Adana BAM, 2. HD., E. 2020/169 K. 2020/1460 T. 12.10.2020

İlgili madde: TMK Madde 182

İ S T İ N A F K A R A R I
DAVA KONUSU
: Nafaka (Nafakanın Azaltılması)

Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

Dava, İştirak nafakasının kaldırılması yahut indirilmesi talebine ilişkindir. (4271 sayılı TMK’nun 182,327,328,329,330,331. m.leri)

Dosyanın bir bütün halinde tetkikinden; tarafların 09/03/2000 tarihinde evlendikleri, müşterek evlilik birliğinden 2002 d.lu K1, 2011 d.lu K2 ile 2011 d.lu K3’in dünyaya geldiği, Adana 1. Aile Mahkemesinin 2014/306 Esas, 2015/285 Karar sayılı ilamı ile, tarafların TMK’nun 166/3 m.si uyarınca anlaşmalı olarak boşanmalarına, müşterek çocukların velayetlerinin anneye verilmesine ve çocuklar yararına aylık 800’er Tl iştirak nafakasına… hükmedildiği, hükmün 22/05/2015 tarihinde kesinleştiği, eldeki bu dosyada davacının dava dilekçesinde özetle; boşandıktan hemen sonra iki böbreğini yüksek tansiyon nedeniyle kaybettiğini, haftada 3 gün diyalize girdiğini, %91 engelli olduğunu, iş hayatının darmadağın olduğunu, bu yüzden işten çıkarıldığını, sağlık koşulları imkan vermese de şantiye şartlarında çalışmayı kabul ettiğini, gene işten çıkarıldığını, sağlık şartları ve bakıma muhtaç olması nedeniyle yeniden evlendiğini, eşinin durumunu bildiği halde anlayış göstermediğini, eski eşi ile evli olduğu dönemde açmış olduğu iş yeri nedeniyle büyük vergi borcu ve cezalara maruz kaldığını ileri sürerek bahsi geçen iştirak nafakalarının kaldırılmasına yada aylık toplam 1.000 TL ye indirilmesine karar verilmesini dava ve talep ettiği, davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının şu anda evli olduğu hanımla müvekkiliyle evli olduğu dönemde ilişkiye girmesi nedeniyle tarafların boşandığını, müvekkilini aldatan davacının boşanmaya ikna amacıyla şu anda ileri sürdüğü hastalığına o tarihte de sahip biri olarak çocuklar için bu nafakayı ödemeye rıza gösterdiğini, müvekkilinin boşanırken kendisi için hiçbir talebinin olmadığını, bu güne kadar da nafaka arttırım davası açmadığını, icra takipi yapmadığını, davacının nafakayı ödememeye başlaması nedeniyle 28/02/2018 tarihinde icra takipi yapmak zorunda kaldıklarını, müvekkilinin ev hanımı olup, çocukların eğitim hayatının devam ettiğini, davacının ise elektrik elektronik mühendisi olup, serbest piyasada ve şirketlerde çalıştığını, ek geliri bulunduğunu bildirerek davanın reddine hükmedilmesini istediği, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda
Adana 5. Aile Mahkemesinin 14/11/2019 tarih, 2019/653-811 E-K sayılı ilamı ile özetle
;davalının ev hanımı olduğu beyan edilmesine rağmen sigortalı olarak çalıştığı, kendisine ait evde oturduğu, davacının rahatsızlığı nedeniyle uzun süredir diyalize girdiği, yakın bir zamanda böbrek nakli olduğu, ekonomik durumunun bozulduğu, bu nedenle çocukların ihtiyaç durumu, tarafların mevcut ekonomik ve sosyal durumları, aradan geçen zamanda paranın satın alma gücündeki azalma ve hakkaniyet ilkesi göz önüne alınarak davanın kısmen kabulüne, iştirak nafakalarının her bir çocuk için ayrı ayrı ayda 600’er TL ye indirilmesine karar verildiği, kararın yöntemince taraflara tebliğ edildiği, davacı vekilinin süresinde verdiği istinaf dilekçesinde özet ile; boşandıktan sonraki süreçte yüksek tansiyon hastalığına bağlı olarak müvekkilinin her iki böbreğini yitirdiğini, 02/05/2018 tarihinde davacıya böbrek nakli yapıldığını, böbreğin tam olarak uyum sağlayıp sağlamayacağının yani davacının yaşayıp yaşamayacağının henüz netlik kazanmadığını, müvekkilinin %91 engelli olduğunu, çalışma gücünü tamamen yitirdiğini, 2018 yılının Ocak ayında çalıştığı iş yerinden sağlık problemleri nedeni ile çalışamadığı gerekçesiyle çıkartıldığını, o günden sonra bir daha çalışamadığını, ekonomik nedenlerle eşi ile yaşadığı kiralık evden annesinin evine taşındığını, eşyalarını satmak zorunda kaldığını, nafaka ödemek bir yana davacının kendi temel ihtiyaçlarını dahi karşılayacak gücü bulunmadığını belirterek Adana 5. Aile Mahkemesinin 14/11/2019 tarih, 2019/653-811 E-K sayılı kararının kaldırılarak davanın kabulünü, iştirak nafakalarının tamamen kaldırılmasını, bu mümkün olmadığı takdirde iştirak nafakasının aylık toplam 1.000 TL ye bildirilmesini istinaf kanun yolu ile talep ettiği, dosyanın bu şekilde dairemize gönderildiği görülmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
4721 sayılı TMK’nun 182/2 maddesine göre, velayet kendisine verilmeyen eş, müşterek çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. Hakim istem halinde irad biçiminde ödenmesine karar verilen bu giderlerin gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir. 4721 sayılı TMK’nun 328 m.sine göre, ana ve babanın bakım gücü çocuğun ergin olmasına kadar devam eder.
4721 sayılı TMK’nun 329 ve 330. m.lerine göre de, küçüğe fiilen bakan ana ve baba diğerine karşı çocuk adına nafaka davası açabilir. Nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir. Nafaka miktarının belirlenmesinde çocuğun gelirleri de göz önünde bulundurulur.

TMK’nun 331. m.si uyarınca durumun değişmesi halinde hakim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır.

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde; dosyadaki yazılara, kanuni gerektirici sebeplere göre;İlk derece mahkemesince tüm delillerin toplandığı, delillerin değerlendirilmesinde ve kanunun olaya uygulanmasında hata yapılmadığı, 4721 sayılı TMK’nun 182,327,328,329,330,331. m.leri, hakkaniyet ilkesi, tarafların tespit edilen sosyal ve ekonomik durumları, küçüklerin yaşı, bakım ve eğitimi için gerekli giderler, hayatın olağan akışı, memleketin geçim şartları, paranın satın alma gücü göz önünde tutulduğunda hüküm altına alınan ve indirilen nafaka miktarının davalı (nafaka yükümlüsü) babayı zarurete sokmayacağı, davalı babanın TMK’nun 182/2 m.sine göre bakım yükümlülüğünün mutlak olduğu, ortak çocuklar yararına hükmedilen ve indirilen aylık 600’er TL iştirak nafaka miktarının usul ve yasaya uygun düştüğü anlaşıldığından, davacı vekilinin bu konuda yukarıda özetlenen istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK ‘nun 353/1-b-1 m.si uyarınca esastan reddine oy birliği ile karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM
:

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-
Davacı vekilinin Adana 5. Aile Mahkemesinin 14/11/2019 tarih, 2019/653 Esas 2019/811 Karar sayılı kararına ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince
ESASTAN REDDİNE,

2-
Alınması gereken 54,40 TL istinaf maktu karar harcından peşin alınan 44,40 TL maktu harcın mahsubuna, bakiye kalan 10 TL’nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3-
İstinaf başvurusu nedeniyle davacının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-
Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yatırdığı gider avansından varsa kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde kendisine iadesine,

5-
Kararın HMK 359/(3) maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğe çıkarılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK.’nun 362/1-a maddesi uyarınca
OY BİRLİĞİ ile KESİN olarak karar verildi.12/10/2020

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!