Adana BAM, 2. HD., E. 2019/389 K. 2020/1871 T. 4.12.2020

İlgili maddeler: TMK Madde 169, TMK Madde 175

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: SAMANDAĞ 1. ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ
DAVACI-K.DAVALI
:K1-TC.NO: -N1 A1
VEKİLİ
: Av. K2 A2
DAVALI-K.DAVACI
:K3-TC.NO: -N2 A3
VEKİLİ
: Av. K4 [N3] UETS
DAVA KONUSU
: Boşanma – Boşanma
KARAR TARİHİ
: 04/12/2020
KARAR YAZMA TARİHİ
:04/12/2020
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, davacı-karşı davalı erkek vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

Dava, taraflarca karşılıklı olarak, karşı eşin kusurlu davranışları ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı, TMK’.nun 166/1-2 maddesi uyarınca açılan boşanma davalarına ilişikindir.

Tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; tarafların, 16/03/2015 tarihinde resmi olarak evlendikleri, bu evliliklerinden müşterek çocuklarının olmadığı, taraflarca karşılıklı olarak, karşı eşin kusurlu davranışları ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı, TMK.’nun 166/1-2 maddesi uyarınca, davacı-karşı davalı erkek vekilinin; “birbirlerini tanımadan evlenme, karakterlerin farklı olması, uzlaşmaz yapıda olma, yükümlülüklerini hiç bir zaman yerine getirmeme, aşağılama ve hakaretler etme, erkeği kendi evinde yok sayma, bahaneler ile birden fazla kez evi terk etme, saatlerce dışarıda kalma, eve geç gelme, bu durumu alışkanlık haline getirme, talebe rağmen eve dönememe, karşı iddiaların doğru olmadığı”, vakıalarını ileri sürerek boşanma, boşanma nedeni ile 30.000,00.TL manevi tazminata karar verilmesinin talep edildiği, davalı-karşı davacı kadın vekilinin cevap ve karşı dava dilekçesi ile; “ileri sürülen iddiaların doğru olmaması, engelli olduğunu kadından saklama, askerlik yaptığını söyledi halde bu duruma ilişkin belge göstermeme, ailenin evlilik birliğine müdahale etmesi, erkek tarafından tembihlenen davaya ilişkin tanıkların dinletileceği, anne evine tek başına kadının gidememesi, bu yönde kadına izin vermeme, kadının aileye ait iş yerinde çalışmasına rağmen ücretinin ödenmemesi, erkeğin durumu nedeni ile cinsel hayatın kötü olması, ailenin bu durumu kadının kimseye anlatmamasının istemesi, temizlik yapacak hizmetli gibi görme, ailenin kadını sürekli azarlamaları, hakaret etmeleri, erkeğin abisinin kadına şiddet uygulaması, aileyi yönetenin erkeğin kardeşi olan K5 olması, erkeğin kardeşi K5’ın verdiği 150,00.TL ile yaşamaya zorlaması” karşı iddia ve vakıalarına dayanarak, erkek tarafından açılan davanın reddine, karşı açılan dava ile boşanma, aylık 500,00.TL tedbir ve yoksulluk nafakası, boşanma nedeni ile 50.000,00.’erTL maddi ve manevi tazminata karar verilmesinin talep edildiği, İlk Derece Mahkemesince yaptırılan ekonomik-sosyal araştırmaya göre, davacı-karşı davalı erkeğin; yevmiyeci olarak günlük 40,00.TL-50,00.TL ücret ile çalıştığı, baba evinde kaldığı, başkaca geliri ve mal varlığının olmadığı, davalı-karşı davacı kadının da; ekonomik durumunun zayıf olduğu, babası evinde kaldığının belirlendiği, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; davacı-karşı davalı erkeğin TMK.’nun 166/1-2 maddesi uyarınca açılan boşanma davasının reddine, davalı-karşı davacı kadının TMK.’nun 166/1-2 maddesi uyarınca açılan boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına, davalı-karşı davacı kadın için aylık 250,00.TL nafakanın, dava tarihinden kararın kesinleşmesine kadar tedbir, kararın kesinleşmesinden itibaren yoksulluk nafakası olarak erkekten alınarak, kadına ödenmesine, davalı-karşı davacı kadına boşanma nedeni ile 6.000,00.’erTL maddi ve manevi tazminatın erkekten alınarak, kadına ödenmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verildiği, verilen kararın taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalı-karşı davacı kadının istinaf kanun yoluna başvurmadığı, davalı-karşı davacı erkeğin yasa iki haftalık istinaf süresi içerisinde, “İlk Derece Mahkemesince verilen kararda boşanma hükmüne bir diyeceklerinin olmadığını, nafaka ve tazminat miktarları yönünden ile verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemenin delillerin hatalı değerlendirildiğini, erkeğin, sosyal ve ekonomik durumunun iyi olmadığını, mevsimlik işçi olarak çalıştığını, çoğu zaman iş bulamadığını, elde ettiği gelirinin kendi ihtiyaçlarını dahi karşılamadığını, takdir edilen nafaka ile maddi ve manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda; kadın lehine takdir edilen nafakalar ile maddi ve manevi tazminat miktarları yönünden kaldırılmasına karar verilmesi” gerekçesi ile istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.

TMK.’nun 166/1-2 maddesi gereğince “Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir.

Yukarıdaki fıkrada belirtilen hallerde, davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.”

Taraflarca sunulan, İlk Derece Mahkemesince toplanan tüm delillere ve davacı-karşı davalı erkek vekili tarafından gösterilen istinaf nedenlerine göre yapılan incelemede; taraflarca karşı eşin kusurlu davranışları ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı TMK.’nun 166/1-2 maddesi uyarınca boşanma ve fer’ilerine ilişkin talepte bulunarak boşanma davası açtıkları, taraflarca gösterilen, İlk Derece Mahkemesince toplanan tüm deliller ve İlk Derece Mahkemesince verilen karar, taraflarca ileri sürülen vakıalar, dosyaya toplanan tüm bilgi ve belgeler ve davacı-karşı davalı erkeğin istinaf nedenleri birlikte değerlendirildiğinde; erkek tarafından İlk Derece Mahkemesince verilen kararda; kadın lehine takdir edilen tedbir nafakası ve yoksulluk nafakası ile boşanma nedeni ile takdir edilen maddi ve manevi tazminat miktarları yönünden istinaf kanun yoluna başvurulduğu, belirlenen bu duruma göre; taraflarca, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda belirlenen kusur durumuna, erkeğin boşanma davasının reddi ile kadının boşanma davasının kabulü ile tarafların TMK.’nun 166/1 maddesi uyarınca boşanmalarına ilişkin kararın, taraflarca istinafa konu edinilmediği bu hali ile bu yönlerden oluşturulan hüküm ve hüküm gerekçesinin kusur ile birlikte kesinleştiği, toplanan delillere göre; davalı-karşı davacı kadının, davacı-karşı davalı erkeğe yönelik rencide edici sözler söyledi, küçümsediği ve hakaretler ettiği, evlilik birliğinin üzerine yüklediği yükümlülükleri yerine getirmediği, ev işlerini yapmadığı, evi terk ettiği, davacı-karşı davalı erkeğin de; kadına karşı, küfürler ettiği, ailesine gidip gelmesini kısıtladığı, tarafların bu yöndeki iddialarını ispat ettikleri, İlk Derece Mahkemesince, erkek tarafından TMK.’nun 166/1-2 maddesi uyarınca açılan boşanma davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine ilişkin karar ve karar gerekçesinin, boşamaya neden olan olaylarda her iki tarafında kusurunun olmasına rağmen, davacı-karşı davalı erkeğin tam kusurlu olduğuna ilişkin kusur belirlenmesinin, toplanan delillere, usul ve yasaya aykırı ise de, bu yönlerde taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmadığından, bu hataya değinilmek ile yetinilmesinin gerektiği, İlk Derece Mahkemesince, verilen kararda belirlenen ve taraflara istinaf kanun yoluna başvurulmadığından ve kesinleşmesi gereken kusur durumu ve boşanma davaları yönü ile verilen karar, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, gelir seviyeleri ve yaşantıları dikkate alındığında; İlk Derece Mahkemesince davalı-karşı davacı kadın için TMK.’nun 169. Maddesi uyarından dava tarihinden boşanma kararının kesinleşmesine kadar tedbir nafakası miktarı ile boşanma kararın kesinleşmesinden sonra TMK.’nun 175. maddeleri uyarınca devamına karar verilen yoksulluk nafakası miktarı ile kadın lehine boşanma nedeni ile TMK.’nun 174/1-2 maddesi uyarınca takdir edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının, nafaka ile maddi ve manevi tazminat yasal şartlarının oluşmadığı yönünde istinaf başvurusu olmadığı dikkate alındığında, toplanan tüm delillere, usul ve yasaya, nafaka miktarları ile maddi ve manevi tazminat miktarları yönü ile hakkaniyet ilkesine, TMK.’nun 169,175,174/1-2,4 maddelerin uygun olduğu anlaşıldığından, davacı-karşı davalı erkeğin, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda; davalı-karşı davacı kadın lehine takdir edilen tedbir ve yoksulluk nafakası miktarları ile boşanma nedeni ile takdir edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK.’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine oy birliği ile karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM
:

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-
Davacı-karşı davalı erkek vekilinin, Samandağ 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi’nin 16/10/2018 tarih, 2016/869 Esas ve 2018/690 Karar sayılı kararında;
” davalı-karşı davacı kadın lehine takdir edilen tedbir ve yoksulluk nafakası miktarları ile boşanma nedeni ile takdir edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarına
” yönelik isti naf başvurusunun
6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince
ESASTAN REDDİNE,

2-
Davacı-karşı davalının,istinaf başvurusu nedeni ile istinaf karar tarihi itibari ile alınması gerekli 54,40.TL İstinaf karar ilam harcından peşin alınan 44,40.TL harcın mahsubu ile kalan 10,00.TL harcın, davacı-karşı davalıdan alınarak, Hazineye irad kaydına,

3-
Davacı-karşı davalı tarafından, istinaf başvurusu nedeni ile yapılan yargılama giderinin, davacı-karşı davalının istinaf başvurusunun reddine karar verildiğinden kendi üzerinde bırakılmasına,

4-
Davacı-karşı davalı tarafındanistinaf nedeniyle yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde kendisine iadesine,

5-
İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından takdiren davalı-karşı davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

6-
Kararın, HMK 359-(3) maddesi gereği taraflara tebliğe çıkarılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK.’nun m. 353/1-b-1 bendiyle, aynı kanunun 361-(1) maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere
OY BİRLİĞİYLE karar verildi. 04/12/2020

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!