Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1556
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas. m. 157/7, TBB Mes. Kur.m.31) [KARAR METNİ] Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü’nün 03.04.2023 günlü “Olur”u ile Kurulumuzun 20.01.2023 gün ve 2022/983 Esas, 2023/4 Karar sayılı kararı,
“Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu’nca, Avukat Z.T. hakkında Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 31. maddesine aykırılık nedeniyle açılmış bir disiplin kovuşturması bulunmadığı gerekçesiyle itirazın kabulüne ve Baro Disiplin Kurulunun söz konusu kararının kaldırılmasına karar verilmesi yerinde bulunmakla birlikte; baro yönetim kurullarının disiplin kovuşturması açılmasına ilişkin kararlarının kesin olup itirazı kabil bulunmadığından Baro Disiplin Kurulunca reklam yasağına aykırılık iddiası bakımından disiplin kovuşturması yürütülerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunca disiplin kovuşturmasının asıl konusu olan reklam yasağına aykırılık hususunda değerlendirme yapılmaması ve karar verilmemesi yerinde görülmemiştir.” gerekçesi ile Avukatlık Kanunu’nun 157/7. maddesi gereği bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmiştir.
Geri gönderme gerekçesi ile birlikte dava dosyası Avukat Z.T. bakımından yeniden incelendi:
Şikâyetli Avukat hakkında; “Mahkemeye sundukları dilekçelerde yer alan antetli kağıtların Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği’nin 6.maddesinde ‘…TBB ve/veya kayıtlı bulunduğu baronun amblemi yer alabilir’ düzenlemesine aykırı amblem içerdiği ve Avukatlık Kanunu’nun 55. maddesine aykırı olduğu” gerekçesiyle başlatılan disiplin davasında;
Şikâyetli Avukat hakkında Avukatlık Kanunu’na aykırı davrandığına dair iddiasını somut her türlü şüpheden uzak deliller ile kanıtlayamadığından
hususta ceza tayinini gerektirir eylem saptanmamakla birlikte
, özellikle Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları 31.madde de düzenlenen ‘Avukat, hasım tarafın ancak avukatı ile görüşebilir’ ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları 4.madde de düzenlenen ‘Avukat mesleğin itibarını zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan kaçınmak zorundadır.’ kurallarına aykırı davrandığı saptandığından Şikâyetli Avukatın uyarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Şikâyetli yazılı savunmalarında özetle, boşanma davasında davalı olan şikâyetçinin eşi ile yaşadığı problemler nedeniyle maalesef herkesi şikâyet etme yolunu seçtiğini, şikâyetçinin kendilerine anlaşma ihtimaline binaen mesajlar gönderdiğini, şikâyetçinin 4 kez vekil değiştirdiğini, yapılan yazışmaların dosyasının avukatsız olduğu döneme denk geldiğini, agresif bir yazışma tarzı olan şikâyetçinin sürekli gönderdiği mesajları sildiğini, Türkçesinin zayıf olması nedeniyle şikâyetçi ile sağlıklı iletişim kuramadıklarını, antetli kağıt kullanılmasının reklam yasağı ile bir ilgisinin olmadığını, iletişim ve bilgi amaçlı olduğunu, herhangi bir ırkçılık ya da ayrımcılık yapmadıklarını, Avukatlı Kanunu’na aykırı bir davranışta bulunmadıklarını belirterek incelemenin duruşmalı yapılmasını talep etmiştir. Sözlü savunmasında; “Reklam yasağına aykırı bir durumumuz söz konusu olamaz bütün meslektaşlarımız dilekçelerinde antet kullanırlar Hanımefendi gerçek anlamda Rus uyrukludur ama bu durum ona ayrımcılık yapmak gibi bir gayemiz söz konusu bile değildir. Boşanma davasında da şikâyetçinin Rus olduğu zaten avukatı tarafından yazılmıştı. Diyecek başka bir beyanımız yoktur bu nedenle hakkımızda disiplin cezası verilmemesini talep ediyoruz.” demiştir.
İncelenen dosya kapsamından; Baro Yönetim Kurulu’nun 22.10.2020 günlü toplantısında şikâyetli avukatlar hakkında, Avukatlık Kanunu’nun 55, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 4, 5, 6 ve 31, Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği’nin 6.maddesi gereğince ayrı ayrı disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Şikâyete konu dilekçe ve mesaj örneklerinin dosya münderecatında yer aldığını,
Baro Disiplin Kurulu’nca talep gibi incelemenin duruşmalı yapıldığı Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 31.maddesine aykırı davranışları nedeniyle şikâyetli Avukatlar hakkında ayrı ayrı uyarma cezası tayin edildiği,
Şikâyetli Avukatın sicil özetinde ceza olmadığı,
Şikâyetli Avukatın 27.09.2022 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde, “Verilen karara itiraz etmekle, verilen karar karşı yanın tarafımla olan şikâyeti ile ilgisi olmamakla, dosyadaki delillerle de bağlantılı değildir. Şöyle ki tarafımın şikâyet konusu dönemde şikâyetçi ile yazılı ya da sözlü hiçbir görüşmem söz konusu değildir. Karşı yanın da tarafıma dair böyle bir atfı söz konusu değildir. Şikâyetçi tarafımı açılan bir asliye hukuk davasındaki Rus asıllı cümlesini kullanmam nedeniyle şikâyet etmiştir. Verilen karar bu nedenle dosyadaki şikâyet konusu ve delillerle hiçbir surette örtüşmemektedir.” demek suretiyle mezkûr kararın kaldırılmasını talep ettiği,
Şikâyetçinin 14.11.2022 kayıt tarihli cevabında özetle, iddialarını ve tüm dilekçelerini aynen tekrarla, Şikâyetli Avukatın cezalandırılmasının yerinde olduğunu belirterek itirazın reddini talep ettiği görülmüştür.
Şikâyetli Avukatın itirazları ile birlikte tüm dosya kapsamının Kurulumuzca incelemesinde;
Avukatlık Kanunu’nun 157/1.maddesi gereğince; “Disiplin kurulu kararlarına karşı, Cumhuriyet Savcısı ve ilgililer, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kuruluna itiraz edebilirler.”
Baro Disiplin Kurulu kararına karşı, Cumhuriyet Savcısı ve şikâyetçi tarafından
Şikâyetli Avukat aleyhine itirazda bulunulmadığı tartışmasızdır.
Bu durumda; 08.11.2019 kayıt tarihli şikâyet dilekçesinde şikâyetli Avukat Z.T.’nin Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 31.maddesi kapsamında cezalandırılması isteminin bulunmadığı; kaldı ki disiplin kovuşturması açılmasına dair 22.10.2020 günlü Yönetim Kurulu kararında da yalnızca diğer Avukat hakkında 31.maddeye aykırı davranışı nedeniyle kovuşturma açıldığı,
disiplin davasına konu reklam yasağına aykırılık iddiası bakımından herhangi bir itiraz bulunmadığından
;
Baro Disiplin Kurulu kararının
yalnızca
Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları madde 31 kapsamında değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmıştır
.
Bu nedenle; Şikâyetli Avukat Z.T. hakkında, şikâyetçinin Avukatı olduğunu bildiği halde Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 31. maddesinde düzenlenen ‘Avukat, hasım tarafın ancak avukatı ile görüşebilir.’ kuralına aykırı olarak şikâyet edene mesaj gönderdiği iddiası bakımından 22.10.2020 günlü Yönetim Kurulu kararında Şikâyetli Avukat hakkında açılmış bir disiplin kovuşturması bulunmadığından itirazın kabulü ile kararın adı geçen şikâyetli Avukat bakımından kaldırılmasına, Şikâyetli Avukat Z.T. hakkında disiplin cezası verilmesine yer olmadığında dair önceki kararımızda ısrar etmek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetli Avukatın aleyhine Baro Disiplin Kurulu kararına Cumhuriyet Savcısı ve şikâyetçi tarafından itiraz edilmediği de dikkate alındığında Adalet Bakanlığı geri gönderme gerekçesi yerinde görülmediğinden,Şikâyetli Avukat Z.T.’nin itirazının kabulüne; Baro Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlilerin ayrı ayrı
“Uyarma Cezası ile Cezalandırılmasına”
ilişkin kararının
Şikâyetli Avukat Z.T. bakımından
KALDIRILMASINA,
Şikâyetli Avukat Z.T. hakkında
DİSİPLİN CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA
ilişkin Kurulumuzun 20.01.2023 gün ve 2022/983 Esas, 2023/4 Karar sayılı kararında
ISRAR EDİLMESİNE,
2-Sonucun Avukatlık Kanunu’nun 157/7.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı’na bildirilmesine,
3-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oy birliği ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe