Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1349
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas. m. 34, 171 TBB Mes. Kur. m. 3,4 ) [KARAR METNİ] Şikâyetli avukat hakkında; Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 18.03.2017 günlü “Olur”u ile; “5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununa muhalefet suçundan … Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/202 edasına kayden görülen kamu davasında yargılanın müşteki müdafi sıfatıyla, müvekkilinin atılı suçtan 5 ay hapis cezası ile mahkumiyetine dair 05.01.2016 tarih ve 2016/2 sayılı kararı, 28.01.2016 tarihinde tebellüğ ettiği hâlde, yasal süresinde temyiz etmeyerek kesinleşmesine neden olduğu” iddiası ile kovuşturma izni verilmesi üzerine başlatılan disiplin davasında, eylem sabit görülerek disiplin cezası tayin edilmiştir.
Şikâyetli avukat soruşturma ve kovuşturma aşamasında savunma vermemiştir.
Disiplin yargılamasına konu eylem nedeniyle yargılandığı mahkemedeki savunmasında; “Daha önceki savunmamı aynen tekrar ederim, temyize götürmeme kararını da katılan ile birlikte almıştık, son celse de başka bir avukat vekalet sunmuştur, ancak duruşmaya girip girmediğini bilmiyorum, tebligat yanlışlıkla bize yapılmıştır, temyiz etmeme kararı birlikte alınmış bir karardır, herhangi bir ücret almamızda söz konusu değildir, ilgili belgeleri de mahkemesine sundum, suçsuzum, beraatimi talep ederim, mahkeme aksi kanaatte ise lehe olan kanun hükümlerinin uygulanmasını talep ederim.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
İncelenen dosya kapsamında; Baro Yönetim Kurulu’nun 24.07.2017 günlü toplantısında şikâyetli avukat hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Şikâyetli avukatın disiplin kovuşturmasına konu eylemi nedeniyle, “Görevi Kötüye Kullanma” suçundan cezalandırılması istemiyle … Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/214 esasına kayden açılan kamu davasında, Mahkemenin 22.12.2017 gün ve 2017/268 karar sayılı ilamı ile; sanık şikâyetli avukatın eylemine uyan TCK’nın 257/2, 62 ve 52/2. maddesi gereğince neticeten 1.500 TL Adli Para Cezası ile Cezalandırılmasına ve şartları oluşmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verildiği, kararın istinaf başvurusunun esastan reddi ile 26.03.2018 günü kesinleştiği,
Mahkemenin; “… Baro Başkanlığı’nın 29.03.2016 tarih ve 2016/313 sayılı yazısı ile sanık M.D.’nin 683 sicil numarası ile baro levhasına kayıtlı olup avukat olarak görev yaptığının bildirildiği, sanığın, katılan Ö.E.’nin suç tarihi itibariyle vekili olduğu, sanığın katılanın müdafıliğini yaptığı … Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/202 esas sayılı dosyasında Ö. E.’nin sanık olarak yargılanıp, 05.01.2016 tarih ve 2015/202-2016/2 Esas-Karar sayılı kararı ile 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, yoklukta verilen gerekçeli kararın Ö.E. müdafi Avukat M.D. çalışanı F.T.’ye 28.01.2016 tarihinde tebliği edildiği ve kararın temyiz edilmediğinden 05.02.2016 tarihinde kesinleştiği, kararın süresinde temyiz edilmediğinden katılanın mağduriyetine yol açtığı, katılan beyanları, sanık hakkında düzenlenen soruşturma raporu, sanığın savunması ve tüm dosya kapsamına göre, avukat olarak görev yapan sanığın katılan ile arasındaki vekalet sözleşmesine rağmen avukatlık görevinin gereklerini yerine getirmeyerek katılan aleyhine verilen kararı süresinde temyiz etmediği, görevini ihmal ederek yerine getirmediği, bu şekilde şekli suç olan görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek katılanın mağduriyetine neden olduğu Mahkememizce sabit kabul edilmiştir.” gerekçesiyle karar verdiği,
Baro Disiplin Kurulu’nca “Avukat üzerine aldığı işi Avukatlık Yasasının 171. maddesine göre sonuna kadar takip etmelidir. Temyiz aşaması da ‘davanın sonuna kadar takibini’ içermektedir. Bir haktan vazgeçmeyi gerektiren işlemlerde vekil edenin yazılı muvafakatinin alınması zorunludur. Avukat, kararın temyizinde hukuksal yarar görmediği kanısında ise, bu kanaatini iş sahibine yazılı olarak bildirmek ve nedenlerini açıkça bildirmekle yükümlüdür. ( Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu Kararı T. 03.01.2015 E.2014/746 K.2015/19)
Bu bilgiler ışığında, dosya içerisinde Şikayetli Avukatın, Şikayetçiye kararın temyizinde hukuki yarar görmediğini bildirdiğine ve şikayetçinin mahkeme kararının temyiz edilmemesine ilişkin yazılı muvafakat verdiğine dair hiçbir belge bulunmamaktadır. Şikayetli Avukat M.D., vekil edenin yazılı muvafakatini almadan müvekkilinin mahkûmiyet hükmünü temyiz etmeyerek kararın kesinleşmesine sebebiyet vermiş ve üzerine aldığı işi sonuna kadar takip etmemiştir.
Bu durum icra edilmekte olan Avukatlık mesleğinin en önemli unsurlarından olan ‘Avukat, mesleki çalışmasını kamunun inancını ve mesleğe güvenini sağlayacak biçimde ve işine tam bir sadakatle yürütür.’ şeklindeki ilkeyi derinden sarsmıştır. Bu eylem hem TCK’nın 257. maddesini, hem de Avukatlık Kanunu 34. Maddelerini ihlal edici niteliktedir.
Şikayetli Avukatın sicil özetinde daha önce 21.02.2012 tarihinde uyarma cezası, 10.05.2017 tarihinde kınama cezası olmak üzere disiplin cezalarının olduğu anlaşılmıştır.
Bu kararda Avukatlık Kanunumun 171/1. maddesine de değinmek gerekir. Bu madde uyarınca; ‘Avukat, üzerine aldığı işi kanun hükümlerine göre ve yazılı sözleşme olmasa bile sonuna kadar takip eder.’ Bu kural, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları madde 3’te öngörülen ‘Avukat, mesleki çalışmasını kamunun inancını ve mesleğe güvenini sağlayacak biçimde ve işine tam bir sadakatle yürütür.’ şeklindeki ilkenin gereğidir. Aynı zamanda Avukatlık Kanunu Madde 34, (Değişik : 2/5/2001 – 4667/21 md.) ‘Avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler.’ şeklinde hüküm bulunmaktadır.
Bahsedilen hükümler kapsamında Avukat M.D. hakkında … Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen mahkûmiyet kararı uyarınca … Barosu Yönetim Kurulu’nun 24.07.2017 tarih ve 2017/11 sayılı kararı ile ilgili avukat hakkında Disiplin Kovuşturması yapılmasına dair istemde bulunulmuştur. Yukarıda yapılan açıklamalara göre şikâyetli avukatın eylemleri ile görevini kötüye kullandığı kurulumuzca da tespit olunmuştur.” gerekçesiyle şikâyetli hakkında ceza tayin edildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde eylem tarihi itibariyle (05.02.2016) tekerrüre esas 21.02.2013 kesinleşme tarihli uyarma cezasının olduğu,
Şikâyetli avukatın 13.01.2020 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, … Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/202 Esas sayılı ilamını süresinde temyiz etmemekten dolayı hakkında TCK 257/2 gereğince ceza tayinine gidildiğini ancak ilgili mahkeme dosyasının yargılama sürecinde de sürekli olarak belirtmiş olduğu üzere şikâyetçinin muvafakati ile ilgili dosyayı temyiz etmediğini, dilekçe ekinde sunmuş olduğu “TUTANAKTIR” başlıklı 01.02.2016 tarihli muvafakatname incelendiğinde şahsın ilgili mahkeme kararını temyiz etmemek hususunda muvafakati ve ibrasının bulunduğu anlaşılacağını, ilgili evrakın yargılama sırasında tarafınca bulunamadığını ve mahkemeye ibraz edilemediğini, ancak daha sonra ofisini 2018 yılı sonunda … ilçesinden … şehir merkezine taşıdığını, taşınma işleminin ardından da yakın zamanda arşiv düzenlemesi yapmaya başladığında ilgili evrakı bulduğunu, bu durum üzerine … Ceza Mahkemesinin 2017/214 Esas sayılı dosyasına 08.01.2020 tarihinde tarafınca yargılamanın yenilenmesi hususunda talepte bulunulduğunu ve sürecin devam ettiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep ettiği,
Usulüne uygun tebligata rağmen itiraza cevap verilmediği görülmektedir.
Dosya incelendi;
Dosyadaki belgelerden, şikâyetçinin yargılandığı … Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/202 esas 2016/2 karar sayılı dosyasında, şikâyetli avukatın, şikâyetçinin vekili olarak görev yaptığı ve tarafına tebliğ edilen kararı temyiz etmediği görülmektedir.
Şikâyetli avukatın bu eylemi Avukatlık Kanunu’nun 34.maddesindeki özen yükümlülüğüne aykırı olduğu anlaşılmaktadır.
Eylemin, avukatlık mesleğine ve avukatın güvenirliliğine aykırı davranış olduğu değerlendirmesini yapan Baro Disiplin Kurulu kararında bir isabetsizlik görülmemekle birlikte verilen ceza ile eylem arasındaki dengenin sağlanmadığı görülmekle şikâyetli avukatın itirazının kabulüne, Baro Disiplin Kurulu kararının düzeltilerek onanmasına, şikâyetli avukatın 481,00 TL para cezası ile cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetli avukatın itirazının kabulüne, … Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin
“3 Ay Süre ile İşten Çıkarma Cezası ile Cezalandırılmasına”
ilişkin 27.11.2019 gün ve 2017/09 Esas, 2019/15 Karar sayılı kararının para cezasına çevrilmek suretiyle
DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
şikâyetli avukatın
481,00 TL PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oybirliğiyle karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe