Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1841
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas. m. 141 ) [KARAR METNİ] İtirazın süresinde olduğu anlaşılmakla dava dosyası incelendi.
Şikâyetli avukat hakkında; “Şikayetçinin vekilliğini üstlendiği, … 3. Aile Mahkemesinin 2021/129 esas sayılı dosyasında vekalet ücretini ve masrafları tahsil ettiği halde görevin gereklerine aykırı davrandığı, bu cümleden olarak;
Bahse konu dava dosyasına cevap dilekçesi sunmadığı gibi ikinci cevap dilekçesini de süresinde sunmayıp gerekli harçları yatırmayarak davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine neden olduğu” iddiası bakımından başlatılan disiplin davasında, eylem sabit görülerek ceza tesis edilmiştir.
Şikâyetli avukat soruşturma ve kovuşturma aşamasında savunma vermemiştir.
İncelenen dosya kapsamından, Baro Yönetim Kurulu’nun 19.07.2022 günlü toplantısında, Avukatlık Kanunu’nun 34.maddesi uyarınca şikâyetli hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
… 3. Aile Mahkemesinin 2021/129 esas sayılı dosya fotokopisinin, dosyamız içerisinde yer aldığı,
Baro Disiplin Kurulu’nca, “Dosya içeriğinden; Davacısının D.S., davalısının Ö.S., davanın evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma (çekişmeli) olduğu … 3.Aile Mahkemesinin 2021/129 esas sayılı dosyası ile ilgili Ö.S.’ın Aliağa 1. Noterliğinin 24.03.2021 tarih, 2458 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile şikâyetli avukatı vekil tayin ettiği, Ö.S. ve şikâyetli avukat arasında 24. 03.2021 tarihiyle düzenlenen avukatlık sözleşmesinde aynen ‘Ö.S. ile D.S. arasında … Aile Mahkemesinde açılmış olan boşanma davasında vekillik hususunda yargılama giderleri ve masraflar dahil 13.700 TL ye anlaşılmıştır, ödemeler banka üzerinden yapılacak olup başkaca yargılama harç ve masraf alınmayacaktır.’ yazılı olduğu, Emrah Sağınç isimli hesap sahibinin hesabından 21.04.2021 tarihinde şikâyetliye 12.000.TL ödeme gönderildiğine dair hesap ekstresi, şikâyetçinin hesabından şikâyetliye 22.04.2021 tarihinde gönderilen 2.400TL’lik ödemeye, 24.03.2021 tarihinde gönderilen 8.700.TL İlk ödemeye, 25.03.2021 tarihinde 3.000 TL’lik ödemeye, 10.05.2021 tarihinde gönderilen 750 TL’lik ödemeye dair banka dekontu bulunduğu görülmüştür. Ancak davalı-davacı koca Ö.S.’ın vekili şikâyetli avukat aracılığıyla 26.04.2021 tarihinde (cevap süresinin son günü 23.04.2021) süre geçtikten sonra cevap/ karşı dava dilekçesini sistemden gönderdiği, karşı dava harcının yatırılmadığı hususu Mahkemece tespit edildiğinden açtığı karşı davada usulünce harç ödenerek açılmış bir dava bulunmadığı ve HMK 150 gereği davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği görülmüştür. Ayrıca şikâyetçinin 19.11.2021 tarihli azilname ile şikâyetliyi vekillikten azlettiği, 06.12.2021 tarihli dilekçe ile şikâyetli avukatın şikâyetçinin vekilliğinden istifa ettiğini Mahkemeye bildirdiği, Ö.S. tarafından 30.11.2021 tarih, 1468 yevmiye sayılı vekaletname ile başka bir vekil tayin edildiği görülmüştür… Şikâyetli avukatın şikâyetçinin … 3.Aile Mahkemesinin 2021/129 esas sayılı dosyasında taraf olduğu dosya kapsamında vekilliğini üstlenip bu yönde düzenlenen avukatlık sözleşmesi ile belirlenen ücretleri almasına karşın süresinden sonra cevap ve karşı dava dilekçesi vermesi ve karşı dava harcını da yatırmaması ile yakınıcının karşı davasının açılmamış sayılmasına karar verilmesine neden olduğu görülmekle; şikâyetli avukatın disiplin kovuşturmasına konu eylemi Avukatlık Kanunu’nun 34, 134 ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3, 4, maddelerine aykırılık teşkil etmekle Avukatlık Kanunu’nun 136.maddesi gereğince en az kınama cezasını gerektirir. Şikâyetli avukatın disiplin sicil özetinde; azil tarihi olan 30.11.2021 tarihi itibariyle tekerrüre esas bir çok cezası ve 27.07.2021 kesinleşme tarihiyle de para cezasının bulunduğu, Avukatlık Kanunun 136.maddesi gereğince; avukat 5 yıllık dönem içerisinde iki veya daha çok defa disiplin cezasını gerektiren davranışta bulunmuşsa her yeni suç için bir öncekinden daha ağır cezanın uygulanması gerektiği, Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu kararlarında; Baro Disiplin Kurullarının, avukatın eylem ve davranışlarının disiplin cezasını gerektirir nitelikte olup olmadığını serbestçe takdir yetkisine sahip olmakla beraber uygulayacakları disiplin cezası açısından Kanunun 136. Maddesindeki sırayı göz önüne almak zorunda olduğu belirtilmekle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.” gerekçesiyle karar verildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde azilname tarihi itibariyle (19.11.2021), Avukatlık Kanunu’nun 136/2.maddesi gereğince tekerrüre esas, 27.07.2021 kesinleşme tarihli para ve 28.05.2021, 27.11.2018, 04.06.2018, 23.11.2018, 27.04.2018, 31.03.2018, 14.03.2017 kesinleşme tarihli 7 ayrı kınama cezasının olduğu,
Şikâyetli avukatın 12.03.2024 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, tebligatların kendisine elektronik posta yolu ile yapıldığını, bu yolun usulsüz olduğunu, tebligatın ofis adresine veya ev adresine gönderilmesi gerektiğini bu usulsüzlük nedeniyle savunma hakkının kısıtlandığını, cezanın çok ağır olduğunu, hangi cezalar nedeniyle artırıldığının belirtilmediğini, soruşturmanın da 1 yıllık süre içerisinde tamamlanmadığını belirterek mezkûr karara itiraz ettiği,
Usulüne uygun tebligata rağmen itiraza cevap verilmediği görülmektedir.
Şikâyetli avukatın itirazı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Her ne kadar şikâyetli avukat itirazında disiplin soruşturmasının bir yıllık süre içerisinde yapılmadığından bahisle sevk kararının usulsüz olduğunu iddia etmişse de Avukatlık Kanunu’nun 141.maddesinde yer alan sürenin tavsiye niteliğinde olduğu, hak düşürücü süre ve/veya zamanaşımı süresi olmayıp, soruşturmanın ivedilikle bitirilmesine yönelik hedef süre kapsamında Kanunda yer aldığı, nitekim, 1136 sayılı Kanun ile ilgili değişikliğin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sevk edilen gerekçesinin; “Madde 141; Tasarının 135 ve 136. maddelerinden bazı değişiklik ve ilaveler yapılmak suretiyle alınmıştır. 1, 2, 3.fikralar esas itibarıyla 135 ve 136. maddelerindeki hükümleri ihtiva etmektedir. Ancak, fıkranın yeri fikri teselsülü sağlamak amacıyla değiştirilmiş ve yönetim kurulunun şikâyet, ihbar veya istek tarihinden itibaren ivedilikle, en kısa zamanda ve herhalde en çok bir yıl içinde karar vermek zorunluluğunda olduğunu ifade etmesi için ikinci fıkra yeniden kaleme alınmıştır. Bu surette yönetim kurulunun süratle karar vermesi zorunluluğu maddede açıkça ifadesini bulmuştur.” şeklinde olduğu değerlendirildiğinde, şikâyetli avukatın itirazı yerinde görülmemiştir.
Öte yandan, şikâyetli avukat tebligatların usulsüz olduğundan bahsetmişse de 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 7/a maddesi ile Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi (UETS) geliştirilmiş olup, 01.01.2019 tarihi itibariyle elektronik tebligat (e-Tebligat) sistemine geçilmiştir. Anılan maddenin birinci fıkrası ile: tüm kamu kurum ve kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, tüm özel hukuk tüzel kişileri, noterler, baro levhasına yazılı avukatlar, sicile kayıtlı arabulucular ve bilirkişiler ile idarelerin hukuk birimleri için elektronik tebligat zorunlu hale getirilmiştir. Bu nedenle, şikâyetli avukatın itirazı bu yönden de yerine görülmemiştir.
Somut olayın incelenmesinde; şikâyetli avukat, vekil olarak görev aldığı dava dosyasında, cevap dilekçesi sunmadığı gibi ikinci cevap dilekçesini de süresinde sunmayıp gerekli harçları yatırmayarak davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine neden olmuştur.
Şikâyetlinin bu eylemi, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 34, 134 ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3 ve 4.maddesinde tanımı yapılan özen, meslek güveni, meslek itibarı ilkelerine aykırılık oluşturmaktadır.
Şikâyetli avukatın mesleki çalışmada görevini yapamaması ve mesleğinde gerekli özeni göstermemesi nedeniyle disiplin cezası ile cezalandırılması gerektiği ve şikâyetlinin disiplin sicil özetinde tekerrüre esas 7 ayrı kınama cezasının olduğu görülmekle, cezaların caydırıcılığı ilkesi ve Avukatlık Kanunu’nun 158.maddesi gereğince, eylemin karşılığı olan cezanın süreli işten çıkarma cezası olduğu kanaatiyle, itirazın reddi ile usul ve yasaya uygun olarak verilen Baro Disiplin Kurulu kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetli avukatın itirazının reddine, … Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin
“3 Ay Süre ile İşten Çıkarma Cezası ile Cezalandırılmasına”
ilişkin 08.12.2023 gün ve 2022/294 Esas, 2023/298 Karar sayılı kararının
ONANMASINA,
2-Kararın onay için, Avukatlık Kanunu’nun 157/7.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı’na gönderilmesine,
3-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oybirliğiyle karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe