T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :
İSKENDERUN 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ :
07/01/2020
DAVACILAR:
1-K1 – N1
2-K2 – N2
3-K3 – N3
4-K4 – N4
5-K5 – N5
VEKİLİ:
Av. K6- A1
DAVALI:
HATAY VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI -A2
VEKİLİ:
Av. K7- A3
İLİŞKİLİKİŞİ:
K8 -N6-A4
DAVANIN KONUSU :
Mirasın Hükmen Reddi
DAVA TARİHİ :
01/08/2018
DAİRE KARAR TARİHİ :
24/12/2020
KARAR YAZIM TARİHİ :
24/12/2020
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK’nın 352 ve devamı maddeleri uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacılar vekili ilk derece mahkemesine verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi K8’ın terekesinin borca batık olduğunu ileri sürerek terekenin ölüm tarihi itibariyle borca batıklığının tespitine ve müvekkillerinin mirası hükmen ret etmiş sayılmalarına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili ilk derece mahkemesine verdiği cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; terekenin borca batık olduğunu gerekçe olarak gösterip davanın kabulüne yönelik karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İstinaf yoluna başvuran davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davada murisi K8’ın 23.05.2006 tarihinde vefat ettiğini, murisin vefat ettiği dönemde borca batık olduğunu belirterek murisin terekesinin borca batık olması nedeniyle mirasın hükmen tesciline karar verilmesini talep ettiklerini, yapılan yargılama sonucunda beyanlarının dikkate alınmadan eksik inceleme neticesinde davanın kabulüne karar verildiğini, davacı tarafın murisi hakkında yapılan mal varlığı araştırmasının detaylı olmadığını ve eksik olarak yapıldığı konusundaki detaylı olarak açıklama yaptıkları beyan dilekçelerinin dikkate alınmadan ve gerekli kamu kurumlarıyla yazışma yapılmadan karar verildiğini, dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinde görüleceği üzere muris K8 hakkında İskenderunda şubesi bulunan tüm bankalar nezdinde herhangi bir araştırma yapılmadığı gibi, adı geçen muris hakkında herhangi bir menkul kıymet olup olmadığının tespit edilebilmesi içinde merkezi kayıt kuruluşu ile gerekli yazışmalar yapılmadan davanın kabulüne karar verildiğini, ilk derece mahkemesinin kararının bu niteliğiyle kamu zararına yol açabilecek nitelikte olduğunu, davalının üzerine kayıtlı olan araçların değerlerinin tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmış olduğunu, bu rapora karşı yapmış oldukları itirazların herhangi bir şekilde değerlendirmeye alınmadığı gibi gerekçesiz olarak da itirazlarının reddine karar verildiğini, mahkemece yapılacak değerlendirmelerde araçların değerlerinin hesaplanmasında kullanılan endeks değişim oranının nasıl tespit edildiğinin açıklanmasının zorunlu olduğunu, murisin adına kayıtlı olan araçların değeri olması gereken gerçek değerlerinin oldukça altında olduğunu, yine murisin mahkemece yapılan araştırmada murisin doğrudan sahibi veya ortağı olduğu bir şirketin olup olmadığının da araştırılmadan eksik inceleme neticesinde karar verildiğini ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER ve GEREKÇE:
Taraflar arasındaki dava, Mirasın Hükmen Reddiistemine ilişkindir.
TMK’nun 605/1 maddesinde gerçek ret, 605/2 maddesinde ise hükmen ret düzenlenmiştir.
Mirasın gerçek reddine ilişkin dava, Türk Medeni Kanununun 606/2. maddesinde belirtilen 3 aylık süre içerisinde, hasım gösterilmeden ve mirasın reddi için herhangi bir sebep ileri sürülmeden Sulh Hukuk Mahkemesine açılmalıdır.
Mirasın hükmen reddi ise süreye tabi olmayıp murisin terekesinin borca batıklığının mirasçılar tarafından ileri sürülmesi halinde, murisin tespit edilebilen alacaklıları hasım gösterilmek sureti ile malvarlığı hakkına ilişkin olduğundan HMK’nun 2/1 maddesi gereğince Asliye Hukuk Mahkemesinde açılması gereken davalardandır.
Uygulamada gerçek red mi, hükmen red mi olduğu karıştırılan bu tür davalarda görevli mahkeme belirlenirken, terekenin borca batıklığının ileri sürülüp sürülmediği hususuna dikkat etmek gerekecektir.
Borca batıklık iddiası varsa, hasım gösterilmemiş ve 3 aylık süre içerisinde açılmamış olsa dahi hükmen red olarak değerlendirilip gerekirse murisin alacaklıları yargılama sırasında davalı sıfatı ile davaya dahil edilmek, değer gösterilmek sureti ile Asliye Hukuk Mahkemesince yargılama yapılmalıdır.
Ölüm tarihinde miras bırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır(TMK m. 605/2). Mirasçılar Türk Medeni Kanunu’nun 610. maddesinde yazılı aykırılık da bulunmadıkça yani zımnen mirası kabul etmiş duruma düşmüş olmadıkça her zaman murisin ödemeden aczinin tespitini isteyebilir. Türk Medeni Kanunu’nun 606. maddesinde belirtilen süre bu davada uygulanmaz. Dava alacaklılara husumet yöneltilerek görülür. Bu davada yetkili mahkeme ise alacaklıların davanın açıldığı zamandaki ikametgahı mahkemesidir. Ayrıca Türk Medeni Kanununun Velayet Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Tüzüğün 39/2. fıkrası gereğince mirasın reddi yetkisini içeren özel vekaletname sunulması da zorunludur.
(Bknz. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi’nin 2016/7818 Esas, 2017/9582 Karar sayılı ilamı)
Mirasın hükmen reddine ilişkin olarak açılan davalarda, terekenin açıkça borca batık olup olmadığının araştırılması gerekmektedir. İcra takibi sonunda aciz vesikası düzenlenmesi halinde terekenin borca batık olduğu kabul edilir. Aksi halde terekenin borca batık olup olmadığı, murisin malvarlığı bulunup bulunmadığının usulüne uygun olarak bankalar, trafik tescil müdürlüğü, vergi daireleri, belediyeler ve tapu müdürlüğü v.b. kurum ve kuruluşlardan sorulması, murisin alacak ve borçları zabıta marifetiyle de araştırılarak aktif malvarlığı ile takibe konu borç miktarı gözönünde tutularak aktif ve pasifinin tereddüde neden olmayacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
(Bknz. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi’nin 2015/18343 Esas, 2017/2890 Karar nolu ilamı)
Somut olayda; davacı tarafça murisleri K8’ın terekesinin borca batık olduğunun ileri sürülerek mirasın hükmen reddine yönelik karar verilmesinin talep edildiği, mahkemece davanın kabulüne yönelik kararın verildiği, davalı vekili tarafından kararın istinafa taşındığı görülmektedir.
Dosyada mevcut 02/07/2019 tarihli Vergi Dairesi Müdürlüğü’ne ait müzekkere cevabı içeriğinden murisin N7 plakalı 1977 model F1 marka çekici tır nedeniyle 02/07/2019 tarihi itibariyle vadesi geçmiş motorlu taşıt vergisi ve gecikme zammı dahil 48.565,57 TL vergi borcu bulunduğunun bildirildiği, borç miktarının murisin vefat tarihi olan 23/05/2006 tarihi itibariyle bildirilmediği anlaşılmaktadır.
Yine dosyada mevcut bilirkişi raporuna göre, N7 plaka sayılı kamyonun vefat tarihi olan 23/05/2006 tarihi itibariyle piyasa rayiç değerinin 1.730,00 TL olduğu görülmektedir. Murisin Vergi Dairesine olan borcu vefat tarihi itibariyle 1.730,00 TL olan tırın (kamyonun) vergi borcundan kaynaklanmaktadır.
Vergi Dairesine ait 23/05/2006 tarihli müzekkere cevabına ekli plaka ve vergi borcuna göre borç sorgulama başlıklı evrak içeriğinde murisin 31/01/2001 tarihinden 31/07/2019 tarihine kadar olan borç dökümünün çıkartıldığı, bu borç miktarının toplamının faizi ile birlikte 48.565,57 TL olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece murisin vefat tarihi itibariyle borcu tam olarak tespit edilmemiştir. 31/01/2004 tarihinde Türk Lirasından 6 sıfırının atılması hususunun da dikkate alındığında murise ait kamyon nedeniyle ödemesi gereken vergi borcunun kamyonun piyasa rayiç değerinin altında kalacağı aşikardır. Bu husus araştırılmadan mahkemece karar verilmiştir.
Mahkemece yapılması gereken iş, 23/05/2006 tarihi itibariyle murisin Vergi Dairesine olan borcunun miktarı tespit edilerek esasa yönelik karar verilmesinden ibarettir. Eksik inceleme ile hüküm kurulması yasaya aykırıdır.
Bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun, 6100 Sayılı HMK. nın 353/1-a-6 bendi uyarınca, kabul edilip kararın kaldırılması gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-
İskenderun 3. AsliyeHukuk Mahkemesi’nin 07/01/2020 tarih ve 2018/451 Esas, 2020/2 Karar sayılı kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun
, 6100 Sayılı HMK’nın
353/1-a-6 bendi uyarınca KABULÜNE,
2-
İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının
ORTADAN KALDIRILMASINA,
3-
Davanın yeniden görülmesi için
DOSYANIN MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
4-
İstinaf yoluna başvuran tarafça yatırılanistinaf peşin karar harcının talebi halinde kendisine iadesine,
5-
İstinaf yoluna başvuran tarafça yapılan yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda değerlendirilmesine,
6-
Kararın yerel mahkemece taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, HMK’nun 353/1-a maddesi uyarınca
KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 24/12/2020
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe