T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DAVA KONUSU
: Boşanma -Boşanma
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, taraflar tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı-karşı davalı erkek vekili dava dilekçesinde özet ile; tarafların, 14/06/2015 tarihinde resmi olarak evlendikleri, evlilik öncesinde internet üzerinden tanışdıklarını, evlilik sonrasında taraflar arasında anlaşmazlık başladığını, kadının evlilik birliğine yakışmayan davranışlarda bulunmaya başladığını, sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğini, evlilik sonrasında üçüncü kişilerden erkeğe kadının iş yerinde üç dört kişi ile görüşüyor yönünde mesajlar geldiğini, kadının telefon görüşme ve mesaj kayıtlarını sürekli sildiğini, evlilik öncesinde duygusal arkadaşlığı olan iş yerinden K2 isimli arkadaşlı ile vatsap üzerinden duygusal görüşmeler yaptığını, birden fazla erkek sevgilisi olduğunu, kadının önceki evliliklerinin de sadakatsiz davranışları ile son bulduğunu, en ufak konularda tartışma çıkarttığını, aileye iftiralar attığını, erkeğin babasının, kadının K1 isimli arkadaşına cinsel tacizde bulunduğu yönünde asılsız iftiralar attığını, seni aldatacağım şekilde söylemde bulunduğunu, gece gerekçe göstermeden dışarılarda kaldığını, telefonlara cevap vermediğini, bilgi vermediğini, sık sık evi terk ettiğini, erkeği küçük düşürdüğünü, eve gelmediği zamanlarda nerede kaldığı yönünde bilgi vermediğini belirterek zina veya evlilik birliğinin kadının kusurlu davranışları ile temelinden sarsılması nedeni ile tarafların boşanmalarına, boşanma nedeni ile 100.000,00.TL maddi, 100.000,00.TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte kadından tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :
Davalı-karşı davacı kadın vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özet ile; dava dilekçesinde öneri sürülen iddiaların asılsız olduğunu, erkeğin kadının önceki evliliklerini bilerek evlendiğini, kadının önceki evliliklerinin kadının çocuğu olmadığı için sona erdiğini, K3 isimli şahıs ile evlilik öncesinde duygusal görüşmelerinin olduğunu ancak olumsuz sonuçlandığını, erkeğin kadına bu nedenle ağır hakaretler ettiğini, erkeğin iddia edildiği tarih olan 13/08/2016 tarihinde kadının tartışma neticesinde anne evinde gece kaldığını, erkeğin delil yaratmak için kadının bar bar gezdiğini kadını aradığını beyan ettiğini, erkeğin agresif yapılı ve aşırı kıskanç olduğunu, kadının arkadaşlarının yanında kadını kızdırmak için kadına yönelik söylenemeyecek kelimeler kullandığını, asılsız iddialarda bulunarak kadını rencide ettiğini, onurunu kırdığını belirterek, erkek tarafından açılan boşanma davasının ve taleplerinin reddi ile karşı davalarının kabulü ile boşanma nedeni ile kadın lehine 400.000,00.TL manevi tazminatın erkekten alınarak, kadına ödenmesine karar verilmesini karşı dava ile talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mersin 1. Aile Mahkemesi’nin
25/09/2018 tarih,
20
16/596
Esas ve 20
18/643
Karar sayılı ilamında özet ile; davacı-karşı davalı erkek tarafından, TMK.’nun 166/1-2 maddesi uyarınca açılan boşanma davasının kabulü ile tarafların TMK.’nun 166/1 maddesi uyarınca boşanmalarına, davacı-karşı davalı erkeğin boşanma nedeni ile talep ettiği maddi ve manevi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile 10.000,00.’erTL maddi ve manevi tazminatın kadından alınarak, erkeğe ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı-karşı davacı kadının TMK.’nun 166/1-2 maddesi uyarınca açılan boşanma davasının reddine, erkek tarafından açılan dava yönü ile erkek lehine, kadın aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine, kadın tarafından açılan dava yönü ile yapılan yargılama giderinin kadın üzerinde bırakılmasına, erkek lehine vekalet ücretine karar verildiği anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı-karşı davalı erkek vekili istinaf dilekçesinde özet ile;İlk Derece Mahkemesince, karşı davanın reddi, asıl davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına yönelik verilen karara bir diyeceklerinin olmadığını, boşanma nedeni ile erkek lehine takdir edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın maddi ve manevi tazminat miktarları yönü ile kaldırılarak, talepleri doğrultusunda maddi ve manevi tazminata karar verilmesini istinaf kanun yolu ile talep etmiştir.
Davalı-karşı davacı kadın vekili istinaf dilekçesinde özet ile; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, toplanan delillere göre erkeğin, davasını ispat edemediğini, dava açıldıktan sonra mesajlar çektiğini, mesaj içeriğine göre erkeğin kadını affetmiş sayılacağını, erkeğin davasının reddine, kadın tarafından açılan davanın talepleri doğrultusunda kabulüne karar verilmesini istinaf kanun yolu ile talep etmiştir
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE
GEREKÇE :
HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava; davacı-karşı davalı erkek tarafından kadının zinası nedeni ile veya evlilik birliğinin kadının kusurlu davranışları ile temelinden sarsılması nedeni ile TMK.’nun 161 ve 166/1-2 maddeleri, davalı-karşı davacı kadın tarafından, karşı eşin kusurlu davranışları ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması çekilmez hal alması nedenine dayalı TMK.’nun 166/1-2 maddesi uyarınca karşılıklı olarak açılan boşanma davalarına ilişkindir.
Tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; tarafların, 14/06/2015 tarihinde resmi olarak evlendikleri, bu evliliklerinden müşterek çocuklarının olmadığı, TMK.’nun 161 ve 166/1-2 maddeleri uyarınca; davacı-karşı davalı erkeğin; kadının zinası, sadakat yükümlülüğünü ihlal etme, evlilik sonrasında üçüncü kişilerden erkeğe kadının iş yerinde üç dört kişi ile görüşüyor yönünde mesajlar gelmesi, kadının kullandığı telefona yönelik telefon görüşme ve mesaj kayıtlarını sürekli silmesi, evlilik öncesinde duygusal arkadaşlığı olan iş yerinden K2 isimli arkadaşlı ile whatsapp üzerinden duygusal görüşmeler yapması, birden fazla erkek sevgilisi olması, kadının önceki evliliklerinin de sadakatsiz davranışları ile son bulması, en ufak konularda tartışma çıkartması, aileye iftiralar atması, erkeğin babasının, kadının K1 isimli arkadaşına cinsel tacizde bulunduğu yönünde asılsız iftiralar atması, seni aldatacağım şekilde söylemde bulunması, gece gerekçe göstermeden dışarılarda kalması, telefonlara cevap vermemesi, bilgi vermemesi, sık sık evi terk etmesi, erkeği küçük düşürmesi, eve gelmediği zamanlarda nerede kaldığı yönünde bilgi vermeme,TMK.’nun 166/1-2 maddeleri uyarınca, davalı-karşı davacı kadının da; iddiaların asılsız olduğu, erkeğin kadının önceki evliliklerini bilerek evlenmesi, kadının önceki evliliklerinin kadının çocuğu olmadığı için sona ermesi, K3 isimli şahıs ile evlilik öncesinde duygusal görüşmelerinin olduğunu ancak olumsuz sonuçlanması, erkeğin kadına bu nedenle ağır hakaretler etmesi, erkeğin iddia edildiği tarih olan 13/08/2016 tarihinde kadının tartışma neticesinde anne evinde gece kalması, erkeğin delil yaratmak için kadının bar bar gezdiğini kadını aradığını beyan etmesi, erkeğin agresif yapılı ve aşırı kıskanç olması, kadının arkadaşlarının yanında kadını kızdırmak için kadına yönelik söylenemeyecek kelimeler kullanması, asılsız iddialarda bulunarak kadını rencide etmesi, onurunu kırması, vakıalarına dayanarak boşanma ve fer’ilerine ilişkin talepte bulundukları, her iki tarafından karşı iddiaları kabul etmeyerek, karşı açılan davanın reddine, kendi dava ve talepleri doğrultusunda boşanmalarına karar verilmesini talep ettikleri, İlk Derece Mahkemesince yaptırılan ekonomik-sosyal araştırmaya göre, davacı-karşı davalı erkeğin; Tarsus Belediyesinde memur olarak çalıştığı, aylık 4.000,00.TL aldığı, kendi evinde kira vermeden oturduğu, davalı-karşı davacı kadının da; polis memuru olduğu, aylık 4.000,00.TL maaş aldığı, kendi evinde oturduğu, kira ödemediğinin, iki ev ve aracının olduğunun belirtildiği, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; davacı-karşı davalı erkeğin TMK.’nun 166/1-2 maddesi uyarınca açılan boşanma davasının boşanmaya neden olan olaylarda kadının tam kusurlu olduğu kabul edilerek kabulü ile tarafların TMK.’nun 166/1 maddesi uyarınca boşanmalarına, boşanma nedeni ile erkek lehine 10.000,00.’erTL maddi ve manevi tazminata, kadının TMK.’nun 166/1-2 maddesi uyarınca açılan boşanma davasının reddine karar verildiği, verilen kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğ edildiği, yasal istinaf başvuru süresi içersinde istinaf dilekçesi özeti bölümünde açıklandığı üzere; davacı-karşı davalı erkeğin; boşanma nedeni ile takdir edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının yetersiz olduğu, davalı-karşı davacı kadının da; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.
TMK.’nun 161. maddesi gereğince “Eşlerden biri zina ederse, diğer eş boşanma davası açabilir.
Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her halde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer.
Affeden tarafın dava hakkı yoktur.”
TMK.’nun 166/1-2. maddesi gereğince “Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir.
Yukarıdaki fıkrada belirtilen hallerde, davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.”
Taraflarca sunulan, İlk Derece Mahkemesince toplanan tüm delillere ve taraflar tarafından gösterilen istinaf nedenlerine göre yapılan incelemede;davacı-karşı davalı erkek tarafından, kadının zinası veya evlilik birliğinin kadının kusurlu davranışları ile temelinden sarsılması nedenine dayalı TMK.’nun 161-166/1-2 maddeleri uyarınca boşanma ve fer’ilerine ilişkin talepte bulunulduğu, davalı-karşı davacı kadın tarafından açılan karşı dava ile erkeğin kusurlu davranışları ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı TMK.’nun 166/1-2 maddesi uyarınca boşanma ve fer’ilerine ilişkin talepte bulunulduğu, taraflarca gösterilen ve toplanan tüm delillere göre; taraflar arasında anlaşmazlık olduğu, davacı-karşı davalı erkeğin; evlilik birliği içerinde kuşkucu davranarak sürekli olarak aşırı kıskançlık gösterdiği, rencide ettiği, kadının çalıştığı yerden başka yere gitmesi veya işten ayrılması yönü ile kadına baskı kurduğu, davalı-karşı davacı kadının da; evlilik birliği içerisinde evlilik öncesinde duygusal ilişki yaşadığı K3 isimli şahıs ile normalin dışında hayatın olağan akışına aykırı şekilde mesajlaştığı görüştüğü, güven sarsıcı hareketlerde bulunduğu, özel yaşantısına dikkat etmediği, taraflar arasında yaşanan olumsuz bu olaylar nedeni ile taraflar arasındaki evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı, çekilmez hal aldığı, belirlenen duruma göre; tarafların yaşanan olaylarda eşit ve ortak kusurlu oldukları anlaşılmıştır.
Davalı-karşı davacı kadının istinaf başvurusunun incelenmesinde; toplanan delillere göre, evlilik birliği içerisinde davacı-karşı davalı erkeğin, aşırı kıskanç olduğu, kadın üzerine bu yönde baskı kurduğu, kadının da evlilik birliği içerisinde özel yaşantısına dikkat etmediği, davacı-karşı davalı erkeğin güvenini sarsıcı hal ve hareketlerde bulunduğu, güvenin sarstığı, İlk Derece Mahkemesince, davacı-karşı davalı erkeğin açtığı davanın TMK.’nun 166/1-2 madde kaldığı değerlendirilerek belirlenen kusur durumu dışında TMK.’nun 166/1 maddesi uyarınca boşanmalarına ilişkin kararın,toplanan delillere, usul ve yasaya uygun olduğu, davalı-karşı davacı kadın tarafından TMK.’nun 166/1-2 maddesi uyarınca açılan boşanma davasının da kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, belirlenen kusur durumuna göre davacı-karşı davalı erkeğin boşanma nedeni ile TMK.’nun 174 maddesi uyarınca talep ettiği maddi ve manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme yapılarak kabulüne karar verilmesinin toplanan tüm delillere, usul ve yasaya aykırı olduğu, belirlenen kusur durumuna göre davalı-karşı davacı kadının boşanma nedeni ile TMK.’nun 174/2 maddesi uyarınca talep ettiği manevi tazminat talebinin boşanmaya neden olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olması nedeni ile yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmesinin gerektiği anlaşıldığından, davalı-karşı davacı kadının, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda; erkeğin boşanma davasının kabulüne ilişkin karara, boşanma nedeni ile manevi tazminat talebine yönelik istinaf başvurusunun reddine, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda belirlenen kusur durumuna, karşı boşanma davasının reddine ilişkin karara, erkek lehine boşanma nedeni ile takdir edilen maddi ve manevi tazminata yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, bu yönlerde 6100 sayılı HMK.’nun 353/1-b-2 madde dikkate alınarak, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda, “davacı-karşı davalı erkek lehine, 10.000,00.TL maddi, 10.000,00.TL manevi tazminatın kararın kesinleşmesinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı-karşı davacı kadından alınarak, davacı-karşı davalı erkeğe ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine”, ilişkin kısım ile kadının davası yönünden kurulan hükümler yönünden tüm sonuçları ile birlikte kaldırılarak, boşanmaya neden olan olaylarda tarafların eşit ve ortak kusurlu olduğunun kabulü ile davalı-karşı davacı kadının TMK.’nun 166/1-2 maddesi uyarınca açılan boşanma davasının da kabulü ile tarafların TMK.’nun 166/1 maddesi uyarınca boşanmalarına, davacı-karşı davalı erkeğin boşanma nedeni ile TMK.’nun 174 maddesi uyarınca talep ettiği, maddi ve manevi tazminat ile davalı-karşı davacı kadının boşanma nedeni ile TMK.’nun 174/2 maddesi uyarınca talep ettiği manevi tazminat taleplerinin , taraflar boşanmaya neden olan olaylarda, eşit ve ortak kusurlu olduklarından yasal şartları oluşmayan taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı-karşı davalı erkeğin istinaf başvurusunun incelenmesinde; toplanan tüm deliller, davalı-karşı davacı kadının istinaf başvurusu nedeni ile yapılan değerlendirme dikkate alındığında tarafların boşanmaya neden olan olaylarda eşit ve ortak kusurlu oldukları, belirlenen bu kusur durumuna göre davacı-karşı davalı erkeğe boşanma nedeni maddi ve manevi tazminat takdir edilmesinin hatalı olduğu ve kadının istinaf başvurusu nedeni ile bu taleplerin reddine karar verilmesinin gerektiği anlaşıldığından, erkeğin İlk Derece Mahkemesince verilen kararda boşanma nedeni ile takdir edilen maddi ve manevi tazminat talebinin yetersiz olduğuna ilişkin istinaf başvurusunun konusunun kalmadığı anlaşıldığından erkeğin istinaf başvurusu hakkında da karar verilmesine yer olmadığına oy birliği ile karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-
Davalı-karşı davacı kadın vekilinin, Mersin 1. Aile Mahkemesi’nin 25/09/2018 tarih, 2016/596 Esas ve 2018/643 Karar sayılı ilamında,
” erkeğin boşanma davasının kabulü, boşanma nedeni ile kadın lehine talep edilen manevi tazminat talebinin reddine” yönelik isti naf başvurusunun
6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince
ESASTAN REDDİNE,
2-
Davalı-karşı davacı kadın vekilinin, Mersin 1. Aile Mahkemesi’nin 25/09/2018 tarih, 2016/596 Esas ve 2018/643 Karar sayılı ilamında, “belirlenen kusur durumu, karşı boşanma davasının reddi, davacı-karşı davalı erkek lehine boşanma nedeni ile takdir edilen maddi ve manevi tazminata” ilişkin, istinaf başvurusunun
KABÜLÜ ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararda,
“davacı-karşı davalı erkek lehine, 10.000,00.TL maddi, 10.000,00.TL manevi tazminatın kararın kesinleşmesinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı-karşı davacı kadından alınarak, davacı-karşı davalı erkeğe ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine”
, ilişkin kısım ile “kadının boşanma davası reddi” yönünde kurulan hükümler yönünden tüm sonuçları ile birlikte
ORTADAN KALDIRILMASINA,
6100 sayılı HMK.’nun 353/1-b-2 maddesi gereğince bu konuda yeniden düzenleme yapılması gerektiğinden; a-
Davalı-karşı davacı kadının, TMK’nun 166/1-2 maddesi uyarınca açılan boşanma boşanma davasının KABULÜ ile; Kayseri ili, Tomarza ilçesi, A1 Köy/Mah., Cilt No:27, Hane No:17 de kayıtlı K4 ve K5 kızı 04/05/1980 d.lu
N1
TC kimlik nolu davalı-karşı davacı K6ile aynı yer nüfusa kayıtlı K8 ve K9 oğlu 10/01/1977 d.lu N2
T.C nolu davacı-karşı davalı K7
‘ ın TMK.’nun 166/1 maddesi uyarınca
BOŞANMALARINA, b
-Davacı-karşı davalı erkeğin boşanma nedeni ile TMK.’nun 174. maddesi uyarınca talep ettiği maddi ve manevi tazminat talebi ile davalı-karşı davacı kadının boşanma nedeni ile TMK.’nun 174/2 maddesi uyarınca talep ettiği manevi tazminat talebinin, boşanmaya neden olan olaylarda taraflar eşit ve ortak kusurlu kabul edildiğinden, talep konusunun yasal şartları oluşmadığından
REDDİNE, c-
Davalı-karşı davacı kadının karşı boşanma davası nedeni ile karar tarihi itibari ile alınması gerekli 54,40.TL harçtan, peşin alınan 29,20.TL’nin mahsubu ile bakiye 25,20.TL eksik karar ilam harcın davalı-karşı davacı kadının karşı boşanma davasının kabulüne karar verildiğinden, davacı-karşı davalı erkekten alınarak, Hazineye İrad kaydına, d-
İlk Derece Mahkemesi yargılaması için davalı-karşı davacı kadın tarafından yapıldığı anlaşılan, 58,40.TL başvuru ve karar ilam harcı, bilirkişi ücreti 150,00.TL, 3 adet 42,00.TL posta gideri olmak üzere toplam250,40.TL yargılama giderinin davacı-karşı davalı erkekten alınarak, davalı-karşı davacı kadına ödenmesine, e-
Davalı-karşı davacı kadın, İlk Derece Mahkemesi yargılamasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, davada lehine kabul ile sonuçlandığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince 3.400,00.TL vekalet ücretinin, davacı-karşı davalı erkekten alınarak, davalı-karşı davacı kadına ödenmesine, f-
Davalı-karşı davacı kadın tarafıdan İlk Derece Mahkemesi yargılaması için fazla yatırılan avans varsa karar kesinleştiğinde kendisine iadesine,
3
-a-
İstinaf başvurusu nedeni ile davalı-karşı davacı kadın tarafından yatırılan, 35,90 TL karar ilam harcının, davalı-karşı davacı kadının istinaf başvurusunun kabulüne karar verildiğinden, karar kesinleştiğinde davalı-karşı davacı kadına ödenmesine, b-
Davalı-karşı davacı kadın tarafından istinaf başvurusu nedeni ile yapıldığı anlaşılan 98,10.TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının, davalı-karşı davacı kadının istinaf başvurusunun kabulüne karar verildiğinden, davacı-karşı davalı erkekten alınarak, davalı-karşı davacı kadına ödenmesine,
4-a-
Davacı-karşı daval erkek vekilinin, Mersin 1. Aile Mahkemesi’nin 25/09/2018 tarih, 2016/596 Esas ve 2018/643 Karar sayılı kararın da, lehine boşanma nedeni ile takdir edilen maddi ve manevi tazminat miktarının yetersiz olması nedeni ile usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin istinaf başvurusunun, davalı-karşı davacı kadının istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek, boşanmaya neden olan olaylarda taraflar eşit ve ortak kusurlu kabul edilerek, davacı-karşı davalı erkeğin boşanma nedeni ile talep ettiği maddi ve manevi tazminat talebinin reddine karar verildiğinden, bu hali ile davacı-karşı davalı erkeğin bu yöndeki istinaf başvurusunun konusunun kalmadığı anlaşıldığından, konusuz kalan istinaf başvurusu hakkında
KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, b-
İstinaf başvurusu nedeni ile davacı-karşı davalı erkek tarafından yatırılan, 35,90.TL karar ilam harcının, erkeğin istinaf başvurusunun konusuz kalması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğinden, karar kesinleştiğinde davacı-karşı davalı erkeğe ödenmesine, c-
Davacı-karşı davalı erkek tarafından, istinaf başvurusu nedeni ile başkaca yargılama gideri yapılmadığından, karar verilmesine yer olmadığına,
5-
İstinaf incelmesi duruşmalı yapılmadığından takdiren davalı-karşı davacı kadın lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK’nun 361-(1) maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere
OY BİRLİĞİYLE karar verildi. 18/09/2020
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe