Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1550
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas. m.157/7) [KARAR METNİ] Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü’nün 05.04.2023 günlü “Olur”u ile Kurulumuzun 10.12.2022 gün ve 2022/1015 Esas, 2022/1071 Karar sayılı kararı,
“Adı geçen Avukat hakkında, disiplin kavuşturmasına ilişkin eylem nedeniyle Bakanlığımızca 24.03.2020 tarihli Olur ile, isnat edilen eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 75. maddesi uyarınca ön ödeme kapsamında kaldığı değerlendirilerek, avukata ön ödeme önerisi tebliğ edildiği, ön ödeme önerisinde belirtilen adli para cezasının ödenmesi nedeniyle kovuşturma izni verilmediği anlaşılmıştır.
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 286. maddesinde, soruşturma ve kovuşturma işlemleri sırasında ses veya görüntüleri yetkisiz olarak kayda almanın veya nakletmenin suç olarak nitelendirildiği, 5271 sayılı Kanunun 203. maddesinde duruşma düzeninin mahkeme başkanı veya hakim tarafından sağlanacağının hükme bağlanmış olması karşısında, adı geçen Avukatın duruşma salonunda jandarma görevlilerini gösterir şekilde fotoğraf çekerek sanığın konuşma balonu içine ‘eroin ve afyon sakızı kullanıyorum’, Mahkeme Başkanının konuşma balonu içine ‘ikisi bir oluyor mu yahu’ yazarak sosyal paylaşım sitesinde paylaşmasından ibaret eyleminin ceza yasası hükümlerinden ayrı olarak başlı başına Avukatlık vakar ve ciddiyeti ile bağdaşmadığı gibi Avukatlık hizmetinin özelliklerinden gelen ölçülere de uygun bulunmadığı nazara alındığında, Avukatlık Kanununun 34 ve 134. maddeleri ile Meslek Kurallarının 4. maddesine aykırılık teşkil ettiği ve disiplin cezasını gerektirdiği gözetilmeden itirazın reddine ve söz konusu kararın onanmasına verilmesi yerinde görülmemiştir.” gerekçesi ile Avukatlık Kanunu’nun 157/7. maddesi gereği bir daha görüşülmek üzere ikinci kez geri gönderilmiştir.
İkinci geri gönderme gerekçesi ile birlikte dava dosyası yeniden incelendi:
Şikâyetli avukat hakkında; “Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan sanık U.G. müdafi sıfatıyla takip ettiği … Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/386 esasına kayden görülen kamu davasının 14.11.2018 tarihli duruşması sırasında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 183. ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 286. maddelerine aykırı olarak, duruşma salonundaki sorgu işlemini cep telefonu kamerası ile kaydettiği gibi, bu görüntüleri sosyal paylaşım (Instagram) sitesinde paylaştığı” iddiasıyla başlatılan disiplin davasında, ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Şikâyetli savunmasında özetle, iddia konusuna ilişkin olarak tarafına ön ödeme önerisi gönderildiğini, süresinde ödeme yaptığını, yasa maddesinde suçun maddi unsurlarının ses veya görüntü kayda alma veya nakletme olarak tanımlandığını, anılan madde kapsamında eylemi olmadığını, duruşmada yaşanan durumu mahkeme ve kişilerden bağımsız olarak mahkeme, sanık ya da jandarma görevlisinin kimlikleri anlaşılmayacak şekilde bir nevi karikatür şeklinde kendi ifadeleri ile hikayeleştirerek anlattığını, jandarma ya da sanığın açık fotoğraflarının paylaşmadığını, söz konusu fotoğrafın ‘emojilerle’ kapatıldığını beyan etmiştir.
İncelenen dosya kapsamından, Baro Yönetim Kurulu’nun 24.09.2020 günlü toplantısında, Avukatlık Kanunu’nun 134, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 4. maddesi uyarınca şikâyetli hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
İncelemeye konu iddia bakımından, şikâyetli avukat hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2019/157869 soruşturma nolu dosyası kapsamında ceza soruşturması başlatıldığı, suçun TCK’nın 75/1.maddesi gereğince ön ödemeye bağlı suçlardan olması nedeniyle, Şikâyetlinin 930,20 TL ödeme yaptığı ve soruşturmanın bu haliyle sonlandırıldığı,
Baro Disiplin Kurulu’nca, “Dosya incelendiğinde, şikâyetli avukatın iddia olunan duruşmada çekim yaptığı, ancak çekilen fotoğrafın emoji ile kapatıldığı dosyada mevcut delillerle görüldüğü, bu nedenle eyleminin etik Meslek Kurallarına aykırı olmadığı değerlendirilerek, her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil olmadığı anlaşıldığından, şikâyetli avukatın eylem ve işlemlerinde 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’na aykırı bir durum saptanmadığından…” gerekçesiyle karar verildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde ceza olmadığı,
İhbar eden … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.05.2022 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, şikâyetli avukatın eyleminin TCK’nın 286. maddesinde düzenlenen adli suç teşkil ettiğini, Kurulun, “fotoğrafın emoji ile kapatıldığı” şeklindeki gerekçesinin kabul edilebilir olmadığını, kaldı ki “şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil olmadığı” şeklindeki gerekçenin de bu gerekçeyle yan yana çelişki oluşturduğu gibi oluşa da uygun düşmediğini, adli açıdan suç işlediği sabit olan şikâyetli avukatın bu eyleminin evleviyetle disiplin açısından da müeyyideyi gerektirdiği halde disiplin cezası verilmesine yer olmadığına kararının olduğunu belirterek karara itiraz edildiği,
Şikâyetli vekilinin 01.06.2022 kayıt tarihli itiraza cevap dilekçesinde özetle, müvekkilinin duruşmada gerçekleşen durumu, hikayeleştirerek anlattığını ve kişilerden bağımsız bir şekilde değerlendirdiğini, paylaşımın bir nevi karikatür olduğunu, paylaşımdan hangi mahkeme hangi sanık hangi heyet olduğunun anlaşılmadığını, görüntülerin duruşma esnasında çekilmediğini, teknik anlamda bir ses kaydı veya görüntü kaydının olmadığını belirterek itirazın reddini talep ettiği görülmektedir.
İncelenen dosya kapsamından;
Her ne kadar, Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü, “
eylemin ceza yasası hükümlerinden ayrı olarak başlı başına Avukatlık vakar ve ciddiyeti ile bağdaşmadığı gibi Avukatlık hizmetinin özelliklerinden gelen ölçülere de uygun bulunmadığı nazara alındığında
” gerekçesiyle, dosyayı Kurulumuza geri göndermişse de;
Şikâyetli avukatın eylem ve işlemlerinde, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’na ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’na aykırı davrandığı yönünde, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla hukuka uygun gerekçelerle verilen önceki kararımızda ısrar etmek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
Bakanlık geri gönderme gerekçesi yerinde olmadığından; Kurulumuzun 10.12.2022 gün ve 2022/1015 Esas, 2022/1071 Karar sayılı kararında
ISRAR EDİLMESİNE
, sonucun Avukatlık Kanunu’nun 157/7.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı’na bildirilmesine, Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere, katılanların oybirliğiyle karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe