Adana BAM, 2. HD., E. 2021/1691 K. 2021/2105 T. 25.11.2021

İlgili madde: TMK Madde 348

T.C.

ADANA
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ADANA 4. AİLE MAHKEMESİ

DAVACI :

K1
– N1 A1

DAVACI MİRASÇILARI :1

-K2 -N2- A2.
2
-K3-N3-A2.
3
-K4 – N4 -A2.
4
-K5-N5-A2.

5-
K6
-N6-A2.
6
-K7-N7-A2.
7
-K8 – N8 -A9
8
-K9 – N9 -A10
9
-K10 – N10 -A11.
10
-K11 – N11 -A13

VEKİLLERİ:

Av. K12 – A14
Av. K13 – [N12] UETS
Av. K14 – [N13] UETS
11
-K15 – N14 -A15

VEKİLİ:

Av.K16-[N15]UETS

KAYYIM :

K17
-N16 – A2.

DAVALI :

K18
– A17

VEKİLLERİ:

Av. K19 – A18
Av. K20 – [N17] UETS
DAHİLİ

DAVALI :

AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞI –

VEKİLİ:

Av. K21 – A19
DAVANIN KONUSU
: Velayetin Kaldırılması
KARAR TARİHİ
: 25/11/2021
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, davalı ve dahili davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

Dava; velayetin kaldırılması talebine ilişkindir.

Tüm dosya kapsamına göre; davalının davacı muris K1’un oğlu K22 ile 10/08/2016 tarihinde evlendiği, bu evlilikten davaya konu 26/09/2016 d.lu K15’nın dünyaya geldiği, K22’un 17/08/2018 tarihinde vefat ettiği, çocuğun velayetinin anneye geçtiği, davacının davalı aleyhine evlilik birliği içerisinde sürekli eşiyle problem yaşadığı, tartıştığı, eşi ve çocuğuna baskı yaptığı, sık sık küçük çocuğu bırakıp ailesinin evine gittiği, kadınlık görevlerini yerine getirmediği, ev işlerini yapmadığı, çocuğa davacının eşi ve çocuklarının baktığı, davalının eşi öldükten sonra eşyalarını toplayarak çocuğu da yanına almadan evi terk ettiği iddiasıyla çocuğun velayetinin anneden kaldırılmasına, vasi olarak kendisinin atanması talebiyle dava açtığı, davacı K1’un dava açıldıktan sonra vefat etmesi nedeniyle mirasçılarının davaya dahil olarak davayı takip ettikleri, davalının açılan davayı ve iddiaları kabul etmediği, eşinin vefatından sonra davacının tüm müracaatlarına rağmen çocuğu kendisine göstermediğini, çocuğun yaşının küçük olduğunu, annesinin şefkatine muhtaç olduğunu, ailesinin yanında kaldığını, ailesinin ellerinden gelen bütün yardımı yapacağını, davacı tarafın haksız bir şekilde çocuğunu alıkoyduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davalı annenin babanın vefatından sonra velayet görevini gereği gibi yerine getirmediği, çocuğun velayetini üstlenebileceğine dair güven oluşturmadığı, velayet sorumluluğunun ciddiyetinin pek farkında olmadığı, son 2 yıl içerisinde çocuğu yanına alma ya da görme konusunda pek bir çabasının bulunmadığı, çocuğun velayetinin anneden kaldırılarak davacı babaanneye verilmesinin çocuğun ruhsal, sosyal sağlığı ve gelişimi açısından yararlı olacağı yönündeki SİR raporu dikkate alınarak küçük K15’nın davalı anne üzerinde bulunan velayetinin kaldırılmasına, küçükle anne arasında kişisel ilişki tesisine, kararın kesinleşmesinden sonra velayeti kaldırılan küçük için vasi atanması hususunda Adana Sulh Hukuk Mahkemesine ihbarda bulunulmasına karar verildiği, karara karşı dahil davalı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, annenin babanın vefatından sonra çocuğu ile görüşemediği, çocuğu yanına alabilmek için polise başvurduğu ancak davacı tarafın çocuğu anneye teslim etmediği, çocuğun yaş olarak anne bakım ve şefkatine muhtaç durumda olduğu gerekçesiyle kararın kaldırılması talebi ile davalı vekili ise; kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, eşinin vefat ettiği tarihe kadar kızıyla ilgilenmek için elinden gelen bütün gayreti sarf ettiği, eşinin vefatından sonra çocuğun kendisine verilmediği, almak için girişimde bulunduğu ancak çocuğun teslim edilmediği, mahkemece alınan 3 SİR raporundan sonuncunun dikkate alınarak hüküm kurulduğunu, bu raporun çelişkilerle dolu olduğunu belirterek kararın kaldırılması, davanın reddine karar verilmesi talebi ile istinaf kanun yoluna başvurdukları anlaşılmaktadır.

Davalı ve dahili davalı Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın yapmış olduğu istinaf başvurusunun incelenmesinde;
4721 sayılı TMK’nın 348. Maddesine göre ana babanın deneyimsizliği, hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri sebeplerden biriyle velayet görevinin gereği gibi yerine getirememesi; çocuğa yeterli ilginin gösterilmemesi veya ona karşın yükümlülüklerin ağır biçimde savsaklanması halinde velayetin kaldırılmasına karar verilir.

Dosya kapsamındaki deliller değerlendirildiğinde; mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, davalının eşinin kazada ölmesi nedeniyle ödenecek tazminatın alınması için eşinin ailesinin davalıdan vekaletname istedikleri bu nedenle aralarında anlaşmazlık yaşandığı, davalının evden ayrılmak zorunda kaldığı, davacılardan bir kısmının davalının ailesinin bulunduğu yere giderek av tüfeği ile ateş ettikleri, birden fazla kişi tarafından silahla tehdit ve mala zarar verme suçundan dolayı ceza aldıkları, buna rağmen davalının çocuğunu almak için çaba gösterdiği, babaannenin çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan dolayı ceza aldığı, davacı tarafın çocuğu davalı anneye teslim etmedikleri, bu durumda davalı annenin velayet görevini yerine getirmediğini ve çocuğa karşı yükümlülüklerini ağır biçimde savsakladığını söylemenin mümkün olmadığı, mevcut delil durumuna göre müşterek çocuğun velayetinin anneden kaldırılmasına yeterli delil olmadığı halde evlilik birliği içerisinde gerçekleştiği iddia edilen ve davalının eşi tarafından dava konusu yapılmayan olaylara dayanarak velayetin kaldırılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan davalı ve dahili davalı tarafın istinaf başvurularının kabulüyle kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM
:

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-
Davalı ve dahili davalı tarafın istinaf başvurularının kabulüyle Adana 4. Aile Mahkemesinin 16/03/2021 tarih 2018/734 Esas 2021/186 Karar sayılı ilamının tamamen
KALDIRILMASINA,
6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-2 maddesi gereğince bu konuda yeniden düzenleme yapılması gerektiğinden;

a)

Davacılar tarafından açılan velayetin kaldırılması davasının
REDDİNE,

b)

İlk Derece Mahkemesi yargılaması için alınması gereken 59,30 TL karar ilam harcından peşin alınan 35,90 TL’nin mahsubu ile bakiye 23,40 TL harcın davacılardan alınarak hazineye irad kaydına,

c)

İlk derece yargılaması için davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,

d)

Davalı K18 tarafından ilk derece yargılaması için yapılan 16,20 TL posta masrafı, 75 TL bilirkişi ücreti, 40 TL iki tanık ücreti, 76 TL dört adet tebligat ücreti, 11 TL iki adet e-tebligat ücreti olmak üzere toplam 218,20 TL yargılama giderinin davacılardan alınarak davalı K18’a ödenmesine,

e)

Davalı K18 ve dahili davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 5.100 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara ödenmesine,

f)

Davacı tarafın ilk derece yargılaması için yatırdığı gider avansından kullanılmayan kısmın iadesine,

2-
Davalı K18 tarafından yatırılan 59,30 TL istinaf karar ilam harcının yatıran davalı K18’a iadesine,

3-
İstinaf başvurusu nedeniyle davalı K18 tarafından yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 48,50 TL dosyanın istinafa gidiş-dönüş masrafı olmak üzere toplam 210,60 TL yargılama giderinin davacılardan alınarak davalı K18’a ödenmesine,

4-
Davalı K18 ve dahili davalı tarafın istinaf nedeniyle yatırmış olduğu gider avansından kullanılmayan kısmının yatıran tarafa iadesine,

5-
Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe çıkarılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK.’ nun 362/1-ç maddesi gereğince
KESİN olmak üzere
OY BİRLİĞİYLE karar verildi. 25/11/2021

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!