Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1649
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas. m. 34, 171 TBB Mes. Kur. m. 3,4, 38, 41 ) [KARAR METNİ] Şikâyetli Avukat hakkında; Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 24.02.2020 günlü “Olur”u ile “uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/290 esas ve 2016/358 karar sayılı kamu davasında sanık sıfatıyla yargılanan müştekinin vekilliğini vekâlet ücretine mahsuben 5.000 TL tahsil ederek üstlendikten sonra, şikayetçinin bir başka vekilince 08.03.2017 tarihli dilekçe ile yapılan temyiz başvurusu hakkında, müştekinin eşinin de katılabileceği duruşmalı temyiz incelemesinin, Yargıtay 9. Ceza Dairesince yapılacağından bahisle gerçeğe aykırı beyanda bulunup, Yargıtay 20 Ceza Dairesince 2018/3272 esas 2018/5199 karar sayılı dosyası kapsamında yapılan temyiz duruşmasına mazeretsiz olarak katılmadığı” iddiası ile soruşturma izni verilmesi ve 04.01.2019 kayıt tarihli şikâyet dilekçesi üzerine başlatılan disiplin davasında, eylem sabit görülerek disiplin cezası tayin edilmiştir.
Şikâyetli savunmalarında özetle; iddiaları kabul etmediğini, şikâyetçinin vekâletini alıp Yargıtay 10. Ceza Dairesinden dosyasını temin ederek beyanda bulunduğunu, şikâyetçinin hükümlü olduğunu ve cezaevinde ziyaret edip hukuki bilgilendirme yaptığını, uyuşturucu suçlarına ilişkin Yargıtay 10. ve 20. Dairelerinin görevli olduğunun herkesçe bilindiğini, bu sebeple şikâyetin yersiz olduğunu, şikâyetçiye sağlamış olduğu hukuki yardımın karşılığını alamadığını beyan etmiştir.
İncelenen dosya kapsamında; Baro Yönetim Kurulu’nun 03.06.2020 günlü toplantısında şikâyetli Avukat hakkında Avukatlık Kanunu’nun 34, 171, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3, 4, 38 ve 41.maddeleri uyarınca disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Şikâyetli Avukatın disiplin davasına konu eylemi nedeniyle, “Görevi Kötüye Kullanmak” suçundan cezalandırılması istemiyle … 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/278 esasına kayden açılan kamu davasında, Mahkemenin 16.02.2022 gün ve 2022/63 karar sayılı ilamı ile; sanık şikâyetli Avukatın üzerine atılı bu suçu işlediği sabit görülmediğinden CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verildiği, kararın istinaf kararı ile 23.11.2022 günü kesinleştiği,
Mahkemenin; “Avukat olduğu anlaşılan sanığın, hakkında …. 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/290 esas sayılı dava dosyasında hakkında uyuşturucu ticareti yapmak suçundan hüküm verilen katılanın dosyası temyiz aşamasındayken vekaletini üstlenmek için bulunduğu … Ceza İnfaz Kurumuna gittiği, burada kendisiyle görüşerek vekâletnamesini aldığı, katılanın eşi tarafından kendisine 5.000 TL ödendiği ancak temyiz aşamasında dosyaya herhangi bir beyanda bulunulmadığı, hükmün temyizde onanmak suretiyle kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Sanığın katılanın vekâletnamesini almasına ve eşi tarafından 5.000 TL ödenmesine rağmen Yargıtay’da temyiz aşamasında bulunan davayı takip etmediği sabittir. Ne var ki, sanık avukatın Barosuna kayıtlı olduğu ve bu yerde avukatlık yaptığı, bu yerden …’ya yolculuk yaptığı, gidiş dönüş yol, yemek ve barınma masrafları dikkate alındığında 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 39/2, 166/1 maddelerine göre bu masrafları talep etme hakkı ve masraf ödeninceye kadar verilen para üzerinde hapis hakkı bulunduğu gibi, AAÜT’nin Birinci Kısım Birinci Bölüm 2.sırasmda kayıtlı danışma ücretini de talep etme hakkının bulunduğu, katılan hakkında verilen hükmün de onanmak suretiyle kesinleştiği, sanığın dosyaya savunma verse dahi temyiz sonucunun değişip değişmeyeceğinin ve bu yönden katılanın bir zararının oluşup oluşmayacağının tespit edilemediği, sanığın aldığı paranın masraf ve danışma ücretinin karşılığını oluşturup oluşturmadığı ve geri verilmesi gerekip gerekmediği, verilmesi gerekli ise miktarının hukuk yargılamasını gerektirdiği ve bu aşamada bu hususun şüpheli kaldığı, şüpheden sanığın yararlanması gerektiği, sanığın yüklenen suçu işlediğine dair savunmasının aksine kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşıldığından beraatine karar vermek gerekmiştir.” gerekçesiyle hüküm kurulduğu,
Baro Disiplin Kurulu’nca “Dosyadaki tüm bilgi ve belgeler ile ceza mahkemesi kararı birlikte incelendiğinde; şikayet edilen avukatın, şikayetçinin ‘Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama’ suçundan yargılandığı … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/290 esas sayılı kamu davasında verilen 2016/358 karar sayılı aleyhe kararın, şikâyetçinin bir başka vekili tarafından 08.03.2017 tarihli dilekçe ile başvurusu üzerine temyiz incelemesinde bulunduğu aşamada vekil tayin edildiği, avukatın şikâyetçiden 5.000 TL ücret tahsil ettiği ancak davayı takip etmediği şeklindeki maddi vakıanın … 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/278 esas, 2022/63 karar sayılı kararı ile tespit edildiği anlaşılmıştır. Şikâyetli avukatın anılı dosyaya herhangi bir beyanda bulunmamak ve duruşmaca mazeret bildirmeksizin katılmamak şeklinde sübut bulan eyleminin müvekkilinin mağduriyetine sebebiyet verdiği, avukatın ağırlaştırılmış özen yükümlülüğü kapsamında işin sonucundan değil, özenle takibi ve ivedilikle yapılmasından sorumlu olduğu, bu kapsamda şikayet edilen avukatın üstlendiği yapmakta ihmal ve gecikme gösterdiği değerlendirilmekle, özen ve işi sonuna kadar takip etme yükümlülüklerine aykırı davrandığı ve yukarıda belirtilen Avukatlık Kanunu İle Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın ilgili maddelerinde düzenlenen İlke ve esasları ihlal ettiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.” gerekçesiyle şikâyetli hakkında ceza tayin edildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde, eylem tarihi (14.11.2018) itibariyle tekerrüre esas 11.04.2016 kesinleşme tarihli kınama cezasının olduğu,
Şikâyetli Avukatın 24.07.2023 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, savunmalarını tekrarla, ceza mahkemesince hakkında beraat kararı verilmesine rağmen disiplin cezası tayininin hukuksuz olduğunu, delil ve tanık beyanları ile desteklenmeyen soyut iddiaların iftiradan ibaret olduğunu, tahsil edilen ücretin ulaşım, yol, yemek ve barınma masrafı göz önüne alındığında talep etme hakkının olduğunu, talep ettiği ücret ödenmeyince davayı takip etmeyeceğini aileye bildirdiğini, müvekkilinin kanuni zorunluluğu yerine getirmediğini, hakkında yapılan şikâyetin kötüniyetli olduğunu belirterek mezkur kararın kaldırılması için gereğinin yapılmasını talep ettiği,
Usulüne uygun tebligata rağmen itiraza cevap verilmediği görülmüştür.
Kurulumuzca Baro Disiplin Kurulu kararına vaki itiraz ile birlikte tüm dosya kapsamı incelendiğinde;
Avukatlık, kolektif bir itibar mesleğidir. Bu itibardan yararlanmak her avukatın hakkı olduğu gibi, bu itibarı korumak ve lekelenmesine izin vermemekte her avukatın yükümlülüğüdür.
Kurulumuzun yerleşik birçok kararına göre mahkemelerce verilen beraat kararları disiplin hukuku bağlamında bağlayıcı değildir. Disiplin hukuku kendi iç dinamik ve uygulamaları ile devam eden, eylemi tartışan bir süreçtir. Somut olay özelinde bakıldığında “Uyuşturucu Veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma Veya Sağlama” suçundan … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/290 esas ve 2016/358 karar sayılı kamu davasında sanık sıfatıyla yargılanan müştekinin vekilliğini vekâlet ücretine mahsuben 5.000 TL tahsil ederek üstlendikten sonra, şikayetçinin bir başka vekilince 08.03.2017 tarihli dilekçe ile yapılan temyiz başvurusu hakkında, müştekinin eşinin de katılabileceği duruşmalı temyiz incelemesinin, Yargıtay 9. Ceza Dairesince yapılacağından bahisle gerçeğe aykırı beyanda bulunup, Yargıtay 20 Ceza Dairesince 2018/3272 esas 2018/5199 karar sayılı dosyası kapsamında yapılan temyiz duruşmasına mazeretsiz olarak katılmadığı bu nedenle eylemin Avukatlık Kanunu’nun 34, 171, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3, 4, 38 ve 41.maddelerine aykırı olduğunu ve disiplin cezası gerektirdiğine ilişkin Baro Disiplin Kurulu kararının usul ve yasaya uygun olduğu değerlendirilmekle itirazın reddi ile kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetli Avukatın itirazının reddine, … Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin
“572,00 TL Para Cezası ile Cezalandırılmasına”
ilişkin 02.06.2023 gün ve 2021/43 Esas, 2023/120 Karar sayılı kararının
ONANMASINA,
2-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oybirliği ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe