TMK Madde 494 Vesayet altındaki kişinin alacağı

Özet 1 fıkra · ~1 dk okuma

TMK 494, vesayet altındaki kişinin malvarlığının vasilik kapanışından sonra dahi cebri icra alanında özel bir konum kazanmasını tek fıkra üzerinden hükme bağlar; alacak hukukunda imtiyazlı alacak müessesesini vesayet ilişkisinden doğan alacaklara genişletir.

Resmi Metin

Vesayet altındaki kişinin alacağı

Madde 494- Vesayet altındaki kişinin vasi veya Devlete karşı alacakları imtiyazlı alacaktır.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Madde, vesayet altındaki kişinin malvarlığının vasilik kapanışından sonra dahi cebri icra alanında özel bir konum kazanmasını tek fıkra üzerinden hükme bağlar; alacak hukukunda imtiyazlı alacak müessesesini vesayet ilişkisinden doğan alacaklara genişletir. Hüküm yapısal olarak basit ama etkili bir kural koyar: vesayet altındaki kişinin vasi veya Devlete karşı sahip olduğu alacaklar imtiyazlı alacak niteliğindedir. Bu nitelendirmenin pratik sonucu, vasinin veya Devletin diğer borçlarına karşı vesayet altındaki kişinin alacağının cebri icra sırasında öncelikle tahsil edilebilmesidir; alacaklı sırasında üst kademeye taşınır. Yapısal mantık vesayet altındaki kişinin sosyal ve hukuki konumundaki kırılganlığı yansıtmaktır; vasilik kurumu sırasında verilebilecek zararların sonradan tahsil edilebilirliğini fiilen mümkün kılmak için hukuk düzeni cebri icra düzeyinde bu kişiyi diğer alacaklılardan üst kademede konumlandırır. Hüküm önceki 438 inci maddenin karşılığıdır; arılaştırma yoluyla yeniden kaleme alınmış, esaslı bir hüküm değişikliği yapılmamıştır.

Gerekçe

Eski Kanunun 438 inci maddesini karşılamaktadır.

Madde arılaştırılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Hüküm değişikliği yoktur.

İlgili Yargıtay Kararları

Seçilmiş 2.HD içtihatları

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2023/8877 K. 2024/1120 Onama

Vesayet erginlik veya ölümle kendiliğinden sona erse de, görevi biten vasinin sorumluluğu sulh mahkemesinin görevin sona erdiğine karar vermesine kadar sürer; vasi son rapor ve kesin hesabı mahkemeye vermekle yükümlüdür.

Detaylı özeti gör

Uyuşmazlık, küçük davacılara vasi olarak atanan davalının vesayet görevini kötüye kullandığı (defter tutmama, kesin hesap vermeme, Er Muhasebe Şirketini kendi adına tescil ettirme) iddiasıyla açılan tazminat ve sicil kaydının davacılar adına düzeltilmesi davasının zamanaşımına uğrayıp uğramadığına ilişkindir. İlk derece mahkemesi, davacıların ergin olmalarından itibaren 10 yıllık genel zamanaşımının dolduğu ve davalının süresinde def'ide bulunduğu gerekçesiyle davayı reddetmiş; ancak Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, TMK m.470 uyarınca vesayet erginlikle kendiliğinden sona erse de vasinin sorumluluğunun vesayet makamınca görevin sona erdiğine karar verilinceye kadar süreceğini, TMK m.489 ve devamı uyarınca görevi sona eren vasinin son rapor ve kesin hesabı sulh mahkemesine vermek ve malvarlığını teslime hazır bulundurmakla yükümlü olduğunu, zamanaşımının (m.492 bir yıl, m.493/son fıkra her hâlde on yıl) kesin hesabın tebliğinden başlayacağını, somut olayda bu yasal gereklerin yerine getirilmediğini ve dolayısıyla zamanaşımı koşullarının oluşmadığını belirterek hükmü bozmuştur. Bozmaya uyan mahkeme, Rize 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.08.2017 tarihli kararıyla kesin hesap ve raporun onaylanmadığını saptayarak davalının zamanaşımı iddiasını yerinde görmemiş; kararın metne yansıyan kısmı zamanaşımı engelinin aşıldığını ve yargılamanın iddia ve savunmanın genişletilemeyeceği yönündeki usul tartışmasıyla sürdüğünü göstermektedir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2006/13001 K. 2007/4102 Bozma

Vesayet sona erince görevi biten vasi, işlemlerinden ötürü öncelikle vesayet makamına son rapor ve kesin hesap vermekle yükümlü olduğundan vasiye karşı açılan dava vesayet makamında incelenir.

Detaylı özeti gör

Uyuşmazlık, vesayet altındaki babanın (M.A.D.) 4.5.2003 tarihinde ölümüyle vesayetin sona ermesinden sonra, vasinin (davalı) işlemlerinden kaynaklanan davanın görevli mahkemede görülüp görülmediğine ilişkindir. Mahalli mahkeme (Pendik 2. Asliye Hukuk) davaya devam ederek esastan hüküm kurmuş, ancak 2. Hukuk Dairesi bu hükmü görev yönünden bozmuştur. Daireye göre, vesayetin sona ermesiyle görevi biten vasi öncelikle vesayet makamına hesap vermekle yükümlü olduğundan, vasinin işlemlerinin TMK m.489-494 çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir. Bu nedenle dava dilekçesinin görev yönünden reddi gerekirken davaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı bulunmuş; bozma sebebine göre diğer yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.

Karar özetleri bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; tam karar metni esas alınmalıdır. Kaynak: Yargıtay Karar Arama.

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!