Adana BAM, 2. HD., E. 2018/775 K. 2019/474 T. 4.4.2019

İlgili madde: TMK Madde 161

İ S T İ N A F K A R A R I
DAVA KONUSU
: Boşanma-Boşanma
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, davalı-karşı davacı kadın vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TALEP
:

Davacı-karşı davalı erkek vekili dava dilekçesinde özet ile; tarafların evli olup, bu evlilikten 1 çocuklarının bulunduğunu, severek evlendiklerini, ancak davalının müvekkile karşı tavırlarının gün geçtikçe kötüye gittiğini, müvekkile hakaret edip, işsiz kaldığı dönemde müvekkiline “Adam ol da para kazan, karı gibi evde oturacağına git iş ara” şeklinde sözler söylediğini, davalının lüks hayat isteği, sürekli dışarda gezmesi ve müvekkilinin kazancı ve iş hayatındaki konumundan dolayı müvekkilini aşağılayıp hor görmesi nedeniyle evlilik birliğinin müvekkili için çekilmez hale geldiğini, evlilik yıl dönümünü kutladıkları tarihte müvekkilinin cep telefonunu arayan bir kişinin davalının onu aldattığını söylediği, bunun üzerine müvekkilinin konuyu araştırmaya başladığını, davalının bir süre sonra birisinin onu sıkıştırarak sürekli şantaj yaparak para istediğini anlattığını, müvekkili sebebini sorduğunda “sözde ben seni aldatmışım, fotomontaj yapmış, fotoğrafları eşine veririm diyerek benden para istiyor” dediğini, müvekkilinin sinirlenmesi üzerine birkaç gün sonra bu kişinin ismini söylediğini, bu şahsın davalının iş ortağı olan K1 isimli kişi olup, müvekkilinin bu kişi ile konuşmak istediğinde davalının engellediğini, sonrasında müvekkilinin anılan şahsın yanına gittiğini, bu kişinin “şeytana uydum, eşin beni ayarttı, eşinle birden fazla birlikte oldum” dediğini, sonrasında 27/02/2015-01/03/2015 tarihli “tatil sepeti.com” sitesinde davalı ile birlikte aldıkları tatil rezervasyonunun çıktısını ve Kıbrıs da birlikte yaptıkları tatilde çektirdikleri fotoğrafı müvekkiline verdiğini, başka zamanlarda da birlikte davalı ile Kıbrıs’a tatile gittiklerini anlattığını, oysa müvekkilinin eşinin beyanına göre teşfik amacıyla iş yeri tarafından eşinin bayi toplantısı gerekçesiyle Kıbrıs a gittiğini bildiğini, elindeki belgeleri eşine gösterdiğinde davalının fotomontaj diyerek inkar ettiğini, müvekkilinin baskısı ile gerçeği itiraf ettiğini, eşinin cep telefonunu karıştırdığında “Skype” mesaj uygulamasında adı “eminsuat” olarak görülen şahısla yaptığı konuşmaları okuduğunda eşinin bu kişi ile de kendisini aldattığını öğrendiğini, bunun üzerine davalının erkek kardeşi K2’u arayarak evine çağırıp durumu anlattığını, o gün davalının evi terk ettiğini beyanla, tarafların boşanmalarına, müşterek çocuğun velayetinin müvekkiline verilerek çocuk için 1.000,00.TL tedbir ve iştirak nafakası, müvekkili için 1.000,00.TL tedbir ve yoksulluk nafakası ve 250.000,00.TL maddi ve 250.000,00.TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

SAVUNMA :

Davalı-karşı davacı kadın vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özet ile; dava dilekçesindeki iddiaları kabul etmediklerini, tarafların severek evlenmesinden 9 ay sonra davacının işten çıkarıldığını ve 9 ay işsiz kaldığını, müvekkilinin evin geçimini tek başına sağlamak zorunda kaldığını, buna rağmen eşine incitici bir söz söylemediğini, bu dönemde hamile kaldığını, ekonomik olarak bu sıkıntıları yaşamalarına ve müvekkilinin hamile olmasına rağmen davacının içki içmeye devam ettiğini, müvekkilinin bu çabasına rağmen lüks hayat isteğinde bulunduğu iddiasının hayatın olağan akışına uymadığını, davacının zina iddialarını kabul etmediklerini, müvekkilinin bu konuda eşinin hakaretine uğradığını ve evden ayrılarak bir bayan arkadaşının evine sığındığını, davacının ertesi gün eşi ile barışmak istediğini, tarafların yeniden ortak konutta yaşamaya devam ettiklerini, bu nedenle öncesi olayların artık boşanma davasına konu edilemeyeceğini, ancak davacının her gece alkol alarak kıskançlık krizine girdiğini, müvekkilinin şahsi eşyalarını karıştırdığını, en son 24/07/2016 günü müvekkilinin eşinden şiddet gördüğünü, cep telefonuna el konulduğunu, bu olayın emniyete yansıdığını ve müvekkili hakkında tedbir kararı verildiğini ve müvekkilinin altınlarının davacı tarafından gasp edildiğini, müvekkilinin bir eş olarak gerekli sorumluluklarını yerine getirdiğini, evlilik birliği içerisinde eşinden şiddet gören müvekkilinin bu nedenle boşanmak istediğini beyanla, davacının açtığı davanın reddi ile, açtıkları karşı davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, müvekkili için ayda 750,00.TL tedbir ve yoksulluk nafakası, müşterek çocuğun velayeti ile çocuk için ayda 750,00.TL iştirak nafakasına hükmedilmesine, 250.000,00.TL maddi ve 250.000,00.TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

Adana 5. Aile Mahkemesi’nin 12/12/2017 tarih,2016/717 Esas ve 2017/912 Karar sayılı ilamında özetle; davacı-karşı davalı erkeğin, TMK’nun 161 ve 166/1 maddeleri uyarınca, davalı-karşı davacı kadının TMK’nun 166/1 maddesi uyarınca açılan boşanma davalarının kabulü ile tarafların boşanmalarına, 26/05/2009 d.lu müşterek çocuk K3’nun velayet hakkının anneye verilmesine, baba ile çocuk arasında görüş günü tahsis edilmesine, müşterek çocuk K3 için dava tarihi olan 04/08/2016 tarihinden karar tarihine kadar aylık 200,00.TL, karar tarihinden itibaren aylık 350,00.TL nafakanın devamına, davalı-karşı davacı eş için 24/08/2016 tarihinden kararın kesinleşmesine kadar geçerli olmak üzere aylık 150,00.TL tedbir nafakasının, davacı-karşı davalı erkekten alınarak, davalı-karşı davacıya verilmesine, kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine, davacı-karşı davalı erkeğin tedbir ve yoksulluk nafakası talebinin reddine, davacı-karşı davalı erkek için boşanma nedeni ile 15.000,00.TL maddi, 10.000,00.TL manevi tazminatın, davalı-karşı davacı kadından alınarak, davacı-karşı davalı erkeğe verilmesine, davalı-karşı davacı kadının boşanma nedeni ile talep ettiği maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine, kabul edilen davalar yönü ile taraflar lehine ve aleyhine, yargılama gideri ve vekalet ücretine karar verildiği anlaşılmıştır.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davalı-karşı davacı kadın vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince, davalı-karşı davacı tarafından taraflarınca açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin verilen kararı kabul ettiklerini bu yönde verilen kararın doğru olduğunu, davacı-karşı davalı erkek tarafından aleyhlerine açılan davalarda verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, kararın gerekçe kısmında davacı-karşı davalı erkeğin, iddiaları ve tanıklarının özet beyanları ile bire bir aynı olduğunu, kendilerince ileri sürülen barışma iddialarının ve itirazlarının delil kapsamında sundukları fotoraflardan ve paylaşılan resimlerden gerekçede hiç bahsedilmediğini, davacı-karşı davalı erkeğin, aldatma olayını öğrenmesinden sonra tarafların barıştığı, aynı konutta yaşamaya ve sosyal yaşatınlarına devam ettiklerini, gösterdikleri deliller ile ispat ettiklerini, davacı-karşı davalı erkeğin aldatma olayını öğrendikten sonra tarafların 23/06/2016 tarihinde birlikte lokantada yemek yediklerini, fotoraflarının çekildiğini, bu fotorafların davacı-karşı davalı erkek tarafından sosyal paylaşım sitesinde paylaşıldığını, barışma iddiaların kabul edilmediği takdirde, davacı-karşı davalı erkeğin açmış bulunduğu boşanma davası yönünden verilen kararın boşanma, maddi ve manevi tazminatın kabulü ile yoksulluk nafakasının reddi hususundaki kararın ortadan kaldırılmasını talep ettiklerini belirterek, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda davacı-karşı davalı erkeğin, boşanma davasının kabulü, davacı-karşı davalı erkek yararına boşanma nedeni ile takdir edilen maddi ve manevi tazminat talebinin kabulü, davalı-karşı davacı kadının yoksulluk nafakasının reddine ilişkin kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda, erkeğin açtığı boşanma, maddi ve manevi tazminat talebinin reddine, kadın yararına yoksulluk nafakasına karar verilmesini istinaf kanun yolu ile talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE

GEREKÇE :

HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

Davalar; davacı-karşı davalı erkek açısından TMK m.161 uyarınca zina ve TMK m.166/1 uyarınca boşanma ile ferilerine ilişkin, davalı-karşı davacı kadın açısından ise TMK m.166/1 uyarınca boşanma davalarına yöneliktir.

Tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; tarafların,25/05/2007 tarihinde resmi olarak evlendikleri, bu evlilikten 26/05/2009 d.lu K3 isimli bir müşterek çocuklarının olduğu, davacı-karşı davalı erkek tarafıdan TMK’nun 161 maddesi uyarınca zina nedenine dayalı, 166/1 maddesi uyarınca erkeğin, sadakatsizlik, psikolojik şiddet, ilgisizlik, erkeğin ailesine saygısız hareketler ve tutum, ev işlerini yapmama, evlilik birliğinin üzerine yüklediği sorumlulukları yerine getirmeme, mesleği küçümseme, hor görme vakıalarına dayanılarak, evlilik birliğinin karşı eşin kusurlu davranışları ile çekilmez hal alması gerekçesi ile, davalı-karşı davacı kadınında evlilik birliğinin karşı eşin kusurlu davranışları ile çekilmez hal alması gerekçesi ile TMK’nun 166/1 maddesi uyarınca, her akşam sürekli olarak alkol alma, fiziksel ve psikolojik şiddet, evlilik birliğinin üzerine yüklediği sorumlulukları yerine getirmeme, kadının cep telefonunun, 3 adet 14 ayar beyaz altın kolye, 2 adet 14 ayar altın yüzüğünü gasp etmek, telefon ve mesaj ile kadını etrafa kötülemek vakıalarına dayanılarak, boşanma ve ferilerine ilişkin talepte bulundukları, İlk Derece Mahkemesince yaptırılan ekonomik-sosyal araştırmaya göre, erkeğin; özel bir hastanede eczane teknisyeni olarak çalıştığı, aylık asgari ücret düzeyinde ücret aldığı, kirada kaldığı, yıllık 6.000,00.TL kira ödediği, üzerine kayıtlı mal varlığının olmadığı, kadının; beyaz bilişim isimli özel iş yerinde çalıştığı, aylık 2.000,00.TL ücret aldığı 2000 model ford focus arabası olduğu başkaca mal varlığını olmadığının belirtildiği, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, İlk Derece Mahkemesi kararının özeti bölümünde açıklandığı üzere, davacı-karşı davalı erkeğin TMK’nun 161 ve 166/1 maddeleri uyarınca zina ve evlilik birliğinin çekilmez hal alması nedenine dayalı boşanma davalarının ve kadının TMK’nun 166/1 maddesi uyarınca evlilik birliğinin çekilmez hal alması nedenine dayalı boşanma davasının kabulüne karar verildiği, verilen kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğ edildiği, davacı-karşı davalı erkeğin istinaf kanun yoluna başvurmadığı, davalı-karşı davalı kadının, yasal istinaf başvuru süresi içersinde istinaf dilekçesi özeti bölümünde açıklandığı üzere; erkek tarafından açılan boşanma davalarının ve ferilerinin kabulüne ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.

TMK nun 166/1-2 maddesi gereğince “Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir.

Yukarıdaki fıkrada belirtilen hallerde, davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.”

Taraflarca sunulan, İlk Derece Mahkemesince toplanan tüm delillere ve davalı-karşı davacı kadın tarafından gösterilen istinaf nedenlerine göre yapılan incelemede; taraflar arasında anlaşmazlık olduğu, davacı-karşı davalı erkeğin TMK’nun 161 ve 166/1 maddeleri uyarınca zina ve evlilik birliğinin çekilmez hal alması nedenine dayalı boşanma ve ferilerine ilişkin, kadının da TMK’nun 166/1 maddesi uyarınca evlilik birliğinin çekilmez hal alması nedenine dayalı boşanma ve ferilerine ilişkin taleplerde bulundukları, toplanan delillere göre, davalı-karşı davacı kadının eşi evde olmadığı dönemde müşterek konuta K1 isimli başka bir erkeği aldığı, bu şahısla evlilik birliği resmi olarak son bulmadan duygusal ilişki yaşadığı, bu olayı öğrenen davacı-karşı davalı erkeğin, belli bir süre suskun kaldığı, ancak eşine olan şüphelerinin devam etmesi üzerine eşini takibe devam ettiği, bu şahıstan başka başka bir erkekle daha kadının görüştüğünün ortaya çıktığı, 24/07/2016 tarihinde davacı-karşı davalı erkeğin, davalı-karşı davacı kadının cep telefonundan başka bir erkek ile ilişkisinin olduğunu gösteren mesajları olduğunu gördüğü, kaynını eve çağırdığı, davacı-karşı davalı erkeğin kızgınlık ile davalı-karşı davacı kadına şiddet uyguladığı, ayrıca davalı-karşı davacı kadının, KKTC F1 Otelde 27/02/2015-01/03/2015 tarihleri arasında İsmail isimli erkek şahıs ile aynı otel ve odada birlikte kaldıkları, davalı-karşı davacı kadının birden fazla erkekle, davacı-karşı davalı erkeği aldattığı, yabancı bir erkekle aynı odada kalarak zina ettiği, eşinin ailesine karşı saygısız davranışlarda bulunduğu, onları evden kovduğu, davacı-karşı davalı erkeğinde aldatıldığını öğrenmesi üzerine, eşine şiddet uyguladığı, tarafların bu aşamadan sonra ayrı yaşamaya başladıkları, boşanmaya neden olan olaylarda davalı-karşı davacı kadının ağır kusurlu, davacı-karşı davalı erkeğin az kusurlu olduğu, toplanan delilere göre, davacı-karşı davalı erkeğin, aldatma olayını ilk öğrendiğinde sessiz kaldığı ancak araştırmaya devam ederek aldatma olayından emin olmak istediği, bu davranışının, davalı-karşı davacı vekilinin iddia ettiği gibi, davacı-karşı davalının, davalı-karşı davacı kadının kusurlarını affetmiş anlamını taşımayacağı, affetme iradesinin olmadığı, iradesinin olayı aydınlatmaya yönelik olduğuda dikkate alındığında, İlk Derece Mahkemesince, davacı-karşı davalı kocanın TMK’nun 161 ve 166/1 maddeleri uyarınca, zina ve evlilik birliğinin çekilmez hal alması gerekçesi ile açılan boşanma davalarının kabulüne ilişkin kararın, toplanan delillere TMK’nun 161 ve 166/1 maddeslerine, usul ve yasaya uygun olduğu, boşanmaya neden olan olaylarda kadının ağır kusurlu olması dikkate alındığında, İlk Derece Mahkemesince kadının, yoksulluk nafakasına ilişkin talebin reddilmesini usul ve yasaya TMK’nun 175 maddesine uygun olduğu, İlk Derece Mahkemesince davacı-karşı davalı erkek için boşanma nedeni ile takdir edilen maddi ve manevi tazminatın, tarafların kusur durumuna, toplanan delillere, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına, hakkaniyet ilkesine, TMK’nun 174,4 maddelerine uygun olduğu anlaşıldığından; davalı-karşı davacı kadının, İlk Derece Mahkemesince verilen davacı-karşı davalı erkeğin, boşanma davalarının kabulü, kadının yoksulluk nafakasının reddi, davacı-karşı davalı erkek için boşanma nedeni ile takdir edilen maddi ve manevi tazminata ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince oy birliği ile esastan reddine karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM
:

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-
Davalı-karşı davacı kadın vekilinin, Adana 5. Aile Mahkemesi’nin 12/12/2017 tarih,2016/717 Esas ve 2017/912 Karar sayılı ilamında, davacı-karşı davalı erkeğin TMK’nun 161 ve 166/1 maddeleri uyarında boşanma davalarının kabulüne, davalı-karşı davacının yoksulluk nafakası talebinin reddine, davacı-karşı davalı erkek için boşanma nedeni karar verilen maddi ve manevi tazminat ilişkin isti naf başvurusunun
6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince
ESASTAN REDDİNE,
2

Davalı-karşı davacı kadının,İstinaf başvurusu nedeni ile karar tarihi itibari ile alınması gerekli 44,40 TL İstinaf karar ilam harcının, peşin alınan 234,00.TL’den mahsubu ile fazla alındığı anlaşılan 189,60TL’nin karar kesinleştiğinde kendisine iadesine,

3-
Davalı-karşı davacı kadın tarafından istinaf başvurusu nedeni ile yapılan yargılama giderinin İstinaf başvurusunun reddine karar verildiğinden kendi üzerinde bırakılmasına,

4-
Davalı-karşı davacı kadın tarafındanistinaf nedeniyle yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde kendisine iadesine,

5-
İstinaf incelmesi duruşmalı yapılmadığından takdiren davacı-karşı davalı erkek lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

6-
Kararın, HMK 359-(3) maddesi gereği taraflara tebliğe çıkarılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı 361-(1) maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere
OY BİRLİĞİYLE karar verildi. 04/04/2019

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!