TMK Madde 8 Hak ehliyeti

Özet 2 fıkra · ~2 dk okuma

Hak ehliyeti, her insanın doğumla kazandığı temel hukuki niteliktir; hukuk düzeninin sınırları içinde haklara ve borçlara sahip olmada bütün insanlar eşit kabul edilir.

Resmi Metin

Hak ehliyeti

Madde 8- (1) Her insanın hak ehliyeti vardır.

(2) Buna göre bütün insanlar, hukuk düzeninin sınırları içinde, haklara ve borçlara ehil olmada eşittirler.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Hak ehliyeti, her insanın doğumla kazandığı temel hukuki niteliktir; hukuk düzeninin sınırları içinde haklara ve borçlara sahip olmada bütün insanlar eşit kabul edilir. Birinci fıkra, her insanın hak ehliyetine sahip olduğunu belirleyerek kişiliğin hukuki temelini ortaya koymaktadır. İkinci fıkra, bütün insanların hukuk düzeninin sınırları içinde haklara ve borçlara ehil olmada eşit olduğunu hükme bağlamıştır. Bu eşitlik ilkesi, hiçbir insanın doğuştan hak ehliyetinden yoksun bırakılamayacağını güvence altına almaktadır.

Hak ehliyeti, kişinin haklara ve borçlara sahip olabilme yeterliliğini ifade eden pasif bir ehliyet türüdür ve herhangi bir koşula bağlı tutulmamıştır. 4721 sayılı Kanun’un gerekçesine göre maddenin kenar başlığı “Hak ehliyeti” olarak değiştirilmiştir; bu değişiklik, maddenin asıl düzenleme konusunun medeni haklardan yararlanma değil, hak ehliyeti kavramı olduğunu yansıtmaktadır. Hak ehliyeti fiil ehliyetinden farklı olarak yaş, ayırt etme gücü veya kısıtlılık gibi koşullara bağlı değildir.

Gerekçe

Yürürlükteki Kanunun 8. maddesini karşılamaktadır.

Maddenin “A. Şahsiyet” şeklindeki konu başlığı bu maddelerde genellikle ehliyet konusu düzenlenmiş olduğundan “A. Genel olarak” şeklinde değiştirilmiştir. Maddenin “I. Medeni haklardan istifade” şeklindeki kenar başlığı ise “I. Hak ehliyeti” şeklinde değiştirilmiştir. Bu değişiklik 1984 tarihli Öntasarıdan aynen alınmıştır. Gerek öğretide gerek yargı kararlarında bu maddenin “hak ehliyeti”, bundan sonraki maddenin ise “fiil ehliyeti” ile ilgili olduğu kabul edildiğinden “medeni haklardan istifade” yerine “hak ehliyeti”, “medeni hakların kullanılması” yerine ise “fiil ehliyeti” deyimleri kullanılmıştır.

Maddenin birinci fıkrasında “Her şahıs…” sözcükleri yerine “Her insan…” sözcükleri kullanılmıştır. Gerek 1971 gerek 1984 tarihli Öntasarılarda da isabetle kullanılan bu sözcükler, maddede düzenlenen bu ehliyetin insanlarla ilgili olduğunu ve temel bir insan hakkı olmasını vurgulaması açısından amaca daha uygun düşmektedir.

Maddenin ikinci fıkrası da 1971 ve 1984 tarihli Öntasarılara uygun olarak yeniden kaleme alınmıştır. Birinci fıkrada olduğu gibi ikinci fıkrada da hak ehliyetinde eşitlik ilkesinin belirlenmesinde “Herkes” sözcüğü yerine “Bütün insanlar” sözcükleri kullanılmıştır.

İlgili Yargıtay Kararları

Seçilmiş HGK içtihatları

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2012/181 K. 2012/755 Bozma
Usul

Taraf ehliyeti, TMK m.8'deki hak ehliyetine dayanır. Dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmeyen kişi, yargılama sırasında sonradan dahili (müdahil) davalı sıfatını kazanamaz; bu nedenle ona yönelik usulüne uygun açılmış bir dava bulunmaz.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Eş rızası alınmadan devredilen aile konutu üzerine yolsuz tescile dayanarak ipotek tesis eden alacaklının iyiniyeti ve ipoteğin terkini; ayrıca dava dilekçesinde gösterilmeyen ipotek alacaklısının davaya müdahil-davalı sıfatıyla katılıp katılamayacağı önsorunu. Değerlendirme: Taraf ehliyeti hak ehliyetine (TMK m.8) dayanır; dava dilekçesinde davalı gösterilmeyen kişi sonradan dahili davalı sıfatını kazanamaz, dolayısıyla ipoteğin terkini için usulüne uygun açılmış dava yoktur. Sonuç: Direnme kararı değişik gerekçeyle BOZULMUŞTUR.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2025/120 K. 2025/353 Direnme Bozuldu
Usul

4721 sayılı TMK m.8'deki hak ehliyeti, usul hukukundaki taraf ehliyetinin temelidir; tarafın ölümüyle hak ehliyeti son bulduğundan miras yoluyla intikal eden hakka ilişkin yargılamada mirasçılarla taraf teşkili sağlanması zorunludur, aksi hâlde karar usulden bozulur.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasında, davacının yargılama sırasında vefatına rağmen mirasçıları davaya dahil edilmeden taraf teşkili sağlanmadan direnme kararı verilip verilemeyeceği. Değerlendirme: HMK m.50/114 uyarınca taraf ehliyeti, 4721 TMK m.8'deki hak ehliyetinin usul hukukundaki karşılığıdır; ölümle hak ehliyeti sona erince miras yoluyla intikal eden hakta mirasçılarla taraf teşkili zorunludur. Sonuç: Direnme kararının değişik gerekçeyle usulden BOZULMASINA oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2020/609 K. 2022/1424 Bozma
Usul

Sonuç: Direnme kararı, değişik gerekçeyle HMK m.371 uyarınca usulden BOZULMASINA, oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Kat karşılığı inşaat sözleşmesi zincirinde davacı kooperatifin aktif husumet ehliyeti ile zamanaşımının dolup dolmadığı ve mahkemenin davayı usulden mi esastan mı reddetmesi gerektiği. Değerlendirme: Sıfat (husumet) yokluğu ve zamanaşımı dava şartı olmayıp esasa ilişkin nihai karar mahiyetindedir; bu nedenle dava "usulden ret" olarak nitelenemez ve hem husumet hem zamanaşımından aynı anda ret kurulamaz. Sonuç: Direnme kararı, değişik gerekçeyle HMK m.371 uyarınca usulden BOZULMASINA, oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2024/238 K. 2025/503 Bozma
Usul

Ticaret sicilinden terkinle tüzel kişiliğini ve taraf ehliyetini yitiren şirkete karşı geçerli taraf teşkili için şirketin usulüne uygun ihyası ve tasfiye memuru atanması zorunludur; yönetim kurulu başkanına tasfiye memuruymuş gibi yapılan tebligat geçerli taraf teşkili sağlamaz.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Ticaret sicilinden terkinle tüzel kişiliği sona eren davalı şirketin usulüne uygun ihyası ile tasfiye memuru atanmadan, yönetim kurulu başkanına tebligatla taraf teşkilinin geçerli sayılıp sayılamayacağı. Değerlendirme: Terkinle taraf ehliyetini yitiren şirkette geçerli taraf teşkili için ihya ve tasfiye memuru atanması zorunludur; başkana tasfiye memuruymuş gibi tebligat yeterli değildir. Sonuç: Direnme kararı, Özel Daire bozma kararındaki nedenlerle oy çokluğuyla BOZULMUŞTUR.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2024/277 K. 2025/292 Onama

Taraf yargılama sırasında ölürse, kişiliği sona erse de uyuşmazlık konusu hak ve borçlar hak ehliyetine sahip mirasçılarına geçer; mirasçılık belgesi ve katılım iradesi ile davaya dahil olan mirasçılarla taraf teşkili tamamlanır ve yargılama onlarla sürer.

Detaylı özeti gör

Yargılama sırasında vefat eden davacının mirasçılarının davaya dahil edilip edilmediği uyuşmazlık konusudur. HGK, davacı vekilince sunulan mirasçılık belgesi ve vekâletname ile mirasçıların davaya katılımının ve devam iradesinin ortaya konulduğunu, UYAP'a davacı sıfatıyla kaydedildiklerini, dolayısıyla taraf teşkilinde eksiklik bulunmadığını belirleyerek direnmeyi usul ve yasaya uygun bulmuştur. Sonuç: Direnme uygun bulunmuş, sair temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Özel Daireye gönderilmiştir.

Diğer kararlar (2)
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2013/138 K. 2013/1429 Bozma

Kanunla kurulan kamu tüzel kişiliği, Anayasa m.123/3 uyarınca ancak yine bir kanunla kaldırılıncaya kadar varlığını sürdürür; tüzel kişiliği kaldırılmayan idarenin TMK m.8 anlamında hak (medeni haklardan istifade) ehliyeti ve dolayısıyla davada taraf olma ehliyeti süregelir.

Detaylı özeti gör

Kamulaştırılan taşınmazın iadesi davasında HGK, taşınmazı kamulaştırıp bedelini ödeyen ancak sonradan taşınmazı Hazine'ye devreden Karayolları Genel Müdürlüğü'nün taraf ehliyetini değerlendirmiştir. Kanunla kurulan kamu tüzel kişiliği, Anayasa m.123/3 uyarınca yine bir kanunla kaldırılıncaya kadar devam eder; tüzel kişiliği kaldırılmayan idarenin medeni haklardan istifade (hak) ehliyeti ve dolayısıyla davada taraf olma ehliyeti süregelir. İdarenin davaya dahil edilmesi gerektiğinden direnme kararı bozulmuştur. Sonuç: Direnme kararı değişik gerekçeyle bozulmuştur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2012/187 K. 2012/435 Bozma

Kanunla kurulan kamu tüzel kişiliği, Anayasa m.123/3 uyarınca ancak yine kanunla kaldırılana dek hak ehliyetini sürdürür; tüzel kişiliği açıkça kaldırmayan kanunlar bu ehliyeti sona erdirmez.

Detaylı özeti gör

Karayolları Genel Müdürlüğü'nce kamulaştırılan, sonra Hazine'ye devredilen taşınmazın iadesi davasında, kamulaştırmayı yapan ve bedeli ödeyen Genel Müdürlüğün taraf ehliyeti ön sorun olarak incelendi. HGK, kanunla kurulan kamu tüzel kişiliğinin Anayasa m.123/3 uyarınca yine kanunla kaldırılana dek devam ettiğini, 5018 ve 6001 sayılı Kanunların tüzel kişiliği kaldırmadığını belirledi. Sonuç: Genel Müdürlüğün davaya dahil edilmesi gerektiğinden direnme kararının BOZULMASINA karar verildi.

Karar özetleri bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; tam karar metni esas alınmalıdır. Kaynak: Yargıtay Karar Arama.

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!