T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: TARSUS 2. AİLE MAHKEMESİ
TARİHİ
: 01/03/2018
NUMARASI
: 2016/755 E 2018/191K
DAVACI-KARŞIDAVALI
:K1-TC.NO:N1 A1
VEKİLİ
: Av. K2 A2
DAVALI-KARŞIDAVACI
:K3-TC.NO:N2 A3
VEKİLİ
: Av. K4 A4
DAVA KONUSU
:Boşanma, Kişisel Ziynet ve Ev Eşyası Alacağı-Boşanma
KARAR TARİHİ
: 05/11/2019
KARAR YAZMA TARİHİ
:05/11/2019
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, davalı-karşı davacı erkek tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP
:
Davacı kadın vekili dava dilekçesinde özet ile; Tarafların 2015 yılının Mayıs ayında evlendiklerini, bu evliliklerinden doğmuş veya doğacak çocuklarının bulunmadığını, davacı evlilik devamı süresince bir eş olarak üzerine düşen tüm sorumlulukları yerine getirmesine rağmen davalının davacıya karşı olumsuz kişiliğinin olduğunu, evlilik süresince davalının ailesinin davacıyı sürekli yaşından ve kilosundan dolayı küçük düşürücü sözler söylediğini, aşağılayıcı davranışlarda bulunduğunu, bu tutum ve söylemlerini eve gelen üçüncü kişilerin yanında da sergilediklerini, bu olaylar karşısında davacının davalıdan destek görmediğini, davalının bir koca olarak üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmediğini, evlilik birliği içerisinde davalı eşi ve ailesinin davacıya bu kapıdan bir defa çıkarsan bir daha bu eve gelemezsin her şeyin biter gibi sözlerle psikolojik baskı yaptıklarını, 2016 yılı Ekim ayında taraflar arasında telefonda küçük bir tartışma yaşadıklarını, bunun üzerine davalı eşinin davacıya evden defolup gitmesini söylediği, evden kovması üzerine, bu durumu öğrenen davalının annesinin davacıya evden gitmesi hususunda baskı yaptığını, bu baskıdan iyice korkan ve bunalan davacının öz teyzesinin evine gittiğini, bu süreçte davalının kendisini aramasını beklediğini ancak eşinin ailesinin davacıya karşı ” boşuna beklemesin babasının evine gitsin” demesi üzerine beş gün teyzesinde beklemiş daha sonra Tarsus’a babasının evine gittiğini, evlilik birliğinin temelindan sarsılmış olması nedeniyle tarafların boşanmalarına, evlilik öncesinde davacıya 6 adet her biri 25 gram bilezik, 4 adet yüzük, 10 adet tam altın, 1 adet küpe, 1 adet saat olmak üzere ziynet eşyalarının hediye edildiğini, bunların hiçbirinin davacıya verilmeden evden kovulduğunu, bütün ziynet eşyaları davacının rızası olmadan alınmış ve geri iade edilmediğini, aynı zamanda çeyiz olarak bulaşık makinası, çamaşır makinası, bütün mutfak eşyaları halılar ve sair ev eşyalarının halen aile konutunda olduğunu, bu sebeplerle tarafların boşanmalarına, davalı yararına 25.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini, 250,00 TL tedbir-yoksulluk nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının rızası dışında alınan ve iade edilmeyen ziynet eşyalarının mümkünse aynen iadesine, değilse maddi olarak aynı değerinin karşılanmasına, davacının çeyiz için aldığı eşyaların teslim edilmesine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :
Davalı-karşı davacı erkek vekilinin cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle;davacının açmış olduğu davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davanın usul ve esas yönünden reddine karar verilmesini, hem davalı-karşı davacının hem de ailesinin davacı-karşı davalının evden gitmesi için değil, evde kalması için çaba gösterdiklerini, evde kimse olmadığı bir sırada evin terk ettiğini ve teyzesinin yanına gittiğini, bu iddiaların doğru olmadığını, davacının düğünde sen bana karışamazsın istediğimle oynarım, geri zekalı, manyak dediğini, davalı-karşı davacının buzları eritmek istediğinde davacı-karşı davalının artık ben karışmıyorum şeklinde anlaşılmaz cümleler kullandığını, davacı-karşı davalının evden gitmek istemesi üzerine kayınpederinin eve giderek geliniyle konuşmak istemiş ise de davacı-karşı davalının ketum bir tavır takınarak konuşmadığını, daha sonra evden annesi alışverişteyken ayrıldığını, giderken bir kısım ziynet eşyaları ile birlikte evi terk ettiğini, iddia edilen ziynet eşyalarının nicelik ve niteliklerinde hata olduğunu, bir adet bilekliği dışında tüm ziynet eşyalarını teyzesine giderken götürdüğünü, bir adet bilekliği de teyzesinin kızı K5 vasıtasıyla aldırdığını, çeyiz eşyalarının davalı-karşı davacının ödediği başlık parasıyla alındığını bu nedenlerle davacının taleplerinin reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı-karşı davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini savunmuştur, karşı davada ise; evlilik birliğinin ilk birkaç aylık dönemde önemli bir geçimsizliğin olmadığını, birkaç aydan sonra davacı-karşı davalının müvekkiline karşı soğuk ve mesafeli davranmaya başladığını, özellikle davalı-karşı davacının cinsel isteklerini geri çevirmeye başladığını, davacı-karşı davalının duygusal olarak uzaklaşmaya çalıştığını, davalı-karşı davacı arkadaşları veya akrabaları ziyarete geldiğinde onlara karşı soğuk davrandığını, asgari nezaketi dahi göstermediğini bu nedenle aralarında tartışma yaşandığında davalı-karşı davacıya geri-zekalı, manyak gibi kelimeler kullandığını, taraflar arasındaki geçimsizliğin esas kaynağı davacı-karşı davalının bir gün evden çekip gidecekmiş gibi hareket edip yaşamasından kaynaklandığını, kişilik hakları zarar gören ve evlilikten beklediği menfaatleri zarara uğrayan tarafın davalı-karşı davacı olduğunu bu nedenlerle davalı tarafın ileri sürdüğü iddia ve taleplerin reddine, karşı davalarının kabulü ile tarafların boşanmalarına, 25.000,00.TL maddi ve 25.000,00.TL manevi tazminata hükmedilmesini, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Tarsus 2. Aile Mahkemesi’nin 01/03/2018 tarih, 2016/755 Esas ve 2018/191 Karar sayılı ilamında özet ile; davacı-karşı davalı kadın tarafından TMK.’nun 166/1 maddesi uyarınca açılan boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına, davalı-karşı davacı erkek tarafından TMK.’nun 166/1 maddesi uyarınca açılan boşanma davasının reddine, kadın lehine dava tarihinden itibaren aylık 200,00.TL tedbir, kararın kesinleşmesinden itibaren aylık 200,00.TL yoksulluk nafakasının erkekten alınarak, kadına ödenmesine, kadın yararına boşanma nedeni ile 5.000,00.’erTL maddi ve manevi tazminatın erkekten alınarak, kadına ödenmesine, kadın tarafından açılan boşanma davasında kadın lehine, erkek aleyhine yargılama gider ve vekalet ücretine, erkek tarafından açılan boşanma davasında yargılama giderinin erkek üzerinde bırakılmasına, kadın lehine vekalet ücretine, kadının kişisel ziynet eşyası alacak davasının kısmen kabul kısmen reddi ile; 4 adet 22 ayar toplam 15 gr altın bilezik, mevcutsa aynen, mevcut değilse dava tarihindeki değeri olan 7.729,08.TL, 3 adet 22 ayar toplam 5 gr altın yüzük mevcutsa aynen, mevcut değilse dava tarihi itibari ile değeri olan 1.944,75.TL, 9 adet tüm Cumhuriyet altını mevcut ise aynen, mevcut değilse dava tarihinde değeri olan 7.601,04.TL, 22 ayar 8 gr tüm altın montür mevcutsa aynen, mevcut değilse dava tarihinde değeri olan 1.296,50.TL olan toplam 18.571,37.TL’nin erkekten alınarak, kadına ödenmesine, kadının kişisel ev eşyasına ilişkin davasının kısmen kabul, kısmen reddi ile X1 marka 3 programlı bulaşık makinesi mevcut ise aynen mevcut değilse dava tarihi değeri olan 1.000,00.TL, X1 marka 7 kg çamaşır makinesi mevcut ise aynen mevcut değilse dava tarihi değeri olan 1.200,00.TL, arzum mutfak robotu mevcut ise aynen mevcut değilse dava tarihi değeri olan 300,00.TL, X1 marka elektirikli süpürge mevcut ise aynen mevcut değilse dava tarihi değeri olan 300,00.TL, X2 marka ütü mevcut ise aynen mevcut değilse dava tarihi değeri olan 250,00.TL, ütü masası mevcut ise aynen mevcut değilse dava tarihi değeri olan 150,00.TL, cevahir marka tencere seti mevcut ise aynen mevcut değilse dava tarihi değeri olan 300,00.TL, X3 marka teflon tava seti mevcut ise aynen mevcut değilse dava tarihi değeri olan 50,00.TL, X4 marka çelik çaydanlık mevcut ise aynen mevcut değilse dava tarihi değeri olan 40,00.TL, X4 marka çelik tencere seti mevcut ise aynen mevcut değilse dava tarihi değeri olan 300,00.TL, paşabahçe çay ve su bardağı takımı 8 adet mevcut ise aynen mevcut değilse dava tarihi değeri olan 15,00.TL, X4 marka kaşık ve çatal seti mevcut ise aynen mevcut değilse dava tarihi değeri olan 120,00.TL, 85 parça porselen tabak seti mevcut ise aynen mevcut değilse dava tarihi değeri olan 255,00.TL, X5 marka 3 adet halı mevcut ise aynen mevcut değilse dava tarihi değeri olan 600,00.TL, X6 marka salon ve oturma odası perdesi mevcut ise aynen mevcut değilse dava tarihi değeri olan 900,00.TL, X7 marka battaniye mevcut ise aynen mevcut değilse dava tarihi değeri olan 320,00.TL, ev yapımı 3 adet yün döşek mevcut ise aynen mevcut değilse dava tarihi değeri olan 600,00.TL, ev yapımı 3 adet yün yorgan mevcut ise aynen mevcut değilse dava tarihi değeri olan 750,00.TL, ev yapımı 3 adet yün minder mevcut ise aynen mevcut değilse dava tarihi değeri olan 150,00.TL, 4 adet nevresim takımı mevcut ise aynen mevcut değilse dava tarihi değeri olan 240,00.TL olmak üzere toplam 7.840,00.TL’nin erkekten alınarak, kadına ödenmesine, ziynet eşyası ve ev eşyası yönü ile yapılan yargılama giderinin erkekten alınarak, kadına ödenmesine, kadın lehine, erkek aleyhine vekalet ücretine karar verildiği anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı-karşı davacı erkek vekili istinaf dilekçesinde özet ile; İlk Derece Mahkemesince verilen kararda, asıl dava bakımından davanın kabulüne ilişkin verilen kararın usul ve yasaya, hukuka aykırı olduğunu, erkeğin evden gitmesinin istendiği, kadının iddiasının kendi tanık beyanlarına göre de ispatlanmış olmadığını, kadının tanıklarının görgüye dayalı olmayan beyanlarına itibar eden İlk Derece Mahkemesinin delillerin takrinde hataya düştüğünü, ziynet eşyalarının erkeğin babası tarafından bozdurulduğu yönündeki soyut tanık beyanların, taraflarınca kabulünün mümkün olmadığnı, kadının bu yönlerde bir iddiasının olmadığını, yargılama sırasında sundukları beyanlar ile iddianın genişlentilmesine muvafakat etmediklerini belittiklerini, kendilerinin tanıklarına görede kadının erkeğe karşı saygısız, soğuk ve ilgisiz davrandığını, eve gelen misafilere karşı, misafir perverlik göstermediğini, güler yüz takınmadığını, kadının evden ayrılmak için fırsat kolladığını, erkeğin annesinin evden ayrılmasını fırsat bilerek önceden planladığı gibi tüm ziynet eşyalarını da yanına alarak, teyzesinin evine gittiğini, kadının bilirkişi deliline dayanmadığını, HMK.’nun 25/1-2 maddesine aykırı davrandığını, kadının ev eşyalarının bedelini talep etmediğini, mahkemenin taleple bağlılık ilkesine aykırı karar verilmesinin hatalı olduğunu, ev eşyaları yönü ile de mevcut olup olmadığı, kadına ait olup olmadığı yönünde de araştırma yapılmadığını, HMK.’nun 26. maddesine aykırı karar verildiğini, erkek tarafından açılan karşı dava yönünden davalarının subuta erdiğini, tanıları ile davayı ispat ettiklerini, erkeğin kusurlu olmadığının sabit olduğunu, karşı davalarının kabulüne karar verilmesine karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmesinin usul ve yasaya yakırı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak, kadının davasının reddine, karşı davanın kabulü ile talepler doğrultusunda tarafların boşanmalarına karar verilmesini istinaf kanun yolu ile talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE
GEREKÇE :
HMK.’nun 355. maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava, taraflarca karşılıklı olarak TMK’nun 166/1 maddesi uyarınca açılan boşanma ve kadın tarafından erkek aleyhine açılan kişisel ziynet ve ev eşyası alacağı davalarına ilişkindir.
Tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; tarafların, tarihinde resmi olarak evlendikleri, bu evliliklerinden müşterek çocuklarının olmadığı, taraflarca karşılıklı olarak, TMK.’nun 166/1 maddesi uyarınca kadının; erkeğin ailesinin, kadının yaşı ve kilosu ile ilgili aşağılayıcı sözler söylemeleri, erkeğin ailesinin kadına karşı saygısız davranmaları, saygı göstermemeleri, eşe destek olmama, üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmeme, erkek ve ailesinin kadına karşı psikolojik baskı kurmaları, evden kovma, baskıdan dolayı teyze evine gitmek zorunda kalan kadını eve çağırmama, istememe, “baba evine dönsün” şeklinde söylemde bulunma, takılan takıların elinden alındığı iade edilmediği, ev eşyalarının müşterek konutta kaldığı, erkeğin de; soğuk ve mesafeli davranma, cinsel talepleri yerine getirmeme, gelen arkadaşlara ve akrabalara soğuk davranma, “geri zekalı, manyak” gibi sözler ile hakaret etme, evlilik birliğini kabullenmeme, sürekli evden ayrılacak gibi davranma, ev eşyalarının başlık parası ile alınması, 1 adet bilekliği dışındaki tüm ziynet eşyalarının giderken yanında götürme, bilekliğinde sonradan kendisine iadesi, vakıalarına dayanılarak boşanma ve fer’ilerine ilişkin talepte bulundukları, ayrıca kadın tarafından kişisel ziynet ve ev eşyasına ilişkin talepte bulunduğu, her iki tarafından karşı iddiaları kabul etmeyerek, kendi davalarının kabulü, karşı davanın reddini talep ettikleri, ayrıca erkek tarafından takıların kadın tarafından götürüldüğü, kişisel ev eşyalarının kadın tarafına verilen başlık parası ile alındığı iddiasında bulunulduğu, İlk Derece Mahkemesince yaptırılan ekonomik-sosyal araştırmaya göre, davacı-karşı davalı kadının; ev hanımı olduğu, gelirinin ve mal varlığının olmadığı, anne evinde kaldığı, davalı-karşı davacı erkeğin;sürekli işinin olmadığı, iş oldukça ayakkabı imalatı işinde çalıştığı, sabit gelirinin ve mal varlığının olmadığı, anne-baba evinde kaldığının belirtildiği, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, İlk Derece Mahkemesi kararının özeti bölümünde açıklandığı üzere, kadının boşanma davasının kabulüne, erkeğin boşanma davasının reddine, kadının ziynet ve kişisel ev eşyasına ilişkin davasının kısmen kabulüne karar verildiği, verilen kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğ edildiği, davacı-karşı davalı kadının istinaf kanun yoluna başvurmadığı, davalı-karşı davacı erkeğin, yasal istinaf başvuru süresi içersinde istinaf dilekçesi özeti bölümünde açıklandığı üzere; kadının boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına, erkeğin boşanma davasının reddine karar verilmesinin, toplanan delillere, usul ve yasaya aykırı olduğu, ziynet eşyası yönü ile verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, kişisel ev eşyalarına ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, bildirilen delillerin tam olarak toplanmadığı, karşı tarafın bilirkişi delilline başvurmadığı halde mahkemece bilirkişi incelmesi yaptırmasının hatalı olduğu, gerekçesi ile istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.
TMK.’nun 166/1-2 maddesi gereğince “Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir.
Yukarıdaki fıkrada belirtilen hallerde, davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.”
Taraflarca sunulan, İlk Derece Mahkemesince toplanan tüm delillere ve davalı-karşı davacı erkek tarafından gösterilen istinaf nedenlerine göre yapılan incelemede; taraflarca karşı eşin kusurlu davranışları ile her iki taraf için evlilik birliğinin çekilmez hal alması nedenine dayalı TMK’nun 166/1 maddesi uyarınca karşılıklı boşanma davası ile boşanma talep edildiği, ayrıca kadın tarafından kişisel ziynet eşyası ve ev eşyasına ilişkin talepte bulunulduğu, her iki tarafında karşı iddiaları kabul etmeyerek, kendi davalarının kabulü, karşı davanın reddini talep ettikleri, taraflarca gösterilen, İlk Derece Mahkemesince toplanan tüm deliller ve İlk Derece Mahkemesince verilen karar, taraflarca ileri sürülen vakıalar, dosyaya toplanan tüm bilgi ve belgeler ve davalı-karşı davacı erkeğin istinaf nedenleri birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında anlaşmazlık olduğu, ayrı yaşamaya başladıkları, erkek ve ailesinin kadın üzerinde baskı uyguladıkları, kadın baskı nedeni ile en son ayrılıkta ziyaret amaçlı teyzesinin yanına gittiği, teyzesinin yanına geldiğinde herhangi bir eşyasını yanına almadığı dikkate alındığında evden ayrılışının evi terk kastı ile olmadığı, baskı nedeni ile ziyaret amaçlı evden ayrılarak teyze yanına gittiği, erkeğin gelip kendisini almasını beklediği, bu yöndeki düşüncesini de teyzesine aktardığı, erkek tarafından, kadının düşüncesine rağmen ayrılıktan sonra kadını arayıp sormadığı, eve götürmek için çaba sarfetmediği, ayrıca erkeğin konuşmalarında kadını istemediğini belirterek, “babasının evine gitsin” şeklinde beyanda bulunduğu, bu hali kadının istenmediği, erkek tarafından evden kovulduğu, kadının evden ayrılış şekli, teyze yanına geldiğinde üzerinde herhangi bir ziynet eşyasının ve ev eşyasının olmaması ve tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde; kadının erkek tarafından evden kovulduğu, istenmediği, kadının ileri sürdüğü bu vakıaları ispat ettiği, erkeğin kadının boşanmaya karar verilmesini gerektirir kusur durumunu ispat edemediği, kadının kişisel ev eşyalarının, erkekğin, eşyalarının verilen başlık parası ile alındığı iddiası da dikkate alındığında müşterek konutta kaldığı, kadın tarafından eşyalarının müşterek konuttan alınmadığı, kadına düğün nedeni ile İlk Derece Mahkemesince kabulüne karar verilen kişisel ziynet eşyalarının dosyaya sunulan delil ve fotoğraflar ile ispat edildiği üzere kadına düğün nedeni ile takıldığı, bu takıların kadın tarafından en son ayrılışta yanında getirilmediği, erkek tarafından alındığı kadına iade edilmediği, kişisel ziynet eşyalarının ve kişisel ev eşyalarının kadına ait olduğu, kadının kişisel ev ve ziynet eşyası davalarını da gösterdiği deliller ile ispat etiği anlaşılmakla; taraflar arasında yaşanan olumsuz bu olaylar nedeni ile taraflar arasındaki evlilik birliğinin çekilmez hal aldığı, boşanmaya neden olan olaylarda erkeğin tam kusurlu, kadının kusursuz olduğu, İlk Derece Mahkemesince; erkeğin boşanma davasının reddine karar verilmesinin, kadının boşanma davasının erkeğin tam kusurlu kabul edilerek kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmesinin, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, gelir seviyeleri ve yaşantıları dikkate alındığında, geliri ve mal varlığı olmayan kadının, boşanma davası süresince ekonomik yönden korunması gerektiği, boşanma ile yoksul duruma düşeceği, boşanma nedeni ile kadının en azından erkeğin maddi desteğinden yoksun kalacağı, boşanmaya neden olan olaylar nedeni ile üzüntü duyduğu, kişilik haklarının zarar gördüğü, yıprandığı anlaşılmakla, kadın için takdir edilen tedbir, yoksulluk nafakası ile boşanma nedeni ile kadın için takdir edilen maddi ve manevi tazminat ve miktarlarının, kadının kişisel ziynet ve kişisel ev eşyası alacak davasının kısmen kabulüne karar verilmesinin, toplanan tüm delillere, usul ve yasaya, hakkaniyet ilkesine, TMK.’nun 166/1,169,175,174,4 maddelerine uygun olduğu anlaşıldığında davalı-karşı davacı erkeğin; İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine oy birliği ile karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-
Davalı-karşı davacı erkeğin, Tarsus 2. Aile Mahkemesi’nin 01/03/2018 tarih, 2016/755 Esas ve 2018/191 Karar sayılı ilamına ilişkin isti naf başvurusunun
6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince
ESASTAN REDDİNE,
2-
Davalı-karşı davacı erkeğin, boşanma, kişisel ziynet ve ev eşyası alacağı davası nedeni ile istinaf başvurusu için alınması gerekli 44,40.’arTL istinaf karar ilam harcının peşin alınan 486,95.TL’den mahsubu ile verilen karar gereği fazla alındığı anlaşılan kalan 398,15.TL’nin karar kesinleştiğinde davalı-karşı davacıya iadesine,
3-
Davalı-karşı davacını tarafından, istinaf başvurusu nedeni ile yapılan yargılama giderinin, davalı-karşı davacının istinaf başvurusunun reddine karar verildiğinden kendi üzerinde bırakılmasına,
4-
Davalı-karşı davacı tarafından,istinaf nedeniyle yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde kendisine iadesine,
5-
İstinaf incelmesi duruşmalı yapılmadığından takdiren davacı-karşı davalı kadın lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-
Kararın, HMK 359-(3) maddesi gereği taraflara tebliğe çıkarılmasına
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, boşanma davalarına ilişkin karar yönünden, 6100 sayılı HMK.’nun 361-(1) maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere, kişisel ziynet ve ev eşyasına ilişkin alacak davası yönünden kabulüne karar verilen toplam miktar 26.411,37.TL olduğudan 6100 sayılı HMK.’nun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere
OY BİRLİĞİYLE karar verildi. 05/11/2019
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe