T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :
HATAY 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ :
06/03/2018
NUMARASI :
2017/977 Esas 2018/162Karar
DAVACILAR:
1 -K1 – N1
2 -K2 – N2
VEKİLİ:
Av. K3
A1
DAVALI
:
HASIMSIZ
Antakya Hatay Merkez/ HATAY
DAVANIN KONUSU :
Tanıma ve Tenfiz
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN
DAVACI
LAR
:
1 -K1 – N1
2 -K2 – N2
VEKİLİ
:
Av. K3
A1
TALEP KONUSU :
Mahkeme kararının kaldırılması
İSTİNAF KARAR TARİHİ :
12/06/2020
KARAR YAZIM TARİHİ :
12/06/2020
Hatay Asliye 3.Hukuk Mahkemesi’nin 06/03/2018 tarih ve 2017/977 Esas 2018/162 sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davacılar vekilinin istinaf başvurusu Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1.Hukuk Dairesi’nin 16/07/2018 tarih 2018/724 Esas 2018/738Karar sayılı görevsizlik kararı ile dairemize gönderilmekle;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:
Müvekkillerinin Nord-Nederlannd Sulh Mahkemesinin 3007910 CB VERZ 14-553 sayılı mahkeme kararı ile 1934 doğumlu K4’in vasileri olduğunu, bu kararın Hatay 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/223 Esas 2015/417 Karar sayılı ilamı ile tanındığını, vesayet altına alınan K4’in epeyce yaşlı olduğunu ve uzun yıllar öncesinde vefat eden babasından kalma taşınmaz mallar bulunduğunu, bu taşınmazların bir kısmı üzerinde kardeşlerin ve çocuklarının evleri bulunduğunu, davacıların uzun yıllardan beri bu taşınmazlardan yararlanmadığını, bu taşınmaz malların paylaştırılmasını sağlamak amacıyla davacılara Nord-Nederlannd Özel Hukuk Mahkemesi 6031885 TB VERZ 17-6383 CB 142488 sayılı kararı ile yetki verildiğini, bu kararın kesinleştiğini, kesinleşmiş bulunan mahkeme kararının tanınmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:
Yabancı vesayet kararının Türkiye’de tanınması ve tenfizi kamu düzenine aykırılık nedeniyle mümkün olmadığından davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
İSTİNAF TALEBİNDE
İLERİ SÜRÜLEN
SEBEPLER:
İlk Derece Mahkemesinin eski yargıtay ve içtihadına dayanarak red kararı verdiğini, tanıma ve tenfizini talep ettiği kararda vesayet altına alınmış bulunan K4’e ait hisselerin paylaştırılması ile ilgili olduğunu, yıllarca hisseli olarak kullanılan taşınmaz konusunda mirasçılar arasında bir paylaşım (miras taksim sözleşmesi) konusunda anlaştıklarını, ancak müvekkillerinin anneleri vesayet altında olduğu için iş bu şekilde mahkemeye başvurduklarını, yıllardır kangren olan hissedarlığa bir son vermek ve hisseli olan taşınmazlarını bağımsız bir taşınmaza çevirebilmek yada tasarruf edilebilir bir hale getirmek amacıyla bu kararın tanınması ve tenfiz edilmesi gerektiğini, yabancı mahkeme kararının tanınıp tenfiz edilmesinin kamu hukuku ilgilendermediğini, aksine karar şahısların özgürce tasarrufta bulunacağı malvarlığı ile ilgili bir karar olduğundan özellikle yargıtayın görüş değiştirmiş olması nedeniyle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Yazılı beyanlar,Nord-Nederlannd Sulh Mahkemesinin 3007910 CB VERZ 14-553 sayılı mahkeme kararının tercümesi ve tüm dosya kapsamı.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava,vasinin TMK’nın 462. Maddesi gereğince Hollanda mahkemesi tarafından vasilere ” K4′ e intikal edecek taşınmazların paylaşımı konusunda her türlü sözleşme yapmak, hak sahibi kişiler arasında taşınmaz mal paylaştırmak, mirasçılara mal ve hisse devri yapmak yetkilerini veren kararın tanıma ve tenfizi istemidir.
İstinaf incelemesi
HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen de kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmış olup,
Vasilerin vekilince ,müvekkillerinin Nord-Nederlannd Sulh Mahkemesinin 3007910 CB VERZ 14-553 sayılı mahkeme kararı ile 1934 doğumlu K4’in vasileri olduğunu, bu kararın Hatay 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/223 Esas 2015/417 Karar sayılı ilamı ile tanındığını, vesayet altına alınan K4’in epeyce yaşlı olduğunu ve uzun yıllar öncesinde vefat eden babasından kalma taşınmaz mallar bulunduğunu, bu taşınmazların bir kısmı üzerinde kardeşlerin ve çocuklarının evleri bulunduğunu, davacıların uzun yıllardan beri bu taşınmazlardan yararlanmadığını, bu taşınmaz malların paylaştırılmasını sağlamak amacıyla davacılara Nord-Nederlannd Özel Hukuk Mahkemesi 6031885 TB VERZ 17-6383 CB 142488 sayılı kararı ile yetki verildiğini, bu kararın kesinleştiğini, kesinleşmiş bulunan mahkeme kararının tanınmasını talep edilmiştir.
İlk derece mahkemesince Hollanda mahkemesince verilen kararının Türkiye’de tanınması mümkün olmadığından davanın reddine karar verilmiş; davacılar vekilince istinaf edilmiştir.
MÖHUK’un 9. ve 10. maddelerinde yer alan hak ve fiil ehliyeti ile vesâyet veya kısıtlılık kararı verilmesi sebepleri, vesâyet ve kısıtlılık kararı verilmesi veya sona erdirilmesi istenen kişinin millî hukukuna tabidir hükmü, millî hukukta mevcut olması şartıyla yabancı mahkemeler tarafından da verilebileceği şeklinde yorumlanması gerekir. Çünkü vesâyet ve kısıtlılık müessesesi hem Hollanda ve hem de Türk hukukunda mevcut olduğundan, Türk hukukunda mevcut olmayan bir müessese hakkında Hollanda mahkemelerinin vermiş olduğu bir karardan da söz edilemez. Buradaki ölçü, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin ihlal edilip edilmemesidir.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, kişilerin yararının gözetilmesini herşeyin üstünde tutmaktadır. Hollanda mahkemesi tarafından Türk milli hukuku ile çatışmayacak ve hatta aynı paralelde verdiği kararın ne milli hukuka ve ne de münhasır yetki ya da kamu düzeni ile bir alakası bulunmamaktadır. Aksine davranışların Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde mahkumiyeti sonucunu doğurur ki, bunun da hiç arzu edilmeyen bir durum olduğunda kuşku yoktur.
Açıklanan tüm bu nedenlerlekısıtlama kararının ve onun bir uzantısı olan vasiye kısıtlının mallarının yönetimi konusunda yetki veren kararların tanınmasına ilişkin davaya Türk mahkemelerinde bakılabileceği, HMK 382/b-19.maddesinde vesayet işlerinin çekişmesiz yargı işi olduğu, aynı Kanunun 383. maddesinde ise çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkemenin aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece sulh hukuk mahkemesi olduğunun belirlendiği, davada ise vesayet mahkemesi olarak görevli Hollanda yerel mahkemesinin 05.09.2017 tarih ve 6031885 TB VERZ 17-6383 CB 142488 kararının tanınması ve tenfizi istenildiğinden görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olduğu, davanın sulh hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.(
Benzer mahiyette Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 26/11/2018 tarih 2018/5596 Esas 2018/7557 Karar sayılı ilamı
)
Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, resen göz önüne alınacağından, Mahkemenin vermiş olduğu karar usul ve yasaya aykırı olduğundan istinaf talebinde bulunanın istinaf taleplerinin kamu düzeni yönünden incelenmesi sonucunda kabul edilerek, HMK. ‘nun 353/1-a-3 maddesi uyarınca Mahkeme kararının kaldırılmasına ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :
1-İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına ilişkin istinaf başvurusununkamu düzenine ilişkin görev yönünden
KABULÜNE,
Hatay 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ‘nin 06/03/2018 tarih 2017/977 Esas 2018/162 sayılı kararı usul ve yasaya aykırı olduğundan HMK. 353/1-a-3 maddesi uyarınca
KALDIRILMASINA,
2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine,
3-İstinaf başvurusu sırasında peşin alınan 35,90 TL istinaf karar harcının, talep halinde istinaf talebinde bulunana
İADESİNE,
4-İstinaf başvuru harcı ve diğer istinaf giderlerinin yargılama masrafı olarak İlk Derece Mahkemesince değerlendirilmesine,
5-Kararın tebliği, harç vb. işlemlerin,
6100 Sayılı HMK’nın 359/3 md. uyarınca
İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK’nın 362/1-a maddesi gereğince
KESİN olarak,
12/06/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe