T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: MERSİN 4. AİLE MAHKEMESİ
TARİHİ
: 01/06/2018
NUMARASI
: 2017/833 E 2018/380K
DAVACI
:K1-TC.NO: -N1 A1
VEKİLİ
: Av. K2 A2
DAVALI
:K3-TC.NO: -N2 A3
DAVA KONUSU
: Boşanma
KARAR TARİHİ
: 13/11/2020
KARAR YAZMA TARİHİ
:13/11/2020
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, davacı erkek vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP
:
Davacı erkek dava dilekçesinde özet ile; davalı ile 1987 yılında evlendiklerini, 2000 yıllarında ekonomik durumların etkisi ile geçimsizlik yaşadıklarını, davalı ile anmlaşamadıklarını, elinden geldiği kadar çocukları ve eşine yardım ettiğini, çocuklarının eğitim masraflarından kaçınmadığını, zararlı bir alışkanlığının da bulunmadığını, eşinin de 2005 yılında çalışmaya başladığını, sonrasında ehliyet aldığını ve kendisini küçümsemeye başladığını, yemeğini bile kendisinin hazırlayıp yediğini, bir evin içinde iki ayrı kişi gibi yaşamaya başladıklarını, bu yaşam yüzünden ve davalının sürekli evden gitmesini söylemesi üzerine 2010 Temmuz ayında evden ayrıldığını, barışmak için büyüklerinin ve kendisinin davalıya ısrarla ricada bulunduklarını ancak davalının bu tekliflerin hiç birini kabul etmediğini, evden ayrılma sonrası çocuklarının da maddi ve manevi ihtiyaçlarını haricen yerine getirdiğini, tüm bu nedenlerle davalı ile boşanmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :
Davalı kadının cevap süresinden sonra sunduğu beyan dilekçesinde özet ile; davalının ikinci çocuklarının doğumundan sonra kumara düştüğünü, elinde ne varsa kumara verdiğini, maddi ve manevi olarak çok yıprandıklarını ve baba evine taşındıklarını, mecburen gündelik işlerde yevmiye ile çalışmak zorunda kaldığını, bakkal dükkanlarının kapandığını, icraların kapıya dayandığını, ailesinin davacıya emekli olsun diye bir miktar para yardımında bulunduğunu, davacının kendisine ve çocuklarına karşı küfür ve hakaret içeren sözleri sürekli söylediğini, evle ilgilenmediğini, elektrik ve su faturalarını dahi ödemediğini, ortanca çocuğunu hem darp edip hem de küfür ve hakaretlerde bulunduğunu, bu sebeple de çocuğunun intihara teşebbüs ettiğini, oğlunun askere gitmesinden sonra davacının bütün bu olanlara rağmen amcasının hanımı ile yaşamaya başladığını ve yüzünü yere düşürdüğünü, tüm bu nedenlerle davanın reddine, kendisi lehine 1.000,00.TL tedbir/yoksulluk nafakasına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mersin 4. Aile Mahkemesi’nin
01/06/2018 tarih,
201
7/833
Esas ve 20
18/380
Karar sayılı ilamında özet ile; davacı erkek tarafından TMK.’nun 166/1-2 maddesi uyarınca açılan boşanma davasının reddine, davalı kadın için dava tarihinden, kararın kesinleşmesine kadar aylık 400,00.TL tedbir nafakasının erkekten alınarak, kadına ödenmesine, davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı erkek vekili istinaf dilekçesinde özet ile; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece, davalı kadının cevap süresinden sonra bildirdiği tanıklarının dinlenmesinin hatalı olduğunu, davalı kadın tanıklarının beyanların da taraflar arasındaki geçimsizlik olduğunu, tarafların dokuz yıldır ayrı yaşadıklarını belirttiklerini, davalı kadın lehine takdir edilen nafaka miktarının yüksek olduğunu, kadının kira vermediğini, asgari ücret ile çalıştığını, davacı erkeğin emekli olup herhangi bir işte çalışmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini istinaf kanun yolu ile talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE
GEREKÇE :
HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava, erkek tarafından, davalı kadının kusurlu davaranışları ile evlilik birliğinin çekilmez hal alması nedenine dayalı TMK.’nun 166/1-2 maddesi uyarınca açılan boşanma davasına ilişkindir.
Tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde;tarafların, 19/11/1987 tarihinde resmi olarak evlendikleri, bu evliliklerinden, üç ergin müşterek çocuklarının olduğu, davacı erkek tarafından, davalı kadının kusurlu davaranışları ile evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılması nedenine dayalı TMK.’nun 166/1-2 maddesi uyarınca; “ekonomik nedenler ile geçimsizliğin başlaması, uzlaşmama, kadının çalışmaya başlaması ehliyet alması ile erkeğin küçümsemeye başlaması, kadın ve ailesinden birkaç kişinin aşağılayıcı ve hakarete varan davranışlarda bulunması, yemek yapmaya neden olma, iki ayrı insan gibi yaşamaya başlamaları, evden gitmeye zorlama, gitmeye neden olma, kadının barıştırma çabalarına olumsuz cevap vermesi” vakıalarına dayanılarak boşanma talebinde bulunulduğu, dava dilekçesinin davalı kadına usulüne uygun olarak bizzat 04/01/2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalı kadının iki haftalık davaya cevap verme süresi geçtikten sonra 22/01/2018 tarihinde yazılı beyanda bulunarak, açılan davanın reddine karar verilmesini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince yaptırılan ekonomik-sosyal araştırmaya göre, davacı erkeğin; emekli olduğu, aylık 1.490,00.TL emekli maaşı aldığı, yıllık 2.500,00.TL kira ödediği ,mal varlığının olmadığı, davalı kadının; özel güvenlik görevlisi olarak çalıştığı, aylık 1.500,00.TL ücret aldığı, yıllık 6.000,00.TL kira ödediğinin belirlendiği, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, İlk Derece Mahkemesi kararının özeti bölümünde açıklandığı üzere, erkeğin boşanma davasının reddine karar verildiği, verilen kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğ edildiği, davalı kadının istinaf kanun yoluna başvurmadığı, davacı erkeğin, yasal istinaf başvuru süresi içersinde istinaf dilekçesi özeti bölümünde açıklandığı üzere; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın davalı kadının süresinde cevap dilekçesi sunmadığı halde, delillerinin toplanması, tanıklarının dilenmesi, kadın lehine nafaka takdir edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.
TMK.’nun 166/1-2 maddesi gereğince “Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir.
Yukarıdaki fıkrada belirtilen hallerde, davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.”
Taraflarca sunulan, İlk Derece Mahkemesince toplanan tüm delillere ve davacı erkek tarafından gösterilen istinaf nedenlerine göre yapılan incelemede; davacı erkek tarafından, davalı kadının kusurlu davaranışları ile evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılması nedenine dayalı TMK.’nun 166/1-2 maddesi uyarınca boşanma talebinde bulunulduğu, davalı kadının, yasal iki haftalık cevap süresinden sonra sunduğu yazılı beyanı ile iddiaları kabul etmeyerek açılan davanın reddine karar verilmesini talep ettiği, delillerini bildirdiği, taraflarca gösterilen, İlk Derece Mahkemesince toplanan tüm deliller ve İlk Derece Mahkemesince verilen karar, taraflarca ileri sürülen vakıalar, dosyaya toplanan tüm bilgi ve belgeler ve davacı erkeğin istinaf nedenleri birlikte değerlendirildiğinde; davacı erkek tarafından gösterilen tüm deliller ile davalı kadının boşanmaya karar verilmesini gerektirir kusurlu davranışlarını ve ileri sürdüğü vakıalarını ispat edemediği, İlk Derece Mahkemesince, davacı erkeğin TMK.’nun 166/1-2 maddesi uyarınca açılan boşanma davasının reddine, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, gelir seviyeleri ve yaşantıları dikkate alınarak boşanma davası açılmak ile ayrı yaşama hakkı elde eden davalı kadın lehine dava tarihinden kararın kesinleşmesine kadar takdir edilen tedbir nafakası ve miktarının, toplanan tüm delillere, usul ve yasaya, nafaka miktarı yönü ile hakkaniyet ilkesine, TMK.’nun 166/1-2,169,4 maddelerine uygun olduğu anlaşıldığından, davacı erkeğin, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda; TMK.’nun 166/1-2 maddesi uyarınca açılan boşanma davasının reddine, kadın lehine TMK.’nun 169 maddesi uyarınca takdir edilen tedbir nafakasına ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK.’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, davalı kadın tarafından, yasal iki haftalık cevap süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadığı dikkate alındığından; tanık dinletme hakkı bulunmayan davalı kadının, bildirdiği tanıkların beyanlarının alınmasının, alınan bu beyanlar doğrultusunda davacı erkeğe kusur yüklenmesinin, toplanan delillere, usul ve yasaya aykırı olduğu, davalı tanıklarının dinlenmesi yönü ile HGK 20.04.2016 tarih 2014/695 ve 2016/522 karar sayılı kararınında bu yönde olduğu, anlaşıldığından davacı erkeğin, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda; davalı kadının, süresinde cevap dilekçesi sunmadığı halde tanıklarının dinlenmesi, davalı tanıklarının beyanı doğrultusunda davacı erkeğe kusur yüklenmesine ilişkin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin karar gerekçesinde davacı erkeğe yüklenen kusurun gerekçeden çıkarılmasına oy birliği ile karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-
Davacı erkek vekilinin, Mersin 4. Aile Mahkemesi’nin 01/06/2018 tarih, 2017/833 Esas ve 2018/380 Karar sayılı kararında,
”
TMK.’nun 166/1-2 maddesi uyarınca açılan boşanma davasının reddine, kadın lehine TMK.’nun 169 maddesi uyarınca takdir edilen tedbir nafakasına” yönelik karar yönünden istinaf başvurusunun
6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince
ESASTAN REDDİNE,
2
–
Davacı erkek vekilinin, Mersin 4. Aile Mahkemesi’nin 01/06/2018 tarih, 2017/833 Esas ve 2018/380 Karar sayılı kararında,
” davalı kadının, süresinde cevap dilekçesi sunmadığı halde davalı tanıklarının dinlenmesine, davalı tanıklarının beyanı doğrultusunda davacı erkeğe kusur yüklenmesine” yönelik istinaf başvurusunun
KABULÜ ile,6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-2 maddesi de dikkate alınarak; Mersin 4. Aile Mahkemesi’nin 01/06/2018 tarih, 2017/833 Esas ve 2018/380 Karar sayılı kararın karar gerekçesinde davacı erkeğe yüklenen kusurun karar gerekçesinden
ÇIKARILMASINA,
3-
Davacı erkeğin, istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar verildiğinden, davacı erkekten peşin alınan 35,90.TL karar ilam harcının, karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
4-
Davacı erkeğin, istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar verildiğinden, davalı erkek tarafından istinaf başvurusu nedeni ile yapıldığı anlaşılan 98,10.TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 27,00.TL dosya gidiş-dönüş ücreti, 14,00.TL tebligat gideri olmak üzere toplam 139,10.TL istinaf yargılama giderinin davalı kadından alınarak, davacı erkeğe ödenmesine,
5-
Davacı erkek tarafından istinaf nedeniyle yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde kendisine iadesine,
6-
İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından takdiren davacı erkek lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-
Kararın, HMK 359-(3) maddesi gereği taraflara tebliğe çıkarılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK.’nun m. 353/1-b-1 bendiyle, aynı kanunun 361-(1) maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere
OY BİRLİĞİYLE karar verildi. 13/11/2020
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe