TBB Disiplin Kurulu Kararı – E. 2023/287 K. 2023/384

Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1555

Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.

İlgili AVK madde: AVK Madde 157
[ÖZET] * Maddi gerçeğin tespiti açısından söz konusu icra takip dosyasının denetime olanak verecek şekilde onaylı bir örneğinin getirtilerek disiplin dosyası içine konulması, ‘muvafatname’ başlıklı belgenin hangi tarihte icra müdürlüğüne sunulduğunun tespit edilmesi, bu belge ile işlem yapılıp yapılmadığının belirlenmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre işlem tesis edilmesi gerektiği anlaşılmakla itirazın kabulü ile kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
(Av. Yas. m. 157/7, İYUK m.28)

[KARAR METNİ] Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü’nün 03.04.2023 günlü “Olur”u ile Kurulumuzun 21.01.2023 gün ve 2022/1132 Esas, 2023/92 Karar sayılı kararı,
“… Cumhuriyet Başsavcılığı Memur Suçları Soruşturma Bürosunun 2018/26481 sayısına kayden yürütülen soruşturma sırasında Avukat M.D. tarafından müşteki hakkında verilen şikayet dilekçesinde, UYAP üzerinden talep gönderdiği, bu talebin işlenmesi ve talebe yönelik karar verilmesi için de o tarihte mahkeme stajını yapmakta olan Avukat G.B.’ye yetki belgesi verildiği ve icra müdürlüğüne gönderildiği hususlarının belirtildiği anlaşılmış ise de, ‘muvafakatname’ başlıklı belgenin hangi tarihte icra müdürlüğüne sunulduğu ve akabinde bu belge ile hangi işlemlerin yapıldığına dair disiplin dosyası içeresinde bilgi ve belge bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, maddi gerçeğin tespiti açısından söz konusu icra takip dosyasının denetime olanak verecek şekilde onaylı bir örneğinin getirtilerek disiplin dosyası içine konulması, ‘muvafatname’ başlıklı belgenin hangi tarihte icra müdürlüğüne sunulduğunun tespit edilmesi, bu belge ile işlem yapılıp yapılmadığının belirlenmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre işlem tesis edilmesi gerektiği gözetilmeden, yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir.” gerekçesi ile Avukatlık Kanunu’nun 157/7. maddesi gereği bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmiştir.
Geri gönderme gerekçesi ile birlikte Ankara 5. İdare Mahkemesinin 30.10.2022 gün 2021/2622 esas ve 2022/2103 karar sayılı kararının Kurulumuza intikali üzerine dava dosyası yeniden incelendi:
Avukat G.B. yönünden
şikâyetçi vekilinin itirazının reddine; … Barosu Disiplin Kurulu’nun
“Disiplin Cezası Verilmesine Yer Olmadığına”
ilişkin kararının
KALDIRILMASINA,
eylem ve kovuşturma açılma tarihinde stajyer avukat olan G.B. hakkında usulüne uygun açılmış bir disiplin kovuşturması bulunmadığından –
halen Baro Levhasına yazılı olan Avukat G.B.’nin staj dönemindeki şikâyete konu eylemi nedeniyle, Baro Yönetim Kurulu’nca usulüne uygun disiplin soruşturması yapma yetkisi Baro Yönetim Kurulu’nda olmak üzere
– şikâyetli Avukat hakkında G.B.
KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
Avukat M.D. yönünden
şikâyetçi vekilinin itirazın reddi ile … Barosu Disiplin Kurulu’nun
“Disiplin Cezası Verilmesine Yer Olmadığına”
ilişkin kararının
KALDIRILMASINA,
Avukatlık Kanunu’nun 141/1.maddesi gereğince usulüne uygun açılmış bir disiplin kovuşturması bulmadığından –
şikâyet konusu iddialara ilişkin değerlendirme ve anılan yasa maddesi gereğince usulüne uygun soruşturma yapma yetkisi Baro Yönetim Kurulu’nda olmak üzere
– Avukat M.D. hakkında
KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA
dair 07.07.2021 gün ve 2021/500 esas, 2021/538 karar sayılı Kurulumuz kararında ısrar edilmesine ilişkin 09.10.2021 gün ve 2021/758 esas, 2021/798 karar sayılı kararımızın iptali istemiyle açılan davada;

Bakılan davaya konu disiplin kurulu kararının
; müdahil avukata
yönelik kısmı incelendiğinde,
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden; ilgilinin ihbar ve şikayeti veya Cumhuriyet savcısının isteği üzerine yahut kovuşturmaya esas teşkil eden eylem veya davranışın resen haber alındığı tarihte avukat hangi baronun levhasına yazılı ise disiplin kovuşturmasına karar verme ve kovuşturmayı yürütme yetkisinin o baroya ait olduğu, yine baro yönetim kurulu ivedilikle ve her halde ihbar, şikayet veya istek tarihinden itibaren en çok bir yıl içinde disiplin kovuşturması hakkında bir karar vermesi gerektiği anlaşılmıştır.
