Adana BAM, 2. HD., E. 2018/1637 K. 2019/1562 T. 29.11.2019

İlgili madde: TMK Madde 161

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ADANA 3. AİLE MAHKEMESİ
TARİHİ
: 27/02/2018
NUMARASI
: 2016/2 E 2018/133K
DAVACIKARŞI DAVALI
:K1-TC.NO:N1 A1
VEKİLLERİ
: Av. K2 -K3-Av.K4 A2
DAVALIKARŞI DAVACI
:K5-TC.NO:N2 A3
VEKİLİ
: Av. K6 A4
DAVA KONUSU
:Boşanma- Boşanma- Ziynet Eşyalarının İadesi Yada Bedeli
ZİYNET YÖNÜNDEN DAVA DEĞERİ
: 25.000TL(fazlaya ilişkin hak saklı)

KARAR TARİHİ
: 29/11/2019
KARAR YAZMA TARİHİ
: 29/11/2019
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, davalı karşı davacı kadın vekilince istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TALEP:

Davacı Karşı Davalı erkek vekili özetle; tarafların resmi evli olup müşterek üç çocuklarının bulunduğunu, davalı karşı davacı kadının müşterek çocuklara fiziksel şiddet uyguladığını, K7 isimli bir erkekle müvekkilini aldattığını, müvekkiline ve müşterek çocuklara sürekli sinirli bir şekilde bağırıp çağırdığını, müvekkiline yabancı gibi davrandığını, çocuklarla aynı masada yemek yemediğini, ilgisiz kaldığını, müvekkilinden habersiz sık sık dışarı çıktığını, sürekli telefonla konuştuğunu, sorumluluklarını yerine getirmediğini, kişisel temizliğini ihmal ettiğini , evi terkettiğini, bu sebeplerle evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını, karşı tarafın karşı davasındaki iddiaların doğru olmadığını beyanla; öncelikle karşı tarafın karşı davalarının reddine , kendi açtıkları davanın ise kabulü ile öncelikle eşlerin zina sebebiyle boşanmalarına, bu mümkün olmadığı taktirde evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, müşterek çocukların velayetlerinin müvekkiline verilmesine yine müvekkili lehine boşanmanın eki niteliğinde 50.000 TL maddi ve 50.000 TL’de manevi tazminatın karşı taraftan tahsiline karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA:

Davalı Karşı Davacı kadın özetle; yetkili mahkemenin Karaman Aile Mahkemesi olduğunu, öncelikle yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini ayrıca hakkındaki iddiaların doğru olmadığını, davacı karşı davalı ile 2002 yılında görücü usulü ile evlendiklerini, müşterek 2003 d.lu K8, 2004 d.lu K9 ve 2009 d.lu K10 isimli üç çocuklarının bulunduğunu, K7 isimli şahısla görüşmeler yaptığı iddialarının iftira olduğunu, davacı karşı davalının müşterek küçük çocuk K10’e fiziksel şiddet uyguladığını, işe gittiğinde kapıyı kendisinin üzerine kilitlediğini, fiziksel şiddet uyguladığını, kayın biraderi K11’in kendisini dövmeye kalkmasına, müdahale etmediğini, eşi ve kayın validesinin kendisine küfür ve hakaretlerde bulunduklarını, eşinin sorumluluklarını yerine getirmediğini, eşi hakkında Karaman Aile Mahkemesi’nin 2015/1048 Esas sayılı dosyasında tedbir nafaka davası açtığını, o davanın derdest olduğunu bu sebeplerle evlilik birliğinin temelden sarsıldığını beyanla; öncelikle karşı tarafın davasının reddine, kendi açtığı karşı davanın kabulü ile evlilik birliğinin temelden sarsılması nedeni ile boşanmalarına, müşterek çocukların velayetinin kendisine verilmesine, çocuklar için aylık 750’şer TL tedbir- iştirak , kendisi için aylık 1.000 TL tedbir- yoksulluk nafakaları ile boşanmanın eki niteliğinde 250.000 TL maddi ve 250.000 TL’de manevi tazminatın karşı taraftan tahsiline yine kendisine düğünde takılan ve mihir olarak verilen 250 gr sekiz adet burma bilezik, üç adet yüzük, iki adet küpe, iki adet cumhuriyet altını ve üç adet çeyrek altının davacı karşı davalı tarafça elinden zorla alındığını, geri verilmediğinden fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla bu takıların iadesine bu mümkün olmadığı taktirde fazlaya ilişkin hak saklı kalmak kaydıyla bedeli karşılığı 25.000 TL’nin karşı taraftan yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı karşı davacı vekili özetle; müvekkilinin beyanına iştirak ettiğini beyanla, talepleri gibi karar verilmesini ifade etmiş, 31/03/2016 tarihli ön inceleme duruşmasında ise öncelikle karşı tarafın davasının reddine karar verilmesini dile getirmiş kendi karşı davaları içerisinde açtıkları boşanma davasından da feragat ettiklerini ifade etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

Adana 3.Aile Mahkemesi’nin 27/02/2018 tarih ve 2016/2 Esas 2018/133 Karar sayılı ilamında özetle ; davacı karşı davalı erkek vekilinin boşanma davasının kabulü ile , eşlerin TMK m.166/1 uyarınca boşanmalarına, müşterek çocuklar 2003 d.lu K8 , 2004 d.lu K9 ve 2009 d.lu K10 ‘in velayetlerinin babaya verilmesine, çocuklarla anne arasında kişisel ilişki kurulmasına, erkek yararına boşanmanın eki niteliğinde 15.000 TL maddi ve 10.000 TL’de manevi tazminatın kadından tahsiline , fazlaya ilişkin talebin reddine, AAÜT uyarınca 2.180 TL vekalet ücretinin bu davadan dolayı kadından alınarak erkeğe verilmesine, davalı karşı davacı kadın vekilinin karşı boşanma davasının feragat nedeniyle reddine, kadın vekilinin maddi- manevi tazminat ve nafaka ( tedbir- iştirak- yoksulluk) taleplerinin reddine yine davalı karşı davacı kadın vekilinin ziynet eşyalarının iadesi ya da bedeli talebinin subut bulmadığından reddine, bu davadan dolayı erkek kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 3.000 TL vekalet ücretinin kadından alınarak erkeğe verilmesine karar verildiği görülmüştür.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davalı Karşı Davacı kadın vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hatalı kusur belirlemesi ve delil değerlendirilmesi yapıldığını, asıl kusurun karşı tarafta olduğunu, müvekkili aleyhine kısmen maddi ve manevi tazminat verilmesi, buna rağmen kendi tazminat taleplerinin reddi kararının doğru olmadığını, çocukların velayetlerinin babaya verilmesinin çocuklarının menfaatine aykırı olduğunu ayrıca altın talepleri ile ilgili delillerin de dikkate alınmayarak, taleplerinin reddedildiğini beyanla, kararın bu yönlerden kaldırılmasını vekaleten talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE

GEREKÇE:

HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

Davalar; davacı karşı davalı erkek yönünden TMK m.161 uyarınca zina sebebiyle boşanma, bu mümkün olmadığı taktirde TMK m.166/1 uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma ve fer’ileri , davalı karşı davacı kadın yönünden ise TMK m.166/1 uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma, fer’ileri ile ziynet eşyalarının aynen iadesi bu mümkün olmadığı taktirde bedel alacağına yöneliktir.

Dosyanın incelenmesinde ; taraf asılların 2002 tarihinde evlendikleri, müşterek 2003 d.lu K8, 2004 d.lu K9 ve 2009 d.lu K10 isimli üç çocuklarının bulunduğu, zabıta araştırmasına göre erkeğin polis memuru, kadının ev hanımı olduğu, davacı karşı davalı erkek vekilinin davalarının; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 161 uyarınca , ” zina sebebiyle boşanma ” bu mümkün olmadığı taktirde TMK m.166/1 uyarınca evlilik birliğinin temelden sarsılması sebebiyle boşanma ve fer’ilerine ilişkin, davalı karşı davacı kadının, karşı davalarının da TMK m.166/1 uyarınca ”evlilik birliğinin temelden sarsılması sebebiyle boşanma ve fer’ileri ” ile ziynet eşyalarının iadesi olmadığı taktirde fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla 25.000 TL bedeline ilişkin olduğu, 31/03/2016 tarihli ön inceleme duruşmasında da çekişmenin bu şekilde tespit edildiği, aynı celse davalı karşı davacı kadın vekilinin karşı boşanma davalarından feragat ettiği, yargılamanın bu çekişmeler üzerine devam ettiği, yapılan yargılama sonunda; ilk derece mahkemesince yukarıda karar özeti bölümünde belirtilen şekilde karar verildiği, davacı karşı davalı erkek vekilinin talepleri hakkında karar verilirken , davacı karşı davalı tarafın boşanmayla ilgili taleplerinin terditli olmasına rağmen, sadece evlilik birliğinin temelden sarsılması sebebiyle boşanmaya karar verildiği, zina sebebiyle boşanma talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediği görülmüştür. Bu kararlara karşı davalı karşı davacı kadın vekilinin istinaf başvurusu üzerine dava dosyasının dairemize gönderildiği görülmüştür.

Davalı karşı davacı kadın vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde
; davacı karşı davalı erkek vekili, dava dilekçesinde ve ön inceleme duruşmasında öncelikle zina sebebiyle boşanma ( TMK m.161) olmadığı taktirde evlilik birliğinin sarsılması nedeniyle ( TMK m. 166/1) boşanmaya karar verilmesini talep ederek terditli dava açmıştır. Davalı karşı davacı tarafta, TMK m.166/1 uyarınca evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanma fer’ileri ile ziynet eşyalarının iadesi olmadığı taktirde bedeline yönelik dava açmıştır.

Davacı karşı davalı , aynı davalıya karşı birden fazla talebini, aralarında aslilik , fer’ilik ilişkisi kurmak suretiyle aynı dava dilekçesinde ileri sürebilir. Bunun için talepler arasında hukuki veya ekonomik bir bağlantının bulunması şarttır. Mahkeme, davacının aslı talebinin esastan reddine karar vermedikçe fer’i talebini inceleyemez ve hükme bağlayamaz (HMK m.111). Öncelikle zina olmadığı taktirde evlilik birliğinin sarsılması sebebine dayanılarak açılan boşanma davasında zinanın ispatlanması halinde bu sebeple boşanma kararı verilmesi gerekir. Zina mutlak boşanma sebebidir. Sebebin gerçekleşmesi halinde birlik temelinden sarsılmış sayılır. Her iki hukuki sebebe birlikte dayanılmış ise , zinanın ispatlanması halinde, bu sebeple boşanma kararı verilmesi gerekir. Böyle bir durumda artık genel boşanma sebebinin şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğine bakılmaz ve bununla ilgili ayrıca bir hüküm oluşturulması da gerekmez (Ömer Uğur Gençcan , Boşanma, Tazminat ve Nafaka Hukuku 7. S.165-166).

Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez( HMK m.26/1). Somut olayda; davacı karşı davalı taraf , terditli dava açtığı halde ilk derece mahkemesince , erkeğin talebi hakkında, evlilik birliğinin sarsılması nedeniyle boşanma kararı verilmiştir. Erkeğin zina hukuki sebebine dayalı boşanma talebi hakkında ise bir hüküm kurulmamıştır. Mahkemece öncelikle davacı karşı davalı erkeğin boşanma davasında, delillerin TMK ‘nun 161. maddesine dayalı olarak özel boşanma sebebi olan zina yönünden değerlendirilmesi ve bu hukuki sebebe dayalı olarak bir karar verilmesi gerekirken, sadece evlilik birliğinin sarsılması( TMK m.166) sebebiyle davanın değerlendirilip tarafların boşanmalarına karar verilmesi hatalı olmuştur. Ayrıca davacı karşı davalı erkek vekilinin zina sebebiyle açtığı dava ile ilgili ilk derece mahkemesince verilmiş ve dairemiz tarafından denetlenecek bir karar da yoktur. Dolayısıyla davalı karşı davacı kadın vekilinin istinaf başvurusunun usulden kabulü ile HMK m.353/1-a-6 maddesi dikkate alınarak, İlk Derece Mahkemesi kararının tamamen kaldırılmasına ve gerekçede belirtilen işlemlerin yerine getirilerek yeniden olumlu veya olumsuz bir karar verilmek üzere dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM
:

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-
Davalı karşı davacı kadın vekilinin, istinaf başvurusunun usulden kabulü ile; Adana 3.Aile Mahkemesi’nin 27/02/2018 tarih ve 2016/2 Esas 2018/133 K. sayılı kararının esası incelenmeksizin, 6100 sayılı HMK nun 353/1-a-6 maddesi gereğince
KALDIRILMASINA ve davanın yeniden görülmesi için
DAVA DOSYASININ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,

2-
Kararın kaldırılma sebebine göre davalı karşı davacı tarafın diğer istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

3-
Davalı karşı davacı tarafından yatırılan 35,90 TL istinaf karar harcının, davalı karşı davacı tarafa iadesine,

4-
Davalı karşı davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,

5-
Kararın HMK 359-(3) maddesi gereği ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe çıkarılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca
KESİN olmak üzere
OY BİRLİĞİYLE karar. 29/11/2019

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!