Adana BAM, 2. HD., E. 2018/347 K. 2019/8 T. 3.1.2019

İlgili madde: TMK Madde 172

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, davacı- karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TALEP:

Davacı- karşı davalı K1 vekili özetle; Tarsus 1. Aile Mahkemesinin 24/09/2014 tarih ve 2013/198 esas, 2014/481 karar sayılı ilamı ile taraflar arasında bir yıllık ayrılık kararı verildiğini, söz konusu kararın 26/11/2014 tarihinde kesinleştiğini, tarafların o tarihten sonra bir araya hiç gelmediklerini, davalı- karşı davacının ayrı karar verilen dosyada boşanmak istemediğini dile getirdiğini, darp iddiasından sonra evlilik birliğinin devam ettiğini, ziynet eşyalarını da beraberinde götürdüğünü ileri sürerek tarafların boşanmalarına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş ayrıca karşı davanın da reddini istemiştir.

SAVUNMA:

Davalı-karşı davacı K2 vekili özetle ;Tarsus 1. Aile Mahkemesinin 24/09/2014 tarih ve 2013/198 esas, 2014/481 sayılı kararında bir yıllık ayrılık kararı verildiğini o davada, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığının ve davacı- karşı davalı K1’in tam kusurlu olduğunun belirtildiğini, o karardan sonra K1′ in evlilik birliğini devam ettirmek için hiç bir girişimde bulunmadığını, aksine müvekkilinin ailesine haber göndererek evliliği bir an önce bitirmek için girişimde bulunduğunu, bu durumun müvekkili tarafından kabul edilmemesi nedeniyle ayılık kararının dolması ile boşama davası açtığını, müvekkilinin ailesi tarafından alınan çeyiz eşyalarının büyük bir kısmına, davacı-k.davalı K1 tarafından yakmak veya kırmak suretiyle zarar verildiğini, çeyiz eşyalarının toplam bedelinin 14.625 TL olduğunu, evlilik birliğinin sarsılmasında sorumluluklarını yerine getirmeyen müvekkilini darp eden , tehdit ve hakaretlerde bulunan karşı tarafın kusurlu olduğunu yine düğünde müvekkiline takılan altın takıların bozdurulduğundan müvekkiline verilmediğini( davalı – karşı davacı vekili daha sonra sunduğu dilekçesi ile bu takıların , 8 adet altın bilezik, 5 adet yüzük, 2 adet altın bileklik, 1 adet altın kolye, 2 altın küpe ve 24 çeyrek altın olduğunu beyan etmiştir) beyanla eşlerin ayrılık kararından sonra bir araya gelmediğinden dolayı boşanmalarına, aylık 1.000 TL tedbir- yoksulluk nafakası ile boşanmanın eki niteliğinde 100.000 TL maddi ve 100.000 TL de manevi tazminat , 14.625,61 TL çeyiz eşya bedeli ile fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla 20.000 TL ziynet bedelinin karşı taraftan tahsiline karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiş, 29/11/2017 tarihli dilekçesi ile ziynet eşya bedelinin 20.000 TL’den 22.494 TL’ye ıslah etmiş ayrıca karşı davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

Tarsus 1.Aile Mahkemesi’nin 30/11/2017 tarih ve 2016/121 Esas 2017/831 Karar sayılı ilamında özetle; taraf vekillerinin karşılıklı açmış oldukları boşanma davalarının kabulü ile eşlerin ayrı ayrı boşanmalarına, davalı- karşı davacı kadın yararına aylık 250 TL tedbir- yoksulluk nafakası ile boşanmanın eki niteliğinde 10.000 TL maddi ve 10.000 TL ‘de manevi tazminatın erkekten tahsiline , bu konulardaki fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı- karşı davacı kadının talebe konu ettiği eşyaları kendisine teslim edildiğinden ve bu konuda usulüne açılmış bir dava bulunmadığından eşya alacağı ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına yine kadının ziynet alacağı davasının kabulü ile ”4 adet 60 gr. (1 tanesi 15 gr.) 22 ayar burma bilezik, 4 adet 22 ayar 90 gr. (30+25+20+23 Gr.) bilezik, 28 gr. 2 adet 22 ayar isim zincir, sade bileklik (10+18 gr.), 22 ayar bir çift 4,5 gr. Küpe, 20 gr. tek taş, alyans ve kuğu yüzüğün (7+4+5+4) dava tarihindeki değeri olan 22.494,00 TL’nin erkekten alınarak, kadına verilmesine” karar verildiği görülmüştür.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı-davalı K1 vekili istinaf dilekçesinde özetle; kendi açtıkları boşanma davası ile ilgili karara itirazlarının olmadığını ancak yaşanan olaylarda karşı tarafın tam kusurlu olmasına rağmen, müvekkili aleyhine maddi- manevi tazminat, yoksulluk nafakası ve ziynet alacağına hükmedildiğini, bu kararın haksız ve hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkilinin karşı tarafın kişilik haklarına saldırı oluşturacak bir eyleminin bulunmadığını, müvekkilinin aylık 1.300 TL maaş ile geçindiğini, kirada oturduğunu, karşı tarafın red ile sonuçlanan Tarsus 1.Aile Mahkemesi’nin 2013/198 Esas sayılı dava dosyasında ” boşanmak istemediğini, eşini sevdiğini, tekrar bir arada yaşamak istediğini” dile getirdiğini böylelikle müvekkilini affetmiş sayılacağını yine düğünde davalı – karşı davacıya takılan altınların, davalı- karşı davacı tarafça beraberinde götürüldüğünü, müvekkilinin, kendisinden altınları almadığını beyanla, karşı tarafın davaları ile ilgili kabul kararlarının kaldırılarak karşı tarafın taleplerinin reddine karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.

Dava dosyası dairemizdeyken davalı- karşı davacı kadın vekili, UYAP’tan gönderdiği 24/12/2018 tarihli dilekçe ile karşı davadan feragat ettiklerini bildirmiş, davacı- karşı davalı vekili de feragatı kabul ettiklerini, karşı taraftan yargılama gideri ve vekalet ücreti , boşanmaya bağlı maddi, manevi tazminat, nafaka, edinilmiş mal istemediklerine dair 02/01/2019 tarihli dilekçe göndermiş daha önce 28/12/2018 tarihinde gönderdiği dilekçenin de sehven yazıldığını ifade etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE

GEREKÇE:

HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

Davalar; TMK’nun m.172 uyarınca uyarınca, daha önceki ayrılık kararına dayanarak ayrılık süresi içerisinde ortak hayatın yeniden kurulamamış olması sebebiyle karşılıklı boşanma yine davalı- karşı davacı kadın açısından eşya ve ziynet bedeline yöneliktir.

Dosyanın incelenmesinde; eşlerin 02/05/2012 tarihinde evlendikleri müşterek çocuklarının bulunmadığı, tarafların daha önce Tarsus 1.Aile Mahkemesi’nin 2013/198 Esas 2014/481 Karar sayılı dosyasında karşılıklı boşanma davaları açtıkları, o mahkemece yapılan yargılama sonucu, 24/09/2014 tarihinde, karşılıklı açılan boşanma davalarının reddine , taraflar hakkında bir yıl süreyle ayrılık kararı verilmesine karar verildiği, o kararın 26/11/2014 tarihinde kesinleştiği, kararın kesinleşmesine rağmen tarafların tekrar bir araya gelmedikleri akabinde karşılıklı olarak iş bu boşanma davalarını ve kadının ayrıca eşya ve ziynet bedeli davası açtığı, eşya bedeline yönelik talebi ile ilgili harç yatırmadığı, tarafların yargılama safhasında eşyalar konusunda anlaşıp, eşyaların kadına teslim edildiği bu nedenle taraf vekillerinin karşılıklı olarak bu konuda taleplerinin kalmadıklarını dile getirdikleri, mahkemenin kuyumcu bilirkişiden 23/05/2017 tarihli rapor aldığı, bu raporda ziynet bedeli olarak 22.494,24 TL’nin tespit edildiğinin belirtildiği, yargılama safhasında kadın lehine, dava tarihinden itibaren aylık 250 TL tedbir nafakası bağlandığı, mahkemece yapılan yargılama sonucunda; taraf vekillerinin karşılıklı açmış oldukları boşanma davalarının kabulü ile eşlerin ayrı ayrı boşanmalarına, davalı- karşı davacı kadın yararına aylık 250 TL tedbir- yoksulluk nafakası ile boşanmanın eki niteliğinde 10.000 TL maddi ve 10.000 TL ‘de manevi tazminatın erkekten tahsiline , bu konulardaki fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı- karşı davacı kadının talebe konu ettiği eşyaları kendisine teslim edildiğinden ve bu konuda usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığından eşya alacağı ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına yine kadının ziynet alacağı davasının kabulü ile ”4 adet 60 gr. (1 tanesi 15 gr.) 22 ayar burma bilezik, 4 adet 22 ayar 90 gr. (30+25+20+23 Gr.) bilezik, 28 gr. 2 adet 22 ayar isim zincir, sade bileklik (10+18 gr.), 22 ayar bir çift 4,5 gr. Küpe, 20 gr. tek taş, alyans ve kuğu yüzüğün (7+4+5+4) dava tarihindeki değeri olan 22.494,00 TL’nin erkekten alınarak, kadına verilmesine” karar verildiği bu karara karşı davacı- karşı davalı erkek vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine dava dosyasının dairemize gönderildiği anlaşılmıştır.

Dava dosyasının istinaf aşamasında; davalı- karşı davacı kadın vekilinin, karşı davalarından feragat ettiğine ilişkin 24/12/2018 tarihli dilekçe gönderdiği yine davacı- karşı davalı vekilinin de dairemize gönderdiği 02/01/2019 tarihli dilekçe ile karşı tarafın feragatını kabul ettiklerini(davadan feragat, karşı tarafın kabulüne bağlı olmamakla birlikte), karşı taraftan yargılama gideri, vekalet ücreti, boşanmanın eki niteliğinde maddi- manevi tazminat , nafaka taleplerinin olmadığını beyan ettiği, kadın vekilinin dosyada mevcut vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu görülmüştür.

Bu durum karşısında, HMK’nun m.353/1-b-2 dikkate alınarak, davacı- karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile davalı- karşı davacının, karşı boşanma ve ziynet bedeline yönelik ilk derece mahkemesince verilen kararların kaldırılarak, bu davaların feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM
:

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-
Davacı- karşı davalı K1 vekilinin, istinaf başvurusunun
KABULÜ İLE;

Tarsus 1. Aile Mahkemesinin 30/11/2017 tarih ve 2016/121 E. 2017/831 K. sayılı kararının hüküm kısmının karşı boşanma davasına ilişkin B bendinin,
1,2,3,4,5,6(hükümde her ne kadar 4 olarak yazılmış ise de) numaralı hüküm fıkraları ile ziynet eşyası alacağına ilişkin D bendinin
1,2,3,4(hükümde her ne kadar 5 olarak yazılmış ise de) de yer alan hüküm fıkralarının
KALDIRILMASINA,
6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-2 maddesi gereğince, bu karşı davaların esası hakkında yeniden karar verilmesi gerektiğinden; a
) Davalı-karşı davacı K2 vekilinin, karşı boşanma ve ziynet eşya alacağı davalarından feragat etmesi nedeniyle, davalı- karşı davacının bu davalarının feragat nedeniyle ayrı ayrı REDDİNE
, b
) Davalı-karşı davacı K2 vekili, boşanmanın eki niteliğindeki maddi- manevi tazminat ve yoksulluk nafakası taleplerinden feragat etmesi nedeniyle bu taleplerin feragat nedeniyle REDDİNE
, c
)Karşı boşanma davasından dolayı alınması gereken 44,4 TL karar ilam harcından , feragat nedeniyle alınması gereken 29,6 TL harcın, peşin alınan 31,40 TL harçtan mahsubu ile kalan 1,8 TL ‘nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı- karşı davacıya iadesine, ç
) Ziynet eşya alacağından dolayı alınması gereken 44,4 TL karar ilam harcından , feragat nedeniyle alınması gereken 29,6 TL harcın, peşin alınan 384,60 TL harçtan mahsubu ile kalan 355 TL ‘nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı- karşı davacıya iadesine, d
) Davacı-karşı davalı taraf, davalı- karşı davacı taraftan karşı boşanma ve ziynet eşya alacağı davalarından dolayı yargılama gideri, vekalet ücreti istemediğini beyan ettiğinden bu konularda karar verilmesine yer olmadığına, e
) Davalı- karşı davacı tarafın yatırdığı gider avansından varsa kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davalı- karşı davacı tarafa iadesine,
2
– a
) Davacı- karşı davalı tarafın yatırmış olduğu 360,35TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde kendisine iadesine,

b)

Davacı-karşı davalı taraf yargılama gideri istemediğini bildirdiğinden, davacı- karşı davalı tarafın istinaf nedeniyle yapmış olduğu masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, c
) Davacı- karşı davalı tarafın istinaf başvurusu nedeniyle yatırdığı gider avansından varsa kullanılmayan kısmı karar kesinleştiğinde kendisine iadesine,
3
-HMK 359/(3) gereği kararın taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK nun m. 362-(1)-a uyarınca ziynet eşya kararı yönünden kesin, aynı kanunun 361. Maddesi uyarınca boşanma kararları yönünden kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere
OY BİRLİĞİYLE karar verildi. 03/01/2019

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!