T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: CEYHAN AİLE MAHKEMESİ
TARİHİ
: 17/05/2018
NUMARASI
: 2017/699 E 2018/288K
DAVACI
:K1-TC.NO:N1 A1
VEKİLLERİ
: Av. K2-Av.K3 A2
DAVALI
:K4-TC.NO:N2 A3
VEKİLİ
: Av. K5 A4
DAVA KONUSU
: Boşanma
KARAR TARİHİ
: 13/12/2019
KARAR YAZMA TARİHİ
: 13/12/2019
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, davalı erkek vekilince istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:
Davacı taraf özetle; davalı ile evli olup,hiç bir konuda anlaşamadıklarını, anlaşmalı boşanmak istediğini, davalı ile anlaşma porotokülü hazırladıklarını, protokol çerçevesinde boşanmalarına karar verilmesini talep etmiş ancak ön inceleme duruşmasında, davalı tarafın anlaşmalı boşanmak istemediğinden dolayı davanın çekişmeli boşanmaya döndüğünü dile getirmiş, davacı vekili çeşimeli boşanmaya yönelik dilekçelerinde özetle; tarafların 11/11/2011 tarihinde evlendiklerini, müşterek 2013 d.lu K6 ve 2016 d.lu K7 isimli iki çocuklarının bulunduğu, davalıdan kaynaklanan nedenlerle evliliğin başından buyana taraflar arasında geçimsizlik olduğunu, davalının müvekkiline psikolojik ve fiziksel şiddet uyguladığını ancak davalının pişman olması üzerine kendisine inandığını, evliliğini idare ettiğini, buna rağmen davalının 2017 yılı Ekim ayında yine müvekkiline ve müşterek çocuk K6’e fiziksel şiddet uyguladığını, davalının tehdidi nedeniyle müvekkilinin bu olaydan şikayetçi olmadığını ancak davalının ailesine boşanmak istediğini ilettiğini yine o dönemde müvekkilinin davalının kendisini aldattığını öğrendiğini, bu sebeple evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını beyanla; eşlerin öncelikle zina nedeniyle boşanmalarına bu olmadığı taktirde TMK m.166/1 uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, müşterek çocukların velayetinin müvekkiline verilmesine, çocuklar için aylık 1.000 ‘er TL tedbir- iştirak nafakasının davalıdan tahsiline, bu nafakalara her yıl TEFE-TÜFE oranında arttırım yapılmasına ayrıca boşanmanın eki niteliğinde 50.000 TL maddi ve 50.000 TL’de manevi tazminatın karşı taraftan tahsiline karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekili özetle; iddiaların doğru olmadığını, müvekkilinin müşterek çocuğa ve eşine fiziksel şiddet uygulamadığını, davacının boşanma hazırlıkları içerisinde olduğu dönemin çok öncesinde müvekkilinden şüphelendiğini , dosyaya delil olarak sunulan fotoğraf ve yazışmalara ulaştığını, bu konularla ilgili müvekkili ile görüşmeler yaptıklarını, sonrasında evlilik birliğini devam ettirme kararı aldıklarını, müvekkilinin yaptıklarını affettiğini, akabinde aynı evde yaşamaya devam ettiklerini, birlikte tatile çıktıklarını, davalı eşinin doğum gününü kutladıklarını, yine müvekkilinin bütün sorumluluklarını yerine getirdiğini, davacının aşırı derecede kıskanç olduğunu, iddia ettikleri hususlarla ilgili müvekkili ile görüşüp evliliğe devam kararı aldıkları halde sonrasında yeniden bu boşanm adavasını açtığını, davalının her gün ruh durumunun değiştiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Ceyhan Aile Mahkemesi’nin 17/05/2018 tarih ve 2017/699 Esas 2018/288 Karar sayılı ilamında özetle; Davacının TMK m.161 uyarınca zina nedeniyle açtığı davanın reddine, zinaya dayanan boşanma talebinin reddinde, davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 2.180 TL vekalet ücretinin kadından alınarak erkeğe verilmesine, davacı kadının TMK m.166/1 uyarınca açmış olduğu davanın kabulü ile eşlerin boşanmalarına, çocuklar 2013 d.lu K6 ve 2016 d.lu K7’in velayetlerinin anneye verilmesine, çocuklarla baba arasında şahsi ilişki tesisine, kadının yoksulluk nafaka talebi olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, çocuklar için aylık 700’er TL tedbir- iştirak nafakasının babadan alınarak anneye verilmesine, kadın yararına 50.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminatın erkekten alınarak kadına verilmesine ayrıca AAÜT uyarınca 2.180 TL vekalet ücretinin erkekten alınarak kadına verilmesine karar verildiği görülmüştür.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı erkek vekili istinaf dilekçesinde özetle;mahkemenin zina nedeniyle boşanma davasının reddi kararına bir itirazlarının olmadığını ancak TMK m.166/1 uyarınca boşanma kararı vermesinin kendi içerisinde çelişki oluşturduğunu, davanın açıldığı tarihte tarafların aynı evde kaldığını, birlikte tatil yaptıklarını , mahkemenin bu durumu dikkate almadığını yine müvekkili aleyhine maddi- manevi tazminat ve çocuklar için aylık 700’er TL nafaka verilmesinin hakkaniyet ölçüleri dışında olduğunu beyanla, kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE
GEREKÇE:
HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava; TMK m.161 uyarınca zina nedeniyle boşanma, bu olmadığı taktirde TMK m.166/1 uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayalı boşanma ve fer’ilerine ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinde; tarafların 2010 tarihinde evlendikleri, müşterek 2013 d.lu K6 ve 2016 d.lu K7 isimli iki çocuklarının bulunduğu, zabıta araştırmasına göre davacı kadının sınıf öğretmeni olduğu, ek ders dahil aylık 3.400 TL maaş aldığı, davalı adına kayıtlı evde çocukları ile birlikte oturduğu, davalı erkeğin ise Ziraat Mühendisi olduğu, ilçe tarım müdürlüğünde aylık 4.200 TL maaş ile çalıştığı, baba evinde kaldığı, davacı kadın vekilinin, ” aldatma, fiziksel şiddet, çocuk K6’e fiziksel şiddet, tehdit ve psikolojik şiddet” vakıalarını ileri sürerek öncelikle zina nedeniyle boşanma , olmadığı taktirde evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma talebinde bulunduğu, davalı müvekkilinin ise , ” aşırı derecede kıskançlık ile davacı tarafın iddiasına konu ve dosyaya sunduğu yazışma ve fotoğraflardan dolayı tarafların daha önce görüştüklerini, evliliğe devam kararı aldıklarını, dolayısıyla davacının bu olayları affettiğini ” ileri sürerek davanın reddini talep ettiği, yargılama safhasında 22/02/2018 tarihli celsede çocukların velayetlerinin tedbiren anneye verildiği, çocuklara aylık 700’er TL tedbir nafakası bağlandığı yine 26/03/2018 tarihli alınan sosyal inceleme raporunda, çocukların babalarıyla şahsi ilişki kurabileceğinin belirtildiği, davacı tarafın iş bu davayı açtığı tarihte ve sonrasında aynı evde yaşadıkları, dava açıldıktan sonra taraların birlikte davalı kadının doğum gününü kutladıkları, buna ilişkin 20/11/2017 tarihli fotoğraflar çektirdikleri, davalı kadının o fotoğrafları kabul ettiği, birlikte yemeğe çıktıklarını , hatıra kalması için fotoğraf çektirdiklerini dile getirdiği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda , yukarıda karar özeti bölümünde belirtilen şekilde karar verildiği, bu karara karşı erkek vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine dava dosyasının dairemize gönderildiği görülmüştür.
Davalı erkek vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde
; davacı tarafın, zina nedeniyle açmış olduğu davanın reddi kararına yönelik tarafların herhangi bir istinaf başvurusu olmamıştır. İlk derece mahkemesi , davalı erkeğin ” güven sarsıcı hareketlerde bulunduğu” gerekçesini ileri sürerek evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle eşlerin boşanmalarına karar vermiş ise de ; davacı kadının iş bu davayı açtıktan sonra davalı ile aynı evde yaşadığı yine dava açıldıktan sonra yemek yemek ve davacı kadının doğum gününü kutlamak için davalı ile birlikte dışarı çıktıkları, doğum gününü birlikte kutladıkları, buna ilişkin davacı kadının doğum günü olan 20/11/2017 tarihinde fotoğraflar çektirdikleri, dolayısıyla davacı kadının, erkek ile ilgili davanın kabulüne gerekçe gösterilen vakıaları doğru olsa bile bu davranışları ile eşinin bu kusurlarını affettiği ya da en azından hoşgörü ile karşıladığını kabul etmek gerekmektedir.Bu durum karşısında da mahkemece, davacı kadının evlilik birliğinin temelden sarsılması nedeniyle boşanma davasının da reddi gerekirken, kabulüne karar vermesi hatalı olmuştur.Bu sebeple davalı erkek vekilinin istinaf başvurusun kabulü ile HMK m.353/1-b-2 dikkate alınarak, davacı kadının boşanma davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-
Davalı erkek vekilinin, istinaf başvurusunun
KABULÜ İLE;
HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince Ceyhan Aile Mahkemesi’nin 17/05/2018 tarih ve 2017/699 E. 2018/288 K. sayılı kararının
KALDIRILMASINA,
Bu konuda yeniden karar verilmesi gerekmekle;
2-a)
Davacı kadın vekilinin evlilik birliğinin temelden sarsılması sebebiyle açtığı boşanma davasının ispatlanamadığından
REDDİNE
,
b)
Müşterek çocuklar,2003 d.lu K6 ve 2016 d.lu K7 için bu çocukların mahkemece tedbiren anneye verildiği 22/02/2018 tarihinden itibaren aylık 700’er TL’den aylık toplam 1400 TL tedbir nafakalarının karar kesinleşinceye kadar her ay davalı erkekten alınarak davacıya verilmesine( yargılama safhasında tedbiren çocuklara ödenen nafaka varsa bundan mahsubuna) c
) Davacı kadının boşanma davası reddedildiğinden boşanmanın eki niteliğindeki maddi- manevi tazminat ile iştirak nafakaları konusunda karar verilmesine yer olmadığına, ç
) Alınması gereken 44,40 TL karar ilam harcından peşin alınan 31,40 TL’nin mahsubu ile kalan 13 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, d
)Davacı tarafın bu dava nedeniyle yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, e
)Davalı tarafın bu dava nedeniyle yapmış olduğu masraf tespit edilemediğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, f
) Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 2.725 TL vekalet ücretinin kadından alınarak erkeğe verilmesine, g
)HMK m.333 uyarınca hükmün kesinleşmesini mütakip, taraflarca yatırılan gider avanslarından varsa kullanılmayan kısmının kendilerine iadesine,
3
-a)
Davalı tarafça yatırılan 35,90 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde kendisine
İADESİNE, b
) Davalı tarafın, istinaf nedeniyle yapmış olduğu 98,10 TL başvurma harcı, 23,63 TL dosya gidiş-dönüş posta masrafı ve 1 tebligat ücreti 14 TL olmak üzere toplam 135,73 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
c)
İstinaf yargılaması duruşmalı yapılmadığından davalı taraf lehine vekalet ücreti takdiri konusunda karar verilmesine yer olmadığına,
4-
Kararın HMK 359/(3) maddesi gereğince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK’nun 361-(1) maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde, Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere
OY BİRLİĞİYLE karar verildi. 13/12/2019
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe