İ S T İ N A F K A R A R I
DAVA KONUSU
:İştirak Nafakası
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özet ile;Tarafların Hatay Aile Mahkemesinin 2015/364-461 E-K sayılı ilamı ile boşandıklarını, boşanma sonucunda müşterek çocuk K1’nın velayet hakkının anneye verildiğini, ancak çocuğa nafaka bağlanmadığını, ilk yıllarda müvekkilinin çocuğun ihtiyaçlarını karşıladığını, ancak çocuğun büyümesi ve eğitim hayatının başlamasıyla ihtiyaçlarının arttığını, ağırlaşan hayat şartları karşısında ekonomik sıkıntılar yaşamaya başladığını, babanın Doçent Tıp Doktoru olarak çalıştığını, ekonomik gücünün yüksek olduğunu, çocuğun ihtiyaçlarının her iki tarafça karşılanması gerektiğinin kanunen de zorunlu olduğunu belirterek, 07/04/2012 d.lu müşterek çocuk K1 için aylık 7.000,00.TL iştirak nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :
Davalı vekili cevap süresinden sonra sunduğu yazılı beyanında özet ile; Tarafların anlaşmalı olarak boşandıklarını, anlaşma protokolünde tarafların birbirlerinden nafaka taleplerinin olmadığını belirttiklerini, buna rağmen babanın müşterek çocuğu ayda iki kez görmeye Hatay’a geldiğini, çocuğun giyim kuşam ve tatil gibi masraflarını karşıladığını, ayrıca her ay Bireysel Emeklilik Sigortası primi yatırdığını, taraflar boşanırken davalının evini, arabasını, hastane hissesini ve ortak yatırımlarının tamamını davalıya bıraktığını, iştirak nafakasını peşin olarak bu şekilde davacıya bıraktığını, davacının davayı kötü niyetli olarak açtığını, boşanmadan sonra davalının ek giderlerinin oluştuğunu, davacının ise maddi durumunun üst düzeye yükseldiğini, davacının davalıya karşı düşmanlık beslediğini ve husumeti uğruna çocuğunu alet ettiğini, istenilen nafaka miktarının çok yüksek olduğunu, davalının nafakayı peşin olarak ödemiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Hatay 2. Aile Mahkemesi’nin 16/07/2019 tarih, 2018/563 Esas ve 2019/569 Karar sayılı ilamında özet ile; davacının iştirak nafakası davasının kısmen kabulü ile, tarafların müşterek çocukları 07/04/2012 d.lu K1 içindava tarihinden itibaren aylık 1.350,00.TL iştirak nafakasının davalıdan alınarak ,davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı lehine, davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine karar verildiği anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özet ile;İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, tarafların anlaşmalı olarak boşanmalarına karar verildiğini, davacı annenin İştirak Nafakası talep etmeyeceğini anlaşma gereğince beyan etiğini, davacı tarafın kötü niyetli olarak bu davayı açtığını, mahkemece davalı aleyhine İştirak Nafakasına karar verildiğini, davalının müşterek çocuğun giderlerine katıldığını, katılmaktan imtina etmediğini, davacının gelirinin yüksek olduğunu, davacı adına olan taşınmazların değerinin çok yüksek olduğunu, taktir edilen iştirak nafakasını kabul etmemekle birlikte miktarının çok yüksek olduğunu, davalının gelirde azalma olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak açılan davanın reddine karar verilmesini İstinaf Kanun Yolu ile talep etmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özet ile; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın takdir edilen iştirak nafakasının yetersiz olması nedeni ile usul ve yasaya aykırı olduğunu, takdir edilen iştirak nafakası miktarının çocuğun ekonomik giderlerine göre çok düşük olduğunu, bu güne kadar davacı annenin küçüğün giderlerini karşıladığını, ancak giderlerinin artması nedeni ile karşılayamaz hale geldiğini, anne ve babanın müşterek çocuğun ekonomik giderlerinden birlikte sorumlu olduklarını, mahkemece müşterek çocuğun ekonomik giderleri ile orantılı olarak nafaka takdir etmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın, takdir edilen İştirak Nafakasının miktarının yetersiz olması nedeni ile kaldırılarak talep gibi İştirak Nafakasına karar verilmesini İstinaf Kanun Yolu ile talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE
GEREKÇE :
HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava, İştirak nafakasıdavasına ilişkindir.
Tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; tarafların,10/06/2016 tarihinde resmi olarak evlendikleri, bu evliliklerinden, 07/04/2012 d.lu K1 isimli bir müşterek çocuklarının olduğu, tarafların Hatay 1. Aile Mahkemesinin 2015/364-461 esas karar sayılı 05/06/2015 tarihinde kesinleşen ilamı ile boşanmalarına, müşterek çocuğun velayet hakkının anneye verilmesini, karar verildiği, müşterek çocuk için talep edilmediğinden iştirak nafakası verilen karar ile birlikte takdir edilmediği, davacı anne tarafından velayet hakkı kendisinde olan ve yanında yaşayan müşterek çocuk için, küçüğün ekonomik giderlerinin artması nedeni ile aylık 7.000,00.TL iştirak nafakası talep edildiği, davalı tarafın yasal iki haftalık cevap verme süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadığı, sonradan sunulan yazılı beyan ile açılan davanın reddine karar verilmesini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince yaptırılan ekonomik ve sosyal durum araştırmasına göre, davacı annenin; kadın doğum uzmanı doktor olarak özel hastahanede çalıştığı, aylık 6.000,00.TL ücret aldığı, yeniden evlendiği, kendi evlerinde davaya konu müşterek çocuk ile birlikte yaşadıkları, üzerine kayıtlı 3 ayrı evinin olduğu davalı babanında; Antalya’da yaşadığı, X2 Üniversitesinde Doç.dr olarak görev yaptığı, aylık 4.500,00.TL maaş aldığı, 2014 model X1 marka aracının olduğu, ayrıca özel hastahanede beyin ve sinir cerrahı olarak çalıştığı, karar tarihinden sonra yeniden evlendiğinin belirlendiği, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, İlk Derece Mahkemesi kararının özeti bölümünde açıklandığı üzere, davacının iştirak nafakası davasının kısmen kabulüne karar verildiği, verilen kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğ edildiği, yasal istinaf başvuru süresi içersinde istinaf dilekçesi özeti bölümünde açıklandığı üzere, davalının; İlk Derece Mahkemesince takdir edilen nafaka miktarının çok yüksek olduğu, usul ve yasaya aykırı olduğu, davacının da; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın takdir edilen iştirak nafakasının yetersiz olması nedeni ile usul ve yasaya aykırı olduğunu, gerekçesi ile istinaf kanun yoluna başvurdukları anlaşılmıştır.
TMK.182/2 maddesine göre ” velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel ilişki düzenlenmesinde çocuğun özellikle sağlık eğitim ve ahlak bakımından yararları esas tutulur. Bu eş çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır.”
Aynı yasanın 328/1 maddesine göre de; ” ana ve babanın bakım borcu çocuğun ergin olmasına kadar devam eder.Nafaka miktarı çocuğun ihtiyaçları ile anne ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir. Nafaka miktarının belirlenmesinde çocuğun gelirleri de göz önünde bulundurulur.” (TMK. Madde 330/1)
Taraflarca sunulan, İlk Derece Mahkemesince toplanan tüm delillere ve taraflar tarafından gösterilen istinaf nedenlerine göre yapılan incelemede; taraflarca gösterilen, İlk Derece Mahkemesince toplanan tüm deliller ve İlk Derece Mahkemesince verilen karar, taraflarca ileri sürülen vakıalar, dosyaya toplanan tüm bilgi ve belgeler ve taraflarca ileri sürülen istinaf nedenleri birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından boşanma kararı ile velayet hakkı kendisine verilen ve yanında yaşayan 07/04/2012 d.lu müşterek çocuk K1 için aylık 7.000,00.TL iştirak nafakası talep edildiği, davalı tarafın davaya cevap verme süresi olan iki haftalık yasal süreden sonra sunduğu yazılı beyan ile açılan davanın reddine karar verilmesini talep ettiği, toplanan tüm deliler tarafların ekonomik ve sosyal durumları, müşterek çocuğun yaşı eğitim ve ekonomik giderleri birlikte değerlendirildirildiğinde, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamanın, müşterek çocuk için takdir edilen iştirak nafakası ve miktarının toplanan tüm delillere, tarafların ekonomik ve sosyal durumuna, müşterek çocuğun yaşına, eğitim ve ekonomik giderlerine uygun olduğu anlaşıldığından, davalının İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, davacının İlk Derce mahkemesince müşterek çocuk için taktir edilen iştirak nafakası miktarının yetersiz olduğuna ilişkin İstinaf Başvurularının 6100 sayılı HMK.’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine oy birliği ile karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H
ÜKÜM
:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-
Davalı vekilinin, Hatay 2. Aile Mahkemesi’nin 16/07/2019 tarih, 2018/563 Esas ve 2019/569 Karar sayılı ilamına ilişkin isti naf başvurusunun
6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince
ESASTAN REDDİNE,
2-
Davacı vekilinin,Hatay 2. Aile Mahkemesi’nin 16/07/2019 tarih, 2018/563 Esas ve 2019/569 Karar sayılı ilamında “takdir edilen nafaka miktarının yetersiz olduğuna” ilişkin isti naf başvurusunun
6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince
ESASTAN REDDİNE,
3
–
Davalının,İstinaf başvurusu nedeni ile karar tarihi itibari ile alınması gerekli 54,40.TL istinaf karar ilam harcının peşin alınan 277,00.TL’den mahsubu ile verilen karar gereği fazla alındığı anlaşılan 222,60.TL’nin davalı tarafa iadesine,
4-
Davacının,İstinaf başvurusu nedeni ile karar tarihi itibari ile alınması gerekli 54,40.TL istinaf karar ilam harcının peşin alınan 92,00.TL’den mahsubu ile verilen karar gereği fazla alındığı anlaşılan 37,60.TL’nin davacı tarafa iadesine,
5
–
Taraflar tarafından, istinaf başvuruları nedeni ile yapılan yargılama giderlerinin, tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar verildiğinden kendi üzerlerinde bırakılmasına,
6-
Taraflar tarafından, istinaf nedeniyle yatırmış oldukları gider avansından kullanılmayan kısmın, karar kesinleştiğinde kendilerine iadesine,
7-
İstinaf incelmesi duruşmalı yapılmadığından, takdiren taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
8-
Kararın, HMK 359-(3) maddesi gereği taraflara tebliğe çıkarılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK.’nun 362/1-a maddesi uyarınca
OY BİRLİĞİ ile KESİN olarak karar verildi. 05/06/2020
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe