Adana BAM, 1. HD., E. 2019/319 K. 2019/351 T. 2.4.2019

İlgili madde: TMK Madde 617

İ S T İ N A F K A R A R I

DAVANIN KONUSU :

Mirasın Gerçek Reddi
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, asli müdahillik talep eden vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK’nun 352 ve devamı maddeleri uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacılar vekili ilk derece mahkemesine vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin miras bırakan babaları K1’in 2,5 ay önce vefat ettiğini, geride mirasçıları olan davacıların kaldığını, miras bırakanın sağ iken çok tutumlu bir insan olmadığını, borçlu olduğunu belirtip bu borçlardan sorumlu olmamak için mirasının reddini talep etmişlerdir.

İlk derece mahkemesinde müdahil
K2 vekili 16/11/2018 tarihli duruşmadaki beyanında özetle; müdahillik taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini, ayrıca takipten sonra borçlunun vefat ettiğinden dolayı İİK 53 maddesi gereği takibi mirasçılara yönelttiklrini, mirasçıların muhtıraya herhangi bir itirazda bulunmadıklarını, akabinde icra takibi başlandığını, davanın süresinde açılmadığını, ayraca vekaletnamelerin mirasın reddi yetkisini içermediğini, bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, ayrıca müvekkilinin kısıtlı olduğunu, husumete izin kararını sunmak üzere yetki talep ettiklerini beyan etmiştir.

İlk derece mahkemesinin 16/11/2018 tarihli celsesinde; K2 vekilinin müdahale talebi, kanunda yer alan şartların bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; muris K1’in 20/07/2017 tarihinde vefat ettiğini, mirasçılardan K3, K4, K5, K6, (Velisi K3 ve K7’in mirası red için dava açtıklarını, davacıların yasal üç aylık süre içerisinde davayı başlatmış olduğunu ve red beyanının kayıtsız şartsız olduğunu, davacı vekilinin mirasın reddi yetkisini içerir vekaletnameyi ibraz ettiğini, yargılama devam ederken davacılardan K6’in 18 yaşını doldurması ile davacı vekilinin vekaletname ibraz ettiğinin anlaşıldığını gerekçe olarak belirtilip davanın kabulüne yönelik karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

İstinaf yoluna başvuran asli müdahillik talebinda bulunan
K2 vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili tarafından davacıların, murisi aleyhinde Osmaniye 2. İcra Müdürlüğü’nün 2001/1878 esas ve 2007/3464 esas sayılı dosyaları ile icra takibine geçilmiş olduğunu, müvekkilinin alacağını halen tahsil edemediğini, icra takibi süresince murisin tüm ticari faaliyetlerini, tasarruflarını mirasçılar aleyhinde yapmış olduğunu, mirasçıların alacaklarına zarar verme kastı ile mirası ret ettiklerini, mirasın reddi beyanının süresinde olmadığını, icra takibi süresince de takipten sonra borçlunun vefat etmiş olduğundan icra takibinin mirasçıları aleyhine yöneltildiğini, Osmaniye 2. İcra Müdürlüğü’nün 2001/1878 esas sayılı dosyasından yapılan haciz işlemlerinde de mirasçıları K3 ve K4’nın borca itirazda bulunmadıklarını, hal böyle iken ilk derece mahkemesince müdahillik talepleri ret edilerek itirazlarının ve delillerinin toplanmamasının yerinde olmadığını, davacıların mirası ret talebinin reddi gerektiğini belirtip yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER ve GEREKÇE:

Taraflar arasındaki dava, Mirasın Gerçek Reddiistemine ilişkindir.

Türk Medenî Kanununun 605/1. maddesinde “Gerçek ret”, 605/2. maddesinde ise “Hükmen ret” düzenlenmiştir. TMK’nın 605/1. maddesi uyarınca miras ancak üç ay içinde reddolunabilir. (TMK m. 606) Bu dava hasımsız açılabilir. Görevli mahkeme ise sulh hukuk mahkemesidir.

Hükmen ret ise süreye tâbi değildir. Hükmen ret istemli davada terekenin borcu, terekenin alacaklılarının kimliği konusunda açıklama yaptırılarak davanın alacaklılara yöneltilmesi, taraflara delil bildirme olanağı sağlanması, terekenin aktif ve pasifinin belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.
(Bknz. Yargıtay 20. Hukuk Dairesi’nin 2017/8755 Esas, 2017/7476 Karar sayılı ilamı)

Somut olayda; dava, hasımlı ve dava değeri belirtilmeksizin murisin ölüm tarihinden itibaren 3 ay içinde açılmış, mirasın kayıtsız ve şartsız reddedildiği belirtilmiştir. Bu durumda istek, uygulamada “Gerçek red” olarak da bilinen Türk Medeni Kanunu’nun 605/1. maddesine dayanmaktadır.

Bu davada yerel mahkemenin görevi, isteğin süresinde olup olmadığı ve reddedenin mirasçılık sıfatının bulunup bulunmadığının tespiti ile süresinden başvuru ve usulüne uygun bir talepte bulunduğu takdirde TMK’nun 609. maddede gösterilen usulde işlem yapmaktan ibarettir. Mirasın gerçek reddi davalarında miras bırakanın alacaklılarının hasım olarak gösterilmesi gerekmediği gibi, bu kişilerin davaya dahil edilmesi yoluyla taraf sıfatı kazanmaları ve buna dayalı olarak hükmü temyiz etme hakları bulunmamaktadır. Ancak mirası reddeden mirasçının alacaklılarının Türk Medeni Kanunu’nun 617. maddesi uyarınca reddin iptalini isteme hakları mevcuttur.
(Bknz. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 2014/2666 Esas, 2015/624 Karar sayılı ilamı)

Asli müdahillik talebinde bulunan K2’in mahkemece asli müdahale talebi kabul edilmemiştir. Bu nedenle kararla ilgili istinaf yoluna başvurma hakkı yoktur. İstinaf dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmektedir.
(Bknz. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi’nin
2015/4353
Esas,
2016/9176
Karar sayılı ilamı)

Dosya içeriğine, toplanan delillere, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nın 355. maddesi gereği istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re’sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesine ait kararda usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığından, istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK.nun 353/1-b-1 bendi uyarınca esastan reddi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M:

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-
Osmaniye 2. Sulh HukukMahkemesi’nin 16/11/2018 tarih ve 2017/709 Esas, 2018/1001 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, asli müdahillik talep eden vekilinin istinaf başvurusunun,
6100 Sayılı HMK’nun
353/1-b-1 maddesi uyarınca REDDİNE,

2-
Asli müdahillik talep eden vekilinin istinaf talebinin reddedilmesi nedeniyle alınması gereken 44,40 TL istinaf karar harcı peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3-
İstinaf eden tarafındanyapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, HMK.nın 333. maddesi uyarınca kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgililerine iadesine,

4-
Dairemizce celse açılmadan gerekli inceleme yapıldığından taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

5-
Kararın, yerel mahkemece taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, HMK’nun 362/1-ç maddesi uyarınca,
KESİN olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.02/04/2019

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!