Yine, baro yönetim kurulunun, kovuşturmasına yer olmadığına dair kararma karşı, kararının tebliğinden itibaren süresi içerisinde şikayetçi veya Cumhuriyet savcısı tarafından Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu’na itiraz edilebileceği, itiraz üzerine Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu tarafında ihbar veya istem konusunun incelemeye değer mahiyette görülür ise baro yönetim kurulu kararı kaldırılarak, disiplin konuşturması açılması için dosyanın ilgili baroya gönderilmesine karar verilebileceği, Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu’nun disiplin kovuşturması açılmasına dair söz konusu kararının kesin olduğu, süresi içerisinde baro yönetim kurulunun kovuşturmasına yer olmadığına dair kararma itiraz edilmez ise anılan kararın kesinleşeceği kuralına yer verilmiştir.
Bu kapsamda, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 142. maddesinde, avukatın disiplin
kovuşturmasına esas teşkil eden eylem veya davranış hakkında baro yönetim kurulunun kovuşturmasına yer olmadığına dair kararma karşı ilgililer tarafından süresi içerisinde itiraz edilebileceği belirtilerek, itirazı inceleyecek merci ve itiraz hakkında verilebilecek kararların belirtildiği,
lâkin anılan Kanununda baro yönetim kurulunun
disiplin kovuşturması
açılmasına dair kararına karşı herhangi
bir
itiraz
veya başvuru yolu düzenlenilmediği
görülmüştür.
Bu haliyle, baro yönetim kurulunun, avukatın disiplin kovuşturmasına esas teşkil eden eylem veya davranış hakkında kovuşturma açılmasına dair kararına karşı 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nda herhangi bir itiraz veya başvuru yolu düzenlenilmediği, dolayısı ile
baro yönetim kurulunun disiplin kovuşturması açılmasına dair kararının kesin olduğu
anlaşılmıştır.
Öte yandan; avukatlar hakkında ilgili baro disiplin kurulunca verilen karara karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içerisinde Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kuruluna itiraz edilebileceği,
itiraz üzerine
Birlik Disiplin Kurulunca; baro disiplin kurulu
kararının onanmasına, kovuşturmanın
derinleştirilmesi için baro disiplin kurulu kararı
bozularak dosyanın ilgili baroya gönderilmesine, yeniden incelemeyi gerektirmeyen hallerde
ise uygun göremediği kararı kaldırarak
işin esası hakkında karar verebileceği veya verilen
kararı düzelterek onanmasına dair karar
verilebileceği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlığa konu Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunca, müdahil avukat hakkında şikâyete konu iddialara yönelik herhangi bir değerlendirme yapılmadan eksik inceleme ile disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği, usulüne uygun olarak açılmış bir disiplin kovuşturması bulunmadığından bahisle müdahil hakkındaki karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği görülmüştür.
Bu durumda, yukarıda aktarın mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; ilgili baro disiplin kurulunca verilen kararlara karşı yapılan itiraz üzerine Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunca verilebilecek kararların 1136 sayılı Kanunun 157. maddesinde açıkça belirtildiği ve itiraz üzerine Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunca anılan Kanun maddesinde açıkça belirtilen kararlar dışında başkaca bir karar verilemeyeceği hususu ile baro yönetim kurulunun disiplin kovuşturma açılmasına dair kararma karşı anılan Kanunu’nda herhangi bir itiraz veya başvuru yolu düzenlenilmediği, dolayısı ile baro yönetim kurulunun anılan kararının kesin olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde; … Barosu Disiplin Kurulu kararma karşı yapılan itiraz üzerine Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunca gerekli görülen incelemeler yapılmak suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 157. maddesinde belirtilen kararlardan birinin verilmesi gerekirken aksi kabulden hareketle usulüne uygun olarak açılmış bir disiplin kovuşturması bulunmadığından bahisle müdahil hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen dava konusu disiplin kurulu kararının bu kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Uyuşmazlığa konu disiplin kurulu kararının;
Stajyer Av. G.B.’ye
yönelik kısmı incelendiğinde ise;
1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 15. maddesinde, ‘Avukatlık stajı bir yıldır. Stajın bu kısmında yer alan hükümler uyarınca ilk altı ayı mahkemelerde ve kalan altı ayı da en az beş yıl kıdemi olan (bu beş yıllık kıdem hesabına Kanunun 4 üncü maddesinde yazılı hizmette geçen süreler de dahildir.) ve staj yaptığı baroya kayıtlı bir avukat yanında yapılır. Stajın hangi mahkeme ve adalet dairelerinde, ne surette yapılacağı yönetmelikte gösterilir.’ hükmüne, 22. maddesinde, ‘Avukat yanında staja başlıyabilecekleri Cumhuriyet savcılığınca
baroya bildirilenler, evvelce dilekçelerinde gösterdikleri ‘ve muvafakatini aldıkları avukat yanında staja başlarlar. Baro başkanının isteği veya ilgililerin başvurması üzerine, baro yönetim kurulu, stajın dilekçede gösterilenden başka bir avukat yanında yapılmasına karar verebilir. 17 nci maddenin 3 üncü bendinde yazılı belgeyi almak imkanını bulamıyan adayların hangi avukat yanında staj göreceğini baro başkanı tayin eder. Avukat, ikinci ve üçüncü fıkralardaki hallerde stajyeri kabul zorunluluğundadır.’ hükmüne, 23. maddesinde, ‘ (…)
Stajyerler, meslek kurallarına
ve
yönetmeliklerde belirlenen esaslara uymak
zorundadırlar.
’ hükmüne, 26. maddesinde,
‘Stajyerler, avukat
yaında staja başladıktan
sonra, avukatın yazılı muvafakati ile ve onun gözetimi ve sorumluluğu altında,
sulh hukuk
mahkemeleri, sulh ceza mahkemeleri ile icra tetkik mercilerinde avukatın takip ettiği dava ve
işlerle ilgili duruşmalara girebilir ve icra müdürlüklerindeki işleri yürütebilirler.
Bu yetki, staj bitim belgesinin verilmesi veya staj listesinden silinme ile sona erer.’ hükmüne, 138. maddesinde,
‘Baro levhasına kabul ve yazılmadan önceki eylem ve davranışlar, meslekten
çıkarma cezasını gerektirmedikçe
disiplin kovuşturmasına konu olamaz. Staj dönemi bu
hükmün dışındadır
. Avukatın, avukatlıktan ayrılması, avukatlığı sırasındaki eylem ve davranışlarından dolayı disiplin kovuşturması yapılmasına engel değildir.’ hükmüne yer verilmiştir.
Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Staj Yönetmeliği’nin 13. maddesinde, ‘(…) stajyerler kendilerine verilen işlerden sorumludur
. Ancak stajda, kalem görevlileri, stajyerler
ve iş
sahipleri arasındaki ilişkilerde karşılıklı saygı esastır. Stajyer meslek onurunu
zedeleyecek davranışlardan kaçınmak zorundadır.
(…) Mahkemelerde yapılan staj sırasında staj kurulu, yoksa yönetim kurulu stajı denetler ve gözetir.’ düzenlemesine, 14. maddesinde, ‘Avukatlık stajının kalan altı ayı, staj yapılan Baro levhasına kayıtlı, meslekte en az beş yıl kıdemli (bu beş yıllık kıdem hesabına Avukatlık Kanunu’nun 4 üncü maddesinde yazılı hizmette geçen süreler dahildir) ve bağımsız bürosu olan bir avukat yanında yapılır. Avukatlık ortaklıklarında, bu Yönetmelikteki koşullan taşıyan ortak avukat bulunması halinde staj yapılabilir.’ düzenlemesine, 17. maddesinde, ‘Avukat,
stajyerini
hukukun
üstünlüğü ilkesine, meslek ilke
ve
kurallarına bağlı, hukuk bilgilerini somut olaylara
uygulayabilecek nitelikte, bağımsız ve özgür bir avukat olarak yetiştirmekle yükümlüdür. Bu yükümlülük kapsamında avukat, stajyeri Avukatlık Kanunu’nun 23 üncü maddesinde belirtilen duruşmalara ve cezaevi görüşmelerine birlikte gitmek, mahkemeler ve idari makamlardaki işleri takip etmek, dava dosyalarını ve yazışmaları düzenlemek imkanını sağlayarak eğitir. Stajyere bu işler dışında bir iş yüklenemez. Avukat, stajyerin Baro eğitim çalışmalarına katılmasını, devamını ve başarısını denetlemekle yükümlüdür.’ düzenlemesine, 19. maddesinde, ‘
Stajyer, avukat yanmda staja başladıktan sonra, avukatın yazılı oluru ile
onun gözetim
ve
sorumluluğu altında, sulh hukuk, sulh ceza mahkemeleri
ile
icra tetkik
mercilerinde
avukatın
takip ettiği dava
ve
işlerle ilgili duruşmalara girebilir
ve
icra
müdürlüklerindeki
işleri
yürütebilir.
Bu yetki, staj bitim belgesinin verilmesi veya staj listesinden adının silinmesi ile sona erer. Stajyer, yanında staj yaptığı avukatın yazılı oluru ile dava dosyalarından fotokopi ve benzeri yollarla örnek alabilir. Stajyer ayrıca vekaletname veya yazılı olur olmaksızın, dava ve takip dosyalarını inceleyebilir.’ düzenlemesine, 25. maddesinde,
‘Stajyerler meslek kurallarına, bu Yönetmelik ve Barolar tarafından çıkarılacak iç Yönetmeliklere ve Türkiye Barolar Birliği ilke kararlarına uymakla yükümlüdürler.’
düzenlemesine yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden; avukatlık stajının bir yıl olduğu, stajın ilk altı ayı mahkemelerde, kalan altı ayın ise meslekte en az beş yıl kıdemli ve bağımsız
bürosu olan bir avukat yanında yapılacağı, avukatlık stajının mahkemelerde yapılan kısmında; stajyerlerin stajda, kalem görevlileri, stajyerler ve iş sahipleri arasındaki ilişkilerde karşılıklı saygının esas olduğu ve stajyerlerin meslek onurunu zedeleyecek davranışlardan kaçınmak ve meslek kurallarına, anılan Yönetmelik ve Barolar tarafından çıkarılacak iç Yönetmeliklere ve
Türkiye Barolar Birliği ilke kararlarına uymakla yükümlü oldukları kuralına yer verilmiştir.
Yine, stajyerlerin avukat yanında staja başladıktan sonra, avukatın yazılı muvafakati ile ve onun gözetimi ve sorumluluğu altında, sulh hukuk mahkemeleri, sulh ceza mahkemeleri ile icra tetkik mercilerinde avukatın takip ettiği dava ve işlerle ilgili duruşmalara girebileceği ve icra müdürlüklerindeki işleri yürütebilecekleri düzenlemesine yer verilmiştir.
Ayrıca, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 138. maddesinde; avukatların baro levhasına kabul ve yazılmadan önceki eylem ve davranışları, meslekten çıkarma cezasını gerektirmedikçe disiplin konuşturmasına konu edilemeyeceği, staj dönemin ise bu hükümler dışında olduğu kuralına yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenleme uyarınca; stajyer avukatların, staj dönemindeki eylem ve davranışları nedeniyle ilgili baro tarafında haklarında disiplin kovuşturması açılabileceği ve disiplin cezası uygulanabileceği anlaşılmış olup, stajyer avukatların söz konusu disiplin sorumluluğu; staj süresince meslek kurallarına, anılan Yönetmelik ve Barolar tarafından çıkarılacak iç Yönetmeliklere ve Türkiye Barolar Birliği ilke kararlarına uymakla yükümlü oldukları kuralının bir sonucudur.
Olayda, uyuşmazlığa konu Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu’nca; hakkında disiplin kovuşturması açılan G.B.’nin stajyer avukat olduğu, baro levhasına avukat olarak yazılmadığı, stajyer avukat hakkında disiplin kovuşturması yapma ve disiplin cezası verme yetkisinin bulunmadığı, bu nedenle şikayetçinin itirazı reddedilerek eylem ve kovuşturma tarihi itibari ile stajyer avukat olan G.B. hakkında usulüne uygun olarak açılmış bir disiplin kovuşturması bulunmadığından bahisle hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; staj süresince meslek kurallarına, ilgili yönetmelik ve barolar tarafından çıkarılacak iç yönetmeliklere ve Türkiye Barolar Birliği ilke kararlarına uymakla yükümlü olan stajyer avukatların, staj dönemindeki eylem ve davranışları nedeniyle ilgili barolar tarafından haklarında disiplin kovuşturması açılabileceği ve disiplin cezası verilebileceği hususu ile baro yönetim kurulunun disiplin kovuşturma açılmasına dair kararına karşı anılan Kanunu’nda herhangi bir itiraz veya başvuru yolu düzenlenilmediği, dolayısı ile baro yönetim kurulunun anılan kararının kesin olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde; … Barosu Disiplin Kurulu kararma karşı yapılan itiraz üzerine Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunca gerekli görülen incelemeler yapılmak suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 157. maddesinde belirtilen kararlardan birinin verilmesi gerekirken aksi kabulden hareketle hakkında disiplin kovuşturması açılan G.B.’nin stajyer avukat olduğu ve stajyer avukat halikında disiplin kovuşturması yapma ve disiplin cezası verme yetkisi bulunmadığından bahisle G.B. hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen dava konusu disiplin kurulu kararının bu kısmında da hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
” gerekçesiyle, “dava konusu işlemin iptaline” karar verildiği anlaşıldı.
Ankara 5. İdare Mahkemesinin 30.10.2022 gün 2021/2622 esas ve 2022/2103 karar sayılı iptal kararının gerekçesi ile birlikte dava dosyası yeniden incelendi:
Şikâyetçinin 20.03.2018 kayıt tarihli şikâyet dilekçesi ile; 02.02.2018 tarihinde icra müdürlüğüne gelen şikâyetli Avukat M.D. ile o tarihte Stajyer Avukat olan G.B.’nin hakaretamiz sözler söylediğini, ayrıca henüz avukatlık stajının ilk 6 ayında olan stajyer avukatın 02.02.2018 tarihinde icra dosyasında yetki belgesi ile iş takibi yapamayacağını, ancak Avukat M.D.’nin dosyaya yetki belgesi sunduğunu belirterek Avukatlık Kanunu’na ve Meslek Kurallarına aykırı davranan ve görevini kötüye kullanan şikâyetli Avukat ve stajyer Avukat hakkında gerekli disiplin soruşturmasının yapılarak cezalandırılmalarını talep ettiği, Baro Yönetim Kurulu’nun 16.07.2020 günlü toplantısında, şikâyetli Avukat ve stajyer Avukat hakkında yürütülen herhangi bir ceza soruşturması bulunmadığı halde
şikâyetçi hakkında yürütülen hazırlık soruşturması esas alınarak,
şikâyet konusu iddialara ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmadan
Şikâyetli avukatlar hakkında; … Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılmakta olan soruşturmanın devam ettiği gerekçesiyle başlatılan disiplin davasında, ayrı ayrı disiplin cezası verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Şikâyetli Avukat G.B. savunmalarında özetle; olayın yaşandığı tarihlerde adliye stajının devam ettiğini, şikâyetçinin iddia ettiği gibi herhangi bir yerde çalışmasının olmadığını, söz konusu talep UYAP sistemi üzerinden gönderilmiş ve talebe ilişkin karar da tarafınca alınmadığını, şikayetçi daha önceden talep doğrultusunda karar vermiş ise de, karar yazısı yazılmadığı, Avukat M. beyin işlemin bir türlü yapılmaması ve kendisinin de o gün başka bir yerde olması sebebiyle kendisinden yardımcı olunmasını, M. beyin çalışanı olan B.U.’nun ilgili işlemleri zaten yaptığını, hakkında yapılan şikâyete konu olguları kabul etmediğini beyan etmiştir.
Diğer Şikâyetli Avukat savunmasında özetle, şikâyetçi icra müdür yardımcısının avukatlık görevini ifa etmesine engel olduğunu, ısrarla sürdürdüğü, tarafınca kendisi hakkında 06.02.2018 tarihinde … Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğunu, hakkında yapılan şikâyete konu olguları kabul etmediğini savunmuştur.
İncelenen dosya kapsamında; Baro Yönetim Kurulu’nun 16.07.2020 günlü toplantısında, şikâyetli Avukat ve stajyer Avukat hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Şikâyetçi hakkında olay nedeniyle suç duyurusunda bulunulması üzerine … Cumhuriyet Başsavcılığı Memur Suçları Soruşturma Bürosunun 2018/26481 soruşturma sırasına hazırlık soruşturması yürütüldüğü, neticeten şikâyetçilerin mücerret iddiası dışında atılı suçu işlediğine dair hakkında dava açılmasını gerektirir nitelikte delil elde edilemediğinden kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, kararın … 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 02.10.2019 günlü itirazın reddi kararı ile kesinleştiği,
Baro Disiplin Kurulu’nun “Dosyadaki tüm belge ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Şikâyetli Avukat M.D. ve o tarihte stajyer olan G.B., … 19.İcra Müdürlüğünde müşteki Hüseyin Çaylak ile 02.02.2018 tarihinde tartıştıkları ve esasen icra müdürlüğünde 2017/31822 esas sayılı dosyada 3.şahıs vekili olarak talepte bulundukları ancak, taleplerinin değerlendirilmeye alınmayarak sürüncemede bırakılması üzerine olayın yaşandığı tespit edilmiştir. Avukatların eylem ve işlemlerinde görevlerini yaptıkları, bu şekilde her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller bulunmadığından” gerekçesiyle karar verdiği,
Şikâyetli Avukatların sicil özetinde ceza olmadığı,
Şikâyetçi vekilinin 10.03.2021 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle; Baro Disiplin Kurulu’nca şikâyet konusundan uzaklaşarak karar verildiğini belirterek müvekkilinin iddialarını tekrarlayıp Şikâyetlilerin eylemlerine uyan ceza ile cezalandırılmasını talep ettiği,
İtiraza cevap verilmediği görülmüştür.
İYUK madde 28 gereğince Ankara 5. İdare Mahkemesinin 30.10.2022 gün 2021/2622 esas ve 2022/2103 karar sayılı iptal kararına uyularak; Kurulumuzca dosyadaki belgeler ile birlikte Baro Disiplin Kurulu kararına vaki itiraza ilişkin yapılan incelemede; Bakanlık geri gönderme gerekçesi yerinde görülmekle; maddi gerçeğin tespiti açısından söz konusu icra takip dosyasının denetime olanak verecek şekilde onaylı bir örneğinin getirtilerek disiplin dosyası içine konulması, ‘muvafatname’ başlıklı belgenin hangi tarihte icra müdürlüğüne sunulduğunun tespit edilmesi, bu belge ile işlem yapılıp yapılmadığının belirlenmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre işlem tesis edilmesi gerektiği anlaşılmakla itirazın kabulü ile kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Ankara 5. İdare Mahkemesinin 30.10.2022 gün 2021/2622 esas ve 2022/2103 karar sayılı kararına
UYULMASINA
,
2-Kurulumuzun, 07.07.2021 gün ve 2021/500 esas, 2021/538 karar sayılı Kurulumuz kararında ısrar edilmesine ilişkin 09.10.2021 gün ve 2021/758 esas, 2021/798 karar sayılı ısrar kararının tesis edildiği tarihten itibaren
KALDIRILMASINA
,
3-Bakanlık geri gönderme gerekçesine
UYULMASINA,
Şikâyetçi vekilinin itirazının kabulüne, … Barosu Disiplin Kurulu’nun ayrı ayrı
“Disiplin Cezası Verilmesine Yer Olmadığına”
ilişkin karar sayılı kararının
BOZULMASINA,
4-Sonucun, Avukatlık Kanunu’nun 157/7. maddesi gereği Adalet Bakanlığı’na bildirilmesine,
5-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oy birliği ile karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 28 Nisan 2023
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!