TMK Madde 873 Rehinli taşınmazın paraya çevrilmesi ve mülkiyet devri yasağı

Özet 3 fıkra · ~1 dk okuma

TMK 873, borç ödenmediğinde alacaklının alacağını rehinli taşınmazın satış bedelinden elde etme hakkına sahip olmasını, borcun ödenmemesi halinde rehinli taşınmazın mülkiyetinin alacaklıya geçeceğine ilişkin sözleşme hükmünün geçersiz sayılmasını ve aynı alacak için birden çok taşınmazın rehnedilmiş olması halinde rehnin paraya çevrilmesi isteminin taşınmazların tamamı hakkında yapılması ile icra dairesinin onlardan ancak gerektiği kadarını paraya çevirmesini üç fıkra üzerinden düzenler.

Resmi Metin

Paraya çevirme şekli

Madde 873- (1) Borç ödenmezse alacaklı, alacağını rehinli taşınmazın satış bedelinden elde etme hakkına sahiptir.

(2) Borcun ödenmemesi hâlinde rehinli taşınmazın mülkiyetinin alacaklıya geçeceğine ilişkin sözleşme hükmü geçersizdir.

(3) Aynı alacak için birden çok taşınmazın rehnedilmiş olması hâlinde, rehnin paraya çevrilmesi istemi, taşınmazların tamamı hakkında yapılır. Bununla birlikte, icra dairesi onlardan ancak gerektiği kadarını paraya çevirir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Madde, borç ödenmediğinde alacaklının alacağını rehinli taşınmazın satış bedelinden elde etme hakkına sahip olmasını, borcun ödenmemesi halinde rehinli taşınmazın mülkiyetinin alacaklıya geçeceğine ilişkin sözleşme hükmünün geçersiz sayılmasını ve aynı alacak için birden çok taşınmazın rehnedilmiş olması halinde rehnin paraya çevrilmesi isteminin taşınmazların tamamı hakkında yapılması ile icra dairesinin onlardan ancak gerektiği kadarını paraya çevirmesini üç fıkra üzerinden düzenler. Birinci fıkra alacaklıya yalnız satış bedelinden tahsil hakkı tanır; mülkiyet geçişi yetkisi yoktur. İkinci fıkra mülkiyet aktarma sözleşmelerinin geçersizliğini hükme bağlar; lex commissaria yasağı yansıtılmıştır. Üçüncü fıkra ortak rehinlerde toplu paraya çevirme istemi ve gerektiği kadar satış kuralını öngörür. Avukatlık pratiğinde alacaklı vekili mülkiyet aktarma içeren sözleşme kayıtlarına itibar etmemelidir.

Gerekçe

Eski Kanunun 788 inci maddesini karşılamaktadır.

Madde 1984 tarihli Öntasarının 791 inci maddesinden aynen alınmıştır. İsviçre Medeni Kanununun 816 ıncı maddesine uygun olarak üç fıkra haline getirilmiştir.

Bu maddeyle rehinli alacaklıya, sadece rehni icra vasıtasıyla paraya çevirtip alacağını bu satış parasından öncelikle tahsil etme hakkı verildiği, alacak birden fazla taşınmazla güvence altına alınsa bile, alacaklının bunların ayrı ayrı satışını isteyemeyeceği, hepsinin birlikte satışını istemesinin zorunlu olduğu, fakat icra memurunun bunlardan sadece alacak için yeterli ve gerekli olan taşınmazların satışını yapabileceği, alacaklıya bunların ötesinde haklar verilmediği, özellikle borcun ifa edilmemesi halinde rehin konusu taşınmazın mülkiyetinin alacaklıya geçeceği hususunda önceden yapılacak sözleşmelerin geçersiz olacağı yani temellük yasağı (lex commissaria) belirtilmektedir.

İlgili Yargıtay Kararları

Seçilmiş 1.HD içtihatları

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E. 2011/8203 K. 2011/11137 Bozma
Mülkiyet Usul

TMK m.873'teki lex commissoria yasağı gereği borç ödenmezse rehinli/teminat olarak devredilen taşınmazın mülkiyetinin alacaklıya geçeceğine dair sözleşme hükmü geçersiz olduğundan, borcun ödenmemesi mülkiyetin alacaklıya aidiyetini sağlamaz ve bu husus kesin hükme esas alınamaz.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Teminat amacıyla inançlı işlemle devredilen taşınmazların, borç ödenmediği için mülkiyetinin alacaklıda kaldığı kabul edilip yeni davanın kesin hüküm nedeniyle reddedilip reddedilemeyeceği. Değerlendirme: TMK m.873 uyarınca borç ödenmediğinde rehinli taşınmazın mülkiyetinin alacaklıya geçeceğine ilişkin hüküm geçersiz olduğundan, borcun ödenmemesi mülkiyetin karşı tarafa aidiyetini gerektirmez; taşınmaz inanılan üzerinde durdukça koşulların ifasıyla devir olanaklı olup kesin hükümden söz edilemez. Sonuç: Delillerin toplanması gerekirken kesin hükümle ret hatalı görülerek bozma.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E. 2022/4307 K. 2023/3950 Onama
Mülkiyet Usul

İnançlı işlemde, inananın müzayakasından yararlanılarak kararlaştırılan sürede borç ödenmezse inanç konusu taşınmazın mülkiyetinin inanılana geçeceğini öngören koşul, TMK m.873/863'ün buyurucu hükümlerine aykırı olduğundan geçersizdir ve sözleşme serbestisine dayanılamaz.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: İnançlı işlemde, kararlaştırılan sürede borç ödenmezse inanç konusu taşınmazın mülkiyetinin inanılana geçeceği yönündeki sözleşme şartının TMK m.873'teki lex commissoria yasağına aykırı olup olmadığı ve önceki davanın kesin hüküm oluşturup oluşturmadığı. Değerlendirme: Daire, borcun süresinde ödenmemesi halinde mülkiyetin inanılana geçeceğine ilişkin koşulun TMK m.873/863'ün buyurucu hükümlerine aykırı ve geçersiz olduğunu belirtmekle birlikte, somut olayda Bölge Adliye Mahkemesinin kesin hüküm değerlendirmesini usul ve kanuna uygun bulmuştur. Sonuç: Onama; Bölge Adliye Mahkemesi kararı oy çokluğuyla onanmıştır.

Karar özetleri bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; tam karar metni esas alınmalıdır. Kaynak: Yargıtay Karar Arama.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları

Adana BAM · İstinaf · 10. Hukuk Dairesi E. 2020/1575 K. 2020/1356 Düzelterek Esastan Red

Adana BAM, taşınmazlar üzerinde ayrı ayrı tarihli senetlerle ipotek kurulduğundan TMK m.850 ve 873 uyarınca birden fazla taşınmazda toplu ipotek tesis edildiğinin kabul edilemeyeceğini belirterek ihalenin feshi istemini değerlendirmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Davacı borçlular, asıl borçlu şirketin borcu için ipotek vermedikleri taşınmazın icra ihalesiyle satıldığını, kefalet limitinin aşıldığını ve takibin düştüğünü ileri sürerek ihalenin feshini istemiştir. İlk derece mahkemesi, davacıların müşterek ve müteselsil sorumlu olduğunu, tebligat ve kapak hesabında usulsüzlük bulunmadığını belirleyerek davayı reddetmiştir. Karara karşı davacı borçlular istinaf yoluna başvurmuştur.

Adana BAM · İstinaf · 10. Hukuk Dairesi E. 2020/1582 K. 2020/1358 Düzelterek Esastan Red

Adana BAM, taşınmazların ayrı ayrı tarihlerde düzenlenen senetlerle ipotek edilmesi karşısında TMK m.850 ve 873 anlamında toplu ipotekten söz edilemeyeceğini esas alarak; davacıların toplu rehin iddiasına dayalı ihalenin feshi talebini incelemiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: İpotek veren üçüncü kişi konumundaki davacı borçlular, asıl borçlunun borcu için taşınmazlarının ihaleyle satıldığını, alacağın teminatı olan taşınmazların toplu rehin oluşturduğunu ve yalnız bir kısmının satışa çıkarılmasının usulsüz olduğunu ileri sürerek ihalenin feshini istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı reddederek para cezasına hükmetmiştir. Davacılar karara karşı istinaf yoluna başvurmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. Bilgilendirme amaçlıdır.

İlgili Hizmet

TMK 873, taşınmaz rehni ve ipotek hukuku kapsamında paraya çevirme şekli uygulanır.

tapu iptali ve tescil davalarında avukat desteği

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!