TBK Madde 387 Tüketim ödüncünde faiz: Genel olarak
TBK 387, ticari olmayan tüketim ödüncü sözleşmesinde faiz ancak taraflarca kararlaştırılmışsa istenebilir; ticari tüketim ödüncü sözleşmesinde ise kararlaştırılmamış olsa bile faiz istenebilir.
Resmi Metin
Genel olarak
Madde 387- (1) Ticari olmayan tüketim ödüncü sözleşmesinde, taraflarca kararlaştırılmış olmadıkça faiz istenemez.
(2) Ticari tüketim ödüncü sözleşmesinde, taraflarca kararlaştırılmamış olsa bile faiz istenebilir.
↪ Bu kanunda başka maddeye git
Avukat Yorumu
Bu kural, tüketim ödüncünde (karz) faiz alacağının hangi koşulda doğduğunu belirler ve pratikte alacaklının önemli bir dayanağıdır. Faiz istenebilirliği tarafların tacir sıfatına ve işin ticari niteliğine bağlıdır. Adi (ticari olmayan) karzda faiz ancak sözleşmede açıkça kararlaştırılmışsa doğar; kararlaştırma yoksa anapara dışında akdi faiz talebi dayanaksız kalır. Ticari karzda ise faiz, taraflar hiç konuşmamış olsa dahi istenebilir. Bu yön ters çevrilmemelidir. Faizin oranı, yıllık ödenmesi ve bileşik faiz yasağı için TBK m.388; temerrüt ve genel faiz için TBK m.88 ile TBK m.120 gözetilir. Karzın kullanım ödüncünden (âriyet, TBK m.379) farkı burada belirleyicidir: âriyet ivazsızdır ve mülkiyet geçmez, bu yüzden âriyette faizden söz edilemez; karzda ise TBK m.386 uyarınca mülkiyet ödünç alana geçtiğinden sermayenin karşılığı olarak faiz gündeme gelir. Uygulamada sık rastlanan bir hata, adi karzda faiz kararlaştırılmadığı hâlde akdi faiz istemek; bir diğeri karzı âriyetle karıştırıp ivazsız kullandırmada faiz aramaktır. Yazılı faiz kaydının ispatı davada belirleyici olduğundan sözleşmedeki şart net tutulmalıdır.
Gerekçe
Türk Borçlar Kanunu’nun 387. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:
818 sayılı Borçlar Kanununun 307 nci maddesini karşılamaktadır.
Tasarının iki fıkradan oluşan 386 ncı maddesinde, genel olarak faizin hükümleri düzenlenmektedir.
818 sayılı Borçlar Kanununun 307 nci maddesinin kenar başlığında kullanılan “B. Hükümleri / I. Faiz / 1. Hangi muamelelerde faiz lazım geleceği” şeklindeki ibareler, Tasarıda “B. Hükümleri / I. Faiz / 1. Genel olarak” şekline dönüştürülmüştür.
818 sayılı Borçlar Kanununun 307 nci maddesinin birinci fıkrasında kullanılan “faiz lazım gelmez.” şeklindeki ibare, Tasarıda “faiz istenemez.” şekline dönüştürülmüştür.
818 sayılı Borçlar Kanununun 307 nci maddesinin ikinci fıkrasında kullanılan “Ticaret muamelelerinde” şeklindeki ibare, Tasarıda “Ticari tüketim ödüncü sözleşmesinde” şeklinde; “faiz verilmek lazımdır.” şeklindeki ibare ise, “faiz istenebilir.” şeklinde ifade edilmiştir.
Metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe