TBK Madde 388 Tüketim ödüncü: Faize ilişkin özel kurallar

Özet 3 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 388, tüketim ödüncü sözleşmesinde faiz oranı belirlenmemişse ödünç alma zamanında ve yerinde o tür ödünçlerde geçerli olan faiz oranını uygular; sözleşmede aksine hüküm yoksa belirlenen faiz yıllık olarak ödenir ve faizin anaparaya eklenerek birlikte yeniden faiz yürütülmesi (bileşik faiz) kararlaştırılamaz.

Resmi Metin

Faize ilişkin özel kurallar

Madde 388- (1) Tüketim ödüncü sözleşmesinde faiz oranı belirlenmemişse, kural olarak ödünç alma zamanında ve yerinde o tür ödünçlerde geçerli olan faiz oranı uygulanır.

(2) Sözleşmede aksine bir hüküm yoksa, belirlenen faiz, yıllık olarak ödenir.

(3) Faizin anaparaya eklenerek birlikte yeniden faiz yürütülmesi kararlaştırılamaz.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu kural, yalnızca tüketim ödüncünde (karz, TBK m.386) gündeme gelir; kullanım ödüncü (âriyet, TBK m.379) ivazsız olduğundan faiz tartışması doğmaz. Üç ayrı meseleyi karıştırmamak gerekir. Birincisi, taraflar oran belirlememişse boşluk keyfî doldurulamaz; ödünç alma anındaki ve yerindeki o tür ödünçler için geçerli cari oran esas alınır, ödemenin yapıldığı andaki oran değil. İkincisi, aksi kararlaştırılmadıkça faiz yıllık ödenir; sözleşmeye aylık ya da peşin ödeme yazılabilir. Üçüncüsü ve uygulamada sık uyuşmazlık doğuranı, adi ilişkide bileşik faiz, yani işlemiş faizin anaparaya eklenip tekrar faize tabi tutulması geçerli biçimde kararlaştırılamaz; böyle bir kayıt yazılsa dahi bu kısım geçersizdir. Ancak burada önemli bir sınır vardır: tacirler arası ticari işlerde TTK’nın bileşik faize izin veren istisnaları saklıdır, dolayısıyla bu yasak genel/adi kuralı ifade eder. Faizin varlığı sorunuyla oranını ayırmak da yerinde olur; faizin kararlaştırılıp kararlaştırılmadığı TBK m.387 kapsamında değerlendirilir, faiz bulunduğunda oran, ödeme dönemi ve bileşik faiz sınırı ise TBK m.388 çerçevesinde ele alınır. Alacak zamanaşımında ise özel süre yoksa genel on yıllık süre (TBK m.146) gözden kaçırılmamalıdır.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 388. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 308 inci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının üç fıkradan oluşan 387 nci maddesinde, tüketim ödüncü sözleşmelerinde faize ilişkin özel kurallar düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 308 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “2. Faize müteallik kaideler” şeklindeki ibare, Tasarıda “2. Faize ilişkin özel kurallar” şekline dönüştürülmüştür.

818 sayılı Borçlar Kanununun 308 inci maddesinin birinci fıkrasında kullanılan “karzın alındığı zaman ve mekanda” şeklindeki ibare, Tasarıda “ödünç alma zamanında ve yerinde” şeklinde; “adet olan” şeklindeki ibare ise, “geçerli olan” şeklinde ifade edilmiştir.

Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.388 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E. 2025/9294 K. 2026/445

Tüketim ödüncüne ilişkin özel kural uyarınca faizin anaparaya eklenerek birlikte yeniden faiz yürütülmesi kararlaştırılamaz; işçilik alacağına işlemiş faizin asıl alacakla birleştirilip tek kalem hâlinde hüküm altına alınması ve bu toplam üzerinden yeniden faiz yürütülmesi bileşik faiz yasağına aykırıdır.

Detaylı özeti gör

Davacı, davalı Belediyede 23.11.1990-14.06.2021 tarihleri arasında çalışırken resen emekli edildiğini, kıdem tazminatının ancak 3 ay 13 gün sonra ödendiğini belirterek fark kıdem tazminatı, kıdem tazminatı faizi, yıllık ücretli izin ve gece zammı alacaklarını istemiştir. Davalı Belediye, olumsuz mali koşullar nedeniyle şartları taşıyan işçilerin emekliliğe sevk edildiğini, bütün izinlerin kullandırıldığını savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi davayı kısmen kabul ederek 29.772,00 TL fark kıdem tazminatına hükmetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi davalının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Daire, 24.09.2021 tarihinde ödenen 229.323,16 TL kıdem tazminatına fesihten itibaren 102 gün için hesaplanan 12.816,97 TL işlemiş faizin asıl alacakla birleştirilip toplam üzerinden yeniden faiz yürütülmesini hatalı bulmuş; yeniden yargılama gerekmediğinden istinaf kararını kaldırıp İlk Derece kararını 16.955,97 TL fark tazminat ve 12.816,97 TL işlemiş faiz olarak ayırmak suretiyle düzelterek onamıştır.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E. 2023/1649 K. 2024/2498 Bozma

Faizin anaparaya eklenerek birlikte yeniden faiz yürütülmesi kararlaştırılamaz; icra takip talebinde asıl alacakla birlikte gecikme zammı adı altında faiz de istenmişse, faizi de içeren bu toplam üzerinden takip tarihinden itibaren yeniden faiz işletilmesi yasağa aykırı olup bozmayı gerektirir.

Detaylı özeti gör

Elektrik dağıtım şirketi ile perakende satış şirketi arasında 26.05.2010 tarihli sistem kullanım anlaşması imzalanmış; dağıtım şirketi ödenmeyen 2011 ve Ocak 2012 dönemi fatura bedellerinin tahsilini istemiş, satış şirketi ise birleşen davada Ocak ve Şubat 2012 tüketim bedellerinin dağıtım şirketince haksız tahsil edildiğini ileri sürerek başlattığı icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi asıl davayı kabul etmiş, birleşen dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiş; Bölge Adliye Mahkemesi birleşen davada istinafı kabul ederek takibin 2.032.053,05 TL üzerinden devamına ve icra inkar tazminatına karar vermiştir. Daire, enerji fonu, TRT payı ve belediye vergisi kalemlerine ilişkin deliller toplanmadan, dağıtım şirketinin temerrüde düşürülüp düşürülmediği araştırılmadan ve takip talebinde gecikme zammı adı altında faiz de istendiği halde bu toplam üzerinden yeniden faiz yürütülerek hüküm kurulmasını doğru bulmayarak kararı bozmuştur.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E. 2023/2295 K. 2023/2468

Faizin anaparaya eklenmesi suretiyle bulunan tutara yeniden faiz yürütülemez; ıslah dilekçesiyle asıl alacağın yanında işlemiş faiz alacağı da talep edilip ikisinin toplamı hüküm altına alındığında, bu toplama dava ve ıslah tarihinden itibaren ayrıca faiz işletilmesi bileşik faiz yasağına aykırıdır.

Detaylı özeti gör

Davacı işçi, belediye iştiraki olan davalı şirkette otobüs şoförü olarak çalışmış; sendikası aracılığıyla, Yüksek Hakem Kurulunca karara bağlanan toplu iş sözleşmelerinden doğan ilave tediye alacağının ödenmediğini ileri sürerek 20.08.2021 tarihinde dava açmıştır. Davalı şirket özel hukuk tüzel kişisi olduğunu ve 6772 sayılı Kanun kapsamında bulunmadığını savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi alacağı toplu iş sözleşmesinden doğan akdi bir ilave tediye sayarak talebi kısmen hüküm altına almış, yargılama sırasında ödenen kısım yönünden karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi davalı istinafını kabul edip temerrüt tarihini yeniden belirlemiştir. Daire, işverenin arabuluculuk son tutanak tarihi olan 08.03.2021 itibarıyla temerrüde düştüğünü kabul etmekle birlikte, işlemiş faizi de içeren toplam miktara dava ve ıslah tarihinden itibaren ayrıca faiz yürütülmesini TBK 388 son fıkrasındaki yasağa aykırı bularak kararı düzelterek onamıştır.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!