Adana BAM, 2. HD., E. 2018/2783 K. 2020/1430 T. 8.10.2020

İlgili maddeler: TMK Madde 169, TMK Madde 175

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DAVA KONUSU
: Boşanma-Boşanma
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TALEP
Davacı-davalı kadın dava dilekçesinde özet ile; tarafların 1998 yılında evlendiklerini, müşterek 2 tane çocuklarının olduğunu, davalı ile 4 yıldır ruhen ve fikren anlaşmazlıklarının olduğunu, aralarındaki sevgi ve saygının bittiğini, evliliklerinin çekilmez hal aldığını, erkeğin de boşanmayı istediğini bildirerek, boşanmalarına karar verilmesini istemiştir.

Davalı-davacı erkek vekili birleşen dava dilekçesinde özet ile; kadın tarafından açılan dava ile ileri sürülen iddiaların doğru olmadığını, sürekli sevmediğini söyleme, “sen erkek misin?, erkeklik mi yapıyorsun sanki, senden bir an önce boşanıp kurtulmak istiyorum” şeklinde hakaret içerikli sözler söyleme, sevgisiz ve saygısız davranma, küçümseme, kadının işe girmesinden sonra olumsuz yönde değişmesi, işe girmeden sonra ev ile çocuklar ile ilgilenmeme, ev işlerini yapmama, kullandığı telefonu şifreli kullanma, yanında ayırmama, habersiz gizli gizli bir yerlere gitme, kafa dinleme bahanesi ile ayrı yaşamayı talep etme, erkeğin eve dönmesinde “sen geldin ben gidiyorum” şeklinde söylemde bulunma, başka erkekler ile mesajlaşma, davalı-davacı erkeği ve ailesini hor görme, erkeğin önemli günlerini hatırlamama, erkek tarafından sevgililer gününde gönderilen çiçeği çöpe atma vakıalarını ileri sürerek, kadın tarafından açılan davanın reddine, birleşen dava ile boşanma, müşterek çocukların velayetinin kendisine verilmesi, boşanma nedeni ile 10.000,00.’erTL maddi manevi tazminatın kadından alınarak erkeğe ödenmesinin talep ve dava edildiği anlaşılmıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

Adana 6. Aile Mahkemesi’nin 08/05/2018 tarih, 2017/186 Esas ve 2018/426 Karar sayılı ilamında özet ile; taraflarca TMK.’nun 166/1-2 maddesi uyarınca açılan asıl ve birleşen boşanma davalarının kabulü ile tarafların boşanmalarına, tarafların müşterek çocukları01/01/2001 d.lu K1 ve 10/09/2008 d.lu K2’in velayet haklarının babaya verilmesine, müşterek çocuklar ile anne arasında görüş günü kurulmasına, davacı-davalı kadın için dava tarihinden kararın kesinleşmesine kadar tedbir, kararın kesinleşmesinden sonra yoksulluk nafakası olarak aylık 300,00.TL nafakanın erkekten alınarak, kadına ödenmesine, taraflarca karşılıklı olarak boşanma nedeni ile talep ettikleri maddi ve manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine, taraflar lehlerine ve aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine karar verildiği anlaşılmıştır.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davalı-davacı erkek vekili istinaf dilekçesinde özet ile;İlk Derece Mahkemesince verilen kararda, belirlenen kusur durumunun, kadın lehine takdir edilen tedbir ve yoksulluk nafakasının, müşterek çocuklara iştirak nafakası takdir edilmemesinin, erkeğin boşanma nedeni ile talep ettiği maddi ve manevi tazminatın reddine ilişkin kararın toplanan delillere, usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda; davacı kadının açmış olduğu boşanma davasına ilişkin verilen kararın kaldırılarak davasının reddine, kadın için takdir edilen tedbir-yoksulluk nafakasına ilişkin kararın ve erkek tarafından boşanma nedeni ile talep edilen maddi ve manevi tazminatın reddine ilişkin kararın kaldırılarak, kadın tarafından açılan boşanma davası ve taleplerinin reddine, boşanma nedeni ile erkek maddi ve manevi tazminat ile müşterek çocuklar için aylık 200,00.’erTL iştirak nafakasına karar verilmesini istinaf kanun yolu ile talep etmiştir.

Davacı-davalı kadın vekili katılma yolu ile istinaf dilekçesinde özet ile; İlk Derece Mahkemesince verilen karara ilişkin erkeğin istinaf başvurusunun tümden reddi ile boşanmaya neden olan olaylarda erkeğin ağır kusurlu olması nedeni ile belirlenen kusur durumu, boşanma nedeni ile kadın tarafından talep edilen maddi ve manevi tazminatın reddine ilişkin kararın kaldırılarak, kadın lehine talep doğrultusunda maddi ve manevi tazminata karar verilmesini istinaf kanun yolu ile talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE

GEREKÇE :

HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

Dava, taraflarca karşılıklı olarak, karşı eşin kusurlu davranışları ile evlilik birliğinin çekilmez hal alması nedenine dayalı, TMK’nun 166/1-2 maddesi uyarınca açılan boşanma davalarına ilişikindir.

Tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; tarafların, 22/06/1998 tarihinde resmi olarak evlendikleri, bu evliliklerinden, 01/01/2001 d.lu K1 ve 10/09/2008 d.lu K2 isimli sağ olan iki müşterek çocuklarının olduğu, 14/11/1999 d.lu K3 isimli diğer müşterek çocuğun 25/11/1999 tarihinde öldüğü, taraflarca karşılıklı olarak, karşı eşin kusurlu davranışları ile evlilik birliğinin çekilmez hal alması nedenine dayalı, TMK’nun 166/1-2 maddesi uyarınca;davacı-davalı kadının; fiilen ve ruhen uyuşamama, sevgi ve saygı bağının kopması, evlilik birliğini sürdürmede fayda kalmaması, birleşen davaya cevap ile de; erkek tarafından anlaşmalı boşanma davası gibi dava açtırılması, öldürüleceği korkusu yaşatma, silahla ölüm ile tehdit etme, fiziksel şiddet uygulama, davalı-davacı erkeğin de birleşen dava ile; kadın tarafından açılan dava ile ileri sürülen iddiaların doğru olmadığını, sürekli sevmediğini söyleme, “sen erkek misin?, erkeklik mi yapıyorsun sanki, senden bir an önce boşanıp kurtulmak istiyorum” şeklinde hakaret içerikli sözler söyleme, sevgisiz ve saygısız davranma, küçümseme, kadının işe girmesinden sonra olumsuz yönde değişmesi, işe girmeden sonra ev ile çocuklar ile ilgilenmeme, ev işlerini yapmama, kullandığı telefonu şifreli kullanma, yanında ayırmama, habersiz gizli gizli bir yerlere gitme, kafa dinleme bahanesi ile ayrı yaşamayı talep etme, erkeğin eve dönmesinde “sen geldin ben gidiyorum” şeklinde söylemde bulunma, başka erkekler ile mesajlaşma, davalı-davacı erkeği ve ailesini hor görme, erkeğin önemli günlerini hatırlamama, erkek tarafından sevgililer gününde gönderilen çiçeği çöpe atma vakıalarına dayanılarak boşanma ve fer’ilerine ilişkin talepte bundukları, her iki tarafında karşı iddialar ve vakıaları kabul etmeyerek kendi talepleri ve davaları doğrultusunda boşanmalarına, karşı açılan davanın ve taleplerin reddine karar verilmesini talep ettikleri, İlk Derece Mahkemesince yaptırılan ekonomik-sosyal araştırmaya göre, davacı-davalı kadının; ev hanımı olduğu, geliri ve mal varlığının olmadığı, kardeşinin ekonomik yönden destek olduğu, kira ödemediği, davalı-davacı erkeğin de; fabrika işçisi olduğu, aylık 1.400,00.TL ücret aldığı, evinin olduğu, kira ödemediğinin belirlendiği, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, İlk Derece Mahkemesi kararının özeti bölümünde açıklandığı üzere, tarafların TMK.’nun 166/1-2 maddesi uyarınca açılan boşanma davalarının kabulü ile tarafların boşanmaya neden olan olaylarda eşit ve ortak kusurlu oldukları kabul edilerek boşanmalarına karar verildiği, verilen kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğ edildiği yasal istinaf başvuru süresi içersinde istinaf dilekçesi özeti bölümünde açıklandığı üzere; davalı-davacı erkeğin; İlk Derece Mahkemesince verilen kararda; belirlenen kusur durumunun, kadının boşanma davasının kabulünün, kadın için takdir edilen tedbir-yoksulluk nafakasının, müşterek çocuklar için iştirak nafakası takdir edilmemesinin, boşanma nedeni ile talep edilen maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddinin, davalı-davacı kadının da katılma yolu ile; İlk Derece Mahkemesince verilen kararda; belirlenen kusur durumunun, maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesinin; usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile istinaf kanun yoluna başvurdukları anlaşılmıştır.

TMK.’nun 166/1-2 maddesi gereğince “Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir.

Yukarıdaki fıkrada belirtilen hallerde, davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.”

Taraflarca sunulan, İlk Derece Mahkemesince toplanan tüm delillere ve taraflar tarafından gösterilen istinaf nedenlerine göre yapılan incelemede; kadın tarafından, erkeğin kusurlu davranışları ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenin dayalı boşanma ve fer’ilerine ilişkin TMK.’nun 166/1-2 maddesi uyarınca talepte bulunulduğu, dava dilekçesinin erkeğe usulüne uygun olarak 23/03/2017 tarihinde tebliğ edildiği, erkeğin yasal iki haftalık cevap süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadığı, Adana 5. Aile Mahkemesi’nin 2017/260-254 E.K sayılı 04/04/2017 tarihinde açılan birleşen dava ile kadının kusurlu davranışları ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı boşanma ve fer’ilerine ilişkin talepte bulunulduğu, taraflarca gösterilen, İlk Derece Mahkemesince toplanan tüm deliller, alınan tanık beyanları, taraflarca ileri sürülen boşanmaya ilişkin vakıalar ve istinaf nedenleri birlikte değerlendirildiğinde; davacı-davalı kadın, gösterdiği tüm deliller ile davalı-davacı erkeğin boşanmaya karar verilmesini gerektirir kusurlu davranışlarını ve ileri sürdüğü vakıaları ispat edemediği, İlk Derece Mahkemesince kadın tarafından ileri sürülmeyen “saçmalama, gevzeklik yapma” hakaret vakıasının ispat edildiği gerekçesi ile hatalı değerlendirme yapılarak, kadının boşanma davasının kabulüne karar verildiği, evlilik birliği içerisinde davacı-davalı kadının; davalı-davacı erkeğe, süreklilik arz eder şekilde “ben seni istemiyorum, sen adam mısın?, sen erkek misin?, şerefsiz” şekilde hakaretler ettiği, davalı-davacı erkeğin, gösterdiği deliller ile ileri sürdüğü kadının kusuruna ilişkin bu vakıaları ispat ettiği, boşanmaya neden olan olaylarda davacı-davalı kadının tam kusurlu olduğu, davalı-davacı erkeğin kusurunun olmadığı anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesince taraflarca açılan boşanma davaları yönünden birlikte hüküm kurulduğu dikkate alındığında infazda tereddüt mahal vermemek için İlk Derece Mahkemesince verilen kararın; kadının boşanma davasının ispat edilmemesi, erkeğin boşanma davasının kabulüne ilişkin kararın kadının boşanma davasının kabulü ile birlikte hüküm kurulması nedeni ile kaldırılması ile yeniden infaza elverişli hüküm kurulması gerektiği, boşanma davası açılmak ile geliri ve mal varlığı olmadığı anlaşılan kadın lehine takdir edilen tedbir nafakası ve miktarının tarafların ekonomik ve sosyal durumları, gelir seviyeleri ve yaşantılarına uygun olduğu, boşanmaya neden olan olaylarda kadının tam kusurlu olması nedeni ile kadın için takdir edilen yoksulluk nafakasının usul ve yasaya uygun olmadığı, erkeğin bu yöndeki istinaf başvurusu nedeni ile bu yöndeki kararın kaldırılmasının gerektiği, boşanmaya neden olan olaylarda kadının tam kusurlu olması nedeni ile davalı-davacı erkeğin, en azından beklenen menfaatinin zarar görecek olması, kişilik haklarının zarar görmesi dikkate alındığında; erkeğin boşanma nedeni ile talep ettiği maddi ve manevi tazminat talebinin reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun düşmediği, erkeğin istinaf başvurusu nedeni ile kaldırılması ve erkek lehine boşanma nedeni ile uygun miktarda maddi ve manevi tazminata karar verilmesinin gerektiği anlaşıldığından, davalı-davacı erkeğin, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda; belirlenen kusur durumunun, kadının boşanma davasının kabulünün, kadın için takdir edilen tedbir-yoksulluk nafakasının, müşterek çocuklar için iştirak nafakası takdir edilmemesinin, boşanma nedeni ile talep edilen maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesince bu yönde verilen kararların tüm sonuçları ile birlikte ortadan kaldırılmasına, gerekçe doğrultusunda bu yönlerden yeniden hüküm kurulmasına, davacı-davalı kadının, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda; belirlenen kusur durumunun, maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesine yönelik istinaf başvurusunun, erkeğin istinaf başvurusu ile boşanmaya neden olan olaylarda kadının tam kusurlu olması nedeni ile tarafınca açılan boşanma davasının reddine karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından, davacı-davalı kadının talepleri hakkında davalı-davacı erkeğin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesi gerektiğinden bu duruma göre kadının istinaf başvurusu hakkında konusunun kalmadığı anlaşıldığından, karar verilmesine yer olmadığına oy birliği ile karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM
:

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-
Davalı-davacı erkek vekilinin, Adana 6. Aile Mahkemesi’nin 08/05/2018 tarih, 2017/186 Esas ve 2018/426 Karar sayılı ilamında,
“davacı-davalı kadın için takdir edilen tedbir nafakası ve miktarına” yönelik isti naf başvurusunun
6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince
ESASTAN REDDİNE,
2

Davalı-davacı erkek vekilinin, Adana 6. Aile Mahkemesi’nin 08/05/2018 tarih, 2017/186 Esas ve 2018/426 Karar sayılı ilamında,
” belirlenen kusur durumunun, kadının boşanma davasının kabulünün, kadın için takdir edilen tedbir-yoksulluk nafakasının, müşterek çocuklar için iştirak nafakası takdir edilmemesinin, boşanma nedeni ile talep edilen maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine” yönelik, istinaf başvurusunun
KABÜLÜ ile İlk Derece Mahkemesinin Kararının, davalı-davacı erkeğin istinaf başvurusu yönünden ve taraflarca açılan boşanma davaları yönünden birlikte hüküm kurulduğu dikkate alındığında infazda tereddüt mahal vermemek için tüm sonuçları ile birlikte
ORTAN KALDIRILMASINA,
6100 sayılı HMK.’nun 353/1-b-2 maddesi gereğince bu konuda yeniden düzenleme yapılması gerektiğinden;

a)

Davalı-davacı erkeğin
, TMK’nun 166/1-2 maddesi uyarınca davacı-davalı kadının kusurlu davranışları ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı açılan boşanma davasının KABULÜ ile; Kahramanmaraş ili, Göksun ilçesi, A1 Köy/Mah., Cilt No:10, Hane No:3 nüfusa kayıtlı, K4 ve K5 oğlu, 23/04/1971 d.lu
N1
TC kimlik nolu davalı-davacı K8ile aynı hanede nüfusa kayıtlı, K6 ve K5 kızı, 01/01/1979 d.lu N2
TC kimlik nolu davacı-davalı K7’ın TMK.’nun 166/1 maddesi uyarınca
BOŞANMALARINA,

b)
01/01/2001 d.lu müşterek çocuk K1’nın yargılama sırasında ergin olduğu anlaşıldığından bu çocuk yönünden velayet talebi yönünden karar verilmsine yer olmadığına,

c)

Tarafların müşterek çocuğu
10/09/2008 d.luK2’in velayet hakkının takdiren davalı-davacı babaya verilmesine,

d)

Velayet hakkı davalı-davacı babaya verilen müşterek çocuk K2 ile davacı-davalı anne arasında; Her ayın 1.ve 3.cumartesi günü sabah saat 09.00 dan pazar günü akşam saat 17.00’ye kadar, dini bayramların 2.günü saat: 09.00’dan, 3.günü akşam 17.00’ye kadar, her yıl 1 temmuz saat : 09.00’dan 30 temmuz saat: 17.00’ye kadar ve okulların yarı yıl tatilinde ilk pazartesi günü sabah saat 09:00’dan takip eden pazar günü saat 17:00’ye kadar müşterek çocuğun babadan alınarak, anneye verilmek suretiyle şahsi münasebet tesisine;

e)

Davalı-davacı babaya velayeti kendisine verilen müşterek çocuk K2 ile ilgili olarak ileride herhangi bir şekilde mal edinimi meydana geldiğinde TMK.nun 353 maddesi gereğince, malların dökümünü gösteren defterin,malların edinilmesinden itibaren 1 ay içerisinde mahkememize yada en yakın Aile Mahkemesine ibrazına, aksi takdirde TMK.nun 360-361 maddesi gereğince işlem yapılacağının kararın tebliği ile ihtarına,

f)

Tarafların ekonomik ve sosyal durumları, gelir seviyeleri ve yaşantıları dikkate alınarak, velayet hakkı babaya verilen
10/09/2008 d.lu müşterek çocuk K2için talep gereğince, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren takdiren aylık
150,00.TLiştirak nafakasını davacı-davalı kadından alınarak, davalı-davacı erkeğe ödenmesine,

g)01/01/2001 d.lu müşterek çocukK1’nın yargılama sırasında ergin olduğu anlaşıldığından bu çocuk yönünden davalı-davacı babanın iştirak nafakası talebi hakkında karar verilmsine yer olmadığına,

ı)

Davalı-davacı erkeğin, TMK.’nun 174/1-2. maddesi uyarınca boşanma nedeni ile talep ettiği, maddi ve manevi tazminat talebinin kısmen
KABUL
, kısmen reddi ile; tarafların ekonomik ve sosyal durumları, gelir seviyeleri ve yaşantıları, belirlenen kusur durumu dikkate alınarak, takdiren
7.000,00.TL maddi,
6.000,00.TL manevi tazminatın, davacı-davalı kadından alınarak, davalı-davacı erkeğe ödenmesine, davalı-davacı erkeğin bu yöndeki fazlaya ilişkin talebinin takdiren reddine,

i) davalı-davacı erkek tarafından açılan boşanma davasında alınması gerekli 35,90.TL harçtan peşin alınan, 31,40.TL harcın mahsubu ile bakiye 4,50.TL harcın, davacı-davalı kadından alınarak, hazineye irad kaydına,

j)

Davalı-davacı erkek tarafından açılan boşanma davası nedeni ile yapıldığı anlaşılıan 31,40.TL peşin harç, 55,00.TL tanık, tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere 86,40.TL yargılama giderinin davacı-davalı kadından alınarak, davalı-davacı erkeğe ödenmesine,

k)

Davalı-davacı erkek tarafınca açılan boşanma davasında,kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, davada lehine kabul ile sonuçlandığından, İlk Derece Mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince 2.180,00.TL vekalet ücretinin, davacı-davalı kadından alınarak, davalı-davacı erkeğe ödenmesine,

l)

Davalı-davacı erkek tarafıdan İlk Derece Mahkemesi yargılaması için fazla yatırılan avans varsa kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde kendisine iadesine,
3/a)

Davacı-davalı kadının
, TMK’nun 166/1-2 maddesi uyarınca davalı-davacı erkeğin kusurlu davranışları ile evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına nedenine dayalı boşanma davasının
REDDİNE,

b)

Davacı-davalı kadının, kendisine yönelik TMK.’nun 169. maddesi uyarınca talep ettiği, tedbir nafakası talebinin kısmen
KABUL
, kısmen reddi ile; tarafların ekonomik ve sosyal durumları, gelir seviyeleri ve yaşantıları dikkate alınarak, dava tarihi olan 09/03/2017 tarihinden, verilen kararın kesinleşmesine kadar aylık takdiren
300,00
.

TL tedbir niteliğindeki nafakanın, davalı-davacı erkekten alınarak, davacı-davalı kadına ödenmesine, davacı-davalı kadının bu yöndeki fazlaya ilişkin talebi ve müşterek çocuklar için tedbir nafakası talebinin müşterek çocukların baba yanında yaşamaları da dikkate alınarak takdiren
REDDİNE,

c)

Davacı-davalı kadın tarafından, TMK.’nun 175. maddesi uyarınca talep edilen yoksulluk nafakası talebinin
REDDİNE,

d)

Davacı-davalı kadın tarafından, TMK.’nun 174/1-2. maddesi uyarınca boşanma nedeni ile talep edilen maddi ve manevi tazminatın yasal şartları oluşmadığından
REDDİNE,

e)

Davacı-davalı kadın tarafından, açılan boşanma davası nedeni ile alınan başvuru harcı yeterli olduğundan yeniden başvuru harcı alınmasına yer olmadığına,

f)

Davacı-davalı kadın tarafından, açılan boşanma davası nedeni ile karar tarihi itibari ile alınması gerekli 54,40.TL karar ilam harcından peşin alınan 31,40.TL’nin mahsubu ile bakiye 23,00.TL harcın davacı-davalı kadının boşanma davasının reddine karar verildiğinden, davacı-davalı kadından alınarak, Hazineye İrad kaydına,

g)

Davacı-davalı kadın tarafından, İlk Derece Mahkemesice yapılan yargılama giderinin davasının reddine karar verildiğinden kendi üzerinde bırakılmasına,

ı) davalı-davacı erkek, davacı-davalı kadın tarafından açılan ve reddine karar verilen boşanma davasında, kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince takdiren 3.400,00.TL vekalet ücretinin, davacı-davalı kadından alınarak, davalı-davacı erkeğe ödenmesine,

i)

Davacı-davalı kadın tarafından, İlk Derece Mahkemesi yargılaması için yatırılan avanstan varsa kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde kendisine iadesine,

4-
Davacı-davalı kadın vekilinin, Adana 6. Aile Mahkemesi’nin 08/05/2018 tarih, 2017/186 Esas ve 2018/426 Karar sayılı ilamında,
” belirlenen kusur durumuna, maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi” yönünden istinaf başvurusunun; erkeğin istinaf başvurusu ile boşanmaya neden olan olaylarda kadının tam kusurlu olması nedeni ile tarafınca açılan boşanma davasının reddine karar verildiği anlaşıldığından, davacı-davalı kadının talepleri hakkında davalı-davacı erkeğin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden hüküm kurulması nedeni ile kadının istinaf başvurusun konusunun kalmadığı anlaşıldığından, davacı-davalı kadının istinaf başvurusu hakkında
KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

5-
Davalı-davacı erkeğin, istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar verildiğinden, istinaf başvuru nedeni ile peşin yatırıldığı anlaşılan 35,90.TL istinaf karar ilam harcının karar kesinleştiğinde, davalı-davacı erkeğe iadesine,

6-
Davalı-davacı erkeğin
, istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar verildiğinden, istinaf başvurusu nedeni ile yatırıldığı anlaşılan 98,10.TL istinaf başvuru harcı, 14,00.TL bir adet tebliğat gideri ve 17,50.TL dosya gidiş-dönüş ücreti olmak üzere toplam 129,60.TL istinaf yargılama giderinin davacı-davalı kadından alınarak, davalı-davacı erkeğe ödenmesine,

7-
İstinaf başvurusu nedeni ile davacı-davalı kadın tarafından yatırılan, 54,40.TL karar ilam harcının, kadının istinaf başvurusunun konusuz kalması nedeni ile istinaf başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğinden, karar kesinleştiğinde davacı-davalı kadına ödenmesine,

8- davacı-davalı kadın tarafından istinaf başvurusu nedeni ile yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,

9-
İstinaf incelmesi duruşmalı yapılmadığından takdiren davalı-davacı erkek lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK’nun 361-(1) maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere
OY BİRLİĞİYLE karar verildi. 08/10/2020

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!