TBB Disiplin Kurulu Kararı – E. 2014/234 K. 2014/416

Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/625

Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.

İlgili AVK maddeleri: AVK Madde 11, AVK Madde 12
[ÖZET] Avukatın limited şirket müdürü olamaz.
(Av. Yas 11, 12)

[KARAR METNİ] İtirazın süresinde olduğu anlaşıldığından gereği görüşülüp düşünüldü:
Şikâyetli avukat hakkında “B. A. Mobilya Tek. Pet. İnş. Gıda İth. İh. San. Tic. Ltd. Şti. ne ait üç adet çek bulunduğu, bu çeklerin şirket müdürlüğü yapan şikâyetli avukat tarafından tanzim edildiği, 20.000,00 TL ve 30.000,00 TL bedelli iki adet çekin karşılıksız çıktığı, şirket aleyhinde icra takibi başlatıldığı, bu suretle hem şirket müdürlüğü yaparak avukatlıkla birleşmeyen işle uğraştığı hem de şahsi kefilliği dolayısıyla yüksek bedelli çek düzenleyerek ödenmemiş olması nedeniyle avukatlık mesleğinin itibarını zedelediği ” iddiasıyla disiplin kovuşturması başlatılmıştır.
Şikâyetli avukat önceki savunmalarında özetle; şikâyetçi ile aralarındaki ilişkinin avukatlık ilişkisi olmadığını, şirket merkezi ile avukatlık ofisinin ayrı yerlerde olduğunu, şikâyetçi şirketin ve ortağı bulunduğu şirketin avukatı olmadığını, avukatlık mesleği ile ilgili olmayan ve iki ticaret şirketini ilgilendiren husus nedeniyle hakkında yapılan şikâyetin haksız ve yersiz olduğunu, ortağı bulunduğu limited şirketten kaynaklı ticari ilişki olduğunu, yasa gereği bir avukatın limited şirket müdürü ya da ortağı olmasında yasal bir sakınca olmadığını, şikâyetçinin şikâyet nedenini oluşturan borç alacak ilişkisinde hiçbir şekilde avukatlık mesleği ve avukatlık mesleğinin gereği olan etik, özen ve yükümlülüklere aykırı davranılmadığını belirtmiştir.
Baro Disiplin Kurulu tarafından 17.01.2014 gün ve 2013/38 Esas, 2014/2 Karar sayılı kararla şikâyetli avukatın uyarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş; karara şikâyetçi vekili tarafından itiraz edilmiştir. Şikâyetçi vekili itirazında özetle; şikâyetli avukatın yüksek meblağlı senedi müdürü olduğu şirketteki ticari ilişkisi nedeniyle imzaladığını, bu senedin ödenmediğini ve müvekkilinin mağdur edildiğini, şikâyetli avukatın pek çok haciz dosyası ile icralık olduğunu, Baro Disiplin Kurulunca verilen uyarma cezasının yetersiz olduğunu belirtmiştir.
İncelenen dosya kapsamından; Şikâyetli avukatın şikâyetçi şirkete toplam 228.000,00 TL bedelli 3 adet çek ve senet keşide ettiği, bunların karşılıksız çıktığı,
28.000,00 TL bedelli senedin ve toplamda 29.122,13 TL alacağın tahsili amacıyla … 5. İcra Müdürlüğü’nün 2012/7033 Esas sayılı dosyası ile borçlu şirket aleyhine 08.08.2012 tarihinde icra takibi başlatılmış olduğu,
Şikâyetçi vekili tarafından şikâyetli avukatın bizzat düzenlendiğini iddia ettiği 150.000,00 TL bedeli senet ile bu senedin icraya konduğu … 1. İcra Müdürlüğü’nün 2012/2130 Esas sayılı icra takip dosyasına ilişkin takip talebi örneğinin dosyada bulunmadığı,
16.06.2011 tarih ve … sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’nin 1009. sayfasında B. A. Mobilya Tekstil Petrol İnşaat Gıda İthalat İhracat San. Ve Tic. Ltd. Şti.’nin aksi karar alınana kadar şirket müdürü olarak şikâyetli avukatın seçildiği,
09.09.2005 tarihinde kesinleşmiş bir adet kınama cezası ile 13.06.2013 tarihinde kesinleşmiş bir adet uyarma cezasının bulunduğu anlaşılmaktadır.
Disiplin kovuşturmasına konu sorunlardan biri Baroya kayıtlı bir avukatın “limited şirkette kurucu üye ve şirket müdürü” olmasının 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ve T.B.B. Meslek Kuralları ile bağdaşıp bağdaşmadığının tespitidir.
Avukatlık Yasasının “Avukatlıkla Birleşmeyen İşleri” düzenleyen 11. maddesi “
Aylık, ücret, gündelik veya kesenek gibi ödemeler karşılığında görülen hiçbir hizmet ve görev, sigorta prodüktörlüğü, tacirlik ve esnaflık veya meslekin onuru ile bağdaşması mümkün olmayan her türlü iş avukatlıkla birleşemez”
hükmü ile avukata tacirlik yapmayı yasaklamıştır.
Kanun koyucunun bundaki amacı hukuki bilgi ve tecrübelerini adalet hizmetine ve kişilerin yararlanmasına tahsis etmekle yükümlü avukatı, ticari faaliyetten doğan, ihtiyati haciz, ihtiyati tedbir, iflas, hapis vs gibi davalara maruz bırakmamak, mesleğe gereken zamanı sınırlamamak ve özellikle avukatın bağımsızlığının kaybedilmemesi, avukata duyulması zorunlu güven duygusunun sarsılmaması endişesidir.
Aynı Yasanın 12/f maddesinde ise “Anonim, limitet, kooperatif şirketleri ortaklığı, yönetim kurulu başkanlığı, üyeliği ve denetçiliği ve komandit şirketlerde komanditer ortaklığın avukatlıkla bağdaşan işlerden olduğu” belirtilmiştir.
Söz konusu şirketlerdeki ortaklığın ortak özelliğine bakıldığında
“esas sermayesi muayyen, borçlarından dolayı mamelekiyle sorumlu ve ortakların mesuliyetinin taahhüt etmiş oldukları sermaye ile sınırlı”
oldukları görülecektir. Görüldüğü üzere kanun koyucu ortak yönleri, taahhüt edilmiş sermaye ile sınırlı olan sermaye ortaklıklarını avukatlıkla birleşebilen işlerden kabul etmiş, her türlü borçlarından dolayı alacaklılarına karşı sınırsız sorumlu, iflasa tabi olan kolektif ve komandit şirketlerdeki komandite ortaklığı (Av. K. 11. maddesinin amacına uygun olarak) yasaklamıştır.
TTK 556. (Yeni Ticaret Kanunun 644.) maddesi yollaması ile aynı kanunun 309. (YTK 553.) maddesi gereği ortaklığa zarara sokan ortak müdürlerinin sorumluluğu, payı ile sınırlı olmayıp, bu nedenle oluşan zararlardan şirkete ve şirket alacaklılarına karşı şahsen de sorumludurlar (Yargıtay 11. HD 4746 E. 5479 K. 25.11.1980 T. ). Dolayısıyla şirket müdürlüğü yapan avukatın tüm mal varlığıyla sorumlu olması söz konusudur ki Av. K. 11. maddesi ile korunmak istenen menfaate aykırılık teşkil etmektedir.
Tüm bunların yanında TBB Disiplin Kurulu’nun 03.12.2005 T. 2005/286 E. 2005/383 sayılı kararı ile 10.02.2006 T. 2005/372 E. 2006/32 K. Sayılı kararlarında Avukatın limitet şirket müdürü olmasının -şikâyetten sonra müdürlükten ayrılmış olsa bile- mümkün olmadığına karar verilmiştir.
Yukarıdaki açıklamalar, kanun madde ve gerekçeleri, Yargıtay kararları ve TBB. Disiplin Kurulu kararları birlikte değerlendirildiğinde Avukatın şirket müdürü olmasının mümkün olmadığı, şirket müdürü ortağı ve kurucusu olan şikâyetli Soner Boz’un
bu
eyleminin Avukatlık Yasasının 2, 11 ve 12/f maddeleri uyarınca disiplin suçu olduğu, tartışmasızdır.
Bu nedenlerle Şikâyetli avukatın yüksek miktarlarda senet düzenleyerek icra takiplerine de maruz kalmış olması karşısında eylemin Avukatlık Yasası 2,11, 12/f, 34, 134. maddelere aykırı olmakla disiplin suçu olduğuna ilişkin Baro Disiplin Kurulu’nca yapılan hukuksal değerlendirme isabetli, ancak Avukatlık Yasası 136/1. madde gereği en az kınama cezası tayini gerektiğinden Şikâyetçi itirazının kabulü ile kınama cezası tayini gerekmiştir.
Sonuç olarak Şikâyetçi Y. B. A.Ş. vekili Avukat B. E.’un itirazının kabulü ile;
1-… Barosu Disiplin Kurulu’nun
“Uyarma Cezası Verilmesine”
ilişkin 17.01.2014 gün ve 2013/38 Esas, 2014/2 Karar sayılı kararının kınama cezasına çevrilmek suretiyle
DÜZELTİLEREK ONANMASINA
Şikâyetli avukat Soner Boz’un “
Kınama Cezası İle Cezalandırılmasına”
,
2- Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesi’nde dava yolu açık olmak üzere,
Oybirliğiyle karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 05 Temmuz 2014
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!