DAVACI
: K1 – N1 A1
DAVALI
: 1 -K2 – N2 A2
DAVALI
: 2 -K3 – N3 A3
DAVANIN KONUSU
: Alacak (Sebepsiz Zenginleşmeden Kaynaklanan)
Çamardı Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 19/10/2018 tarih ve 2018/40Esas – 2018/100 Karar sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle Davacı vekili ile davalı K3’nın istinaf başvurusu ile ilgili yapılanincelemede;
DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:
Müvekkilinin A4 Köyünde küçük ve büyükbaş hayvancılık işiyle uğraştığını, hayvanlarını köyün mera diye tabir edilen yerlerinde otlattığını, zaman içerisinde küçük ve büyükbaş hayvanlarının bakım ve barınak ihtiyaçlarının artması üzerine müvekkilinin kendisine yarayaracak yerleri belirlemeye çalıştığını, bunun neticesinde A4 köyü sınırları içerisinde kalan 128 ada 46 parseldeki 90 dönüm köy merasının hayvancılıkta kullanılması ve satın alınması için 22/09/2016 tarihinde Çamardı milli emlak servisine başvurduğunu, milli emlak servisinin ilgili dilekçenin işleme alındığına dair gerekli bilgilendirmeyi müvekkiline yaptığını, bunun üzerine müvekkilinin böyle bir arayış içinde olduğunu fark eden davalılardan K3 ve K2’ın müvekkiline bu konuya dair her türlü işlemi kendilerinin halledebileceğini ve bununla alakalı konuları belli bir ücret karşılığında yapabileceğini belirterek müvekkilinin güvenini kazanmaya çalıştıklarını, bunun akabinde müvekkilinin elinde biraz parası olduğunu da fark etmeleri üzerine müvekkilinin içinde bulunduğu durumunda vermiş olduğu sıkıntı nedeniyle bir anlamda müvekkilini dolandırmak gayesiyle hareket ederek müvekkiline yetkili olmadıkları konularda yetkiliymiş gibi hareket ettiklerini göstermek adına Çamardı Belediyesine götürdüklerini, aynı şekilde müvekkilini köy muhtarı ve azalarla bir araya getireceklerini söyleyerek yalanı kuvvetlendirme olgusunu sağladıklarını, akabinde davalıların müvekkilinin güvenini kazanmak adına Milli Emlak Müdürlüğünde yetkili diye tanıştırdıkları Elif isimli bayanı müvekkilinin yanına getirdiklerini gelen bayanın müvekkiline Milli Emlak Genel Müdürlüğünde çalıştığını, konu hakkında Milli Emlak Genel Müdürlüğünün haberdar edildiğini, Çamardı Milli Emlak Servisine bu konu hakkında müvekkiline yardımcı olunmasını görüşmek için geldiğini, Çamardı Milli Emlak Servisi müdüresinin yanına giderken bir takım çikolata ve ceviz gibi hediyelik eşya alındığını ve müdüre hanım ile gerekli görüşmeleri yaptıklarını, hatta Çamardı Milli Emlak Servisi müdüresinin amcasının kızı olduğunu, tesadüfen burada karşılaştıklarını, bu konuya ilişkin her türlü kolaylığı sağlayacağının sözünü aldığını, hatta bu arazinin daha önceden kullanılıyor havası verildiği takdirde % 40 aşağı alınabileceğini, beyan ettiğini, bunun üzerine müvekkilinin bu işler nasıl olacak diye sorduğunda ise gelen bayanın müvekkiline K3 ve K2’a güven onlar senin bütün işlerini takip edecekler, bende onlara yardım edeceğim senin işini çözeceğiz diye beyanda bulunduğunu, bunun üzerine davalıların müvekkilini kenara çekerek gel bayanın cebine biraz para koyalım işimiz daha hızlı biter dediğini, bu süreç içerisinde K3 ve K2’ın 2016 yılı aralık ayının 20’sine kadar müvekkilinden 2 parçada 3.500 TL ve müvekkilinin kardeşi tarafından Çamardı İlçesindeki banka hesabından çekildikten sonra müvekkili adına ödenmiş bulunan 5.000 TL olmak üzere 8.500 TL nakit