T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
DAVACILAR:
1 -K1
:
2 -K2
:
3 -K3
:
4 -K4
DAVALILAR:
1 -K5
:
2 -K6
:
3 -K7
:
4 -K8
MİRASBIRAKAN:
K9
DAVANIN KONUSU :
Ortaklığın Giderilmesi
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN
DAVALI
LAR
:
1 -K5
:
2 -K6
:
3 -K7
:
4 -K8
TALEP KONUSU :
Mahkeme Kararın Kaldırılması
Düziçi Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 28/02/2018 tarih ve 2017/71 Esas 2018/74 sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davalılar vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan esas incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE :
Davacıların murisi K9u’ndan yasal mirasçılarına intikal eden Osmaniye ili, Düziçi ilçesi, A1 Köyü, 747 parseldeki taşınmaz üzerinde davacılar ile davalılar arasında iştirak halinde mülkiyet söz konusu olduğunu, iştirak halindeki mülkiyetin devamının davacılar açısından çekilmez hale geldiğini, davalıların şifahen yapılan görüşmelerde taşınmazın satışına yanaşmadıklarını, fiili durum itibari ile paylaştırmanın mümkün olmadığını, gayrimenkul üzerindeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI :
”
Davanın Kabulü ile, Düziçi ilçesi A1 Köyü 747 parseldeki taşınmazın kaydı üzerinde bulunan hükümlülükler ile birlikte umuma açık bir şekilde yapılacak olan satış sureti ile ortaklığın giderilmesine, Taşınmazın satış bedelinin veraset ilamındaki paylar oranında hak sahiplerine ödenmesine, Kararın ferilerinin gerekçeli kararda açıklanmasına, Satışın İcra İflas Kanunu hükümlerine göre yapılmasına,” şeklinde karar verildiği görülmüştür.
DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacıların dava konusu olan Osmaniye İli Düziçi İlçesi A1 Köyü, 747 parseldeki taşınmaz üzerinde iştirak halindeki mülkiyetin satış suretiyle giderilmesini talep ettiklerini, söz konusu taşınmazın muris K9’nun terekenin aktifi olarak kedilerine ve davacılara kaldığını, söz konusu taşınmazın kullanımının davacıların ileri sürdüğü gibi çekilmez bir hal aldığı gerçeğini yansıtmadığını, davacıların dava konusu taşınmazın satımı, paylaşımı konusunda kedilerinden görüş almadan direkt olarak mahkemede dava açma yoluna gittiklerini, davacıların açmış olduğu davanın haksız ve hukuki yararı olmayan bir dava olduğunu, bu nedenlerle istinaf taleplerinin kabulü ile, usul ve yasaya aykırı İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
İstinaf dilekçesine cevap veren davacılar vekili dilekçesinde özetle;
Ortaklığın giderilmesi davalarının, 6100 sayılı HMK’nın 27. maddesi uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunlu olduğunu, ayrıca taşınmaz üzerinde bina, ağaç v.s. gibi bütünleyici parçalar (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerektiğini, ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerlerinin ayrı ayrı tespit edileceğini, belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değerinin bulunacağını, bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği yüzdelik oran kurulmak suretiyle belirleneceğini, dava konusu taşınmazların tapu kaydı, imar durumu ve krokisi getirtildiğini, taraf teşkili sağlandığını, mahallinde keşif icra edildiğini, keşif neticesinde bilirkişiler tarafından düzenlenen Fen Bilirkişisi K10’ın 17/10/2017 tarihli raporu ile İnşaat bilirkişisi K11’ın 27/10/2017 tarihli raporları taşınmazın ortaklar arasında aynen taksim suretiyle giderilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle de taşınmaz üzerindeki ortaklığın ancak satış suretiyle giderilebileceğinin belirtildiğini, araştırılacak başka bir konu kalmadığı için tahkikata son verilerek; umum arasında satışının yapılarak ortaklığın giderilmesine karar vermek gerektiğini, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesi’nin vermiş olduğu kabul kararının onanmasını, istinaf başvurusunun esastan reddini talep etmiştir.
DELİLLER :
Yazılı beyanlar, bilirkişi raporları, tapu kayıtları ve tüm dosya kapsamı.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava, ortaklığın giderilmesi talebinden ibarettir.
TMK’nın 651, 656. Maddelerinde ortak muristen kalan malların paylaştırılmasına yönelik düzenleme getirilmiş olup, TMK’nın 698, ve 699. Maddelerinde ise paylı mülkiyetin sona erdirilmesine ilişkin düzenleme getirilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya birkaçı diğer paydaşlara karşı açar. 6100 sayılı HMK’nın 27. maddesi uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birinin ölümü halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Ortaklığın mümkünse aynen taksim yolu ile olmadığı taktirde satış yolu ile giderilmesinin talep edildiği davalarda; öncelikle taşınmazın fiili ve hukuki durumu bilirkişiler tarafından değerlendirilerek aynen taksimi mümkünse, ortaklığın gerekirse ivaz ilavesi ile aynen taksim yolu ile giderilmesi gerekir, aynen taksim mümkün değilse hukuki ve fiili sebeplerinin açıklanması ve sonucuna göre satış yolu ile ortaklığın giderilmesine karar verilmesi gerekir.
Mahkemece, paydaşlığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi halinde satışın nasıl yapılacağının ve satış bedelinin ne şekilde dağıtılacağının hüküm sonucunda gösterilmesi gerekir.
Satışına karar verilen taşınmaz;
-Paylı mülkiyet hükümlerine konu ise satış bedelinin paydaşların tapudaki payları oranında,
-Elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olması halinde satış bedelinin mirasçılık belgesindeki paylar oranında,
-Hem paylı, hem de elbirliği mülkiyeti halinin bir arada bulunması halinde ise satış bedelinin tapudaki ve mirasçılık belgesindeki paylar nazara alınarak dağıtılmasına karar verilmesi gerekir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davalarının sonucunda kazanan ve kaybeden taraftan söz edilemeyeceğinden, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin taraflara payları oranında yükletilmesi gerekir.
Satış yolu ile ortaklığın giderilmesi istenen taşınmaz üzerinde ağaç, bina vs. muhtesat var ise arzın mütemmim cüz-i sayıldığından arz ile birlikte satışına ilişkin karar verilir, ancak bunların bir kısım paydaşlara aidiyetine ilişkin tapuda şerh var ise veya bu hususta tüm paydaşlar ittifak ediyor ise o takdirde değerlere göre oran kurulması ve satış parasının bu oran esas alınarak dağıtılması gerekir. Oran kurulur iken muhtesatın ve arzın dava tarihi itibarı ile değerleri ayrı ayrı takdir ettirilir. Bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri saptanır. Bulunan tüm değer muhtesat bedelinin ve arzın kıymetine ayrı ayrı oranlanarak yüzde itibarı ile ne kadarının muhtesata ne kadarının arza isabet ettiği belirlenir. Satış bedelinin dağıtımda bulunan bu yüzde nispetler göz önünde tutularak muhtesata isabet eden kısım sadece muhtesat sahibine veya payları nispetinde sahiplerine arza isabet eden kısmında payları oranında tüm paydaşlara verilmesi icap eder.
Yine, ortaklığın satış suretiyle giderilerek satış bedelinin ödenmesi yönünde karar verilirken tapudaki hisseleri oranında denildiğinde, tapudaki bütün tarafların hisseleri oranında bedel ödeneceği, veraset ilamındaki hisseleri oranında denildiğinde tapuda kayıtlı olan murislerin mirasçılarına veraset ilamındaki hisseleri oranında bedel ödeneceği, yine bilirkişi raporundaki hisseleri oranında denildiğinde, (taşınmaz üzerinde bazı tapu maliklerine ait muhdesat var ise bilirkişi tarafından kurulan oran dikkate alınarak, muhdesatın oranı tapudaki mülkiyet sahiplerinden kime ait ise ona ait hisse bedeline ilave edilerek oran kurularak, satış yapıldığında kime hangi oran üzerinden ödeme yapılacağı belirlenmekle) bilirkişi raporundaki hisseleri oranında hak sahiplerine ödeme yapılacağı anlaşılmalıdır.
Ayrıca, ortaklığın satış yolu ile giderilmesine karar verilir iken, taşınmaz üzerinde haciz, ipotek, irtifak vb. takyidatlar mevcut ise taşınmazın üzerindeki takyidatlar ile birlikte satılarak ortaklığın giderilmesine karar verilmesi gerekmektedir.
SOMUT DAVADA:
Davacılar vekili, davaya konu Osmaniye İli Düziçi İlçesi A1 Köyü, A2 Mevkii, 747 parsel nolu taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış yoluyla giderilmesini talep etmiştir.
Davalılardan K7 ve K6 ortak cevap dilekçelerinde, dava konusu taşınmaza daha önce 30.000,00 TL’ye alıcı çıktığını, ancak davacılardan K3’nun taşınmazı daha düşük bir bedelle satın almak için bu davayı açtığını, satın almak isterse değer fiyatında vermeye hazır olduklarını beyan etmiştir.
Davaya konu taşınmazın tapuda Osmaniye İli Düziçi İlçesi A1 Köyü, A2 Mevkii, 747 parsel olarak “bir kargir dükkan ve arsası” vasfında, muris K9 adına kayıtlı olduğu; Düziçi Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2014/127 E. 2014/112 K. sayılı mirasçılık belgesinin incelenmesinde muris K9’nun tüm mirasçılarının davacılar ile davalılar olduğu, taraf gösterilmeyen mirasçının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Mahkemece davanın kabulü ile davaya konu taşınmaz üzerindeki ortaklığın umuma açık bir şekilde satış suretiyle giderilmesine karar verilmiş, davalılar tarafından davacıların kendilerinin görüşünü almadan dava açtıkları, davanın haksız olduğu ve davacıların hukuki yararlarının bulunmadığı gerekçesiyle karar istinaf edilmiştir.
Satışın umum arasında açık bir şekilde yapılmasının özel bir sebep bulunmadıkça paydaşlar yararına olacağının kabulü gerekir, paydaşlar arasında satış kararı verilmesi halinde mali durumu iyi olmayan paydaşlar satışa katılamazlar. Bunun sonucu olarak satışa karar verilen malın daha düşük bir bedel ile mali durumu daha iyi olan paydaşlar tarafından satın alınması imkan dahiline girer. Böyle bir halde ise ihaleye katılacakların sayısı sınırlı olacağından mali durumu iyi olmayan paydaşın zarar görmesi mümkündür. Mahkeme tarafından paydaşların menfaat dengesini sağlayacak şekilde karar verilmesi gerekir.
Mahkemece satışın ne şekilde yapılacağını kararlaştırırken tarafların yararlarını ve taleplerini de dikkate alması gerekir. Örneğin tüm paydaşlar satışın paydaşlar arasında yapılmasını istemiş iseler Mahkeme bu istekle bağlıdır. Paydaşların iradesine aykırı bir karar verilmesi uygun olmaz. Paydaşların belli bir noktada birleşen iradelerine bakılarak karar verilmesi gerekir.
Satışın paydaşlar arasında yapılmasına karar verilebilmesi için bütün paydaşların ittifakının bulunması ve bu şekilde satımın onların yararına olduğunun sübuta ermesi icap eder. Satışın taraflar arasında yapılması konusunda irade birliği yoksa taşınmaz mallara ait satışın umum arasında yapılması gerektiği Yargıtayca kabul edilmiştir. Herkesin iştirak edebileceği bir satış kararında ihale katılacakların sayısının daha fazla olması ihalenin en çok bedel ödeyene yapılması bütün paydaşların yararına olacaktır.
Davacılar vekili dava dilekçesinde satışın ne şekilde yapılacağına dair talepte bulunmamış, davalılardan K7 ve K6 cevap dilekçelerinde davacılardan K3’nun taşınmazı satın almak istemesi durumunda gerçek fiyatında satmaya hazır olduklarını beyan etmişlerdir. TMK’nın 699/son maddesi gereğince satışın paydaşlar arasında artırmayla yapılmasına karar verilmesi, bütün paydaşların rızasına bağlı olup, yargılama sırasında tarafların paydaşlar arasında satış yoluyla ortaklığın giderilmesi hususunda açık bir taleplerinin bulunmamasına göre umuma açık şekilde satış yoluyla ortaklığın giderilmesine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Mahkemece davaya konu yerde keşif yapılarak bilirkişi raporu alınmış, “bir kargir dükkan ve arsası” vasfındaki taşınmaz üzerinde bulunan yapının ve arsanın değerlerinin tespit edildiği anlaşılmıştır. Bilirkişi tarafından davaya konu taşınmazın değerinin açıklamalı olarak tespit edilmesine, ayrıca satış esnasında da taşınmazın değerinin tespit edilecek olmasına göre davalıların istinaf talepleri yerinde görülmemiştir.
Mahkemece keşif yapılıp bilirkişilerden rapor alınarak, davaya konu taşınmazın niteliği gereği aynen taksiminin mümkün olmadığı anlaşılmakla, satış suretiyle ortaklığın giderilmesi yönünde verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davalıların istinaf başvurularının HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki kararın verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :
1-
Davalıların istinaf başvurularının
HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca
ESASTAN REDDİNE,
2-Taşınmaz malın satış bedelinden, payına düşecek paranın binde 11.38’i oranında hesaplanacak esastan ret harcından, peşin alınan 35,90 TL harcın mahsubu ile bakiye harcın davalılardan alınmasına,
3-İstinaf yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına,
4-
Karar tebliği, harç vb işlemlerin,
6100 Sayılı HMK’nın 359/3 md. uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair verilen karar, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK’nın 362/1-b maddesi gereğince
KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi.18/03/2020
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe