Rehinli malın mülkiyetinin alacaklıya geçmesini yasaklayan buyurucu kural, teminat amaçlı inançlı temlikle dolanılamaz: borç kararlaştırılan sürede ödenmezse inanç konusunun inanılanda kalacağı ve inananın iade davası açamayacağı yolundaki sözleşme koşulu geçersizdir.
Detaylı özeti gör
Davacı şirket, davalılara olan 1.350.000 TL borcun teminatı olarak dokuz adet bağımsız bölümü 17.05.2016 tarihli "sulh sözleşmesi" uyarınca devretmiş, sözleşmede borcun vade tarihine kadar hiç ödenmemesi halinde taşınmazların iade edilmeyeceği kararlaştırılmıştır. İlk derece mahkemesi, bu koşul nedeniyle davacıların iade isteyemeyeceği gerekçesiyle tapu iptali ve tescil ile uyarlama istemini reddetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. 1. Hukuk Dairesi, belgenin inançlı işlemin belgesi olduğunu ve TMK 873/2 ile 949 uncu maddeleri karşısında borç ödenmezse mülkiyetin alacaklıda kalacağına ilişkin sözleşme hükmüne değer verilemeyeceğini belirterek ilk derece kararını bozmuş, ayrıca görev (ticari dava) hususunun öncelikle değerlendirilmesi gerektiğine işaret etmiştir.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe