Adana BAM, 2. HD., E. 2018/1775 K. 2019/1648 T. 13.12.2019

İlgili madde: TMK Madde 161

İ S T İ N A F K A R A R I
DAVA KONUSU
: Boşanma-Boşanma
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, davalı-davacı kadın vekilince istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TALEP :

Davacı- davalı erkek vekili özetle; müvekkili ile davalılardan K7’ın resmi evli oldukları, müşterek üç çocuklarının bulunduğunu, davalı K7’ın dördüncü çocuğa da hamile olduğunu, davalı eşin müşterek çocukları bırakarak K1 isimli diğer davalı ile birlikte kaçtığını, halen birlikte yaşadıklarını, tarafların bir araya gelme imkanının kalmadığını, birleşen dosyadaki iddiaların doğru olmadığını, bu sebeple öncelikle karşı tarafın birleşen dosyadaki davasının reddine, kendi açtıkları davanın kabulü ile taraflara zina nedeniyle boşanmalarına, müşterek çocukların velayetlerinin müvekkiline verilmesine ayrıca 20.000 TL manevi tazminatın davalılardan müşterek müteselsilen tahsiline karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA :

Davalı -Davacı kadın dava dilekçesinin tebliğine rağmen süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmamış , birleşen dosyada ise özetle; davacı – davalı ile 2003 yılından buyana evli olduklarını, müşterek üç çocuklarının bulunduğunu, davacı- davalının kendisine hakaret ve tehditlerde bulunduğunu, fiziksel şiddet uyguladığını bu sebeplerle evlilik birliğinin sarsıldığını, karşı tarafın açtığı davayı da kabul etmediğini beyanla boşanmalarına karar verilmesini ayrıca karşı taraftan nafaka , maddi- manevi tazminat talebinin de olmadığını müşterek çocukların velayetinin babada kalabileceğini ifade etmiştir.

Davalı – davacı kadın vekili özetle; müvekkilinin beyanına iştirak ettiğini, müşterek çocuklardan büyük üç çocuğun babada kalmasına muvafakat ettiklerini, yargılama safhasında dünyaya gelen küçük çocuğun velayetini anneye verilmesini beyanla davacı- davalının davasının reddine, kendi açtıkları birleşen dosyadaki davanın ise kabulüne karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

Feke Asliye(Aile) Hukuk Mahkemesi’nin 25/05/2018 tarih ve 2017/199 E 2018/136 K. Sayılı ilamında özetle; davacı- davalı K2’ın boşanma davasının kabulü ile , eşlerin TMK m.161/1 uyarınca zina nedeniyle boşanmalarına, davacı- davalı erkeğin manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 15.000 TL manevi tazminatın K7’tan alınarak K2’a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, müşterek çocuklar K3 , K4 ve K5’nın velayetlerinin babaya verilmesine, anne ile şahsi ilişki kurulmasına, müşterek çocuk K6’in veleyetinin anneye verilmesine, çocuk ile baba arasında şahsi ilişki kurulmasına, davalı – davacı K7 vekilinin birleşen dosyadaki boşanma davasının reddine, davacı- davalının diğer davalı K1’e karşı açmış olduğu manevi tazminat davasının tefrikine ve AAÜT uyarınca davacı- davalı lehine 2.180 TL vekalet ücretinin kadından alınarak davacı- davalıya verilmesine karar verildiği görülmüştür.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davalı -Davacı kadın vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tanıklarının duyumlarına göre erkeğin zina nedeniyle açtığı davanın kabulüne, kendi açtıkları birleşen dosyadaki davanın reddine karar verildiğini, yaşanan olaylarda kusurun davacı- davalı erkekte olduğunu, kadın aleyhine verilen manevi tazminatın da doğru olmadığını ayrıca manevi tazminatın reddedilen kısmı yönünden müvekkili kadın lehine de vekalet ücreti verilmesi gerektiğini beyanla, kararın kaldırılarak , erkeğin davasının reddine, birleşen dosyada kendi açtıkları boşanma davasının ise kabulüne karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE

GEREKÇE :

HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

Davalar; davacı- davalı erkek yönünden TMK m.161/1 uyarınca zina nedeniyle boşanma ve fer’ileri, davalı- davacı kadın yönünden ise TMK m.166/1 uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayalı boşanma ve fer’ilerine ilişkindir.