para aldıklarını, daha sonra müvekkilinin her iki davalıya bu işi yazıya dökelim ölümlü kalımlı dünya kimin kimde alacağı vereceği varsa belli olsun dediğini, yazılı vekalet sözleşmesini müvekkili K1, müvekkilinin kardeşi K4 ve davalılar K2 ve K3’ın karşılıklı imzaladıklarını, sözleşmedeki yazıların K3’a ait olduğunu, bu sözleşme içeriğinde de görüleceği üzere müvekkilinin 8.500 TL ödemiş olduğunun yazıya döküldüğünü, iş bu sözleşmeden sonra davalı tarafların milli emlak genel müdürlüğüne ve ilgili servislere paylaştırılmak üzere sözleşmedeki ödenecek ücretin tamamını müvekkilinden talep ettiklerini, müvekkilininde işbu talepleri şu aşamada karşılayamayacağını, ancak hazırda bulunan 1.500 TL ve yurt dışından Fransa’dan K5 isimli arkadaşından borç almış olduğu 3.000 Euronun 2.750 Eurosunu verebileceğini belirttiğini, bunun üzerine 03/01/2017 tarihinde Çamardı postanesinden K2’ın 5179471 posta çeki hesabına gönderici notu 26/12/2016 anlaşmaya istinaden K3’a 2.750 Euro gönderildi kaydı düşerek ödeme yapıldığını, işbu para alış verişinden sonra taraflar arasındaki telefon görüşmelerinin yoğunlaştığını, davalıların müvekkiline söz konusu yerin % 40 aşağı alınabilmesi için ilgili araziye başı eşyaları koymasını istediğini, bunun üzerine müvekkilinin söz konusu araziye 7 tane ahşap hayvan yemliğini tanesini 200 TL’den yaptırarak koyduğunu, ayrıca 250 kg hayvan yemi 10 balya yonca balyası, 1 traktör hayvan pisliği döktüğünü traktör kirası için 50 TL hayvan pisliği için 60 TL ödeme yaptığını ve bu işlemi yaptıktan sonra davalılara gerekli bilgilendirmeyi yaptığını, davalılarında iş bu araziyi uygun zaman kontrole geleceklerini belirterek müvekkilini oyaladıklarını, daha sonra tabiat varlıklarını koruma kurulundan geldiklerini söyleyen 3 kişi ile araziye bakıp gittiklerini, bu şahısları müvekkili ile konuşturmadıklarını, bunun üzerine müvekkilinin bazı sorulara cevap alamamaya başladığını, bunun üzerine müvekkilinin davalılar ile bir araya gelmek istediğinde ise davalıların sürekli bahaneler ileri sürmeye başladığını, müvekkilinin ısrarcı davrandığında ise davalıların hazırlıkları başlattıklarını belirterek müvekkilinden acilen 28/02/2017 tarihinde 1.500 TL para istediklerini, müvekkilininde iş bu arazinin kendisinin olacağı düşüncesiyle bunun üzerine 28/02/2017 tarihinde Çamardı postanesinden K2’ın 5179471 posta çeki hesabına 1.500 TL ödeme yaptığını, müvekkilinin davalıların şüpheli davranışlarının artması üzerine davalılara Çamardı milli emlak servisine gideceğini ve konu hakkında bilgi alacağını söylediğinde davalıların kesinlikle gitmemesi gerektiğini, bir çuval inciri berbat edeceğini, fiyatı çok düşürdüklerinin ortaya çıkacağını belirterek müvekkilinin Çamardı milli emlak servisine gitmesini engellediklerini, davalıların sözleşme süresi olan 123 iş günü süresinin hiçbir iş yapıldığını müvekkiline göstermeden doldurduklarını, iş bu süre iş günü olarak belirlendiği için 20/06/2017 tarihi itibariyle dolduğunu, daha sonraki süreç içerisinde davalı K3’ın cep telefonunun kapatılmış olduğunun tespit edildiğini, bunun üzerine müvekkilinin davalı K2’ı aradığını kendisinin müvekkiline evime gel görüşelim dediğini, müvekkilinin K2’ın evine gittiğini, müvekkilinin K2’a anlaşma süresinin bittiğini, hiç bir iş ve işlemin yapılmadığını, bu nedenle parasını iade istediğini, K2’ın K1’a bana 10-15 gün ver K3 ile görüştükten sonra sana alınan paraların tamamını iade edeceğim dediğini, bunun üzerine 1 gün sonra davalı K3’ın müvekkilini aradığını, iş bu aramada davalı K3’ın müvekkiline sen 50.000 TL borçlusun sen 50.000 TL yi bana ödemek zorundasın ödemezsen senden bunu s…s… Alırım dediğini, bunu üzerine müvekkilinin tekrardan K2’a döndüğünü, davalı K3’ın kendisine söylediklerini ona aktardığını, sizi mahkemeye ve savcılığa vereceğim dediğinde ise K2’ın müvekkilini tehdit ederek mahkemeye ve savcılığa verdiğin takdirde, bir dere kenarında cesedini bulurlar dediğini müvekkilini yanından kovduğunu, bunun üzerine müvekkilinin harici gerekli araştırmaları yaptığında ise gelen Elif isimli bayanın K3’ın dost hayatı yaşadığı kadın olduğunu tespit ettiğini, müvekkilinin Çamardı milli emlak müdürlüğü ile herhangi bir şekilde görüşme yapılmadığını öğrendiğini, davalı tarafın müvekkilinin kendilerine olan güveni ve itimatını vekalet ilişkisi kapsamında kötüye kullanarak müvekkilinin dolandırdıklarını, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak ve ıslah dilekçesi verme hakları saklı kalmak kaydıyla, haklı davalarının kabulüyle vekalet ilişkisinden ve sebepsiz zengileşmeden kaynaklanan şimdilik 21.760,00 TL’nin müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline, yargılama giderlerinin ve ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALI
K3
DURUŞMALARDAKİ BEYANINDA ÖZETLE;
Kendisinin Ankara ilinde eşinin iş alanı gayri menkul danışma ve gümrük müşavirliği firmasında eşinin yanında çalıştığını, vatandaşlara devlet projeleri ile alakalı hizmet sunduklarını, projelerin kabulünü yaptıklarını, hayvan çiftlikleri ile ilgili projelerin başından sonuna kadar takibini yaptıklarını, K1 böyle bir iş yapacağını ve arazi satın alacağını söyleyip kendilerinden yardım istediğini, kendilerinin de öncelikle muhtarın onayını almak için birlikte muhtara gittiklerini, muhtarında yardımcı olacağını söylediğini, K1ın sözleşme yapmak istediğini, kendisinin de sözleşmeyi noterde yapmaları gerektiğini söylediğini, aramızda bir sözleşme yapalım daha sonra noter onayını yaparız dediğini, onun üzerine dosya arasında bulunan sözleşmeyi imzaladıklarını, imzanın kendisine ait olduğunu, kendisinin üzerine kayıtlı bir mal varlığı bulunmadığı için kardeşini o sözleşmeye kefil yaptıklarını, babasınında kendisine kefil olduğunu, malmüdürünün yanına çıkarak araziye ait bilgileri aldıklarını ve süreci başlattıklarını, kurum görüşlerini alarak malmüdürlüğüne gittiklerini, Kaymakamlığın imzasını da aldıklarını ve defterdarlığa teslim ettiklerini, daha sonra duyduğu kadarıyla davacı ile muhtarın ters düştüğü için proje yapılamadığını, kendilerinin K1 ile muhtarlığın belirlediği bedel üzerinden çıkılacak ihaleyi takip ederek söz konusu araziyi ihaleye çıkararak K1’ın almasını sağlamak için anlaştıklarını, muhtarlığın belirlediği bedelin 1.400,000,00 TL olduğunu, bedel bu derece yüksek çıkınca K1 bu işten vazgeçtiğini ve ödediği bedeli iade etmemi söylediğini, kendisinin bu işin takibi için Çamardı ilçesine 12 defa Ankara’dan, 2 defa da Van ilinden geldiğini, ödemesinin tamamını da yapmadığı için iş takibini bıraktığını, kendilerinin toplam 70,000 TL için anlaştıklarını, dekontlarının da olduğunu ancak kendisinin ne kadarlık kısmını aldığını tam olarak bilemediğini beyan etmiştir.
DAVALI K2 DURUŞMALARDAKİ BEYANINDA ÖZETLE;
Bir akşam üzeri oğlu ile davacının gelip bir anlaşma yapacaklarını söylediklerini, kendisinin de imzasını attığını, oğlunun kendi posta kartını kullandığını, bir defa K1’ın kendi posta kartına bu anlaşma ile ilgili 10,000 TL para yatırdığını beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:
K1 ve K3’ın A4 köyünde bulunan 128 ada 46 parsel kayıtlı mülkiyeti hazineye ait bulunan taşınmazın milli emlak servisi aracılığı ile ihale işlemlerinin yürütülmesi ve sonucunda söz konusu taşınmazın düşük bedel ile iktisap edilmesi temelli bir sözleşme yaptıkları, bu süreçte davacının davalıya muhtelif tarih ve miktarlarda para gönderdiği ayrıca taşınmazın düşük bedelle ihale edilmesi düşüncesiyle önceden beri kullanıldığını düşündürecek şekilde tertip edildiği nihayetinde beklenen sonuç ve menfaatin gerçekleşmediği, taraflar arasında yapılan sözleşmenin batıl olduğu, verilen paraların sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre istenebileceği, davacı vekilinin yapılan ödemelere dair sonuç talebinde belirtmiş olduğu miktarın dosya kapsamından 11.483,00 TL’lik kısmının ispat olunduğu ancak davacı asilin iradesindeki hukuka aykırılıklar sebebiyle TMK 4. maddesi gereği %45 oranında hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği, bir diğer davalı K2’ın ise dosya kapsamından kefil sıfatı ile hareket ettiği ancak kefalet sözleşmesinin şekil şartlarının var olmadığı anlaşılmış, davanın davalı K2 yönünden
REDDİNE
, davalı K3 yönünden kısmen kabulü, kısmen reddi ile, 6.315,65 TL’nin dava tarihinden itibaren ( 07/05/2018) işleyecek yasal faizi ile K3’dan alınarak davacıya verilmesi şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili 15/11/2018 tarihli istinaf dilekçesinde;
1-
Yerel mahkemenin vermiş olduğu hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu, Hakimin Takdir Yetkisinin sınırsız yetki olmadığını, usul ve yasaya aykırı olarak geniş kapsamlı yorumlandığını, Müvekkilinin hakkaniyetinin hakimin takdir yetkisi ile zedelendiğini,
2-
Davacı asilin iradesindeki hukuka aykırılıkların ne olduğunu yerel mahkeme Hakiminin açıklayamadığını,
3-Davalı K2’nında yönünden ise TBK’nun 581 ve devamı maddeleri gereğince sorumlu tutulması gerekirken bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını,
4-Yine TBK’nun 77/82 maddeleri ve 78. Maddesi birlikte değerlendirildiğinde davalıların müvekkili aleyhine sebepsiz zenginleşmesi nedeniyle aldıklarını iade etmeleri gerektiğini,
5
–
Yerel mahkeme faiz taleplerinin değerlendirmeden yasal faiz üzerinden hüküm kurduğunu,
6-Davalı K3’ın istinaf dilekçesinin gerekçesiz olması sebebiyle reddine talep ettiklerine,
Sonuç itibariyle;Yerel mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırı olarak verildiğinden mahkemenin kararının kaldırılmasını talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
Davalı K3 05/11/2018 tarihli istinaf dilekçesinde
; Yerel mahkemece aleyhine verilen karara itiraz ettiğini,
Sonuç itibariyle;Yerel mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırı olarak verildiğinden mahkemenin kararının kaldırılmasını talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER :
İstinaf incelemesine esas;
Yerel mahkemenin dosyası içerisinde bulunan belge ve kayıtlar.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava;
Alacak (Sebepsiz Zenginleşmeden Kaynaklanan) davasıdır.
Taraflar arasında düzenlenen anlaşma metni ve maddeleri başlıklı 26/12/2016 tarihli adi yazılı sözleşmenin incelenmesinde;
K1 tarafından hayvancılıkta kullanmak için satın alınmak istenen hazineye ait 128 ada 46 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak K1 tarafından bu yönde Çamardı Milli Emlak Müdürlüğüne verilmiş olan 22/09/2016 tarihli dilekçesine ilişkin satın alma işlemlerinin hızlandırılması, gerekli ihale aşamasına getirilmesi ve bu yönde davacının işlerinin takip edilmesi hususunda davalılar ile anlaşmaya varıldığı,
Sözleşmenin anlaşma maddeleri bölümünde ise;
a) K3 Çamardı Milli Emlak Değerlerinde ve köy muhtarı ile azaları emlak değerleri verirken satın almayı taahhüt eder, b) K3 yukarıdaki açıklanmış olan taşınmazın 123 iş günü içerisinde ihaleye çıkarılmasını ve satın alınmasını taahhüt eder. C) K1 yukarıda belirtilen taşınmazın takip işlerini yapıp tapuya tescil edilmesi karşılığında K3’a 70.000,00-TL ödemeyi taahhüt eder, d) Ödeme işlemlerin bitirilmesinden sonra, en geç 60 gün içerisinde gerçekleşecektir. E) Anlaşmaya uymayan taraf yasal bütün sorumlulukları kabul etmiştir. Şeklinde düzenleme yapıldığı,
Sözleşmenin not bölümünde ise; şu ana kadar 8.500,00-TL verildi, süreç içerisinde verilecek olan da hesaptan düşülecektir. Bu anlaşma şahitler ve aynı zamanda kefiller tarafından da imza altına alınmıştır. Şeklinde ibare bulunduğu,
Sözleşme altının; K1, K4, K3 ve K2 tarafından imzalandığı anlaşılmaktadır.
Dosya içerisinde mevcut F1 havale makbuzlarının incelenmesinde;
1-28/02/2017 tarihli havale makbuzunda göndericinin K1 alıcının K2 olduğu, toplam 1.485,00-TL gönderildiği, yapılan havaleye ilişkin herhangi bir açıklama bulunmadığı,
2-03/01/2017 tarihli havale makbuzunda göndericinin K1 alıcının K2 olduğu toplam 9.998,00-TL gönderildiği, yapılan havaleye ilişkin olarak 26/12/2016 anlaşmaya istinaden şeklinde açıklama notu yazıldığı,
Anlaşılmaktadır.
Yerel mahkemece taraflarının delillerinin toplandığı bildirilen tanıkların dinlendiği anlaşılmaktadır.
Somut Olayda;Davacı K1 hayvan yetiştiriciliği yapması nedeniyle hayvanlarını besleyip barındırabileceği bir yer temin etmek amacıyla mülkiyeti hazineye ait olduğu anlaşılan A4 Köyü 128 ada 46 parsel sayılı taşınmazı satın almak amacıyla Çamardı Milli Emlak Servisine dilekçe vermiştir.
Ancak daha sonradan davalılar ile tanışmış, davalıların resmi kurumlarda tanıdıkları bulunduğunu davacının işini halledeceklerini, taşınmazın Milli Emlak Servisi aracılığıyla ihale işlemlerini hızlandırıp sonucunda söz konusu taşınmazı düşük bedel ile iktisap edilerek davacı adına tescilinin yapılacağını söyleyerek ikna ettikleri, daha sonradan davacının talebi üzerine bu yönünde 26/12/2016 tarihli adi yazılı sözleşme yapıldığı, bu sözleşme içeriğine göre işlemleri K3’ın takip edeceğinin kararlaştırıldığı, 8.500,00-TL’nin davacı tarafından davalı K3’a ödendiği ve bu hususun sözleşmeye yazıldığı, davacının daha sonradan 03/01/2017 tarihinde 9.998,00-TL’yi, 28/02/2017 tarihinde 1.485,00-TL’yi davalılardan K2’nın F1 hesabına havale ettiği anlaşılmaktadır.
Sözleşmenin son paragrafında
” Bu anlaşma şahitler ve aynı zamanda kefiller tarafından imza altına alınmıştır.” şeklinde ibare yazılmış ise de; sözleşme altında imzası bulunan K2’ın kefil sıfatı ile sözleşmeyi imzaladığına dair bir düzenleme bulunmadığı, dosya içeriğine göre davalılar K3 ile K2’ın sözleşmeyi birlikte imzaladıklarının kabulü gerektiği, zaten davacının F1 aracılığıyla gönderdiği havaleleri K2’ın hesabına gönderdiği, sözleşme kapsamında beklenen sonuç ve menfaatin davalılarca gerçekleştirilemediği, taraflar arasında yapılan sözleşmenin bu nedenle batıl olduğu, bu duruma göre sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında davalıların davacı aleyhine geçerli bir sözleşme bulunmadığından sebepsiz zenginleştikleri, maddi olayın bu şekilde kabul edilmesi gerektiği kanaatine varılmakla, davacı tarafından davalı K3’a ödenen 8.500,00-TL’nin bu davalıdan, davalı K2 adına havale edilen toplam 11.483,00-TL’ nin ise bu davalıdan dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerekmektedir.
