığını belirterek bu dosyanın bekletici mesele yapılmasını ve husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili tarafından verilen 08/10/2019 havale tarihli dilekçe ile; dava değerinin tam olarak bildirilmesi istenildiğini, söz konusu dava değerinin 12.580,80.TL olup icra takibi baskısı ile dosya borcunu ödeyen müvekkilinin ödemiş olduğu kısmın istirdadına, ödeme tarihinden itibaren işlemiş faizlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :

Erzin 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 09/11/2020 tarih, 2019/3 Esas, 2020/235 Karar sayılı kararı ile; TBK 592 maddesi hükmü gereğince alacak davasının yöneltildiği davalının taraf sıfatı bulunmaması nedeniyle davanın husumet yönünden reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı vekili istinaf talebi ile; mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın husumet yönünden reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, huzurdaki davada takibe konu borcun borçlusu müvekkili olmadığı, kredi çekmek için dolmuş hatlı minibüsüne alacaklı lehine ipotek tesis ettiren asıl borçlunun verdiği bu güvence üzerine kefil olmayı kabul ettiği ancak alacaklının asıl borçlu ile anlaşarak usulsüz şeklide asıl borçlunun ipotek ettirdiği minibüsü üzerindeki rehini kaldırdığı sabit olup müvekkilinin asıl borçlunun minibüsü üzerindeki ipoteğin fekki, rehnin kaldırılması işlemlerinde herhangi bir kusuru bulunmadığı gibi icra tehdidi altında ödemelerin yapıldığını dolayısıyla alacaklı davalı taraf gösterilmek suretiyle davayı açmada hukuki yararın bulunduğu da ortada olup mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER :

Erzin 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2019/3 Esas, 2020/235 Karar sayılı dosyası.

Dörtyol İcra Müdürlüğü’nün 2016/10079, 2016/11903, 2017/1713 Esas sayılı takip dosyaları,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :

Dava hukuki niteliği itibarıyla “Alacak (TBK’nun 592.maddesi uyarınca)” talebine ilişkindir.

Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının dava dışı K3’ın borcuna kefil olduğunu, davalının davacının bilgisi dışında minübüs üzerindeki ipoteğin kaldırıldığını bu nedenle TBK’nun 592. maddesi uyarınca davacının ödediği bedelin iadesini isteyebileceğini, davalı vekilinin davanın reddi savunmasında bulunduğu ve ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda, husumet nedeniyle davanın reddine karar verildiği, iş bu karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

Dairemizin 2018/516-847 EK sayılı kararı ile kaldırma kararı verildiği ve ilk derece mahkemesince yeninden yapılan yargılama neticesinde davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği ve iş bu karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

Davacının dava dışı K3’ın davalı kurumdan çekmiş olduğu kredi borcuna kefil olduğu, söz konusu borç için aynı zamanda dava dışı borçlu K3’a ait N2 plakalı araç üzerine 24.07.2014 tarihinde rehin konulduğu ve söz konusu rehnin 11.04.2016 tarihinde davacının bilgisi ve rızası dışında kaldırıldığı anlaşılmıştır.

Dörtyol İcra Dairesi’nin 2016/10079 Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinden takip tarihinin 27.09.2016, alacaklının S.S F3 Kooperatifi, borçluların K3 ve K5 olduğu bu dosyada davacının 04.07.2017 tarihinde 4.542,12.TL ödeme yaptığı anlaşılmıştır.

Dörtyol İcra Dairesi’nin 2016/11903 Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinden takip tarihinin 28.12.2016, alacaklının S.S F3 Kooperatifi, borçluların K3 ve K5 olduğu bu dosyada davacının 13.06.2017 tarihinde 4.898,80.TL ödeme yaptığı anlaşılmıştır.

Dörtyol İcra Dairesi’nin 2017/1713 Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinden alacaklının S.S F3 Kooperatifi, borçlunun K3 takibin ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip olduğu anlaşılmıştır.

Dava dışı borçlunun kredi sözleşmesini davalı ile imzaladığı, N2 Plakalı araç kaydına davalı adına rehin konulduğu, icra takiplerinin davalı tarafından başlatıldığı anlaşılmakla, davalının doğrudan doğruya kredi veren kurum olmadığından bahisle davanın husumet yokluğundan reddi kararının doğru olmadığı anlaşılmıştır.

TBK’nun 592/4 maddesi ‘Alacaklı, haklı bir sebep olmaksızın yükümlülüklerini yerine getirmez, ağır kusuruyla mevcut belgeleri veya rehinleri ya da sorumlu olduğu diğer güvenceleri elinden çıkarırsa, kefil borcundan kurtulur. Bu durumda kefil, ödediğinin geri verilmesini ve varsa ek zararının giderilmesini isteyebilir.’ şeklinde olup, davalının haklı bir sebep olmaksızın rehinleri elinden çıkardığı bu nedenlerle davacının borcundan kurtulduğu, her ne kadar davalı vekili dava konusu borcun ipotek ile de teminat altına alındığını, davacının ipoteğin devrini isteyebileceğini, davacının durumunun ağırlaştırılmadığını savunmuş ise de, söz konusu ipotekli taşınmaz bakımından davalı tarafça icra takibi başlatıldığı anlaşılmakla, davalının kusurlu hareketleri ile davacı kefilin durumunun ağırlaştığı ve kefilin borcunundan kurtulduğu, davacının ödediği bedeli davalıdan isteyebileceği anlaşılarak davanın kısmen kabulü yerine red kararı verilmesinin doğru olmadığı anlaşılmıştır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının davasının kısmen kabulü ile karar verilerek hüküm fıkrasının aşağıdaki şekilde kurulması uygun görülmüştür.

HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :

1)-
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun
KABULÜNE
,

2)-
Erzin 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 09/11/2020 tarih, 2019/3 Esas, 2020/235 Karar sayılı kararının
KALDIRILMASINA
,

3)-YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,

a)

DAVANIN KISMEN KABULÜNE,
4.898,80.TL’nin 13.06.2017 tarihinden, 4.542,12.TL’nin 04.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya
VERİLMESİNE,
Fazlaya ilişkin talebin
REDDİNE
,

b)-
492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince dava tarihi itibariyle alınması gerekli 644,90.TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 246,40.TL harcın mahsubu ile bakiye 398,50.TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,

c)-
Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 246,40.TL harcın davalıdan alınarak davacıya
VERİLMESİNE,

d)-
6100 Sayılı HMK’nın 326/1 maddesi gereğince 31,40.TL başvurma harcı, 0,75.TL posta gideri, 264,00.TL tebligat gideri olmak üzere toplam 296,15.TL yargılama giderinin kabul red oranı üzerinden hesaplanan 222,23.TL’sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
Kalan yargılama giderinin davacı üzerinde
BIRAKILMASINA,

e)-
6100 Sayılı HMK’nın 330 maddesi gereğince davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 5.100,00.TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

f)-
6100 Sayılı HMK’nın 330 maddesi gereğince davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre red edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 3.139,88.TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
İstinaf incelemesi yönünden;

1)-
Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 90,30.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davacıya
İADESİNE
,

2)-
6100 sayılı HMK.nun 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan 246,70.TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 16,50.TL tebligat gideri, 48,50.TL posta gideri olmak üzere toplam 311,70.TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

3)-
6100 sayılı HMK’nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine
YER OLMADIĞINA,

4)-
6100 sayılı HMK.333 maddesi uyarınca peşin alınan ve harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara
İADESİNE
,

5)-
6100 sayılı HMK’nın 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/3 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 Sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK’nun 362/1-a maddesi gereğince karar tarihindeki dava değerinin 78.630,00.TL’nin altında olması nedeniyle kesin olmak üzere 28/12/2021 tarihinde karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 30 Temmuz 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!