Dosyanın incelenmesinde; davacı- davalı K2 ile , davalı K7’ın 2003 tarihinde evlendikleri, müşterek 2003 d.lu K3, 2007 d.lu K4, 2009 d.lu K5 ve 05/11/2017 d.lu K6 isimli dört çocuklarının olduğu, zabıta araştırmasına göre davacı- davalı erkeğin esnaf olduğu, aylık 1.700 TL gelir elde ettiği, kira vermediği, 2008 model minibüsü ve 10 dönüm tarlasının olduğu, müşterek üç çocuğu ile birlikte yaşadığı, davalı- davacı kadının ise ev hanımı olduğu, Nilüfer/Bursa adresinde diğer davalı K1 ile birlikte yaşadığının belirtildiği, davacı- davalı erkek vekilinin , ” eşi K7’ın müşterek çocukları bırakarak K1 isimli şahsa kaçması ve onunla birlikte yaşaması” vakıalarını ileri sürerek iş bu davayı açtığı, davalı- davacı kadın ise Bursa 2.Aile Mahkemesi’nde 21/08/2017 tarihinde açtığı davada ” fiziksel şiddet, hakaret ve tehdit vakıalarını ileri sürdüğü” erkek vekilinin , kadının Bursa’da açtığı davaya yetki itirazında bulunması üzerine , Bursa 2.Aile Mahkemesi’nin 2017/821-676 E-K. Sayılı dosyasında 20/09/2017 tarihinde yetkili mahkemenin Feke Asliye(Aile) Hukuk Mahkemesi olduğundan bahisle yetkisizlik kararı verdiği, o dava dosyasının Feke Asliye(Aile) Hukuk Mahkemesi’nin 2018/46 Esas’ına kaydedildiği, sonrasında o dosyanın 18/04/2018 tarihinde iş bu dava dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, kadın ve vekilinin müşterek çocuklar K3, K4 ve K5’nın velayetlerinin babaya verilmesini , yargılama safhasında doğan çocuk K6’in ise anneye verilmesini talep ettikleri, davacı- davalı erkeğin de bu talebi kabul ettiği, mahkemenin hüküm ile birlikte diğer davalı K1’e karşı açılan manevi tazminat davasının bu dava dosyasından tefrikine karar verdiği yine mahkemece yapılan yargılama sonucunda ; yukarıda karar özeti bölümünde belirtilen şekilde karar verildiği bu karara karşı davalı karşı davacı kadın vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine dava dosyasının dairemize gönderildiği görülmüştür.

Davalı- davacı kadın vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde
; dava dosyası içeriğine, dosyadaki yazılara göre; ilk derece mahkemesi kararlarında usule ve esasa ilişkin herhangi bir aykırılığın bulunmadığı, davaların esasları ile ilgili hükme etki edecek tüm delillerin dava dosyası içerisine toplandığı, kanun olayda uygulanmasında hata edilmediği, bu nedenle inceleme konusu kararların usul ve esas yönünden hukuka uygun yine kusur belirlemesinin doğru olduğu, tarafların boşanmaya neden olan olaylardaki kusur dereceleri, tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile günün ekonomik şartlarına göre ilk derece mahkemesince erkek yararına taktir edilen manevi tazminat ve miktarının uygun olduğu anlaşıldığından, davalı- davacı kadın vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1-b-1 uyarınca esastan reddine kararverilmesi gerekmiştir.

Yine davalı- davacı kadın vekili, davacı- davalı erkeğin, boşanmanın eki niteliğindeki manevi tazminat talebinin ilk derece mahkemesince kısmen reddedilmesine rağmen, reddedilen kısım yönünden müvekkili lehine vekalet ücreti verilmemesini istinaf etmiş ise de; ilk derece mahkemesince boşanma davası içerisinde talep edilen ve boşanmanın fer’i niteliğinde olan manevi tazminatın kabul ya da reddedilen miktarları yönünden taraflar lehine ayrıca vekalet ücreti takdir edilemeyeceğinden (AAÜT ‘nin m. 10-(2),(3). maddesinin burada uygulama imkanı yoktur) bu istinaf başvurusun da HMK m.353/1-b-1 uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM
:

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-
Davalı-davacı kadın vekilinin, istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince
ESASTAN REDDİNE,

2-
Davalı-davacı taraftan alınması gereken 44,40 TL istinaf karar ilam harcından davalı-davacı tarafça yatırılan 35,90 TL harcın mahsubu ile kalan 8,5 TL harcın davalı-davacı taraftan alınarak hazineye irad kaydına,
3
-Davalı-davacı tarafın istinaf başvurusu nedeniyle yatırmış olduğu gider avansından varsa kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davalı-davacı tarafa iadesine,

4-
İstinaf incelemesi, duruşmalı yapılmadığından, davacı-davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
5
-Kararın, HMK 359-(3) maddesi gereği taraflara tebliğe çıkarılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK nun 361-(1) maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere
OY BİRLİĞİYLE karar verildi. 13/12/2019

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!