Davacının istinaf taleplerine ilişkin olarak yapılan değerlendirmede;
Davacının yerel mahkemece kurulan hükme ilişkin esasa dair istinaf talebinin kabulüne, taraflar tacir olmadıklarından ve davalılar daha önceden temerrüde düşürülmediğinden yerel mahkemenin dava tarihinden itibaren yasal faize hükmetmesi doğru olup davacının bu yöne ilişkin istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Davalı K3’nın istinaf talebi değerlendirildiğinde;
Davalının 05/11/2018 havale tarihli istinaf dilekçesinde sadece
“Mahkemece aleyhime karar verilmiştir. Bu karara itiraz ederim.” şeklinde beyanda bulunduğu, davalı K3’nın istinaf dilekçesinde HMK’nun 342/1-e. Maddesi kapsamında istinaf sebeplerinin ve gerekçesinin nelerden ibaret olduğuna dair beyanda bulunmadığı anlaşılmakla istinaf talebinin usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç itibariyle;Davacının istinaf talebinin kısmen kabulü ile HMK’nun 353/1-b-2 maddesi gereğince yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından dairemizce düzeltilmek suretiyle hüküm kurulmasına, davalının istinaf talebinin HMK’nun 342 /1-e ve 352/1-d.Maddeleri gereğince usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: İzah edilen nedenlerle,
1
–
Davalının istinaf talebinin HMK’nun 342/1-e ve 352/1-d maddeleri gereğince
USULDEN REDDİNE,
2-
Davacının istinaf talebinin kısmen
KABULÜNE,
3-
Çamardı Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 19/10/2018 tarih ve 2018/40Esas – 2018/100 Karar sayılı kararının HMK’nun 353/1-b-2 maddesi gereğince
KALDIRILMASINA VE YENİDEN YARGILAMA YAPILMASINA GEREK OLMADIĞINDAN DÜZELTİLEREK KARAR VERİLMESİNE
,
Davalı K2 yönünden açılan davanın
KABULÜ ile, 11.483,00-TL’ nin dava tarihi olan 07/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya
VERİLMESİNE,
Davalı K3 yönünden açılan davanın
KABULÜ ile, 8.500,00-TL’ nin dava tarihi olan 07/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya
VERİLMESİNE,
Kabul edilen değer üzerinden hesaplanan
1.365,00- TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 371,61 TL harcın mahsubu ile bakiye 993,39-TL nin davalılardan alınarak
HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Davacı tarafça yapılan 371,61 TL harç,
7 tebligat gideri 98,00- TL olmak üzere toplam 469,61-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya
VERİLMESİNE
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T’ne göre hesaplanan 2.397,96-TL’nin davalılardan alınarak davacıya
VERİLMESİNE,
Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından artan kısmın HMK’nun 333. Maddesi gereğince karar kesinleştiğinde taraflara
İADESİNE,
İstinaf incelenmesi yönünden;
1-
Davacı tarafından yatırılan 107,85-TL nispi istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince davacıya
İADESİNE
,
2-
Davacı tarafından yatırılan 98,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye
İRAD KAYDINA,
3-
İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından, istinaf yoluna başvuran davacı lehine vekalet ücreti takdirine
YER OLMADIĞINA,
4-
Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan 98,10 TL harç ve 45.00-TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 143,10-TL istinaf yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya
VERİLMESİNE
,
5-
İstinaf eden davalı K3’dan alınması gereken istinaf karar ve ilam harcı 580,63-TL olmakla peşin alınan 35,90 -TL harcın mahsubu ile bakiye 544,73-TL istinaf karar ve ilam harcının bu davalıdan alınarak hazineye
İRAD KAYDEDİLMESİNE,
6
–
İstinaf talep eden davalı K3’dan peşin alınan 98,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye irad
KAYDEDİLMESİNE
,
7
–
İstinaf masraflarının, başvuran davalı üzerinde
BIRAKILMASINA
,
8-
Taraflarca istinaf aşamasında yatırılan ve kullanılmayan gider avansının ilk derece mahkemesincetaraflara
İADESİNE,
9
–
Kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 359/3. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından
TARAFLARA TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.22/06/2020
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe