Adana BAM, 2. HD., E. 2018/386 K. 2019/1366 T. 1.11.2019

İlgili maddeler: TMK Madde 219, TMK Madde 229

İ S T İ N A F K A R A R I
DAVANIN KONUSU
: Mal Rejiminden Kaynaklanan Davalar (Katılma Alacağı)

Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı davalı K1 vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.Gereği düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalılardan K1’ın29/07/2008 tarihinde evlendiklerini, Mersin 1. Aile Mahkemesi’nin 06/02/2013 tarih ve 2012/155 esas 2013/99 karar sayılı ilamı ile boşandıklarını, evlilik birliği içerisinde edindikleri davalı K1 adına kayıtlı Mersin ili, A1 İlçesi, 571 ada, 2 parsel, 2. Kat, 4 nolu bağımsız bölüm mesken-taşınmazı davalı K1’ın 30/07/2008 tarihinde satın aldığını, tarafların boşanma davalarının açılma tarihi olan 07/03/2012 tarihinden önce katılma alacağını azaltmak kastı ile K2’e 08/02/2012 tarihinde 47.000,00TL’ye satış işleminin yapıldığını, bu taşınmazın değerinin 120.000,00TL civarında olduğunu, satış yapılan kişi olan K2’in davalı K1’ın yakını, kuzeni olduğunu, tüm olaylardan ve taraflar arasındaki boşanma davası ve geçimsizlik süreçlerinden de haberdar olduğunu, satış bedelinin gerçek değerinden fahiş miktarda az olduğunu, K2’in davalı K1’ın kuzeni olduğunu, satış bedelini ödeyebilecek durumda olmadığını, davalının kendi adına aldığı N2 plakalı aracın satış bedeli ile boşanma gerçekleştikten sonra alınan N1 plakalı araç ve bedelinin katılma alacağı rejimine tabi olduğunu, davalı K1’ın katılma alacağını azaltmak için bu aracı kendi adına değil de yakını adına aldığını, boşanma gerçekleştikten sonra satarak bu kez bu araç satış bedelini de yeni ve kendi adına bir araç alımında kullandığını, Evlilik birliği içinde edinilen bu malların bedellerinin ve değerlerinin 150.000,00TL olduğunu düşündüklerini, bu mal ve bedellerin tasfiyesi ile tasfiye sonunda belirlenecek müvekkilinin hissesinin 1/2 den az olmamak üzere hesaplanarak müvekkiline ödenmesine, T.M.K’nun 229. Maddesi ve ilgili maddelerine göre bu atılma alacağının şimdilik 50.000,00TL’lik kısmının talep tarihinden itibaren işleyecek en yüksek temerrüt faizi ile birlikte ileride mahkeme tespiti ve bilirkişi incelemesi ile belirlenecek bedel üzerinden fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak üzere iş bu belirsiz alacak davası ile davalı K1 ve K2’den alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; tarafların boşanma kararının 28/03/2013 tarihinde kesinleştiğini, T.M.K’nun 178. Maddesi gereğince evliliğin boşanma sebibiyle sona eren tüm dava haklarının boşanma hükmünün kesinleşmesi üzerinden 1 yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağını, bu nedenle davacının açtığı davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini, dahili davalı K2 yönünden T.M.K’nun 241 maddesi gereğince dava hakkının alacaklı eş veya mirasçıların haklarının zedelendiğini öğrendiği tarihten başlayarak 1 yıl ve her halde mal rejiminin sona ermesi üzerinden 5 yıl geçmekle düşeceğini, dava konusu gayrimenkulün Şubat 2012 tahinde müvekkili K1 taraından gerçek sahibi olan K2’e devredildiğini, Mersin 1. Aile Mahkemesi’nin 2012/155 esas sayılı dosyasında davacı K3’nun dava konusu taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir konulması talebinde bulunduğunu, taşınmazın başkası adına olduğu için iztemin reddedildiğini, böylece davacı tarafın taşınmazın 3. Kişiye devir edildiğini öğrendiğini, öğrenmeden itibaren 1 yıl içinde dava açılmadığı için 3. Kişilere karşı dava hakkının düştüğünü, bu yüzden K2 HAkkında açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu şeylerin değeri tespit edildiği tarihten itibaren ve davacı tarfın alacağı netleştikten sonra faizin işlemeye başlaması gerektiğini, N2 plakalı aracın müvekkilinin kardeşi K4’a ait olduğunu, söz konusu aracın K4’ın babasının katkıları ile satın alındığını, müvekkili K1’ın bu aracın alınmasında maddi herhangi bir yardımı olmadığını, müvekkilinin aracı olmadığı için zaman zaman aracı kardeşinden ödünç olarak kullandığını, N1 plakalı aracı boşanma kararının kesinleşmesinde 1 yıl sonra 2014 yılının başlarında müvekkilinin F2bank A1 Şubesi’nden 20.000,00TL kredi çekerek ve F1 bankası A1 Şubesi’nden 16.000,00TL araç kredisi 7.000,00TL’sini peşin ödeyerek 42.000,00TL’ye satın aldığını, evlilik birliğinin sona ermesinden sonra borçla alınan araç üzerinde hak iddia edilmesinin davacının kötü niyetinden kaynaklandığını, müvekkilinin 1997 yılından bu yana Bayan Kuaförlüğü yaptığını 7 yıldır da kendi iş yerinin bulunduğunu eline doğru dürüst bir kazancın geçmediğini, giderlerini karşılayamıyan müvekkilinin sürekil kredi çekmek zorunda kaldığını, davacı tarafın talep ettiği mal varlığını evlilik birliği süresi içeresinde edinmesinin mümkün olmadığını, müvekkili ile K2’in teyze çocukları olduklarını, her ikisinin de bayan kuaförü olarak çalıştıklarını, sermayelerini birleştirerek müvekkili K1’ın şu anda kullanmış olduğu K2 &K1 isimli bayan kuaförünü salonunu açtıklarını, dükkanın K1 adına yapıldığını, kredi başvuruları K1 adına adına yapıldığı için taşınmazın tapuda zorunlu olarak müvekkili K1 adına yapıldığını, bu daireyi satın alan da peşinatı ve aylık taksitleri ödeyenin de K1’ın eski ortağı ve teyzesinin oğlu olan K2 olduğunu, dava konusu taşınmazda davacı ile müvekkili K1 evlenmeden önce K2’in oturduğunu, davacı ile müvekkili K1 evlendikten sonra da kendisine kiralık ev tuttuğunu, dava konusu taşınmazın kendisinin olması halinde kiralık ev tutmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığını, bu nedenlerle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul, kısmen reddine, davacı tarafça davalı K1 aleyhine açılan davada dava konusu Mersin ili A1 ilçesi 571 ada 2 parsel 4 no’lu bağımsız bölümde kayıtlı taşınmaz nedeniyle 45.000 TL katılma alacağının hüküm tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı K1’dan alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı tarafça K1 aleyhine açılan dava konusu N1 ve N2 plakalı araçlar yönünden açılan katılma alacağı talebinin reddine, davacı tarafça davalı K2 aleyhine açılan davanın reddine karar verildiği görülmüştür.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davalı K1 vekili özetle; davacı taleplerinin somutlaştırılmadan harç ikmal ettirilmeden karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemenin dava konusu taşınmazı edinilmiş mal kabul edip davacının 45.000 TL katılma alacağı bulunduğunu kabul ederek karar vermesinin hatalı olduğunu, taşınmazın edinilmiş mal olup olmadığı hangi nedenle edinilmiş mal olarak kabul edildiğinin yeterince incelenmediğini, dosya içeresine alınan belgeler ve tanık beyanlarıyla taşınmazın kişisel mal olduğunun ispat edildiğini, davacının, davalı K1’ın taşınmazı mal varlığını azaltmak kastıyla diğer davalı K2’e devredildiğini ispatlayamadığını, diğer davalı yönünden dava reddedildiği halde lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılması talebiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:

HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

Maddi olayları ileri sürmek taraflara hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK.m.33).İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, araçlar yönünden katılma alacağı, taşınmaz yönünden ise, artık değere katılma alacağı isteğine ilişkindir.

Tüm dosya kapsamına göre; davacı K3 ile davalılardan K1’ın 29/07/2008 tarihinde evlendikleri, 07/03/2012 tarihinde Mersin 1. Aile Mahkemesine açtıkları 2012/155 Esas 2013/99 Karar sayılı ilamıyla; boşanmalarına karar verildiği, kararın 28/03/2013 tarihinde kesinleştiği, davacının evlilik birliği içerisinde 30/07/2008 tarihinde alınan Mersin ili A1 ilçesi 571 Ada 2 parsel 2. Kat 4 no’lu bağımsız bölümün katılma alacağını azaltmak maksadı ile (TMK.m.229) davalı K1 tarafından diğer davalı K2’a 08/02/2012 tarihinde satıldığı yine evlilik birliği içerisinde edinilen N2 ve N1 plaka sayılı araçtan dolayı katılma alacağı bulunduğu iddiasıyla davalılar aleyhine şimdilik 50.000 TL katılma alacağı talep ettiği, davalı K1’ın açılan davayı kabul etmediği, söz konusu daireyi satın alan peşinat ve aylık taksitlerini ödeyen kişinin diğer davalı K1’ın kuzeni ve eski ortağı olan K2 olduğunu, işlettikleri kuaför dükkanının maliye kaydı davalı K1 adına olduğu için A1 Esnaf Kefalet Kooperatifinden kredinin davalı K1 adına çekildiğini , taşınmazın da bu nedenle K1 adına alındığını, taraflar evlenmeden önce davalı K2’un bu taşınmazda oturduğunu, elektirik , su , ikametgah kayıtlarının hepsinin davalı K2 adına olduğunu, taşınmazın K1’a ait olmadığını, N1 plaka sayılı aracın boşanma davası açıldıktan sonra alındığını, diğer aracın davalı K1’ın kardeşi adına kayıtlı olduğunu, taşınmaz ve araçların edinilmiş mal olmadığını iddia ettiği ayrıca davalı K2 için TMK.’nun 241.maddesinde belirtilen hak düşürücü sürenin geçtiğini, faizin başlangıç tarihinin dava tarihi olamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ettikleri, davacının 24/05/2017 tarihinde talebini ıslah ederek 60.000 TL’ye yükselttiği mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul, kısmen reddine, davacı tarafça davalı K1 aleyhine açılan davada dava konusu Mersin ili A1 ilçesi 571 ada 2 parsel 4 no’lu bağımsız bölümde kayıtlı taşınmaz nedeniyle 45.000 TL katılma alacağının hüküm tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı K1’dan alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı tarafça K1 aleyhine açılan dava konusu N1 ve N2 plakalı araçlar yönünden açılan katılma alacağı talebinin reddine, davacı tarafça davalı K2 aleyhine açılan davanın reddine karar verildiği, karara karşı davalı K1 vekilinin kararın kaldırılması talebiyle istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmaktadır.

Eşler, 29/07/2008 tarihinde evlenmiş, 07/03/2012 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibariyle sona ermiştir(TMK.m.225/son). Evlilik tarihinden 01/01/2002 tarihine kadar taraflar arasında geçerli mal rejimi, mal ayrılığı rejimi 01/01/2002 tarihinden boşanma dava tarihine kadar olan dönemde ise, taraflar sözleşmeyle başka bir mal rejimini seçtiklerini ileri sürmediklerinden edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir. Tasfiyeye konu Mersin ili A1 İlçesi 571 Ada 2 parsel 2. Kat 4 no’ lu bağımsız bölüm eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 30/07/2008 tarihinde satın alınmış olup, boşanma dava tarihinden önce 08/02/2012 tarihinde diğer davalı K2’e devredilmiştir. Mal rejimi tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır (TMK.m.179).

Edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesinde; artık değere katılma alacağı hesaplanırken ” eklenecek değerler” göz önünde bulundurulur. 4721 sayılı TMK.’nun 229.maddesine göre; eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar ile mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler mal rejiminin sona erdiği anda mevcutmuş gibi tasfiyeye dahil edilir. Bu tür uyuşmazlıklarda; öncelikle davalı eş tarafından 229.maddede sayılan amaç ve doğrultuda kazandırma veya devrin yapılıp yapılmadığı araştırılıp belirlenmelidir.Mahkemece karşılıksız kazandırma veya devrin yapıldığının anlaşılması durumunda söz konusu mal mevcut kabul edilerek yapılan hesaplamada davacı tarafın katılma alacak hakkının olup olmadığı varsa miktarı saptanarak davalı eşten tahsili yönünde hüküm kurulmalıdır. Tasfiyede devredilen mal varlığının devir tarihindeki durumu, esas alınarak tasfiye tarihindeki sürüm değeri hesaplamada göz önünde bulundurulur (TMK.m.235/2).

Mal rejiminin devamı süresince bir eşin sahip olduğu edinilmiş malda diğer eşin artık değerin yarısı oranında katılma alacak hakkı vardır. Artık değere katılma alacağı; eklenecek değerlerden (TMK.m.229) ve denkleştirmeden (TMK.m.230) elde edilen miktarlarda dahil olmak üzere eşin edinilmiş mallarının (TMK.m.219) toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıktıktan sonra kalan artık değerin (TMK.m.231) yarısı üzerindeki diğer eşin alacak hakkıdır (TMK.m.236/1). Katılma alacağı yasadan kaynaklanan bir hak olup bu hakkı talep eden eşin gelirinin olmasına veya söz konusu mal varlığının edinilmesine , iyileştirilmesine ya da korunmasına katkıda bulunulmasına gerek yoktur.

Somut olayda; tasfiyeye konu taşınmazın davalı K1’a satışına ilişkin işlemin muvazalı yapıldığını ve kişisel mal olduğunu kanıtlanamadığı, bu nedenle TMK.’nun 219. Maddesi uyarınca, edinilmiş mal olduğunun kabulü gerektiği, bu taşınmazın evlilik birliği devam ederken diğer davalı K2’e satışının TMK.’nun 229.maddesi kapsamında kaldığı, buna göre davacının katılma alacağının hesaplanması gerektiği, mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre; taşınmazın satış tarihindeki değerinin 58.000 TL olduğu, tasfiye tarihindeki değerinin ise, 90.000 TL olduğu, taşınmazın tasfiye tarihindeki değerinin ½’si oranında davacının katılma alacağının bulunduğu, mahkemenin bu değer üzerinden davanın kısmen kabulüne karar vermesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı K1’ın bu yöndeki istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

Davalılar vekili, her ne kadar davalı K2 yönünden dava reddedildiği halde vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüş ise de, istinaf dilekçesinin incelenmesinde; istinaf kanun yoluna başvuranın davalı K1 olduğunun açıkça görüldüğü, tüm işlemlerin K1 adına yapıldığı, davalı K2 ‘un herhangi bir istinaf harç ve gideri yatırmadığı, usulüne uygun bir istinaf başvurusunun bulunmadığı anlaşıldığından bu yönde herhangi bir karar verilmemiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM
:

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-
Davalı K1’ın istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince
ESASTAN REDDİNE,

2-
Alınması gereken 44,40 TL istinaf karar-ilam harcının peşin alınan 768,49 TL’ den mahsubu ile bakiye 724,09 TL harcın davalı K1’a iadesine,

3-
İstinaf başvurusu nedeniyle davalı K1’ın yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-
Davalı K1’ın istinaf nedeniyle yatırmış olduğu gider avansından kullanılmayan kısmının davalı K1’a iadesine,

5-
Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe çıkarılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK.’ nun 362/1-a maddesi gereğince
KESİN olmak üzere
OY BİRLİĞİYLE karar verildi. 01/11/2019

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!